Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, zihinsel engelli olduğu iddia edilen davacının alkol etkisiyle imzaladığı boş senetle ilgili menfi tespit davasını, belgenin kambiyo vasfı taşımadığının tespiti üzerine görevsizlikten reddetti.
Özet: Doğuştan zihinsel engelli olduğunu belirten davacı, davalının kendisini alkol etkisindeyken boş senede imza attırarak borçlandırdığını ileri sürerek kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibine itirazla borçlu olmadığının tespiti, takibin durdurulması ve kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş; davalı ise sahtecilik iddialarını reddedip davacının kötü niyetli olduğunu, yasal danışmanlık durumunun sonradan ileri sürüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. Ancak yargılama esnasında takibe konu senedin kambiyo vasfı taşımadığının kesin olarak belirlenmesi üzerine, uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava, görev yönünden usulden reddedilmiştir.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'un tüm aile üyeleri gibi doğuştan zihinsel engelli bir birey olduğunu, .... engelli kadrosunda temizlik personeli olarak çalıştığını, tarafların 2020 yılında aynı yerde tanışmalarından dolayı tanıştıklarını, müvekkilinin kısa bir süre davalının elinde kaldığını, davalının bu durumdan faydalandığını, davacının .... çalışmak istediğini öğrenen davalının davacıyı .... tanıdığının olduğunu, isterse müvekkilinin bu dileğini gerçekleştirebileceğini bildirdiğini, müvekkilinin de kabul ettiğini, tarafların birlikte alkol almaları sonrası boş bir senedi müvekkilinin imzalaması akabinde işe alınmasının tamamlanacağını, müvekkili ise alkol etkisinde boş senede imza attığını, müvekkilinin zor durumundan faydalanan davalının 9 ay sonra ....Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, imzada sahtecilik yapıldığını,.... soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, tüm bu nedenlerden ötürü davanın kabulü ile, icra dairesindeki vezneye girecek paranın davalıya ödenmemesini, müvekkilinin .... esas numaralı takip dosyasındaki alacak bakımından borçlu olmadığının tespitini ve ilgili icra takibinin durdurulmasını, davalı aleyhine alacak miktarının %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yasal danışman atanan sınırlı ehliyetli olduğu kabulü halinde dava açma ve sulh olma hususunda yasal danışmanın izni gerekmekte olduğunu ve işbu davada yasal danışman olmadığından öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, Müvekkilinin hiçbir şekilde söz konusu senette sahtecilik yapmadığını ve bu durum imzaya itraz davası ile kanıtlandığını ve davacının açmış olduğı davayı kaybettiğini, Davacının daha önce imzaya itiraz ettiğini, ve davayı kaybedince bu sefer alkol etkisi ile imza atıldığını dile getirdiğini, Kaldı ki bir an için böylesi bir durum olsa bile söz konusu durum senedi geçersiz kılmayacağını, davacının kısıtlanmış biri olmadığını, söz konusu iddia ile müvekkilden alınan borcun ödenmemesi gibi bir amacı olduğunu, Davacının müvekkilden borç alırken akli melekeleri tamamen yerinde iken ödeme hususunda yerinde olmadığı iddiası açıkça kötü niyetli olduğunu,Davacının kendisine yasal danışman atanma gereksinimi olduğunu asla kabul edilmemesi gerektiğini, Bir an için böylesi bir durum söz konusu olsa dahi davaya konu senet davacının iddia edilen yasal danışmanın atanma tarihinden çok önce olduğunu davaya konu senedin işbu yasal danışman atanması ile ilgisi bulunmadığını, Davacının dava konusu senedi geçersiz kılmaya çalışarak sebepsiz zenginleşmek amacında olduğunu, tüm bu nedenlerden ötürü sebepsiz zenginleşme çabası ile açılmış işbu davanın reddini, davacının asıl alacağının %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK:Dava; davacının davalının takibe geçtiği .... Esas sayılı takip dosyasından ve takip dosyasına konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı, senedin düzenlendiği tarihte davacının ehliyetinin olup olmadığı, davacının senet nedeniyle borçlu olup olmadığı, kötü niyet tazminatı ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu tespit edildi. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olarak görülmekteyken, yargılama sürecinde davaya konu senedin kambiyo vasfını taşımadığına ilişkin .... Dairesince █████/2024 tarih ve .... sayılı kesin nitelikteki karar verildiği taraf vekillerince dosyaya bildirilmiş ve ilgili karar ilamı dosyaya celp edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki ise 6102 Sayılı TTK'nun kabulünden sonra görev ilişkisi haline getirilmiştir. Mahkemelerin görevi dava şartı olup her zaman resen ele alınır. Buna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen ticari davalardan olmamasına göre davada asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan, mahkememizin görevine ilişkin dava şartı bulunmadığından ve davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından usulden reddi ile talep halinde dosyanın görevli Nöbetçi Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;1) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4, 5, HMK'nin 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,2) Davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3) Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye göndermeyi talep etmeleri halinde dosyanın .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,4) (a) Süresi içinde yapılan başvuru yapılması ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, (b) Süresi içinde başvuru yapılmaması halinde ise HMK'nin 20/1-son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve yargılama giderlerinin verilecek ek kararda hüküm altına alınmasına, Dair, E-duruşma sistemi üzerinden davacı vekili ve E-duruşma sistemi üzerinden davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... ¸ Hakim ...¸