T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazasından kaynaklanan kazanç kaybı tazminatı davasında davalının %100 kusurlu bulunduğu karar.
Özet: Trafik kazasından kaynaklanan kazanç kaybı tazminatı davasında, davacı vekilinin müvekkiline ait çekicinin davalının kusurlu eylemi sonucu hasar gördüğünü ve iş yapamamaktan dolayı gelir kaybına uğradığını iddia ederek şimdilik 10 TL maddi tazminat talep ettiği; davalının ise kendi aracının kırmızı ışıkta durduğu esnada davacının arkadan çarptığını, kusursuz olduğunu ve kazanç kaybı iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istediği; ancak dosyaya sunulan deliller, tanık beyanları ve özellikle bilirkişi raporunun, meydana gelen trafik kazasında davalının %100 oranında asli ve tam kusurlu, davacının ise kusursuz olduğunu kesinleştirdiği bir hukuki süreçtir.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile 30.04.2024 tarihinde karşı tarafa ait ve onun sevk ve idaresinde bulunan .... plakalı araç ile müvekkiline ait ve onun sevk ve idaresinde bulunan .... plakalı çekici arasında meydana gelen kaza neticesinde müvekkiline ait çekicinin hasar gördüğünü, .... plakalı aracın kusurlu olup kazaya sebebiyet vermiştir. Müvekkilinin şeridinde ve trafik kurallarına uygun hareket etmesine rağmen davalının kusuru ile maddi zarara uğradığını, müvekkilinin geçimini çekicilik yaparak sağladığını, çekicinin maddi zarar gördüğü için müvekkilinin aracının günlerce trafiğe çıkamadığını ve müvekkilinin işini yapamadığından kazanç kaybına uğradığını, aracın 30.04.2024 tarihli kaza sonrası, günlerce serviste kaldığını, bu sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müvekkiline ait .... plakalı çekicinin trafik kazası sonucu uğradığı kazanç kaybı sebebiyle şimdilik 10 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.04.2024 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştirCEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile 30.04.2024 tarihinde İstanbul Başakşehir istikametinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkilin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın trafik kurallarına uygun şekilde seyir halindeyken kırmızı ışıkta durduğu esnada davacı tarafın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın arkadan çarptığını, kaza tespit tutanağında müvekkilin kusurunun bulunmadığının açıkça belirtildiğini, davacının maddi kazanç kaybı iddiasının haksız olduğunu, SBM Rapor No: .... sayılı ekspertiz raporunda belirtilen 7 iş günlük hasar onarım süresinin hayatın olağan akışına göre makul olmadığını, Yargıtay içtihatları gereği servisin yoğunluğu veya parça temini gibi müvekkilden kaynaklanmayan gecikmelerden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, makul tamir süresinin tespiti için farklı bir makine mühendisi bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, kaza anında davacının kendi aracından inerek yorgunluk ve uykusuzluk sebebiyle çarptığını ifade ettiğini, davacı tarafın sunduğu fotoğraflar ile kaza anında çekilen fotoğraflar karşılaştırıldığında aracın kaza tarihi ile servis tarihi arasında başka bir kazaya karıştığının anlaşıldığını, ekspertiz raporunda far bölgesinde işlem yapıldığının belirtilmesine rağmen kaza anı fotoğraflarında farlarda hasar bulunmadığını, davacının kazanç kaybı iddiasını ispatlayamadığını, sunulan fatura içeriklerinin geliri tek başına kanıtlamadığını, davacı yanın müvekkil hakkında başlattığı icra takibinin fahiş ve haksız kazanç sağlama amacı taşıdığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilin hiçbir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.TANIK BEYANI:█████/2025 tarihli duruşmada Tanık ...: "Üç şeritli yolda orta şeritte ilerliyorduk, kavşağı geçtikten sonra kendi şeridimizde devam