Tapu iptali ve tescil davasında, mirasçılık, zilyetlik ve kötü niyet iddialarının Yargıtay bozması sonrası yeniden değerlendirildiği karmaşık bir mülkiyet uyuşmazlığı.
Özet: Tapu iptali ve tescil davasında, davacılar murislerinden intikal eden taşınmazların davalılar adına haksız tescil edildiğini iddia ederek tapu kayıtlarının iptali ve kendi adlarına tescilini talep etmişlerdir; mahkemenin davayı kısmen kabul eden kararı Yargıtay tarafından bozulmasına rağmen, bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılamada yine davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde; Siirt ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 2 49... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tespit edildiğini ancak dava konusu edilen taşınmazın davacıların murisi ... oğlu ... ve zevcesi ...'ye ait olduğunu, Tesrini Sani ... Sıra no:.. Sayfa no:..., Cilt no:1/5 tarih ve sayılı olan tapu kaydına göre malik görünen ... oğlu ... ve eşi ...'nin mirasçılarının dayanak kaydının dava konusu taşınmaza aynen uyduğunu belirterek dava konusu taşınmazın davalılar adına yapılan tapu kaydının iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleştirilen davada davacı ...; temyize konu Siirt ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 49... parsel sayılı taşınmaz ile ... Mahallesi 3 11... ve 114 parsel sayılı taşınmazların öncesinde kök murisleri . ... ve oğlu ... oğlu ... adına kayıtlı bulunduğunu, adı geçenlerin vefatı ile taşınmazların kendisinin de aralarında bulunduğu mirasçıları tarafından zilyet edildiğini, tapu kayıtları üzerinde yapılan münakele işlemleri sırasında kök murislerle ilişkisi bulunmayan veya mirasçısı olmayan davalıların da tapu kayıtlarında mirasçı ve pay sahibi olarak gösterildiklerini, davalıların, murislerinin mirasında herhangi bir hak sahibi olmadıklarını, davalıların sahte işlemlerle ve kötü niyetli olarak taşınmazlarda yasal mirasçıymış gibi pay sahibi olduklarını belirterek dava konusu taşınmazlardaki davalılara ait olan payların iptali ile bu payların yasal mirasçılar adına hisseleri oranında tapuya tescilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalılara ait olup kendilerine murislerinden intikal ettiğini, çekişmeli taşınmaza ait tapu kayıtları bulunduğunu, taşınmaz üzerinde 100 yılı aşkın süredir davalıların zilyetlikleri olduğunu, dava konusu taşınmazın hiçbir zaman davacıların ve murislerinin zilyetliklerinde ve mülkiyetlerinde olmadığını, taşınmazın müşterek maliklerinden bir kısmının kendi adlarına kayıtlı hisseleri daha sonra ..., ..., ... ve ...'ye satarak devrettiklerini, tapudaki kayda dayanarak iyiniyetle bu taşınmazda önceden mülkiyet hakkı iktisap edenlere husumet yöneltilmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, çekişmeli taşınmazların ... 'dan davalılara miras yoluyla intikal ettiğini ve bu nedenle adlarına tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen davada davalı ..., ninesi ...'nin 1945-1946 yılları arasında vefat ettiğini, geriye tek mirasçısı olarak kızı ...'nin kaldığını, annesine ait tapuları değişik yollardan elde ettiklerini, çekişmeli taşınmazların hiç bir hakka dayanmadan 50 yılı aşkın süredir davacı tarafından kullanıldığını belirterek; davalılar vekili, davacı ve davalıların ... mirasçıları olduğunu, tapu kayıtlarının miraçılık durumlarına göre intikal gördüğünü, davanın yersiz olarak açıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 06.06.2013 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davacı ...’in davasının ispatlanamadığından reddine, davacıların dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kısmen kapsadığı, davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın dava konusu taşınmaza kadastro tespitinden sonra tapu kaydına güvenerek malik oldukları ve davacı tarafça bu tapu maliklerinin taşınmazı kötü niyetle iktisap ettiklerinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davacılar ... ve arkadaşlarının davasının kısmen kabulü ile çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda kırmızı renkle gösterilen 24.086,54 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptaline, davalılar ..., ..., , ... ve ...’ın tapu kaydındaki payları saklı tutularak Siirt Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas, ███████ Karar ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Mahkemenin kararına karşı davalılar ... ve müşterekleri vekili, davalı ... vekilleri, ... miras ortaklığı temsilcisi, davalı ... vekili, davalı ... temyiz isteminde bulunmuş, ...miras ortaklığı temsilcisinin temyiz isteminden vazgemiş sayılmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.04.2015 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; Mahkemece tapu kaydının iptaline karar verilen 24.086,54 metrekare yüz ölçümlü bölümün açıkça kimler adına ve hangi pay oranı ile tescil edileceğinin belirtilmediği, bu şekilde infazı kabil olmayan ve denetime de açık bulunmayan nitelikte karar verilmesinin isabetsiz olduğu açıklanarak karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 03.05.