Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde, eser sözleşmesinden doğan 70.408,80 USD alacağın temlikine davalının usul ve esasa ilişkin itirazlarının incelendiği itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, davacının üçüncü bir şirketten devraldığını iddia ettiği, davalı ile üçüncü şirket arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan 70.408,80 USD tutarındaki alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup; davacı, devrin geçerliliğine ve borcun varlığına dayanırken, davalı, alacak temlikinin usulsüz olduğunu, eser sözleşmesinin eksik ve ayıplı ifa nedeniyle feshedildiğini, borçlu olmadığını ve aksine alacaklı bulunduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARAASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİK A R A RESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████...DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2019KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 30.05.2025DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı ... davalıdan olan ve █████/2014 tarihinde akdedilen eser sözleşmesinden kaynaklanan 70.408,80 USD alacağını devraldığını, dava dışı şirketin davalı aleyhine söz konusu eser sözleşmesinden doğan alacağına kavuşmak maksadıyla ...sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, davalının ödeme emrinin tebliği üzerine itiraz ettiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu, görüşmeler sonucunda uzlaşmaya varılamadığını buna ilişkin son tutanak düzenlendiğini, borca itirazın haksız olduğunu belirterek, itirazın iptali ile davalının alacağın %100'ü miktarında tazminatına mahkum edilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava dilekçesinde harca esas değerin belirtilmediğini, bu eksikliğin tamamlattırılmasının zorunlu olduğunu, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan temlik sözleşmesi üzerinde temlik eden dava dışı şirkete ait herhangi bir kaşe ya da işaret bulunmadığı gibi evrakta işlemi gerçekleştiren şirket yetkilisinin ad ve soyadının dahi yer almadığını, sözleşmesinin ekinde imza beyanamesi ve işlemi gerçekleştirenin temlik yetkisini gösterir bir belge de sunulmadığından delil niteliğine haiz olmayan sözleşme ile taraflar arasındaki temlik işleminin ispatının mümkün olmadığını, ortada geçerli bir temlik sözleşmesi olmadığından davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da davaya dayanak teşkil eden icra takibini başlatan Av..... ile davacı arasındaki anne-oğul ilişkisi sebebiyle davacının davaya konu alacağa temlik almasının açık bir disiplin suçu teşkil ettiğini, dava dışı .... sayılı üretim raporlama ve veri tabanı sözleşmesi ile yüklendiği yükümlülüklerini usulüne uygun olarak yerine getirmediği için taraflar arasında sözleşmenin müvekkili şirketin █████/2015 tarihli bildirimi ile feshedildiğini, her ne kadar sözleşmede işin teslim tarihi Aralık 2014 olarak belirlenmiş ise de, aradan 1 yıl geçmesine rağmen dava dışı şirketin sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun olarak dilekçede belirtilen hususları yerine getirmediği ve tüm uyarılara karşın bir düzeltme ve değişiklik yapılmadığının tespit edildiğini, belirtilen sözleşmeye aykırılıkların uyarılara karşın giderilmemesi üzerine müvekkili şirketin █████/2015 tarihli fesih bildiriminin aynı gün dava dışı şirkete mail yoluyla iletildiğini ve sözleşmeden doğan zararları ile birlikte fazladan yapılan ödemelerin iadesini talep ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih hükümlerine göre ...şirketinin süresinde tamamlanmamış ve müvekkili tarafından onaylanmamış olan eksik ve ayıplı işlerle ilgili ödeme talep etme hakkı bulunmadığından müvekkilinin takibe konu faturayı ödeme gibi bir yükümlülüğünün olmadığını, davacı vekilinin delil listesinde █████/2015 tarihli, 1018 nolu ve 70.408,80 USD bedelli faturayı "itiraza uğramayan fatura" olarak nitelemekte ise de, söz konusu faturanın müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olduğundan herhangi bir itiraz yükümlülüğünün de doğmadığını, dava dışı ... şirketine yapılan son ödemenin ...nolu fatura ödemesi olup,... nolu faturanın müvekkilinin ticari defter kayıtlarına girmediğini, defter incelemesi sonucunda bu durumun ortaya çıkacağını, dava dışı şirkete borçlu olunmayıp aksine alacaklı olunduğunu, bu nedenle icra takibine haklı olarak itirazda bulunulduğunu, açılan davanın da haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddine, kötü niyetle başlatılan takip nedeniyle müvekkili lehine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE : Dava; dava dışı şirketle davalı arasındaki sözleşmeye dayalı faturaya konu alacağın tahsili için başlatılan ve daha sonra davacı şirkete temlik edildiği iddia edilen alacakla ilgili icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir.... