İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin deniz taşımacılığında gemi makine arızası sonucu oluşan müşterek avarya hasarı nedeniyle açılan sigorta rücu davası istinaf kararı.
Özet: Dava, denizyolu taşımacılığı sırasında geminin ana makinesinde arıza meydana gelmesi sonucu müşterek avarya ilan edilmesi üzerine, sigorta şirketinin ödediği kurtarma yardımı ve müşterek avarya katılım paylarının, taşıyıcının kusuru ve sorumluluğu gerekçesiyle rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılması talebiyle açılmış bir alacak davasıdır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: 2019/9 Esas - ████████ KararDAVA: ... (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasındaki ... (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı/sigortalı ... tarafından, .... A.Ş firmasına, 28.12.2017 tarihli 9 adet ve 05.01.2018 tarihli 24 adet fatura ile ... Limanı olarak 121 Rulo/ 2.951,890 Mton sıcak çekilmiş rulo sac emtiası satıldığını, sigortalı firmanın söz konusu emtianın denizyolu ile nakliyesi için ... firması ile anlaştığını ve firma yetkilileri tarafından Türk bayraklı ... IMO numaralı ... gemisinin görevlendirildiğini, ... gemisinin 12.01.2018 tarihinde saat 11:15’de yanaştığını, aynı gün saat 17:30’da başlanan yükleme operasyonunun 13.01.2018 tarihinde saat 05:40’da tamamlandığını, 13.01.2018 tarihinde saat 08:10’da limandan ayrılan gemi, ... Limanı’na doğru yola çıktığını, 18.01.2018 tarihinde saat 01:25 civarında ... mevkiine gelindiğinde olumsuz hava şartları nedeniyle ... demirleme yerinde demirlendiğini, aynı gün öğlen saatlerinde havanın müsait duruma gelmesinin ardından 18:00’da buradan demir alarak seyre devam edildiğini, saat 21:00 sıralarında Gelibolu ile Marmara Adası arasında (...mevkii) geminin ana makinesinden ses geldiği ve çarkçıbaşı tarafından köprüüstüne haber verildiğini, boğaz seyrine devam edildiği için trafik düzenine engel olmamak için gemiyi sancak alabanda yaparak rotadan çıktığı ve Gelibolu Kıyı Emniyet’e telsiz ile haber verildiğini, eşzamanlı olarak donatan yetkililerine haber verildiğinin bildirildiği, 19.01.2018 tarihinde saat 05:45’de armatörün de bilgisi dahilinde Kıyı Emniyeti tarafından görevlendirilen “...” adlı römorköre halat verilerek geminin güvenli bir bölgeye çekildiği ve burada demirlendiği, aynı gün saat 15:00 sıralarında donatan tarafından görevlendirilen teknik servisin gemiye çıkarak yaptığı kontrolde ana makine krankının kırık olduğunun tespit edildiği, gemi armatörü tarafından müşterek avarya ilan edileceğinin sigortalı yetkililerine bildirildiği, sigortalı yetkililerinin de hasarın tespit ve tazmini için davacı müvekkili ... A.Ş.'ye ihbarda bulunduklarını, müvekkili nezdinde ... nolu hasar ve rücu dosyası açıldığını, geminin 23.01.2018 tarihine kadar burada demirde beklediği, bu süre içerisinde gemi sahipleri tarafından geminin çekilmesi için çeki firmalarıyla görüşüldüğü, anlaşma sağlanan ... adlı römorkör ile 23.01.2018 tarihinde saat 13:20’de başlanan çekme operasyonunun geminin 24.01.2018 tarihinde saat 11:45’de İzmit ...Limanı’na açıklarına demirlendiği, geminin 26.01.2018 tarihinde saat 09:00’da ...Limanı’na yanaştırıldığının tespit edildiğini, hasar anında gemi yüklü olduğu için çekme sözleşmesinin imzalanmasını müteakip, 19.01.2018 tarihinde donatan yetkilileri tarafından müşterek avarya ilan edildiğini, gemi armatörü tarafından atanan...... &.... firmasınca ..... mektubu aynı gün sigortalıya gönderildiğini, sigorta ekspertizleri tarafından gemi armatörü yetkililerine geminin Müşterek Avaryası’nın hesaplanabilmesi için öncelikle ... & ... ile temas kurarak, Hususi Avarya tarafını netleştirmeleri istendiğini, hasara ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından talep edilen ekspertiz çalışması sonucu ... nolu rapor ile hasarın toplam miktarı detayları ekspertiz raporunda açıklandığı üzere, 124.000,00 USD (Kurtarma Yardım Katılım Payı) ve 37.896,82 USD ( Müşterek Avarya Katılım Payı) toplam 161.896,82 USD olarak hesaplandığını, gemi armatörü tarafından ilan edilen müşterek avarya hasarına ilişkin taraflar arasında imzalanan ...incelendiği ve konu dökümanda Müşterek Avarya hasarlarının 2004 York Antwerp kurallarına tabi olduğu öngörüldüğünü, fakat davalı/borçlu aleyhine başlatılan takip, davalı ve takip borçlusu olan ... ve ... A.