İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin banka kredisi kaynaklı itirazın iptali davasında faiz hesaplama hataları ve bilirkişi raporu itirazlarını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Bir bankanın, kredi sözleşmelerinden doğan alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine borçluların itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi borcun likit ve muayyen olduğuna hükmederek davanın kısmen kabulüne karar vermiş; davacı banka ise, bilirkişi raporlarındaki hesaplama hataları, faiz ve anaparanın kapitalize edilmemesi, valör tarihinin dikkate alınmaması gibi gerekçelerle alacağın eksik hesaplandığını iddia ederek kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2021NUMARASI : ███████ Esas - ████████ KararDAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... A.Ş. ile davacı bankanın Maltepe şubesi arasında kredi genel sözleşmeleri imzalandığını, diğer davalıların bu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılara kat ihtarının tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında genel haciz yoluyla ilamsız takibe geçildiğini, davalı borçluların haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazları nedeniyle takibin durduğunu, bu nedenlerle davalıların yaptıkları itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; faiz oranlarının fahiş olduğunu, davalı şirketin ticari defterleri ile davacı banka tarafından gönderilen hesap kat ihtarları arasında farklılık olduğunu, cevabi ihtarname ile kat ihtarına itiraz edildiğini, bu nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ... Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, davacının alacaklı olduğu miktar sözleşme ile kararlaştırılmış olup likit olduğundan, borçlularca icra takibine yapılan itirazda, takipte belirtilen şekliyle borçluların alacaklıya bir borcunun bulunmadığı belirtilmekte ise de, dosyaya ek yapılan kayıtlarda, hesap katında istenen kredi tutarlarının yer aldığı, başkaca bir tahsilat yapılmadığı göz önüne alındığında borca ilişkin yapılan ödemelerden, davacı bankaca dikkate alınmayan tahsilatlardan vs. somut bir bilgi ya da delilden söz edilmesi gerektiği, bu bağlamda borçlu tarafça yapılan itirazın soyut olduğu kanaatine varıldığından, daha fazla takdir edilmesine ilişkin neden bulunmadığından likit ve muayyen nitelikte bulunan asıl alacak, işlemiş faiz ve GV toplamı üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatı olan 6.033.946,76 TL'nin, davalı ... A.Ş. Yönünden 1.199.419,38 TL ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davanın kısmen kabulüne," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın 7079 Sayılı Kanun ile hazineye devredildiğini, itirazın iptali davasının davalı bankanın kredi alacaklarını tahsil etmek amacıyla açmış olduğu icra takibinden kaynaklandığını, davalının Kanun gereği İstinaf harcından muaf olduğunu, bu nedenle nispi harcın yatırılmayarak, sadece maktu harç ile istinaf posta giderinin yatırıldığını, bilirkişi raporlarında hatalı hesaplama yapıldığını, bu nedenle hatalı karar verildiğini, hesap kat ihtarnamesinde yer verilen akdi faiz kalemi ile anapara alacağının kapitalize edilerek faiz hesabı yapılması gerektiğini, 1 günlük valöründe hesaplamalarda dikkate alınması gerektiğini, bilirkişinin hesaplaması ile davacı bankanın talebi arasındaki farklılığın faiz ve BSMV alacağının eksik hesaplanmasından kaynaklandığını, hesap kat ihtarnamesinde yer verilen akdi faiz kalemi ile anapara alacağımızın kapitalize edilerek faiz hesabı yapılması gerektiğini, bilirkişi heyeti tarafından bu hesaplamanın yapılmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmeleri kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine borçluların itirazının iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacı alacağının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı noktasındadır. Davacı tarafça davalılar hakkında ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 24.897,721,59 TL asılı alacak, 2.408.761,97 TL işlemiş %48,1 akdi faiz, 3.502.429,25 TL işlemiş %48,1 temerrüt faizi, 249.389,60 TL BSMV, 1.944,49 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 31.060.246,89 TL alacağın ... A.Ş 5.887.096,91 TL den sorumlu olmak üzere asıl alacak tutarına uygulanacak temerrüt faiziyle tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, kredi kartı, üyelik sözleşmeleri, ihtarname hesap özetinin borcun sebebi gösterildiği, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir. Dosyaya kazandırılan denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bilirkişi kök ve ek raporu ile davacının takip tarihi itibarıyla: 24.897,721,59 TL asılı alacak, 2.658.447,31 TL işlemiş akdi faiz hesaplanmış ancak talep ile bağlılık gereği istenebilecek tutar 2.408.768,29 TL işlemiş akdi faiz, 2.594.749,36 TL işlemiş temerrüt faizi, 232.741,65 TL BSMV, 1.944,49 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 30.135.925,38 TL olarak belirlenmiştir. Davacı taraf gerek bilirkişi raporuna itirazlarında gerek istinafında temerrüt tarihi itibarıyla alacağın kapitalize edilerek ana paranın bulunması ve bu rakam üzerinden temerrüt faizi yürütülmesi gerektiğini ancak bilirkişi raporunda temerrüt faizi hesabının kapitalize edilmeyen miktar üzerinden hesaplama yapılarak alacağın eksik belirlendiğini iddia etmiştir.Banka kullandırmış olduğu krediye temerrüt tarihine kadar uygulamış olduğu akdi faiz kapital faizi olup, asıl alacak olarak kabulü gerekir. Bir başka deyişle temerrüt tarihine kadar kullandırılan kredinin aslı ile bunun akdi faizi asıl borcu oluşturur. Bunun sonucu olarak da temerrüt tarihinden itibaren bu toplam borç üzerinden temerrüt faizi uygulaması TBK 121 maddesine aykırılık teşkil etmez. ( Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████████ e. █████████ k, █████████ E. ██████████ k., █████████ E. █████████ k. Sayılı içtihatları ) İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (HGK █████████ E. ████████ K) Somut uyuşmazlıkta davacı taraf takip talebinde alacağını kapitalize ederek asıl alacak ve faiz talebinde bulunmamıştır. Kat ihtarında belirtilen asıl alacağı ve işlemiş akdi ve temerrüt faizlerini ayrı ayrı talep etmiştir. Bu durumda mahkemece davacını talebinden daha fazlasına karar verilemeyeceğinden davacının kapitalize etmediği icra takibindeki talebini aşar şekilde kapitalize edilmiş rakam üzerinden faiz hesaplanması ve hüküm altına alınması mümkün değildir. Bu durumda denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve genel kabul görmüş bankacılık uygulamaları ve mevzuatına uygun bilirkişi raporu esas alınarak kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden doğru olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026