Mirasçılar tarafından açılan, arazi tahsis cetveline sehven kaydedilen hak sahipleri adına yapılan yolsuz tapu tescilinin iptali ve miras bırakan adına tescili davası.
Özet: Bu dava, murisin kızları tarafından, babalarına ait taşınmazın tapu kayıtlarında, bir tahsis cetveli hatası sonucu gerçekte var olmayan kişilerin hak sahibi olarak sehven tescil edildiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir; mahkeme, üst mahkemenin iki kez bozma kararı sonrasında yaptığı yargılamada, taşınmazda hak sahibi olarak görünen bu kişilerin aslında mevcut olmadığı tespitine dayanarak davayı kabul etmiş ve yanlış tescilin iptali ile taşınmazın muris adına tesciline karar vermiştir.
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar; babaları ...'in 18 04... parsel sayılı taşınmazın maliki olup 29.07.1999 tarihinde öldüğünü, geriye mirasçı olarak kendilerinin kaldığını, intikallerini yaptırmak için Tapu Sicil Müdürlüğüne gittiklerinde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Arazi ve İskan Dairesi Başkanlığının iskan yolu ile taşınmaz mallara ait temlik cetvelinde hak sahipleri olarak muris babalarından başka hak sahiplerinin olduğunun belirtildiğini, cetvelde hak sahibi olarak gözüken kişilerin gerçekte olmadığını, sehven yazıldığını, cetvelde hak sahibi olarak yazılan ...'in gerçekte var olup ...'in ...'in oğlu olmayıp damadı olduğu gibi baba adının da ... olup doğum tarihinin 07.06.19 52... .07.1952 olduğunu, ... diye eşinin olmayıp eşinin adının ... olduğunu, gayrimenkulun alındığı tarihten önce vefat ettiğini, kızının adının da ... olup 01.08.19 53... .04.1956 doğumlu olduğu, ... adında bir torununun da bulunmadığını, muris ...'in Türkçesinin düzgün olmaması nedeni ile hak sahiplerini yanlış yazdırdığını bu nedenle bu kişilerin gerçekte bulunmadıklarının tespiti ile adlarına bulunan tapu kaydının iptali ile murisi ... adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı olarak bildirilen ... oğlu ..., davaya cevap vermemiş; diğer davalılara ise tebligat yapılamamış, 03.07.2018 tarihli dilekçe ile Yalova Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.08.2017 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı gereğince davalılar adına atanan kayyım vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin 11.03.2013 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, tapu kayıt maliki olan davalıların adreslerinin verilen kesin süre içerisinde bildirilmediği, davacılar vekilinin belirttiği adresler ve nüfus bilgilerinin kayıt maliklerine ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 29.01.2015 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; davacı tarafa, adı geçen paydaşlara 3561 sayılı Kanun uyarınca kayyım atanmasını sağlamak için dava açmak üzere süre verilmesi, alınacak kayyım tayini kararı gereğince kayyımın davaya dahil ettirilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemenin 30.01.2019 tarihli ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kayyım vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 28.01.2021 tarihli █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile eksik araştırma ile karar verildiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; taşınmazın ... ve ailesi tarafından kullanılmaya başlandığı ancak tapuda gerekli işlemler yapılırken hak sahibi olarak ...'in yanında yanlışlıkla ... oğlu ..., ... kızı ... ve ... oğlu ... 'in de hak sahibi olarak tescilinin yapıldığı, tapuda hak sahibi olarak görünen ... oğlu ..., ... kızı ... ve ... oğlu ... 