Ş. tarafından 13.06.2018 tarihinde yapılan haksız itiraz nedeniyle durduğunu, zarara yol açan fiil, ister haksız fiilden, ister akitten, isterse kusursuz sorumluluk hallerinden doğsun, sigortacı sorumlu kişiye karşı rücu hakkını kullanabildiğini, bu sebeple de dava ve takip haklarının bulunduğunu, davalının hasarın taşımanın hangi evresinde olursa olsun sorumluluğunun bulunacağını, taşıyıcının teslim aldığı malı alıcıya teslim etmekle yükümlü olup, tam ziya sebebiyle navlun bedelini dahi iade edilmesi gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, borçlunun takibe, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız itirazlarının kaldırılmasına, İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yüksek Mahkeme tarafından bir geminin karaya çıkarak arabaya verdiği zarardan dolayı sigortalıya ödenen kasko sigortasına dayalı rücuen tazminat talebi ile ilgili olan davanın dahi konunun deniz ticaretine ilişkin bir uyuşmazlık olduğundan bahisle Denizcilik İhtisas Mahkemesi tarafından karara bağlanması gerektiğini, dava konusu somut olayla paralel olarak taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın davalıya ait gemi ile hasarlı bir şekilde taşındığı iddiasıyla sigorta tazminatının ödenmiş olmasından bahisle açılan rücu davasında da görevli mahkemenin denizcilik ihtisas mahkemeleri olduğunu, ... gemisi .....'dan .......'e yüklü olarak yaptığı sefer esnasında ... Ocak 2018 tarihinde Marmara Denizi'nde makine arızası geçirdiğini, bunun üzerine derhal makine stop edildiği ve Gelibolu Gemi Trafik Hizmetleri'ne bildirimde bulunulduğunu, ertesi gün, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne bağlı “..." isimli römorkör olay yerine intikal ettiğini ve gemiyi güvenli bölge olan demir sahasına çektiğini, aynı gün gemiye ana makine tamir ve bakım ekibi çıktığını ve ana makine krank şaftının kırıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine armatör tarafından müşterek avarya ilan edildiği ve durum yük ilgililerine bildirildiğini, 24 Ocak 2018 tarihinde, gemi ve davacı yük ilgilileri Kıyı Emniyeti'nde sulh görüşmelerini sonuçlandığı ve gemi ile yükün kurtarılmasına ilişkin olarak toplam 150.000 USD'lik bir tutarın Kıyı Emniyeti'ne ödenmesi kararlaştırıldığını, gemi, yük ve yakıtın değerine göre, bu kurtarma ücretinin 120.000 USD'lik kısmı yük tarafında kaldığını, dispeç raporu hazırlandığı ve müşterek avaryaya dâhil olan kurtarma 37.896,82 USD'lik bir bölümünün yük ilgilileri tarafından ödeneceği belirlendiğini, müşterek avarya garamesine giren zararların yük tarafına düşen kısmının taşıyana rücu edilmesi mümkün olmadığını, davaya konu geminin krank şaft arızası yaşadığını, Denize Elverişlilik Belgesi'nin “şaft sörveyi” bölümünde görüldüğü üzere beş senede bir yapılması gereken şaft sörveyi, 30.09.2016 yılında yapıldığı ve geminin şaftı uygun bulunduğunu, ... gemisinin krank şaftı yukarıda anılan tüm incelemelerden geçtiğini, bir sonraki inceleme 2021 yılı olarak belirlendiği ve bu gemi için denize elverişlilik belgesi düzenlendiğini, geminin anılan taşımanın yapıldığı esnada, gemi Ulusal ve Uluslararası konvansiyonlarca belirlenen asgari gemi adamı yeterliliğine de sahip olduğunu ve bu husustaki tüm sertifikaları da