Müteahhit ve arsa sahibi arasındaki vekalet azli ile imar gecikmeleri sebebiyle feshedildiği iddia edilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, başlangıçta arsa sahibi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalayan ve bu sözleşmeden doğan haklarını davalı şirkete devreden davacı, davalının arsa sahiplerine karşı açtığı müspet zarar davasının kendi aralarındaki devir sözleşmesini ihlal ettiğini, bu durumun kendisine maddi zararlar verdiğini ve sözleşmenin feshine yol açtığını ileri sürerek tazminat talep etmektedir; davalı ise davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığını ve kendi sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████...DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı arsa sahiplerinin murisi olan ... ile müvekkili yüklenici... parselinde kayıtlı takriben 108.250 m2 arazinin 1/3’üne tekabül eden kısmın tamamı ile ilgili olarak ... no ile düzenleme şeklinde yapılmış vekaletname düzenlendiğini, bu vekaletname ile ...'ın vekil tayin edildiğini, “dilediği müteahhitlerle inşaat ve gayrimenkul satış vaadi yapmak inşaat yaptırmak, ihale etmeye yetki vermiştir” denilerek vekalet verildiğini ve bu vekalet ile yine ... no ile düzenleme şeklinde “Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” hazırlanarak imzalandığını, ... yevmiye nolu Kat karşılığı sözleşmenin 2. maddesi sözleşmenin konusu bahsinde “...Yenimahalle İlçesi... parselinde bulunan 108.250 m2 miktardaki arazi üzerinde ...’a ait hissenin tamamının yani takriben 38.000 m2 miktarındaki arazide imar planı neticesinde çıkacak arsaların tamamı üzerinde Osmanlı’nın inşaat yapması veya yaptırmasıdır” denilerek dava konusu yerin Arsa vasfında olmadığı ve arazi vasfında bulunduğu, dava konusu sözleşmenin imar tapusu alındıktan sonra yürürlüğe gireceğinin belirtildiğini, ancak arsa sahibi tarafından ... yevmiye numaralı azilname ile (05.06.1995 tarihli vekaletname ile ....’ye verilen) “dilediği müteahhitlerle inşaat ve gayrimenkul satış vaadi yapmak inşaat yaptırmak, ihale etme” yetkisinin iptal edildiğinin bildirildiğini, 2008 yılında ... Belediyesi tarafından imar çalışması tamamlanmış, Davalı ... hissesine 8.635 m2 ve 10.651 m2 iki adet net ve hisseli olmayan tam parsel arsa çıkarıldığını, sözleşme konusu arsa ile ilgili imar çalışmaları belgelere göre özel bir gayretle bitirildiğini ve tapunun ... parseller halinde tapu kayıtlarına işlendiğini, sözleşmeye konu taşınmazda imar 16.01.2008 tarihinde geçmiş, imar tapuları bu tarihte alınmaya hazır hale gelmiştir. Arsa sahibi, Yüklenici ... yetkilisi ..., sözleşme gereği yapması gerekli işlemlerin ifası için verdiği vekâletten, imar tapuları alınmasına hazır hale gelmeden önce, 26.03.1996 tarihinde azletmiş olduğundan, davalı ....’nin dava konusu taşınmaz yönünden inşaat ruhsatı almasının mümkün olmadığını, davalı ... şirketi, ... Esas ile yaşanılan gerçeklere, sözleşmemize ve hukuka aykırı, sözleşmemizin feshine sebep olacak bir müspet zarar davası açtığını, ... şirketine çektikleri ve cevap vermeyerek temerrüde düştükleri ihtarlarda görüldüğü gibi, müvekkili şirket özetle:“Arsa Sahiplerine müspet zarar talebiyle dava açmanız aynı zamanda müspet zarar karşılığı sözleşmenin feshini kabul etmek, bize sözleşme ile vermeyi vadetmiş olduğunuz 5 Bağımsız bölüm (villa+ dükkan) alacağımızı sıfırlayıp geçmek anlamına gelmektedir. Mezkur 22.07.2015 tarihli sözleşmeye göre böyle bir eylemde bulunmanız sözleşmenin 19. Maddesi ile ilgili olup sözleşmenin 19. Maddesinde“... ...A.Ş.’nin ....Noterliği 22.07.2015 tarih ... yevmiye nolu sözleşmeden doğan haklarımıza zarar verici, önleyici veya azaltıcı bir girişimde bulunmamayı kabul ve taahhüt eder. ... bu yükümlülüğe aykırı hareket ettiği taktirde bu sözleşmeden ve Ana sözleşmeden kaynaklanan hak ve alacakları ... A.Ş.’ye geçecektir” denilmektedir. Bize verdiğiniz veya vermek istediğiniz zararları tazmin haklarımızın doğacağını, Sözleşmenizin fesih edilmiş duruma düşeceğini ihtaren bildiririz” diye ihtar ettiğini, ... Şirketi müvekkili şirkete büyük zararlar vermekle kalmamış bir de tüm haklarını üzerine geçirecek şekilde haksız ve hukuka aykırı bir müspet zarar davası açtığını böylece sözleşmenin 19, 22 ve 23 ve 31. Maddelerine aykırı davranarak Noter ihtarlarına dahi cevap vermeyerek sözleşmesi fesih olmuş duruma düştüğünü, yürütülen arabuluculuk sürecinde taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davalının sözleşmeye ve hukuka aykırı davranışları sebebiyle, müvekkili aleyhine doğmuş ve doğacak olan maddi zararlarının ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın işbu davayı açmasında hukuki menfaat bulunmadığını, 1995 yılında davacı ile mütevveffa ... arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi davacı taraf 22.07.2015 tarihinde imzalanan davalı müvekkilİ şirkete devir ve temlik edildiğini, davacı taraf ile davalı müvekkili arasında 22.07.2015 tarihinde imzalanan sözleşmenin 20. ve 22. maddeleri uyarınca davacı taraf arsa sahiplerinden inşaata başlanılması için gereken vekaleti alıp davalı müvekkiline vermesi gerektiğini, ancak aradan geçen 10 yıla rağmen davacı taraf arsa