Altyapı çalışmaları nedeniyle tesislerine verilen zararın tazmini amacıyla açılan itirazın iptali davasında davalının sorumluluk, yargı yolu ve arabuluculuk itirazları inceleniyor.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket, altyapı çalışmaları sırasında tesislerine verilen hasar nedeniyle oluşan malzeme ve işçilik bedellerinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalı şirketin itiraz etmesi üzerine, itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir. Davalı ise cevabında, zararla illiyet bağı olmadığını, çalışmanın kendisi tarafından yapılmadığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, arabuluculuk dava şartının eksik olduğunu, zamanaşımı ve husumet itirazlarında bulunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.03.2024 tarihinde ... adresinde, davalı şirket tarafından yapılan alt yapı çalışmaları esnasında davacı tesislerine hasar verildiğini, davacı şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedeller için 12.104,35 TL. (KDV dahil) tutar hasar verenler aleyhine tahakkuk ettirildiğini, davalı borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu şirket aleyhine sadece malzeme montaj bedeli 6.763,07-TL, asıl alacak, işlemiş faizinin tahsili amacıyla ... 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafça borca ve icra takibine itiraz edildiğini, davalının ... 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu HMK madde 109 gereği şimdilik 6.763,07-TL (malzeme montaj bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, davalı borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada adli yargı/idari yargı yolu uyuşmazlığı söz konusu olduğunu, tam yargı davası niteliği olan davalarda, yargı yolunun İdare Mahkemeleri olduğunu, dolayısıyla işbu davanın İstanbul İdare Mahkemelerinde açılması gerektiğini, ayrıca yargı yolu itirazlarının yanısıra, adli yargı yolu açısından da görev ve işbölümü itirazında bulunduklarını, davanın görevsizlik ve yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini, dava konusu iddia haksız fiil iddiası ve tarih itibariyle ihtilaf söz konusu olduğundan, hak kaybı oluşmaması açısından zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davanın Mahkememiz tarafından ticari nitelik arz ettiğinin kabul edilmesi ihtimalinde davacının dava şartı olan zorunlu ticari arabuluculuk hükümlerinde düzenlenen şartları yerine getirmesi ve ticari arabuluculuğa başvurması gerektiğini, arabuluculuk dava şartının usulüne uygun olup olmadığının araştırılmasını ve incelenmesini talep ettiklerini, husumet itirazında bulunduklarını, zira söz konusu adreste idarelerinin personelinin herhangi bir çalışmasının olmadığını, davanın idarelerine yöneltilmesinin kanuna karşı hile niteliğinde olduğunu, davacının eğer adreste bir çalışma var ise bu çalışmanın idareleri tarafından yapılmadığını bildiğini, idarelerinin dava dosyasına sunulan cevabına göre, ilgili adreste metro inşaatı sırasında .... A.Ş tarafından yapılan çalışma sırasında dava konusu hasarın meydana geldiğini bildirdiğini, bu sebeple dava konusu hasara bu çalışma nedeniyle ilgili şirketin sebep olmuş olabileceğini, idarelerinin iş bu hasardan kaynaklı bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava ve hukuki menfaat şartı olmadığını, davacı tarafça açılan davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, eğer mevcut ise söz konusu zarara idarelerinin neden olmadığını, zira idarelerinin söz konusu adreste herhangi bir çalışmasının olmadığını, zarar ile idarelerinin eylem ve işlemleri arasında illiyet bağı olmadığını, davacının davasının usul hukuku ilkelerine göre reddedilmesi gerektiğini, tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kusurunun olması, tazminat talep edilen hasar ile fiili arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini, oysa İSKİ’nin davacının iddia ettiği adreste hiçbir faaliyeti bulunmadığını, zararın idari eylem veya işlemden değil de, zarar görenin veya bir başkasının eyleminden doğması halinde, zararla idari eylem arasındaki illiyet bağı kesilir ve zararın idari eyleme ve idare tüzel kişiliğine bağlanması imkanının ortadan kalkacağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava dosyasından da anlaşılacağı üzere bedaş tarafından müvekkili idareye icra takibi yapıldığını, akabinde müvekkili idare tarafından icra takibine itiraz edildiğini, dava konusu hasarın bizzat müvekkili idare tarafından verilen bir hasar olmadığını, söz konusu hasarın gerçekleştiği yerde idareleri tarafından bizzat herhangi bir çalışma yürütülmediğini, eğer herhangi bir çalışma yapılmış ise de idarelerinin dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde ispat yükümü kapsamında davayı ispat etmeye yetecek delil sunmadığını, davanın usule ilişkin dava şartları yönünden incelenerek usulden reddine, dava usule ilişkin sebeplere göre reddedilmediği takdirde, esasa ilişkin nedenlerle reddine, davacının faiz, icra inkar tazminatı ve sair tüm istemlerinin reddine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 17.02.2026 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, █████/2024 tarihinde "..." adresinde altyapı kazı çalışmaları sırasında davacının altyapı dağıtım tesisatına zarar verilip verilmediği, zarar mevcut ise miktarının ne olduğu ve ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın yerinde olup olmadığı hususlarından ibaret kısmi davadır.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 23.