eksiksiz olduğunu, taşıyanın ve adamlarının dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, taşıyan için düzenlenen ispat yükü, denize elverişliliği ispatlayan karine niteliğinde belgelerle yerine getirildiğini, geminin krank şaftının kırılması bir deniz tehlikesi ve kazası olduğunu beyanla davanın esastan reddine, masrafların ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...olay tarihinde .. ... gemisinin geçerli denize elverişlilik belgesinin mevcut olduğu, İskenderun limanından yola elverişlilik belgesi alarak seferine başladığı, Gelibolu ile Marmara Adası arasında (...mevkii) geminin ana makinesinden ses geldiğinin tespit edildiği, makinede herhangi bir arıza olup olmadığının tespit edilmesi için Kıyı Emniyeti tarafından görevlendirilen “...” adlı römorkörü yardımıyla geminin güvenli bir bölgeye çekildiği, donatan tarafından görevlendirilen teknik servisin gemiye çıkarak yaptığı kontrolde krank milinin kırık olduğunun görüldüğü, ...gemisi olay tarihi itibariyle yalnızca yurt içi kıyı seferlerine çıkan ve bu yüzden de ISM yönetmeliklerine tabi olmayan bir gemi olduğu, İskenderun limanından yükünü alarak İzmit limanına doğru yola çıkarken sefere engel bir durumunun dosya kapsamına göre tespit edilemediği, sorunsuzca sefer yapabileceğinin denize elverişlilik ve yola elverişlilik belgeleri ile teyit edildiği, gemi 38 yaşında olsada yapısal dayanımı ilgili klas kuruluşu (...) tarafından uygun bulunup sertifikalandırılmış olduğundan, olay tarihinde geminin donanımının halen noksansız ve sorunsuz, iş görebilir dudumda olduğunu ortaya koyan sertifikalara sahip olduğu, bilirkişi raporlarında olay tarihi olan 18.01.2018 günü itibariyle ... gemisinin can ve mal emniyeti açısından seyrine engel teşkil edecek herhangi eksiklik ya da kusur tespit edilemeyip, yeni inşa edilmiş bir gemi dahi yola elverişlilik belgesiyle seyrederken bu tür makine arızalarının yaşanabileceği yönünde görüş bildirildiği, sonuç olarak geminin sahip olduğu elverişlilik belgeleri ile geçerli klas sertifikasının, yolculuk başlangıcında ana makinede her hangi bir bozukluk ya da noksanlık olmadığına dair donatan lehine karine oluşturduğu, aksinin dosya kapsamına göre ispatlanamadığı, bu durumda arızanın yolculuk sırasında ortaya çıktığının kabulü gerektiği, krank mili kırılması hadisesi neticesinde, yük ve geminin müşterek tehlikeye maruz kaldığı, söz konusu tehlikenin giderilmesi amacıyla çekilerek gemi ve yükün kurtarıldığı, bu kapsamda yapılan harcamaların 2004 York-Anvers Kaideleri uyarınca gemi ve yükün müşterek selameti için gerçekleştirildiği, bu nedenle hususi avarya kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmış olduğundan, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından teknik açıdan üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirilmediğini, gerekçeli kararda belirtilenin aksine davalı, gemi makine bölümünde güvenli yönetim sistemi kapsamında yapılması gereken kontrollerin ve periyodik bakımların tam olarak yapıldığını ispat etmesi gerektiğini, taraflarınca davalı tarafından geminin makine dairesi operasyonları yağ yakıt alımı kontrol listesi ve aylık planlı bakım sistemi takip dökümanlarının da Mahkemeye sunulması talep edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından bu belgelerin dosyaya sunulmadığını, Davalı tarafından yıllık survey raporlarının da sunulamamış olması dolayısıyla yönetmelik gereği Denize Elverişlilik Belgesi'nin bu hususta da usule aykırı düzenlenmiş olduğunu, davalı tarafından denize elverişlilik belgesinin usulüne uygun olarak düzenlenmemiş olması, Ulaştırma Bakanlığı tarafından düzenlenen Gemilerin Teknik Yönetmeliği maddelerinde belirtilen belgeler, ayrıntılı yıllık survey belgeleri ve tarafılarınca sunulması talep edilen belgelerin