Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari dava niteliği taşımayan itirazın iptali davasında görevsizlik kararı verdi.
Özet: Fazladan ödeme iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında davacı, davalıya ticari ilişki kapsamında 23.600 TL fazla ödeme yaptığını ve icra takibinin devamını talep ederken, davalı ticari sıfatı taşımadığını belirterek mahkemenin görevsizliğini ileri sürmüştür; mahkeme, yaptığı incelemede davalının dava tarihinden önce tacir sıfatını kaybettiğini ve uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu kapsamında ticari dava niteliğinde olmadığını tespit ederek, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna ve kendisinin görevsiz olduğuna karar vermiştir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████...DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı/borçlu ...şirketine 106.495-TL ödeme yapıldığını, bu hususun ödeme dekontları ile sabit olduğunu, buna karşın davalı/borçlu şirketten 82.895-TL tutarında mal ve ürün alımı gerçekleştirilmiş olup müvekkili şirket tarafından 23.600- TL fazladan ödeme yapıldığını, müvekkili şirketinin alacağının tahsili için ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından borcu bulunmadığına ilişkin itirazda bulunması sebebi ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, Arabuluculuk aşamasında da taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığını, borçlunun borcu olmadığına ilişkin itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup iptalinin gerektiğini, 34.724,51- TL asıl alacak tutarı üzerinden icra takibine başlanmış ise de müvekkili şirket kayıtlarında yapılan incelemede müvekkil şirket alacağının 23.600-TL olduğunun tespit edildiğini, takibe konu alacağın müvekkili tarafından fazladan ödenen bedelin iadesine ilişkin olduğunu, ödeme dekontları ile müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin sabit olduğunu, davalı/borçlunun kötü niyetli itirazları sonucu müvekkilinin alacağına zamanında kavuşmasının engellendiğini ileri sürerek, davalı/ borçlunun takibe yaptığı itirazın 52.684,58-TL (23.600-TL + 29.084,58-TL takip tarihine kadar işlemiş faiz) yönünden iptali ile kötü niyetli davalı/borçlu aleyhine %20’den az olmamak kaydı ile inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, mahkeme tarafından 05.03.2025 tarihinde ... yazılan müzekkereler uyarınca, müvekkilinin tacir sıfatı taşımadığının belirtildiğini, bu durumda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde düzenlenen ticari dava niteliğinin söz konusu olmadığını, dolayısıyla uyuşmazlığın ticari dava olmadığından ... Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili aleyhine başlattığı icra takibinde ve bu takibe dair açtığı itirazın iptali davasında, müvekkilinin “borca itiraz ederek alacağı geciktirme amacı güttüğünü” öne sürdüğünü, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını ve borca itirazın tamamen haklı olduğunu, icra dosyasına bakıldığında, davacının ileri sürdüğü alacak miktarının farklı tarihlerde çelişkili şekilde revize edilmesi, talep edilen bedelin sabit ve likit olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, müvekkiline atfedilen borç iddiasının gerçeğe aykırı, davacının talep ettiği meblağların hesaplamasının çelişkili olduğunu, davacının başka bir şirketle yaşadığı uyuşmazlığı müvekkili aleyhine tevdi etmesinin de hakkın kötüye kullanımını ve haksız bir takip süreci başlattığını ortaya koyduğunu savunarak, davanın usul ve esastan reddine, takipte haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalıya fazladan ödeme yapıldığı iddiasına dayalı olarak davalı hakkında başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce davalının tacir sıfatına haiz olup olmadığının tespiti amacıyla ... tacir kaydına rastlanmadığı ile .... 07.06.2018-30.12.2021 tarihleri arasında mükellefiyetinin bulunduğu, 30.12.2021 tarihinde terk olduğunun bildirilmiş olduğu, buna göre davalı...'ın ticaret sicilinde tacir olarak kayıtlı olmadığı gibi işbu dava tarihi olan 04.03.2025 tarihi öncesinde de ticareti bırakarak tacir sıfatını kaybetmiş olduğu ve dava konusu icra takibinin de genel haciz yoluna ilişkin bir takip olduğu anlaşılmakla, davalının tacir olmaması ve icra takibinin genel haciz yoluna dayalı takip olması nedeniyle, mutlak ticari nitelikte olmayan ve her iki tarafı tacir olmayan işbu davanın TTK'nun 4. Maddesi kapsamında ticari dava niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle işbu davada Mahkememizin görevli olmayıp, görevli mahkemenin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin işbu davada görevsiz olması ve mahkemenin görevli olmasının dava şartı niteliğinde bulunması nedeniyle, dava dilekçesinin Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle usulden reddi ile ... Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı vermek gerekmekle, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin usulden REDDİNE,2-Kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... gönderilmesine,3-Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç konusunda HMK 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece karar verilmesine, 4-HMK'nun 20. maddesi gereğince, kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, istinaf edilmesi ve başvurunun esastan reddi halinde istinaf kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurularak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, aynı madde gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılması ile harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda karar verileceğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025....