Mirasçıdan mal kaçırma amacıyla vasiyetname ile yapılan tasarrufun muris muvazaası ve tapu iptali, olmazsa tenkis talebiyle açılan davanın, vasiyetnamenin tek taraflı işlem olması ve hak düşürücü süre sebebiyle reddi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Dava, mirasbırakanın vasiyetname ile malvarlığını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla devrettiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil, aksi takdirde tenkis talebini içermekte olup, tüm yargılama aşamalarında, vasiyetnamenin tek taraflı bir işlem olması nedeniyle muris muvazaasına konu edilemeyeceği, ayrıca tenkis talebinin de hak düşürücü süreyi geçirdiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; Yargıtay da bölge adliye mahkemesinin bu yöndeki kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Davacı vekili; muris ... 'ın maliki olduğu 58 parsel sayılı taşınmazı .... Noterliğinin 26.12.2013 tarihli vasiyetnamesi ile davalıların annesi olan eşi ...’ye vasiyet ettiğini, vasiyetin ne şeffaflıkla hazırlandığının bilinmediğini, kandırılarak hazırlatıldığını ve haklarının tecavüze uğradığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmazsa mirastan kaçırılan saklı paylarının rayiç bedellerinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi istemiştir.
Davalılar vekili; davacının daha öncesinde de vasiyetnamenin iptali için davalıların annesi muris ...'a vasiyetnamenin iptali davasını açtığını, davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini, muris muvazaası iddiasının ise muris ile lehine tasarrufta bulunulan karşı tarafın, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla aralarında yaptıkları gizli anlaşmaya dayanan muvazaa türü olduğunu, vasiyetnamenin murisin tek taraflı irade beyanı ile gerçekleştirildiğini ve herhangi bir kimseye yöneltilmesi gerekmeyen şekli anlamda ölüme bağlı bir tasarruf olduğunu, muvazaalı olarak gerçekleştirilmesine imkân bulunmadığını, daha önce açılan davada murisin ehliyetli olduğunun saptandığını, davanın süresinde açılmadığını belirterek reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında aldırılan ATK raporu ile murisin vasiyetname tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun tespit edildiği, vasiyetnamenin geçerli olduğu nazara alındığında, ölüme bağlı tek taraflı irade açıklaması niteliğinde olan ve muris tarafından yapılan vasiyetnamenin muvazaa sebebiyle iptalinin istenilmesinin mümkün olmadığı, tenkis isteğinin ise hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, vasiyetname ile devirde muris muvazaasının olmayacağı, tenkis iddiasının ise daha önce açılan davada talep edildiğinden hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın muris muvazaasına yönelik olduğunun tespit edildiği, ön inceleme tutanağının da hazır bulunan davacı ve davalılar vekilleri tarafından imzalandığı ve HMK'nın 140/3. maddesi uyarınca tahkikatın bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütüldüğünün anlaşılmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!