ederken araçta bir sarsıntı hissettim, eşime deprem mi oluyor diye sordum, bu esnada beton mikseri bizim aracımıza sol arka taraftan çarptı ve bizim aracımızı sürükledi, trafik çok yoğundu, bu nedenle eşimin hızlı gitmesi mümkün değildi, hızımız 20-30 km kadardı, trafik nedeniyle yavaş gidiyorduk, daha sonra aracı sağa çektik, bizim aracımızın sol arka tarafı komple yerdeydi ve çökükler vardı, çizikler oluşmuştu, bize çarpan beton mikserinin şoförü de yanımıza gelerek kusura bakmayın, dalgınlığıma geldi diye söyledi, karşı tarafın aracında çizik bile yoktu, yalnızca ön farında hafif bir oynama vardı, kendi eliyle bu oynamayı düzeltti, bizim aracımız gidecek halde değildi, biz çekici çağırarak aracı oradan aldık, bize vuran araç karşıdan göbeğin o taraftan dönüp geldi, bu esnada hesaplayamamış olacak ki biz kendi şeridimizde giderken bize çarptı, kazadan önce yanılmıyorsam kırmızı ışık vardı, kırmızı ışıkta beklerken bizim önümüzde araç vardı" beyanında bulunmuştur. DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklı kazanç kaybının tazmini istemine ilişkindir.Yalova Ticaret Sicil Müdürlüğü, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Yalova Vergi Dairesi, Yalova Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Beyazıt Vergi Dairesi, Allianz Sigorta, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; ... plaka sayılı otomobil sürücüsü davalı ...'ın meydana gelen trafik kazasında %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, .... plaka sayılı çekici sürücüsü davacı ...'nin kazanın oluşumunda atfa kabil hiçbir kusurunun bulunmadığını, kazanın oluş biçimi ile araç hasarlarının ve davacı tarafından sunulan ekspertiz raporundaki işlemlerin piyasa değerleri ile uyumlu olduğunun belirlendiğini, ..... plaka sayılı aracın 7 günlük kazanç kaybının 75.000,00 TL olarak hesaplandığını, .... plaka sayılı aracın maliki ve sürücüsü davalı ...'ın %100 kusuru sebebiyle davacı ...'nin mülkiyetindeki ... plaka sayılı araçta meydana gelen zarardan tam sorumlu olduğunu, davacı ... tarafından talep edilen kullanım ve gelir kaybı tazminatının dava dışı ... Sigorta A. Ş. tarafından düzenlenen kasko poliçesi kapsamında teminat altına alınmadığını, ikame araç kullanım hakkının bulunmadığını, bu sebeple kullanım ve gelir kaybı talebinin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, araç mahrumiyeti tazminatının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği teminat dışı haller arasında yer aldığını, dava dışı .... Sigorta A. Ş. tarafından düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigortası hükümleri gereği bu tazminat talebinin de poliçe kapsamı dışında kaldığını, ..... plaka sayılı aracın makul onarım süresinin 7 gün olarak saptandığını, davacının araç mahrumiyeti sebebiyle oluşan 75.000,00 TL tutarındaki zararından davalı ...'ın %100 kusuru nispetinde sorumlu tutulması gerektiğini, zamanaşımı ve diğer hukuki taleplerin takdirinin mahkemeye ait olduğunu belirttiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.Dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin bir arada değerlendirilmesi sonucu; davacı vekili dava dilekçesinde 30.04.2024 tarihinde İstanbul/Başakşehir'de meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait ... plakalı çekicinin, davalı ... sevk ve idaresindeki .... plakalı araç tarafından hasar gördüğünü, müvekkilinin geçimini çekicilik yaparak sağladığını, aracın günlerce serviste kaldığını ve bu sürede kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek, başlangıçta belirsiz alacak davası olarak açtığı davada 10 TL olarak talep ettiği kazanç kaybı tazminatını, 17.02.2026 tarihli bilirkişi heyet raporu doğrultusunda HMK'nın 107. maddesi kapsamında 75.000,00 TL'ye yükseltmiş; bu miktarın kaza tarihi