İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, bankanın genel kredi sözleşmesinden doğan alacak sebebiyle başlattığı icra takibine itirazın iptali davasında kefalet ve faiz oranlarını değerlendirdi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir kredi kuruluşu tarafından genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazların iptali istemiyle açılan davayı özetlemektedir; davacı banka, borçlu şirket ve müteselsil kefillerin kredi geri ödemelerini yapmamaları sonucu icra takibinin durduğunu belirterek itirazların kötüniyetli olduğunu ve takibin devamını talep ederken, davalılar ise takip konusu alacağın belirsizliğini, bazı kefalet sözleşmelerinin Türk Borçlar Kanununun 583. maddesindeki el yazısı şekil şartlarına uyulmaması nedeniyle geçersiz olduğunu ve uygulanan faiz oranlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili banka ile borçlu davalı ... Anonim Şirketi arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca borçluya çek taahhüt kredisi, teminat mektupları, ticari kredili mevduat hesabı, taksitli ticari krediler kullandırıldığını, diğer davalıların ise müteselsil kefil sıfatıyla sözleşme kapsamında borçtan sorumlu olduklarını, sözleşme gereğince kullandırılan kredilerin zamanında ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından kredi hesabının kat edildiğini, ve .... Noterliğinin █████/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından ilamsız takip yaptıklarını, davalıların ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğunu, ve huzurdaki davayı ikame ettiklerini, davalıların itirazlarında haksız olduklarını, takip konusu alacak borçlular tarafından imza altına alınan genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde borcun ödenmemesi durumunda hangi faiz oranının uygulanacağının açıkça belirtildiğini, tarafların özgür iradeleri ile imza altına aldıkları sözleşmenin faiz kalemini önce kabul edip herhangi bir itirazda bulunmadan imzalamış olmalarına rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle sözleşmede yer alan şartlara uygun olarak başlatılan icra takibinde faize itiraz etmesinin tamamen kötüniyetli olduklarını beyan ederek itirazın iptaline ve ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibin devamına, takibe kötüniyetli olarak itiraz eden davalılar hakkında %20 den az olmayacak miktarda icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkillerinin icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itirazda bulunulduğu yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, icra takip dosyası incelendiğinde dayanak olarak 2.179.307,71 TL lik █████/2019 vade tarihli ihtiyaç kredileri ibaresine yer verdiği ancak hangi sözleşmeye ait borcun takip konusu yapıldığının ayrıntısı ile belirtilmediğini, ayrıca 575.110,00 TL tutarındaki gayrinakdi kredilerin de dayanağının belirtilmediğini, davacı bankanın müvekkillerine gönderdiği ihtara noter kanalıyla borç kalemlerinin tamamına itiraz ettiklerini, müvekkili ...AŞ ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde 49. Sayfasında müvekkil şirketin tek yetkilisi olan ...'ın kefaletine ilişkin bilgiler 47 ve 48. Sayfalarda ise diğer müvekkil şirketler olan ... AŞ, ve ... AŞ nin kefaletlerine ilişkin bilgiler yer aldığını, çıplak gözle bakıldığında dahi müvekkili şirket yetkilisinin kefelet bilgilerinin yer aldığı sayfalardaki yazılar ile diğer müvekkil şirketlerin kefelet bilgilerinin yer aldığı sayfalar arasındaki yazı farklılığının açık ve net olarak göründüğünü müvekkili şirketin kefaletlerine ilişkin bilgilerin yer aldığı 47 ve 48 sayfalardaki kaşe üstündeki imzalar hariç hiçbir ibarenin müvekkili şirket yetkilisi tarafından yazılmadığını, TKB 583 md yarınca kefil olmak isteyen tüzel kişilerin de gerçek kişilerce verilen kefaletlerde olduğu gibi sorumluluklarının üst sınırının veya müteselsil kefil olma ibarelerinin kendi el yazıları ile belirtmeleri gerektiğini, TBK md 583 de belirtilen şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmeleri geçersiz olduğundan davanın müvekkilleri yönünden reddi gerektiğini, ayrıca müvekkillerinden talep edilen faiz oranlarının son derece fahiş olduğunu, bu faiz oranlarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine, davacı tarafın %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Genel kredi sözleşmesi, kredi kullandırıldığına dair sunulan belgeler, dosya içeriği ve şube kayıtlarında bulunan belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Yapılan inceleme ile kullandırılan kredi miktarı ve davacının alacaklı olduğu miktar ayrı ayrı tespit edilmiştir. Böylelikle davacı kullandırdığı krediyi ve miktarını ispatlamıştır. Bundan sonra kullanılan kredinin ödendiğinin ispat yükü davalılar üzerindedir. Davalılar ... ve ... Anonim Şirketi nin ödenmemiş kredi borcunu ödendiğine dair delil sözleşmesi ve HMK hükümleri uyarınca ödemeye dair herhangi bir yazılı (makbuz ve dekont örnekleri vb) delil sunmamıştır. Bu nedenle davalı asıl borçlu asıl borç miktarından, kefiller kefalet limiti kapsamında ödenmeyen ve hüküm altına alınan kredi borcundan sorumlu tutulmuştur. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 23. Maddesi uyarınca davacı banka davalı asıl borçlu ve kefillerden çek ve teminat mektubu depo talebinde bulunabilecektir. Bilirkişi incelemesi ile tespit edilen 19 adet çek yaprak bedeli sorumluluk bedeli olan 38.570 ,00 TL çek yaprağı bedelinin ve 04.05.2017 tarihli .....no.lu 500.000,00 TL bedelli teminat mektubu bedeli olmak üzere toplam 538.570,00 TL gayrinakdi alacak yönünden ... Anonim Şirketi tarafından alacaklı bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesini teminen takibin devamına, gayrinakdi krediler yönünden fazlaya ilişkin (36.540,00 TL) istem yerinde görülmemiştir. Davalıların icra takibine haksız yere itirazda bulunmaları ve alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının ( İİK md.67/2) davalılar ... ve ... Anonim Şirketinden -tek olarak- tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya ödenmesine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin asıl alacağa, temerrüt tarihine ve temerrüt faiz oranlarına ilişkin kararının kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu kararın hukuken muteber bir yanı bulunmadığını, yerel mahkemece tesis edilen kararda asıl alacağın eksik hesaplanmış olmasının tespit edilen bütün alacaklara sirayet ettiğini ve davacı banka nezdinde telafisi güç zararlara neden olacağını, davacı bankanın asıl alacağı ile yerel mahkeme tarafından tesis edilen hükümde yer alan, hatalı ve eksik şekilde hesaplanan asıl alacak miktarı arasında yüksek bir fark bulunduğunu, davacı banka ile davalı borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca tarafların sözleşme serbestisi ilkesine dayanarak hangi krediye ne kadarlık bir faiz işletileceği hususunda anlaşmaya varabileceklerini, Yerel Mahkemece temerrüt faizinin %30,72 olarak hesaba katıldığını, hükme esas alınan bu faiz oranlarının davacı tarafça kabulünün mümkün olmadığını, dosyaya sunulan TCMB’ye bildirilen faiz oranları dikkate alınarak hesap yapılması gerekirken, eksik ve hatalı şekilde başkaca bir faiz oranı takdir edilerek bu yönde bir hesap yapılmasının hatalı olduğunu, davalı vekili tarafından henüz gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmeden; istinafa başvuru süresi içerisinde vekâlet ücretlerine ilişkin olarak icra takibine geçildiğini, söz konusu takibin açılması ile birlikte davacı bankanın haksız ödemelerle karşı karşıya kaldığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine borçluların itirazının iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; temerrüt faiz oranının belirlenmesinde hata edilip edilmediği noktasındadır.
Davacı tarafça davalılar hakkında .... İcra müdürlüğün ... esas sayılı dosyası ile 2.179.307,71 TL asıl alacak, 392.475,36 TL işlemiş faiz,19.623,77 TL BSMV, 2.767,28 TL diğer masraf olmak üzere toplam 2.594.174,12 TL nakdi alacağın tahsili ve 575.110,00 TL gayri nakdi kredi alacağın depo edilmesi talebiyle "ihtiyaç kredileri" borcun sebebi gösterilerek ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine duran takibe yönelik eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir.
Davacı banka tarafından davalılara .... Noterliğinin █████/2018 tarihli kat ihtarının gönderildiği borcun ödenmesi için 24 saat süre verildiği, ihtarın asıl borçlu ... A.Ş.. ... A.Ş. ve ... A.Ş. Ye █████/2018 tarihinde kefil ...'a █████/2018 tarihinde tebliğ edildiği, temerrüt tarihleri sırasıyla █████/2018 ve █████/2018 olduğu, ihtarname tebliğ şerhleri ve bilirkişi raporundan anlaşılmakta olup temerrüt tarihinin belirlenmesinde herhangi bir hata bulunmamaktadır.
Taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin temerrüt faizi ve diğer mali yükümlülükler başlıklı 22. Maddesinde, müşteri; muaccel olan veya muaccel sayılan kredi borcuna temerrüt faizi uygulanacağını, temerrüt faizinin ise sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan “Bankanın TCMB'na uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesiyle bulunacak oran” üzerinden hesaplanacak oran olduğu düzenlenmiştir.
Buna göre, davacı bankanın aynı nitelikteki ticari krediler için uygulayacağı ve Merkez Bankasına bildirilen faiz oranlarından, bankanın temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı tespit edilmelidir, (Yargıtay 11. HD'nin █████/2021 Tarih ve █████████ E.- █████████ K. Ve 13.12.2022 Tarih ve █████████ E.- █████████ K.Yargıtay 11. HD'nin █████/2026 tarihe ve █████████ E-███████K sayılı Kararları). Ancak davacı banka tarafından, temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uygulanan cari faiz oranına ilişkin bir delil dosyaya sunulmamıştır. Bu halde, bankanın söz konusu krediye fiilen uyguladığı cari faiz oranı esas alınarak sözleşme hükmünce bunun %100 fazlası ile tespit edilen %30,72 oranı üzerinden yapılan hesaplama ile kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur.
Davacılar vekili bilirkişi raporunda kısmi tahsilatların doğrudan anaparadan mahsup edildiği, ana paranın düşük hesaplandığına yönelik istinafı yönünden, hükme esas alınan █████/2022 tarihli bilirkişi ek raporunun 5. sayfasına hesaplamanın TBK 100 maddesine uygun şekilde, yapılan kısmi ödemenin önce faiz ve BSMV den düşülüp bakiye üzerinden faiz hesaplandığı, takipten önce işlemiş faizden yapılan mahsup sonrası artan kısmın ise ana paradan mahsup edildiği anlaşılmaktadır. Kısmi ödemenin ödeme tarihi itibarıyla TBK 100 maddesi gereğince öncelikle masraf ve faize mahsup edilmek suretiyle bakiye asıl alacağın belirlenmesi yönteminde usulsüzlük bulanmadığından davacı tarafın bu yöne ilişen istinaf istemi de yerinde değildir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden doğru olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!