İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, bankanın ticari ve konut kredilerinden aldığı komisyon ve masrafların iadesi talebinin reddedildiği ilk derece mahkemesi kararını istinafen onayan bir karardır.
Özet: Bu dava, davacının bankadan kullandığı ticari ve konut kredileri için komisyon, masraf ve istihbarat ücreti gibi adlar altında haksız yere kesildiğini iddia ettiği bedellerin iadesini talep etmesi üzerine açılmış olup, davalı banka bu kesintilerin yasal, ticari krediler için geçerli ve sözleşme kapsamında makul oranlarda olduğunu savunmuş, ilk derece mahkemesi ise alınan masrafların imzalanan ödeme planlarında yer aldığını, davacının bilgisi dahilinde olduğunu ve oranların fahiş olmadığını bilirkişi raporu doğrultusunda belirleyerek davanın reddine karar vermiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Şubesi'nin ...numaralı müşterisi olduğunu, davacının çeşitli tarihlerde davalı ile konut kredisi ve ihtiyaç kredisi kullanmak için sözleşmeler imzaladığını, sözleşmeler imzalandıktan sonra davacıdan komisyon, masraf, istihbarat ücreti, operasyon masrafı gibi adlar altında çeşitli kesintiler yapıldığının hesap hareketlerinden tespit edildiğini, davacının kesintileri fark edince iadesi için şifaen davalı bankaya müracaat etmesine rağmen kesinti bedellerinin iadesinin gerçekleşmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, davalı banka tarafından yapılacak kesintilere ilişkin tüketiciye bilgi verilmesi ve sözleşmede bu masraflara karşılık gelen ilgili maddeye rızasını gösterir tarih ve imzasını atması gerektiğini, bankanın söz konusu kesintilerin yapılacağına dair davacıya bilgi vermediğini beyan ederek kredi dosya ücreti, komisyon ücreti, istihbarat ücreti, operasyon masrafı adı altında kesilen masraflardan şimdilik 10.500,00-TL'sinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizili ile davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı bankanın arasında imzalanmış kredilerin nitelik olarak ticari kredi olduğunu, bu sebeple davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri değil, Ticaret Mahkemeleri olduğunu, öncelikle görev itirazlarının değerlendirmeye alınarak davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ticari kredi kullandırımında ücret alınmasının yasal olduğunu, alınan kredi kullandırım bedellerinin fahiş olmadığını, bahsi geçen kredilerden alınan kredi kullandırım bedellerinin ana parası karşısında son derece cüzi miktarlar olduğunu, Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere krediye oranla münasip miktarda olduklarını, kredi ana para tutarlarının %1'inden daha az bir miktar olan bu tutarların iade için gerekli şart olan fahiş olma şartını taşımadığını, bu nedenle masraf ve ücretlerin haksız olduğuna dair iddiaların mahkemece dikkate alınmamasını, dava hakkında esasa geçilmeden önce görevsizlik kararı verilmesini, bu hususta aksi kanaatte olunması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ... Buna göre davacı tarafından davalı bankadan 34 adette toplam 1.495,100,00-TL tutarında ticari kredi kullandırılmış ve kullandırılan kredi karşılığında 11.931,50-TL komisyon alınmış, alınan masraf krediye oranlanırsa 11.931,50 ,-TL * 100/1.495.100,00-TL = % 0,80 binde 8 oranında komisyon alınmış olup yüzde birin altında bir orana tekabül ettiği, 30.09.2016 tarihinde kullandırılan 450.000,00-TL'lik eşit taksitli konut finansman kredisinden 2.250,00-TL komisyon alındığı, bu tutarında kredinin % 05'ine yani binde beşine tekabül ettiği, sigortaya ilişkin Hayat Sigortası düzenlenmesi yükümlülüğü davacıya ait olduğundan ve davacının menfaatine yönelik bir düzenleme olduğundan ödeme planında yer alan 1.673,01-TL Hayat Sigortasının komisyon olarak düşünülmemesi gerektiği, 06.10.2015 tarihinde kullandırılan 121.000,00-TL'lik konut kredisinden 250,00-TL kredi tahsis ücreti alındığı, masrafın kredinin %021'ine tekabül ettiği, davalı bankaca alınan komisyon ve masraflar taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan Ticari Taşıt ve Ticari Plaka Kredilerinin ödeme planlarında yer aldığı, davacı tarafından ödeme planları imzalanarak kabul edildiği ve davacının kendisinden tahsil edilen dava konusu komisyon, masraf ve ücretlerin alınacağı hususunda bilgi sahibi olduğu ayrıca alınan komisyon oranlarının makul bir oran olduğu kanaatine varılmakla hüküm kurmaya elverişli 07.03.2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (...)" " ve (14). Fıkrası: " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: █████████ sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilerek her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın reddine karar verildiği gözetilerek; davacı aleyhine arabulucuk ücretine hükmedilmesine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ödeme planında davacının imzası olsa da davacının burada yazan hususları davalı banka ile tartışma fırsatı bulamadığını, banka tarafından kendisine sunulan sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, ancak banka ile herhangi bir hususun tartışılabilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmede aleyhe olan bir durumun değiştirilmesi talep edildiğinde bankanın politikası gereği ücret ve oranlarının bu şekilde olduğu şeklinde geri dönüşler alındığını, banka müşterisi olan kişi tüketici olduğunda bu sözleşmelerdeki şartların genel işlem şartı olduğunun ve geçerliliği olmadığının kabul edilmekte olduğunu, ancak banka müşterisi olan kişi tacir olduğunda banka ile sözleşme şartlarının tartışıldığı düşünülüp tacirin, altında imzasının olduğu her türlü sözleşme maddesinin bir anda geçerli olduğunu, tüketici kredilerinde olduğu gibi ticari kredilerde de müşterilerin çoğu zaman banka ile kredi oranları, komisyonlar konusunda herhangi bir pazarlık yapamadığını, davacının da yine banka ile herhangi bir konuda pazarlık yapamadığını, kendi önüne konulan sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, bankaların tek gelirlerinin faiz olması kuralının da hiçe sayıldığını, bankanın komisyon adı altında davacıdan fahiş miktarlarda tutarlar kestiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; taraflar arasında 2011-2019 tarihleri arasında akdedilen taksitli krediler ve konut finansman kredisi kapsamında davacıdan tahsil edilen kesinti ve dosya masraflarının faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Uyuşmazlık, sözleşmelerdeki düzenlemelerin genel işlem koşulu olup olmadığı, davacı ile müzakere edilip edilmediği noktalarındadır. TTK'nun 20. maddesi uyarınca tacir olan bankanın verdiği hizmet karşılığında ücret talep etmesinin mümkün olup, Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi çerçevesinde kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği belirtilmiştir. Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Buna göre bir sözleşmede genel işlem koşulları bulunması bu düzenlemeleri geçersiz kılmaz. Ancak sözleşme kapsamındaki karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının geçerli olması, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.6098 sayılı TBK'nın 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümler tacirler hakkında da geçerli olmakla birlikte, genel işlem koşullarının TTK'nın 18/2. Maddesinde düzenlenen her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.Tacir olan davacının kullandığı krediye ilişkin imzaladığı sözlemeyi okumadığını, hükümlerine vakıf olmadığını kabul etme imkanı yoktur. Sözleşmenin şart ve koşullarının içeriğinin öğrenilmesine imkân sağlanmadığı kabul edilemeyeceğinden ve verilen kredi bu sözleşme kapsamında kullandırıldığına göre genel işlem koşullarının geçersiz olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir.Dosya kapsamı ile; taraflar arasında 22.02.2011 tarihinde 250.000,00-TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi, 20.11.2013 tarihinde 450.000,00-TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi, 14.03.2014 tarihinde 450.000,00-TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi, 25.06.2015 tarihinde 250.000,00-TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi, 30.11.2016 tarihinde 300.000,00-TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi, 25.10.2017 tarihinde 1.000.000,00-TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi, 29.09.2016 tarihinde 450.000,00-TL tutarında Konut Finansmanı Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeler kapsamında davacıya 34 adet plaka işletme kredisi ve 2 adet konut finansman kredisi kullandırıldığı anlaşılmaktadır. Davacıya toplam 1.495,100,00-TL tutarında ticari kredi kullandırıldığı, kullandırılan kredi karşılığında 11.931,50-TL komisyon alındığı, alınan masraf krediye oranlanırsa 11.931,50 ,-TL * 100/1.495.100,00-TL = % 0,80 binde 8 oranında komisyon alınmış olup yüzde birin altında bir orana tekabül ettiği, 30.09.2016 tarihinde kullandırılan 450.000,00-TL'lik eşit taksitli konut finansman kredisinden 2.250,00-TL komisyon alındığı, bu tutarında kredinin % 05'ine yani binde beşine tekabül ettiği, davalı bankaca alınan komisyon ve masraflar taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan Ticari Taşıt ve Ticari Plaka Kredilerinin ödeme planlarında yer aldığı, davacı tarafından ödeme planları imzalanarak kabul edildiği ve davacının kendisinden tahsil edilen dava konusu komisyon, masraf ve ücretlerin alınacağı hususunda bilgi sahibi olduğu ayrıca alınan komisyon oranlarının makul bir oran olduğu alınan bilirkişi raporları ile belirlenmiştir. Davalı banka, davacıya sunduğu bankacılık hizmetleri/kullandırdığı ticari krediler sebebiyle komisyon, masraf vs. gibi adlar altında münasip bir ücret tahsil etme hakkına sahip olup, sözleşme, bankacılık mevzuatı ve uygulamaları kapsamında davacıya kullandırılan kredinin binde 8'i oranında tahsil edilen masrafların fahiş olmadığı gözetildiğinde davacının davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026