olan 30.04.2024'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve yargılama sürecinde; müvekkilinin 3 şeritli yolda en sağ şeritte kırmızı ışıkta durduğunu, .... plakalı yüksek aracın sol arkadan müvekkilin aracına çarptığını, kazanın müvekkile atfedilen kusurdan kaynaklanmadığını savunmuştur. Bunun yanı sıra 7 iş günlük tamir süresinin makul sayılamayacağını, kazanç kaybı hesaplamasının yalnızca internet ilanlarına dayandırıldığını ve Yargıtay'ın yerleşik içtihadı doğrultusunda davacının ticari defterleri, faturaları ve vergi kayıtları üzerinden net kazanç hesaplaması yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun bu yönüyle hükme elverişli olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; Dosyada mevcut kaza tespit tutanağı, olay yeri fotoğrafları, tarafların beyanları ve bilirkişi heyetinin adli trafik uzmanı tarafından hazırlanan bölümü birlikte incelendiğinde; İstanbul ili Başakşehir ilçesi .... Mahallesi ... Bulvarı üzerinde 30.04.2024 tarihinde meydana gelen kazanın, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın, bulunduğu sağ şeritten orta şeride ani ve kontrolsüz biçimde geçiş yapması sırasında, orta şeritte usulüne uygun şekilde seyreden davacıya ait ... plakalı çekicinin sağ ön yan kısmına çarpması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır.Adli trafik bilirkişisi tarafından yapılan kaza yeri incelemesi ve araçların kaza sonrası konumlarının fotoğraflarla belgelenmesi sonucunda; davacıya ait çekicinin orta şerit üzerinde şerit çizgileri dahilinde bulunduğu, davalı aracın ise tam olarak sağ şerit üzerinde yer almadığı ve şerit çizgisini ortalamış konumda olduğu tespit edilmiştir.Davalı ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 46/2-B, 46/2-C, 52/1-B, 56/1-A maddeleri ile şeride tecavüz etme halinde asli kusurlu sayılmayı öngören 84/G maddesi uyarınca %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu; davacı ...'nin ise olayın oluşumunda atfa kabil bir kusurunun bulunmadığı bilirkişi heyetince tespit edilmiştir.Davalı vekilinin kaza tutanağındaki ifadelere ve kaza anında çekilen fotoğraflara dayandırdığı kusur itirazları incelenmiştir. Anlaşmalı trafik kaza tespit tutanağında davalı sürücünün kırmızı ışıkta durduğunu ve yüksek aracın sol arkadan kendisine çarptığını beyan etmiş olduğu, tutanağın kendisi tarafından imzalanmış olduğu anlaşılmış olmakla kaza sonrası araçların yol üzerindeki konumu, hasarın temas noktaları ve olay yeri krokisi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bilirkişi heyetinin yaptığı analizin teknik açıdan tutarlı olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin davacının orta şeritte bulunduğu yönündeki beyanı ise adli trafik bilirkişisinin tespitleriyle çelişmekte olup bu hususta dosya kapsamında delil bulunmamaktadır. Davalı tanığı olarak dinlenen ...'ın davalının eşi olduğu, dosya kapsamında objektif ve tarafsız tanık beyanının bulunmadığı, davalı vekilinin ve davalı tanığının beyanlarının olayın oluş şekline, olay yeri krokisine ve kaza tespit tutanağına uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla davalı vekilinin kusur yönündeki itirazları yerinde görülmemiştir.Makul tamir süresi yönünden yapılan değerlendirmede; Davalı vekili, 7 iş günlük tamir süresinin makul sayılamayacağını, hasarın hafifliği dikkate alındığında onarımın 1-2 gün içinde tamamlanabileceğini ileri sürmüştür. Dosyada mevcut ekspertiz raporunda (SBM Rapor No: ....) tamir süresinin 7 iş günü olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetinde makine mühendisi tarafından yapılan değerlendirmede; basamak alt adımı, sağ ön far yuvası, far çerçeve lastiği, karlık basamağı ve karlık basamak braketi gibi birden fazla parçada onarım gerektiren hasarın nitelik ve