sunulmaması neticesinde, arızanın neden kaynaklandığının tespitinin eksik kaldığını, 25.06.2020 tarihli bilirkişi ön raporunda belirtilen eksikliklerin de davalı tarafından tamamlanmadığını, dosya kapsamında alınan 16.02.2022 (kök rapor) ve 10.06.2022 (ek rapor) tarihli bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının söz konusu yargılamada değerlendirilmediğini,Uluslararası protokol ve teamüller gereği "gemiyi denize, yüke ve yola elverişli" hale getirmekle sorumlu olan davalı Donatan'ın, 38 yıldır bilfiil denizde çalışan gemisini, yeni gemilere nazaran daha sıklıkla çeşitli bakım ve sörveylere tabi tutması gerekirken, sadece 5 yılda bir düzenlenen denize elverişlilik belgesi alarak geminin beyni olan "ana makine ve aksamlarında" bakım ve onarımı gerek görmemesi neticesi meydana gelmiş olan işbu kazada, dosyaya sunulan ve "geminin ihmali" olabileceği yönündeki 28.02.2018 tarihli Yeditepe Eksper Raporu, 25.06.2020 Tarihli Bilirkişi Ön Raporu ve 16.02.2022 ve 10.06.2022 tarihli bilirkişi raporlarına karşı itirazları dikkate alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, meydana gelen hasar müşterek avarya kapsamında olmayıp davalının kusurunun bulunduğunu, açıklanan nedenlerle istinaf başvurularının ve Tehir-i İcra taleplerinin kabulüne, usul ve kanuna aykırı olarak verilen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/9 Esas ve ████████ Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takibin devamına, vekâlet ücreti ve yargılama masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava; davacı tarafından emtia blok abonman sigorta poliçesi ile sigortalanan ve davalı donatana ait gemide taşınan emtia için ödenen kurtarma katılım payı ile müşterek avarya katılım payının iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuşturDavacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "hasar tazminatı" sebebine dayalı olarak 161.896,82 TL alacağın tahsili istemiyle 14.05.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Somut olayda; davacı sigorta şirketi ile dava dışı .... arasında 01.09.2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere emtia blok abonman sigorta sözleşmesi akdedildiği, 121 rulo çelik sacın dava dışı ... A.Ş.'ye gönderilmesine ilişkin 15.01.2018 ve 22.01.2018 tarihinde ... numaralı nakliyat emtia sigorta sertifikası düzenlendiği, sigortalı tarafından satışı yapılan emtianın 13.01.2018 tarihinde düzenlenen 1 nolu konşimento kapsamında İskenderun ...Limanı’nda ... gemisine yüklendiği, 18.01.2018 tarihinde Gelibolu ile Marmara Adası arasında geminin ana makinesinden ses gelmesi ve arıza üzerine geminin rotadan çıkarılarak Gelibolu Kıyı Emniyet’e ve donatan yetkililerine haber verildiği, 19.01.2018 tarihinde Kıyı Emniyeti tarafından görevlendirilen “...” adlı römorkör ile geminin güvenli bir bölgeye çekildiği ve burada demirlendiği, 19.01.2018 tarihinde donatan yetkilileri tarafından müşterek avarya ilan edildiği, hasarın ve sorumluların tespiti için davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ekspertiz çalışması sonrasında kurtarma katılım payı ile müşterek avarya katılım payı hesaplandığı, bu kapsamda davacı sigorta şirketinin 124.000 USD kurtarma katılım payını 25.01.2018 tarihinde Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne, 37.896,82 USD müşterek avarya katılım payını davalıya 23.01.2018 tarihinde ödediği anlaşılmaktadır.Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1481.maddesinde sigortacının , sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçeceği , sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olduğu düzenlenmiş olup, davacı tarafça gemide meydana gelen arızanın müşterek avarya kapsamında olmadığı, davalının kusurunun bulunduğu iddia edilerek, yapılan ödemelerin iadesi istemiyle davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine itirazı nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerinden, davalının donatanı olduğu ... gemisinin, ... ilk tescilinin 21.09.2006 tarihinde yapıldığı, ... tarafından teknenin klas uygunluğunun ..... TR-Türk Karasuları-Genel Amaçlı Yük Gemisi şeklinde tescil edildiği, 18.01.2018 tarihi itibariyle ... tarafından gemiye ait klas yenileme ve tescil işlemlerini onaylayan 18.01.2018 tarihli klas sertifikasında gemide saptanan uygunsuzluk olmadığının belirtildiği, 29.09.2017 tarihli denize elverişlilik belgesinin mevcut olduğu, anılan belgede geminin başlangıç deniz sörvey tarihi 29.12.2017, başlangıç sualtı sörvey tarihi 20.09.2016 ve şaft sörvey tarihi 30.09.2016 olarak belirtilerek geminin yıllık denetimleri yapılmak kaydıyla denize elverişlilik durumu ve sertifikasının 29.09.2021 tarihine kadar devam edeceğinin açıklandığı görülmektedir.Somut olayda davalının donatanı olduğu ... gemisinde 18.01.2018 tarihinde ana makina arızası meydana gelmesi sonucu davalı tarafından müşterek avarya ilan edilmiştir. Müşterek avarya, TTK’nın 1272-1285. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye göre ortak bir gemi sergüzeştine atılmış olan gemiyi, yükü, eşyayı ve navlunu birlikte tehdit eden bir tehlikeden onları korumak amacıyla ve makul bir hareket tarzı oluşturacak şekilde bile bile olağanüstü bir gidere katlanılması halinde müşterek avarya ilan edilebilir. TTK'nın 1273.maddesinde taraflarca başka bir husus kararlaştırılmamış olduğu takdirde müşterek avarya garamesinin, Milletlerarası Denizcilik Komitesi tarafından hazırlanarak, bu madde hükmüne göre Türkçe’ye çevrilip yayımlanmış olan en son tarihli York-Anvers Kurallarına tabi olacağı düzenlenmiş olup, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2004 York Anvers kuralları uyarınca, geminin yolculuğa devam edebileceği duruma geldiği veya gelmesi gerektiği ana kadar bekleme süresi içerisinde sarf edilen yakıt, personel ve kumanya masrafları müşterek avarya giderlerine dahil bulunmaktadır. 2004 York Anvers Kurallarına göre üstün kuralda makul ölçüler içinde yapılmayan fedakârlık ve masraflar için hiçbir halde paylaştırma yapılmayacağı , Kural A'da bir müşterek avarya hareketinin ancak ve yalnız ortak deniz sergüzeştine katılmış olan malvarlığı unsurlarını (değerleri) karşılaştıkları bir tehlikeden korumak amacı ile müşterek selamet için bilerek ve makul bir şekilde olağanüstü bir fedakârlık veya harcama yapılması halinde var olduğu, Kural C'de müşterek avarya hareketinin ancak doğrudan doğruya sonucu olan zarar ve masrafların, müşterek avaryaya kabul edileceği, Kural D'de fedakârlık veya masrafa yol açan olayın deniz sergüzeştine katılan taraflardan birinin kusuru sonucu doğmuş olsa bile, müşterek avarya paylaşması yapılacağı ancak bu kuralın kusurlu tarafa karşı ileri sürülebilecek talep ve savunma haklarını veyahut kusurlu tarafın talep veya savunma haklarını etkilemeyeceği , Kural E'de müşterek avarya dolayısıyla talepte bulunan tarafın, paylaşılmasını istediği zarar veya masrafın müşterek avaryaya kabul edilebileceğini kanıtlamakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Müşterek avarya ilanına müteakip donatan, gecikmeksizin dispeçi yaptırmakla yükümlüdür. Dispeç süresinde yaptırılmazsa, sigortacı da dâhil olmak üzere, ilgililerden herhangi biri bunun yapılmasını istemeye ve yaptırmaya yetkilidir. Sigortacılar dâhil olmak üzere ilgililer, 1279. maddede yazılı yerdeki mahkemeden dispeçin onaylanmasını isteyebilecekleri gibi avarya türüne veya hesaplarına itiraz da edebilirler. Dispeç raporunun onaylanması veya hesaba itiraz için mahkemeye başvurulur. Mahkemece tüm ilgililer duruşmaya çağrılır. Dispeç raporuna yapılacak itirazın en geç ilk celsede öne sürülmesi