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporları dikkate alınmak suretiyle; 12 30... parsel,12 31... parsel, 2 49... parsel,12 32... parsel sayılı taşınmazlarda bulunan davalılar ..., ..., , ..., ..., ...'ın tapu kaydındaki payları saklı tutulmak suretiyle diğer davalıların paylarının iptali ile payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı vekilinin dava konusu Siirt ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 49... parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan ve dava dışı .... Vakfı adına tescil gören, Fen bilirkişisi ...'ın 11.04.2016 tarihli raporuna ekli krokide koordinatları belirtilen ve kırmızı renk ile gösterilen 12 29... parsel sayılı taşınmaza ilişkin haklarının saklı tutulmasına, davalılar ..., ..., , ..., ... ve ... yönünden açılan davanın reddine; birleştirilen davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı ... ve bir kısım davalılar vekili, davalı ... ve diğerleri vekili, davalılar ... ve diğerleri vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiş, davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.11.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; dosya içindeki nüfus kayıtlarının incelenmesinden, dava konusu 2 49... , 12 30... , 12 31... ve 12 32... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıt maliklerinden olan davalı ...’ın 2006, davalı ...’ın 2007 ve davalı ...’ın ise 2013 yılında karar tarihinden önce vefat etmiş olmasına rağmen Mahkemece anılan davalıların mirasçıları davaya dahil edilmeden karar verildiği ve davada taraf koşulunun sağlanmadığı açıklanarak karar bozulmuştur.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller, Yargıtay Bozma İlamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, bozma öncesi belirtilen gerekçeler de dikkate alınarak dosya kapsamında yer alan ... 'in 16.11.2022 tarihli raporunda ve Fen Bilirkişisi ...'ın 08.04.2016 tarihli raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın gerekçe içermediğini, hükmün denetime elverişli olmadığını, hükmün infaz kabiliyeti bulunmadığını, kararın kısmen kabule ilişkin olmasına karşın kabul ve reddedilen kısmın hüküm fıkrasında gösterilmediğini, reddedilen kısımların kim adına tescil edileceğinin belirtilmediğini, davalılar ve tespit malikleri adına tescile yönelik hüküm kurulmadığını, davacıların çoğu öldüğü halde mirasçılarının davaya dahil edilmediğini, çoğu davacı tarafından davanın takip edilmemesine ve vekille temsil edilmemelerine rağmen davaya devam edildiğini, davalılara ait tapu kaydının eksik olarak revizyon gördüğünü, eksikliğin davacılar adına kayıtlı 2 49... parselde kaldığını, davacı ve davalıların malik olduğu taşınmazlar arasındaki sınırın sabit ve değişmez olduğunu, önceki kararların davacı ve çoğu davalı tarafından temyiz edilmemesine rağmen Mahkemece usuli kazanılmış hakları ihlal edecek şekilde hüküm kurulduğunu, temyiz eden davalılar lehine verilen vekalet ücretinin diğer davalılar lehine de verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, birleştirilen dava davacıları ve davalılarının karar başlığında gösterilmediğini, temyiz eden davalılar tarafından yapılan yargılama giderleri hakkında karar verilmediğini, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeDava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 20. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi.3. DeğerlendirmeKadastro sonucu, Siirt ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 49... parsel sayılı 36.097,50 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle ... ve müşterekleri adına payları oranında tespit ve tescil edildikten sonra, 09.10.2003 tarihinde imar uygulaması nedeniyle ifraz edilerek 2 49... , 12 30... , 12 31... ve 12 32... ve 12 34... parsel sayılı taşınmazlar oluşmuştur.Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; usulüne ve denetime uygun şekilde karar başlığı düzenlenmemiş, taraf koşulunun sağlanıp sağlanmadığı üzerinde durulmamış, oluşturulan kararın gerekçesi usulünce açıklanmamış, çekişmeli taşınmazın tespitine esas tapu kaydı ile davacıların dayanak tapu kayıtları mahallinde usulünce uygulanarak kapsamları kesin olarak belirlenmemiş, bilirkişiden denetime elverişli şekilde rapor alınmamıştır.Hemen belirtilmelidir ki; 6100 sayılı HMK'nın, "hükmün kapsamı" başlığını taşıyan 297. maddesinin (b) bendinde tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile TC kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad soyadları ile adreslerinin de kararda yer alması gerektiği düzenlenmiştir. Belirtilen Yasa hükmüne göre tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin karar başlığında gösterilmesi zorunludur. Mahkemece, bu yasal düzenlemeye aykırı düşecek ve denetime elverişli olmayan şekilde karar başlığı düzenlenmiş, tarafların tümünün kimlik numaraları karar başlığında yer almamış, mirasçılarının tümüne karar başlığında yer verilmemiştir.Bunun yanında; Mahkemenin hangi gerekçe ile sonuca vardığı Mahkeme ilamından anlaşılamamaktadır. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiği 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinde belirtilmiş olup aynı zamanda Anayasa'nın 141/3. maddesinin de amir hükmü gereğidir. Mahkeme kararları; tarafların iddia ve savunmalarının özetini, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri mutlaka kapsamalıdır. Tarafların hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilmeleri ve Yargıtayca kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığının denetlenmesi ancak kararın gerekçeli olmasıyla mümkündür. Ne var ki; somut olayda Mahkemece, hiçbir somut gerekçe gösterilmeden, yukarıda açıklanan ilkelere aykırı şekilde karar verilmiş, hükmün hangi maddi ve hukuki gerekçe ve nedenlere dayandığı tartışılarak değerlendirilmemiştir. Öte yandan; tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davalarda husumetin tapu maliklerine, tapu maliklerinin ölü olması halinde ise mirasçılarına yöneltilmesi ve tüm mirasçıların davada yer alması zorunludur. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilerek hüküm kurulması hukuken mümkün bulunmamaktadır. Kamu düzenine ilişkin bu hususun, yargılamanın her safhasında Mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Somut olayda; çekişmeli 2 49... parsel sayılı taşınmazın 2 49... , 12 30... , 12 31... , 12 32... ve 12 34... parsel sayılı taşınmazlara gittiği anlaşıldığından çekişmeli taşınmazlara ait, tesisinden itibaren tüm intikallerini gösterir kütük sayfası ile güncel tapu kayıt suretleri ile tüm paydaşların nüfus kayıt örnekleri kapalı kayıt kalmayacak şekilde eksiksiz olarak dosya arasına alınmalı, kayıt maliklerinden vefat edenler varsa mirasçılarının davada taraf olarak yer almaları sağlanmalı, aynı şekilde tüm davacıların nüfus kayıt örnekleri kapalı kayıt kalmayacak şekilde eksiksiz olarak dosya arasına alınmalı ve davada öncelikle taraf koşulu sağlanmalıdır. Mahkemece taraf koşulu sağlandıktan sonra, doğru sonuca varılabilmesi için; dava konusu 2 49... parsel sayılı taşınmazın tespitine esas 28.05.19 81... , 18.06.19 81... , 29.06.19 81... sıra, 18.05.19 95... sıra ve 16.06.19 95... sıra numaralı tapu kayıtları ile davacıların dayanağı olan Teşrinisani 97 tarih ve 53 sıra numaralı tapu kaydı tesislerinden itibaren tüm intikallerini ve revizyon durumlarını gösterir şekilde ayrıntılı kayıtlar (eksiksiz ve tedavülleri birbiriyle bağlantılı olacak ve bilgisayar ya da daktilo ile yazılı denetime elverişli şekilde ) ile varsa kroki ve haritaları Mahalli Tapu Müdürlüğünden (eski yazı tapu kayıtlarının Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından) ayrı ayrı sorulup getirtilerek dosya içine konulmalı, tapu kayıtlarının revizyon gördüğü parseller ile komşu parsellere ait onaylı tutanak ve tespitlerine dayanak kayıt örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise tapu kayıtları, davalı iseler dava dosyaları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzurunda yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi hakka istinaden kullanıldığı, satışa veya taksime konu olup olmadığı sorulmalı, 3402 sayılı Yasa'nın 20. maddesi göz önüne alınarak varsa haritalar uygulanmak suretiyle, haritaların bulunmaması halinde ise sınırlarına göre tapu kayıtlarının kapsamı belirlenmeli, tapu kaydının tüm sınırları tek tek okunup yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle mahallinde uygulanmaya çalışılmalı, uygulamada komşu taşınmazların kadastro tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı, keşifte gösterilen sınırlar teknik bilirkişiye işaret ettirilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe ve denetime imkan verir çakıştırmalı kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra, taşınmazın başkaca davaya konu olup olmadığı belirlenmek ve usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.V. KARARAçıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,24.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.