'in gerçekte var olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris 10.05.1926 doğumlu 29.07.1999 tarihinde ölen ... ve ...'den olma ... doğumlu Edirne ili, Merkez, ... Mahallesi ...'de kayıtlı ...'in nüfus kaydında bağlantısı olan herhangi bir yakının yer almadığı, nüfus kaydında .... Noterliğinin 25.09.19 98... yevmiyeli vasiyetname olduğuna ilişkin şerhin bulunduğu, Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.05.2009 tarihli ████████ Esas, 909 Karar sayılı veraset ilamından murisin ölümü ile geride kızları davacılar ... ve ...'nin mirasçı olarak kaldığı, dava konusu 1 04... parsel sayılı (eski 18 04... ) taşınmazda bulunan 6 nolu daire nitelikli taşınmazın Maliye Hazinesi adına 11.03.1994 kat irtifakı ile kayıtlı iken aynı gün takip eden yevmiyeli işlemle tahsis ile müstakilen ... adına tescil edildiği, 29.12.2010 tarihinde re'sen düzeltim yapılmak suretiyle 1993 yılı Arazi ve İskan Dairesi Başkanlığının iskan yoluyla verilen taşınmaz mallara ilişkin temlik cetvelinde 10.05.1926 doğumlu ... oğlu ..., 07.06.1952 doğumlu oğlu ... oğlu ..., 01.08.1953 doğumlu eşi ... kızı ... ve 02.02.1981 doğumlu torunu ... oğlu ... adlarına bir konut tahsis edildiğinden taşınmazın ¼ payla adlarına tescil edildiği, ...'in 1989 yılında Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç ettiği ve Türk vatandaşlığına geçmek için Edirne Köy Hizmetleri İl Müdürlüğüne 19.07.1989 tarihinde dilekçe verdiği, bu belgede medeni halinin dul olarak bildirildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; bozma ilamı sonrası istinabe yoluyla Bulgaristan'dan gelen ve çevirisi yapılan evraktan muris ... (...)'in medeni durumu boşanmış olarak yer aldığı, eşine ilişkin kaydın olmadığı, ancak davacı ... (...)'e ilişkin kayıtta anne adının ... olduğu 15.04.1928 doğumlu olup 01.08.1961 tarihinde öldüğü, murisin kızları ... , ... ve oğlu 07.06.1952 doğumlu ... olduğu, ... 'ın 28.02.2013 tarihinde boşanmış olarak öldüğü, ikameti Türkiye şeklinde olup ... mirasçılık belgesi çevirisinde ise oğlu 28.02.1981 doğumlu ...'in mirasçısı olduğu, her ne kadar davacı tarafça 06.03.2025 tarihli vekaletname ile ... tarafından babasının vefatından dolayı mirasın reddi ile ilgili TC sınırlarında Mahkemeler nezdinde kendisini temsil etmeye davacı ...'in vekil tayin edildiği belirtilmiş ise de muris ...'in oğlundan olan torunu bulunduğu anlaşılmakla usulüne uygun taraf teşkilinin sağlandığından söz edilmeyeceği görülmektedir.
Hal böyle olunca; öncelikle muris ...'in tüm mirasçılarını eksiksiz gösterir şeklinde yeni mirasçılık belgesi temin edilmek suretiyle taraf teşkilinin sağlanması, taraf teşkili sağlandıktan sonra murisin nüfus kaydında yer alan vasiyete ilişkin evrakın merciinden temini, murisin oğlunun doğum yılının 1952 ve torununun doğum yılının ise 1981 olduğu, davacıların annesinin 1961 yılında öldüğüne ve murisin 1989 yılındaki başvuruda dul olduğuna ilişkin kayda rağmen bozma sonrası getirilen nüfusa ilişkin kayıtta murisin boşanmış olduğuna dair kaydın bulunduğu ancak tekrar evlenip evlenmediğinin tespit edilemediği gibi, ... kızı ... kaydına ilişkin temlik cetvelinde ...'nın 1953 doğumlu olduğu bildirildiğinden oğlunun eşi olabileceği ihtimali üzerinde durulmamış, oğlu ...'in boşanmış olduğu, torunun anne adının dosya arasına alınan evrakta bulunmadığı da gözetildiğinde iptali istenen kayıtların murisin oğlu, torunu, eşi veya oğlunun eşi olma durumunun araştırılması ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile kayıt maliklerinin gerçekte var olmadığı belirtilerek hüküm kurulması isabetsizdir.
Açıklanan sebeplerle davalı Kayyım vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Yalova 5. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!