Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, ölümlü trafik kazası sonucu açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, ölümlü bir trafik kazası neticesinde açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında davacıların, ceza yargılamasında tam kusurlu bulunan davalı sürücünün mal varlığı üzerine hükmün icrasını güvence altına almak amacıyla ihtiyati tedbir konulması talebinin, ilk derece mahkemesi tarafından "uyuşmazlık konusu olmayan ve belirtilmeyen mal varlığına tedbir konulamayacağı" gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, davacıların bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusunu incelemektedir; istinaf dilekçesinde, tedbirin reddedilmesinin adaletsizliğe yol açacağı ve hükmün infazını imkansızlaştırabileceği vurgulanarak kararın kaldırılması ve tedbirin kabulü istenmektedir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:█████/2026 (Ara Karar)DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:█████/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; █████/2024 tarihinde, davalı ...'in maliki olduğu ... plakalı aracın müvekkillerinin murisi ...'e, Antalya ... ilçesi, ... Mahallesi, .... Sokakta aracı ile çarpması neticesinde murisin vefat ettiğini, kazanın davalının aracının kusuru nedeniyle meydana geldiğini, Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkillerinin kaza nedeniyle hem maddi hem manevi birçok zarara uğradığını beyan ederek davalı ... yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında sorumluluğunun poliçe kapsamı ve teminatı ile sınırlı olduğunu, davaya konu olayda sigortalı aracın kasten öldürme eyleminde kullanıldığını, bu nedenle kasıtlı olarak zarar verilen hallerin poliçe kapsamı dışında kaldığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına bağlı olduğunu, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için illiyet bağının gerekli olduğunu, davaya konu olayla ilgili olarak uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ihtiyati tedbir talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, HMK m. 389 kapsamında aranan somut tehlike ve zararın varlığının ispat edilemediğini, müvekkilinin araç üzerindeki fiili hakimiyetinin bulunmadığını, söz konusu aracın kaza tarihinde üçüncü bir kişi tarafından müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında kullanıldığını, araç sahibi olması tek başına işleten sıfatını kanıtlamayacağından müvekkilinin tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, ceza yargılamasında müvekkili hakkında herhangi bir suçlama yöneltilmediğini, kazanın münhasıran sürücünün kusurundan kaynaklandığını, belirsiz alacak davası niteliğindeki dosyada henüz tazminat miktarı dahi belli değilken müvekkilinin mal varlığına tedbir konulmasının orantısızlık teşkil ettiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince █████/2026 tarihli ara kararı ile; "... HMK'nın 389 ve izleyen maddelerine göre uyuşmazlık konusu olmayan mal varlığı değerleri üzerine ihtiyati tedbir konulması mümkün olmadığından, ayrıca tedbir talep edilen mal varlığı da belirtilmediği" gerekçesiyle "davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ara karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin trafik kazası sonucu vefat ettiğini, davalının ceza yargılaması neticesinde tam kusurlu bulunarak mahkûmiyetine karar verildiğini, müvekkillerinin tek geçim kaynaklarını kaybettiklerini, davalının mal varlığı üzerinde güvence tesis edilmemesinin ileride verilecek hükmün infazını imkânsız hale getirme riski doğurduğunu, yerel mahkemenin tedbir talebini uyuşmazlık konusu olmayan mal varlığına tedbir konulamayacağı gerekçesiyle reddetmesinin hukuki gerçeklikle bağdaşmadığını, destekten yoksun kalma tazminatı davasında alacak hakkının tek güvencesinin borçlunun mal varlığı olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesindeki ihtiyati tedbir şartlarının somut olayda gerçekleştiğini, tedbir verilmemesinin hukuki koruma mekanizmasını anlamsız hale getireceğini, mahkemenin ölçülülük ilkesini ihlal ederek tedbir talebini doğrudan reddetmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek ara kararın kaldırılmasını, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine, uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın yerinde olup olmadığına ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, uyuşmazlık konusu olmayan mal varlığı değerleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasının mümkün olmamasına, davanın para alacağına ilişkin olmasına, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuşturHÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin █████/2026 tarihli ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacılar adli yardımdan faydalandıklarından harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. █████/2026...