gerekir. Dispeç raporuna itiraz edilmemiş olması veya itirazın haklı görülmemesi halinde dispeç raporunun onaylanmasına karar verilir. (TTK md 1282) Mahkemece onaylanmasına karar verilen dispeç raporu ilam niteliğini kazanır. İlam niteliğindeki dispeç raporu doğrudan icraya konulabilir. Şu kadar ki, itiraza uğramamış bir raporun onaylanması kararı kesinleşmeden önce de bu niteliğe sahiptir. (TTK md 1284).Somut olayda müşterek avarya ilanından sonra dosya kapsamında davalının talebi ile hazırlanan "Adjustment of General Average per ...” isimli dispeç raporu bulunmakta olup, davacı tarafça bu belgenin dispeç raporu olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiş ise de davacı sigorta şirketi tarafından dispeç raporuna belirlenen katılım paylarının itirazsız ödendiği, dispeç raporunun iptaline ilişkin bir dava açılmadığı, geçerli bir dispeç raporunun olmaması sebebiyle TTK'nın 1278.maddesi uyarınca usulüne uygun bir dispeç raporunun tanzimi için mahkemeye başvurulmadığı gözetildiğinde davacının aksi yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir. TTK'nın 932.maddesinde denize elverişlilik kavramı açıklanmış olup, buna göre gövde, genel donatım, makine, kazan gibi esas kısımları bakımından, yolculuğun yapılacağı sudan ileri gelen (tamamıyla anormal tehlikeler hariç) tehlikelere karşı koyabilecek bir gemi “denize elverişli” sayılır. TTK'nın 1141.maddesine göre her türlü navlun sözleşmesinde taşıyan, geminin denize, yola ve yüke elverişli bir hâlde bulunmasını sağlamakla yükümlüdür. Taşıyan, tedbirli bir taşıyanın harcamakla yükümlü olduğu dikkat ve özen gösterilmekle beraber, eksikliği yolculuğun başlangıcına kadar keşfe imkân bulunmamış olması koşuluyla yükle ilgili olanlara karşı geminin denize, yola veya yüke elverişli olmamasından doğan zararlardan sorumludur.Dava konusu müşterek avarya ilanına yol açan olayın, geminin ana makinasının aniden arızalanması olduğu açık olup, ekspertiz raporunda arızanın, 1 ve 2 nolu silindirler arasındaki kısma rast gelen bölgedeki krank milinin 3 nolu ana kol yatağının hasara uğramasından dolayı meydana geldiği belirtilmiştir. Davacı tarafça müşterek avaryanın “tehlike” unsurunun oluşumunda davalının kusurlu olduğu iddia edilmiştir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, dizel motorun krank kol yatağındaki çatlağa , aynı krank şaftta diğer pistonların bağlantı noktaları olan ana kol yataklarında da benzer ve değişik dereceden çatlama izlerine rastlanılmadığından bu arızaya yorulmanın neden olmadığı, 3 nolu ana kol yatağında meydana gelen çatlak hasarının ve ana makina arızasının önceden tespit edilmesinin mümkün gözükmediği tespit edilmiştir. Müşterek avarya ilan eden "..." gemisinin ... ile bayrak devleti idarenin yetkili kurumlarınca verilmiş yola ve yüke elverişlilik sertifikaları ve klası ile geçerli bir denize elverişlilik belgesi bulunduğu, genel (P&Il) sigorta poliçesi, ... ve makina (H&M) sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığı gözetildiğinde anılan belgelerin yolculuk başlangıcında ana makinede herhangi bir bozukluk ya da noksanlık olmadığına dair donatan lehine karine oluşturduğu anlaşılmakta olup, karinenin aksi ve dava konusu arızanın meydana gelmesinde davalı donatan veya gemi personelinin kusurlu olduğu iddiası, dosya kapsamındaki delillerle ispatlanmamıştır. Davaya konu geminin yüklü halde iken yaşamış olduğu krank mili kırılması olayı neticesinde müşterek tehlikeye maruz kaldığı, tehlikenin giderilmesi amacıyla geminin çekilerek yükün kurtarıldığı anlaşılmakla hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre meydana gelen arızanın müşterek avarya kapsamında olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp, davacının tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026