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; dava dışı ..... tarafından davalı hakkında eser sözleşmesine dayalı faturaya konu 70.408,80 USD asıl alacak, 4.611,72 USD işlemiş faiz olmak üzeri 75.020,52 USD alacağın tahsili istemiyle █████/2018 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edildiği, takip alacaklısı dava dışı şirket vekili tarafından icra müdürlüğüne sunulan █████/2018 tarihli dilekçe ile alacağın ...'e devredildiğinin belirtildiği ve ekinde alacak devir sözleşmesinin sunulduğu, icra müdürlüğünce █████/2018 tarihli kararla talep ekinde sunulan alacağın devir sözleşmesinin tarafların kendi aralarında yapıldığı resmi merciler önünde yapılmadığı, temlik yetkisi de bulunmadığından talebin reddine karar verildiği, takip alacaklısı vekili tarafından icra müdürlüğünün █████/2018 tarihli kararına karşı rücu talebinde bulunulduğu icra müdürlüğünce rücu talebinin değerlendirilerek █████/2018 tarihli kararla İ.İ.K.'nın 16. maddesi gereğince şikayet hakkı saklı kalmak üzere talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davanın niteliği gereği dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunluluğu olan davalardan olduğu, dava açılmadan önce arabulucuya başvuruda bulunduğu anlaşmaya varılamadığına ilişkin █████/2019 tarihli son tutanağın düzenlendiği ve daha sonra dava açıldığı anlaşılmakla bu yöne ilişkin dava şartının yerine getirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin .... esasına kayıtla yapılan yargılama sonucu 11.11.2020 tarih ... sayılı kararla davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 70.408,80 USD asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, hükmolunan meblağın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince İstinaf kanun yoluna başvurulmuş, ... esas ... sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuş, ... karar sayılı ilamıyla davalı vekilinin temyiz sebeplerinin reddine, davacı vekilinin temyiz sebeplerinin 2 nolu bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile ... kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir....karar sayılı bozma ilamında; ''...TBK'nun 117. maddesinde muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüte düşeceği, borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı hükme bağlanmıştır.İcra takibine konu edilen faturada, vade kısmının karşısına fatura tarihi şeklinde not düşüldüğü anlaşılmaktadır. Ancak faturanın davalı tarafa tebliğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Alacaklı fatura tarihinden itibaren işlemiş faiz talep etmiş ise de fatura tebliğ edilmediğinden bu talebinin yerinde olmayacağı, ancak; mahkemenin de hükmüne dayanak teşkil eden mailler incelendiğinde, alacaklının borçluya ödeme yapması için mail gönderdiği, borçlunun ise cevabi mailinde Eylül ayına ait herhangi bir süre belirtmeksizin faturanın Eylül ayında işleme alınacağı ve ödeneceğini bildirdiği anlaşılmıştır. Bu halde ödeme tarihinin Eylül ayının son günü olduğu kabulü ile davacının alacağına taleple bağlılık ilkesi de gözetilmek suretiyle; 1 Ekim 2016 tarihinden icra takip tarihine kadar 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranından işlemiş faiz talep edebileceği gözetilerek; davacının talep edebileceği asıl alacak ve işlemiş faizin belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' denilmiştir.Bozma ilamı sonrası dosya mahkememizin ████████ esasına kayıtla bozma ilamına uyularak yargılama sürdürülmüştür.Uyulan Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlarda işlemiş faizin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi 25.03.2025 tarihli raporunda 70.408,80 USD'nin 01.10.2016 tarihi ile 30.04.2018 tarihi arası devlet bankalarınca birer yıllık dönemler itibariyle USD mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamada işlemiş faizin 4.419,55 USD olarak hesaplandığını bildirmiştir. TBK'nın 183 vd. maddelerinde alacağın temlikinin düzenlediği, 184. madde uyarınca alacağın devrinin geçerliliğinin, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğu anlaşılmıştır. İşbu davada alacağın temlikine ilişkin alacak devir sözleşmesi başlıklı █████/2018 tarihli belge örneği sunulmuş olup, devredenin ... olarak belirtildiği, temlik eden vekili işbu davaya davacı yanında feri müdahil olarak katılmış olup, vekaletnamesini sunduğu ve temlikin geçerli olduğunu, müvekkilinin işbu icra takibine konu alacağı temlik ettiğini bildirdiği ve taraflar arasındaki sözleşme ve devir işlerinin geçerli olduğunu bildirdiği anlaşılmakla, alacağın