Muris muvazaasına dayalı tazminat davasında, kooperatif hissesi devrinin kişisel hak niteliği taşıması nedeniyle 01.04.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanabilirliği.
Özet: Davacı, miras bırakanın kendisinden mal kaçırmak amacıyla davalılara muvazaalı olarak devrettiği, tapu iptali davası açılmasına rağmen üçüncü kişiye satıldığı için tescilin sağlanamadığı kooperatif hissesi niteliğindeki taşınmazdaki miras payı karşılığı tazminat talep etmiştir; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, kooperatif hissesinin kişisel hakkın devri niteliğinde olması nedeniyle muris muvazaasına ilişkin 01.04.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararının bu duruma uygulanamayacağını ve tapu iptali ve tescil yoluyla hak elde edilemeyeceğini, ayrıca tenkis talebinin de hak düşürücü süreye tabi olduğunu vurgulayarak davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, muris muvazaası hukuksal nendenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkili ... ile davalıların müşterek murisi ... 'ın müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla maliki bulunduğu Denizli'deki taşınmazlarını muvazaalı olarak davalılara devrettiğini, bu nedenle Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açtığını, ancak dava sırasında 2311 parselin dava dışı üçüncü kişiye devredilmesi nedeniyle bu taşınmaza yönelik davanın reddine karar verildiğini ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, diğer iki parsel yönünden ise muvazaa sabit görülerek müvekkili lehine tescil kararı verildiğini, murisin muvazaalı hareket ettiğinin kazayı muhkem niteliğini alan Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla sübuta erdiğini, açıklanan nedenlerle dava konusu 2311 parsel sayılı taşınmazın bugünkü değeri üzerinden müvekkilinin miras payına düşen alacağı sebebiyle uğramış olduğu zarar yönünden şimdilik 10.000,00 TL'nin tüm davalılardan payları oranında yasal faiziyle alınıp davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın 3. kişiye devredilmiş olması nedeniyle muvazaa olgusu değerlendirilmeksizin tapu iptali konusunda davanın reddine karar verildiğini, dava konusu taşınmazın kooperatif evi olduğunu, başlangıçta hem davacı adına hem muris adına 2 adet kooperatif hissesi alındığını, davacı yanın kendi kooperatif hissesini isteği ile sattığını, murise ait hissenin ise aidat ve giderlerin ağırlığı nedeniyle davalılar tarafından devralındığını bu nedenle taşınmazın hiçbir zaman muris adına kayıtlı bir taşınmaz olmadığını, muris muvazaasından söz edebilmek için ilk şartın işlem yapılan mal varlığı değerinin tapuya kayıtlı bir taşınmaz olması gerektiğini, bu nedenle talep edilen taşınmazın muris adına sadece kooperatif hisseliği olup adına tapulanmadığından davacının muris muvazaası nedeni ile talep etmiş olduğu alacak açısından ilk şartın oluşmadığını, kişisel hakkın temliki niteliğini taşıyan kooperatif hissesinin devri işleminde muris muvazaasına ilişkin 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İBK'nın uygulanmasının olanaklı olmadığını, Mahkemece tenkis hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi durumunda ise tenkis talebini içeren davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, kooperatif aidat ve giderlerinin davalılarca karşılandığını, 1995 yılında hisse devrinin yapıldığını ve 2000 yılında taşınmazın tapuda davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kişisel hakkın temliki niteliği taşıyan kooperatif hisse (üyelik) devri işleminde 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı gerekçesiyle muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebinin reddi gerektiği, diğer taraftan talebin tenkis olarak değerlendirilmesi halinde ise tenkis davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle dolmuş olduğu, yine bu konuda verilen Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen kararı olması nedeniyle HMK'nın 114/1-i ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kişisel hakkın temliki niteliği taşıyan kooperatif hissesinin davalıya devri ile davalı adına kooperatif hissesi satın alma işleminde 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı, eldeki davada tenkis istemi de olmadığı, İlk Derece Mahkemesince sonuç olarak tapu iptali ve tescil istemli davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere, özellikle 01.04.19 74... /2 sayılı İBK'nın uygulanma olanağı bulunmadığı hallerde muris muvazaasına dayalı tazminat isteği de dinlenemeyeceğine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.