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, █████/2024 tarihinde, 12.104,35-TL asıl alacak, 88,05-TL işlemiş faiz ve 1.132,67-TL işlemiş faiz toplamı olan 13.325,07-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "█████/2024 tarihinde ...adresinde meydana gelen 12.104,35-TL hasar bedeli" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya █████/2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan █████/2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan █████/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, █████/2024 tarihinde ...adresinde, davalı tarafından yapılan alt yapı çalışmaları esnasında davacıya ait yer altı kablo hattının (alçak gerilim kablolarının) kopartılarak hasara uğratılmasına müteakip şirket elemanları tarafından hasar tespit tutanağının düzenlendiği, hasarın giderilmesi için kullanılan malzeme, işçilik, araç, personel, dağıtılamayan enerji bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli, gibi masraflar bakımından toplam KDV dahil 12.104,35-TL hasar onarım bedelinin davalıdan talep edildiği, 6.763,07-TL (malzeme montaj bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazın iptali istemiyle işbu kısmi davanın açıldığı görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, beyan ve deliller ile uyuşmazlık konuları çerçevesinde ve özellikle █████/2024 tarihinde "..." adresinde yapılan kazı çalışmaları sebebiyle davacı şirkete ait elektrik kablosu ve alt yapı tesislerine zarar verilip verilmediği, davacının alt yapı dağıtım tesislerine verilen zarar sebebiyle hasara ilişkin talep edebileceği zarar kalemlerinin neler olduğu ve istenebilecek zarar kalemlerine göre toplam maddi tazminatın tutarı, bu suretle davacının icra takip tarihi itibariyle asıl alacak ve ferileri birlikte alacaklı olduğu toplam miktarın tutarın hesaplanması, kabloların yüzeye yapın olup olmadığı, tarafların bu itibarla kusur durumunun ne olacağının tespiti amacıyla dosyanın elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, tanzim edilen rapor ile, hasar tespit formu ve ihbar olunan şirket yetkililerince imza altına alınan hasar tespit tutanağı içeriğinden hasarın onarımı için 3 adet 4x16 mm2 ısı büzüşmeli bakır ek mufu + 1 metre 4x16 mm2 bakır kablo kullanılmış olduğu, hasarın onarımı için kullanılan malzeme bedeli 6.763,08-TL olarak görünse de, içeriğinde montaj işçilik bedelinin bulunmadığı, bu masrafların da bedelin içinde talep edildiği, malzeme toplamının 254,30-TL+KDV olduğu, bedelin piyasa rayicine göre yüksek olmadığı, sunulan fotoğraftaki kablonun gerek derinlik gerekse kablo üzerinde ayırt edici kum, taş, ikaz bandı bulunmadığı, bu hal ile kabloların montaj usullerine aykırılık arz ettiği, öyleyse davacı ...'ın müterafik kusurlu olduğu, altyapı kazı ruhsatı/izin kaydına rastlanmadığı, davacının, somut hasar giderimine dayalı olarak talep ettiği KDV dahil malzeme ve montaj bedelinin, hesaplanan piyasa rayicinin altında kaldığı, gerçek zarar ilkesine uygun olduğu ve teknik açıdan makul nitelik taşıdığı, dağıtılmayan enerji bedeli ile eşik kesinti süre aşım bedelinin talep edilemeyeceği, davacının davalıdan kusuru nispetinde talep edebileceği 213,61-TL hasar bedeli ve 21,55-TL işlemiş faiz toplamı olan 235,16-TL olacağı görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Dava konusu hasar adresindeki çalışmanın daha görevlileri tarafından fotoğraflar ile tutanak altına alındığı üzere davalı ... tarafından yürütülmüş olması nedeniyle idarenin sorumluluğunun ortadan kalkmayacağı, idarenin, kendi adına ve hesabına yürütülen altyapı çalışmalarında gözetim ve denetim yetki ve yükümlülüğü bulunduğu anlaşıldığından, dosya kapsamında toplanan deliller, İSKİ Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve İşleyişine dair 2560 sayılı Kanun hükümleri, bilirkişi raporu, tutanaklar, görüntü kayıtlarına göre, davalının sorumluluğunun bulunduğu, bilirkişi raporuna göre sorumlu olduğu tutarın 235,16-TL tutarında olduğu, bu durumda kısmi dava açıldığından söz konusu tutar yönünden takibe yapılan itirazın iptalinin gerektiği değerlendirilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas,... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ...Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olmayıp haksız eylemden kaynaklandığından ve zararın miktarı ile sorumluların tespiti için yargılama ve bilirkişi incelemesi gerekiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 213,61-TL hasar bedeli ve 21,55-TL işlemiş faiz toplamı olan 235,16-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit (belirlenebilir) olmayıp yasal şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilmesi gereken dava değeri üzerinden (235,16-TL) alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik olan 116,60-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı taraftan tahsil edilen 615,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 10.000,00-TL bilirkişi ücreti ile 315,00-TL posta ve tebligat gideri toplamı olan 10.315,00-TL'nin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 358,66-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 9.956,34-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 235,16-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 6.527,91-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin,
a)Davanın kabul oranına isabet eden 159,95-TL'sinin davalıdan,
b)Davanın red oranına isabet eden 4.440,05-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kullanılmayarak artan bakiye gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!