niceliği gözetildiğinde 7 iş günlük tamir süresinin makul olduğu kanaatine varılmıştır.Yargıtay içtihadı uyarınca makul tamir süresinin belirlenmesinde servis giriş-çıkış tarihleri arasındaki sürenin otomatik olarak esas alınamayacağı ifade edilmiş olmakla bu ilke, makul sürenin her durumda ekspertiz raporunun altına çekilmesini zorunlu kılmamaktadır. Zira somut olayda hasarın mahiyeti, yalnızca çizik niteliğinde yüzeysel hasar değil, parça değişimi gerektiren birden fazla bölgede onarım işlemini kapsamaktadır. Bilirkişi heyetinin teknik değerlendirmesi, hasarın nitelik ve niceliğiyle uyumlu olup tutarlı olmakla somut olayda 7 iş günlük tamir süresinin makul olduğu anlaşılmıştır.Kazanç kaybı hesabı yönünden değerlendirmede; bilirkişi heyetinin belirlediği 75.000 TL piyasada 7 günlük dönem için ulaşılan kiralama ücretlerini yansıtmakta olup, dosya kapsamında bu değerin altında bir net kazanç bulunduğuna yönelik herhangi bir belge bulunmamaktadır. Bilirkişi aylık 250.000 TL piyasa değerini tespit etmiş, 7 günlük kazanç kaybını matematiksel olarak 58.333 TL olarak hesaplamış; piyasada kısa dönem kiralamalarda haftalık 70.000-75.000 TL talep edildiğini tespit ederek rakamı 75.000 TL olarak belirlemiştir. Davacı vekilinin bu rakamın daha yüksek belirlenmesi gerektiğine dair itirazı somut herhangi bir belge veya hesaplamaya dayandırılmamış olup, bu nedenle davacının rapora itirazı da yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak bilirkişi heyetinin 17.02.2026 tarihli raporu; kaza tespit tutanağı, kaza yeri fotoğrafları, ekspertiz raporu ve piyasa araştırmasıyla desteklenmiş olup hükme esas alınmaya elverişli, gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Sigorta yönünden yapılan değerlendirme; Bilirkişi heyetinin sigorta uzmanı tarafından yapılan değerlendirmede ise davacıya ait ... plakalı araca ait ... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi (No: ... ) kapsamında kullanım ve gelir kaybı tazminatının ek sözleşme ile teminata dahil edilmediği, dolayısıyla kasko poliçesi kapsamında talepte bulunulamayacağı tespit edilmiştir. Öte yandan davalıya ait .... plakalı araca ait ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (No: ... ) kapsamında ise gelir kaybının KTK Genel Şartları uyarınca teminat dışında kaldığı saptanmıştır. Bu tespitler dosya kapsamıyla örtüşmekte olup taraflarca da bu yönde herhangi bir itiraz yöneltilmemiştir. Bu çerçevede kazanç kaybı tazminatının trafik kazasının oluşumunda %100 kusurlu olan davalı ...'dan talep edilebileceği anlaşılmıştır.Davalının kusur ve sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddeleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin 49. ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmiştir. Tazminat talebinin yasal dayanağı KTK md. 85/1'de düzenlenen tehlike sorumluluğu ve kusur sorumluluğudur. Faize ilişkin talep ise 3095 sayılı Kanun kapsamında yasal faiz oranı üzerinden kaza tarihinden itibaren hüküm altına alınmış olup davanın kabulüne, 75.000,00 TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi olan 30.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜNE, 75.000,00 TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi olan 30.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,2-Alınması gerekli 5.123,25 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile 4.507,85 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin nispi harç, 1.281,48 TL ıslah harcı, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.599,78- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 27.087,50 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.833,33 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine,8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."