temlikinin şekle tabi olmaması ve adi yazılı belge ile de yapılabilecek olması nedeniyle temlikin geçerli olduğu kanaatine varılmıştır. Davanın dayanağı...sayılı takip dosyasında icra takibine █████/2018 tarihinde geçildiği, ödeme emrinin █████/2018 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borca itirazın █████/2018 tarihinde yapıldığı, temlik sözleşmesinin ise borca itirazdan sonra █████/2018 tarihli olduğu, temlikin geçerli olup olmadığı hususunun mahkememizce resen değerlendirilmesi gerektiği, alacağın devri nedeniyle taraf değişikliğine ilişkin alacaklı vekilinin talebinin icra müdürlüğünce reddinin, işbu itirazın iptali davasının görülmesine engel olamayacağı sonucuna varılmakla, davanın esastan incelenmesi ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Mahkemece yapılan inceleme, taraflar ve dava dışı ... arasında yapılan yazışmalar ve tüm kapsamına göre davacı taraf, temlik eden .... ile davalı arasında düzenlenen sözleşme kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili isteğinde bulunmuş olup, davanın niteliği gereği davada kanıt yükünün davacı tarafta olduğu, fatura davalı defterinde kayıtlı değil ise de, yapılan yazışmalar ve dava dışı şirketin birinci derece imza yetkililerinden ... (genel müdür), mail yazışmalarındaki beyanları içeriği de nazara alındığında işbu dava konusu faturanın kabul edildiği, borcun ödenme noktasında anlaşmalar için yazışmalar yapıldığının belirlendiği, faturanın alımı için alan kişinin şirket yetkilisi olmasının gerekmediği, daha önceki faturalarında aynı şekilde alındığı, faturanın tebliğ ve içeriği yönünden varlığının kabulü ve ödeme noktasındaki yazışmalarda nazara alındığında faturaya konu hizmetin verildiği ve faturanın tebliğ edildiği hususunun kanıtlandığı, dosya kapsamı itibarıyla dava konusu icra takibinin dayanağı 70.408,80 USD asıl alacağın bulunduğu, bu miktar asıl alacağa itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.İcra takibinde işlemiş faiz isteğinde bulunulmuş olup; mahkemece yapılan inceleme uyulan Yargıtay bozma ilamı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, hükme dayanak maillerde alacaklının borçluya ödeme yapması için mail gönderdiği, borçlunun ise cevabi mailinde eylül ayına ait herhangi bir süre belirtmeksizin faturanın eylül ayında işleme alınacağı ve ödeneceğinin bildirildiği, bu durumda ödeme tarihinin eylül ayının son günü olduğu, davacı alacağına taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek 01.10.2016 tarihinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz istenebileceği, bunun da miktarının bilirkişi raporuyla belirlendiği 4.419,55 USD olduğu anlaşılmakla davanın 70.408,80 USD asıl alacak, 4.419,55 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 74.824,35 USD üzerinden kısmen kabulüne, alacak faturaya dayalı likit olmakla, hükmolunan meblağın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalının reddedilen miktar üzerinden yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabulü ile; Davalının ... sayılı takip dosyasında itirazının 70.408,80 USD asıl alacak, 4.419,55 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 74.828,35 USD için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren Devlet bankalarınca birer yıllık dönemler itibariyle USD mevduata uygulanan faiz oranı üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Hükmolunan meblağın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının %20'si olan 60.910,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalının tazminat talebinin reddine,Alınması gerekli 30.566,40 TL harçtan mahkememiz veznesine peşin yatırılan 3.647,74 TL ile icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 1.525,50 TL toplamı 5.173,24 TL’nin mahsubu ile kalan 25.393,16 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin kabul ve ret oranları da nazara alınarak 1.316,56 TL'sinin davalıdan, geri kalan 3,44 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 6.230,30 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren % 99,74’ü olan 6.214,10 TL ile 44,40 TL başvurma ve 5.173,24 TL peşin harç toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı tarafından yapılan posta giderinden ibaret 306,00 TL yargılama giderlerinin %0,26’sı olan 0,80 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 48.728,22 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden AÜTT madde 13/2 uyarınca 782,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesineKullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025....Davacı Yargılama Gideri Dökümü Posta Gideri : 230,30TL Bilirkişi Masrafı : 6.000,00TL +--------------------TOPLAM 6.230,30TL