sahiplerinden gerekli vekaleti alamadığını ve sözleşmesel sorumluluğunu yerine getiremediğini, dolayısıyla davacı tarafın arsa sahiplerinden gerekli vekaletnameyi alıp davalı müvekkiline veremediği için inşaata başlanılamadığından dava konusu sözleşmenin 23. maddesi amir hükmü gereğince davacı tarafın dava açmasında hukuki menfaat bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinin değişik bölümlerinde istikrarlı olarak davalı müvekkili şirket ile imzalanan sözleşmenin imzalanma aşamasından itibaren geçersiz olduğunu beyan ettiğini, davalı müvekkili şirket ile imzalanan sözleşme yok hükmünde ve geçersiz ise işbu sözleşmeye dayanılarak dava açılamayacağı için davanın reddi gerektiğini, davacı taraf bir taraftan davalı müvekkili şirket ile imzalanan sözleşmenin baştan itibaren geçersiz olduğunu beyan etmesine karşın diğer taraftan da geçersiz olduğunu beyan ettiği sözleşmeye dayanarak edimlerin yerine getirilmediği ifade ederek zarar talebinde bulunduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan işbu çelişki dahi davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak dava açtığını göstermekte olup davanın reddi gerektiğini, davacı taraf, somut vakıalara ve belgelere aykırı olacak şekilde soyut beyanlar ile davalı müvekkili şirketin inşaatı yapmadığını beyan etmiş olmasına rağmen Noter Onaylı Sözleşmenin feshini talep etmediğini, sözleşmeyi ayakta tutarak müspet zarar talebinde bulunduğunu, bu husus dahi davacı tarafın haksız olduğunu göstermekte olup dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini gösterdiğini, açıklanan nedenlerle davacı tarafından soyut beyanlar ile haksız menfaat elde etmek amacıyla dava açıldığının sübut bulduğunu, dava konusu olayda arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapan tarafın davacı taraf olduğu ve arsa sahiplerinden inşaatın başlaması için gerekli olan vekaletmaneyi alacak olan tarafın da davacı taraf olduğunun sabit olduğunu, buna rağmen davacı tarafın 10 yıldır sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getiremediğini ve inşaata başlanabilmesi için gerekli vekaletnameyi alamadığını, dolayısıyla inşaata başlanılamamasında kusurlu tarafın davacı taraf olması nedeniyle kimse kendi kusurundan faydalanamaz ilkesi gereğince haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davacı tarafça eksik harç ile dava açıldığından haksız ve hukuka aykırı dava kapsamında harcın tamamlattırılmasına, şayet eksik harç tamamlanmaz ise davanın usulden reddine, davacı tarafça açılan haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili duruşma öncesinde dosyaya sunduğu 16.04.2025 tarihli dilekçesinde özetle; tarafları aynı olan bir davanın ... Ticaret Mahkemesinde devam ettiğini, bu davada da tarafların taleplerinin aynı sözleşmeye dayandırıldığını belirterek, bu nedenle davanın HMK'nun 166. Maddesi gereğince tarafları, dayanağı ve olayları itibariyle bağlantılı olan ve daha önce açılmış olup, .... Esasını alan dosyası ile birleştirilmesini talep ettiği görülmüştür.HMK'nun 166. maddesi uyarınca aynı yargı çevresinde yer alan, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar arasında hukuki ve fiili bağlantının bulunması durumunda, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir, bu karar diğer mahkemeyi bağlar hükmünü taşımaktadır. Mahkememiz dosyası ve .... Ticaret Mahkemesinin incelenen dosyasında; davacının ... Tasarım Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, davalıların ise .... ile arsa sahipleri olduğu, aynı maddi vakıa ve hukuki ilişkilere dayanıldığı, bu kapsamda mahkememize açılan dava ile ... Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, ... Ticaret Mahkemesinde görülen davanın açılma tarihinin 11.06.2020 tarihi olup, bozma ilamından sonra yeni esas numarası aldığı ve yargılamasının devam ettiği görülmekle, her iki dava arasında irtibat bulunduğu anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerle, aralarında bağlantı bulunduğu anlaşılan davaların, HMK'nun 166. maddesi gereğince davaların her aşamada birleştirilebileceği hususu ile HMK'nun 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi nazara alınarak, Mahkememiz dosyasının daha önce açılan ve ... Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayısında görülmeye devam olunan dosyası ile birleştirilmesi yönündeki davacı talebi uygun bulunarak, aşağıdaki şekilde birleştirme kararı verilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin işbu davası ile ... Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, uyuşmazlığın aynı hukuki ilişkilerden kaynaklandığı, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu anlaşılmakla mahkememiz dava dosyasının HMK'nın 166 vd. maddeleri uyarınca ...Esasını alan dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, bundan sonraki işlemlerin birleştirilen dava dosyası üzerinden yürütülmesine,3-Yargılama harç giderleri ve vekalet ücreti konusunda dosyanın birleştirildiği .... Ticaret Mahkemesi tarafından gerekli kararın verilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda birleştirilen dosyada verilecek esas hükmün tabi olacağı yargı yoluna tabi olmak üzere karar verildi.█████/2025....