Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal davalarında tebligat usulsüzlüğünü değerlendirerek temyiz taleplerini esastan reddetti.
Özet: Cezaevinde bulunan sanığa yapılan yasa yolu bildiriminin usulsüzlüğü nedeniyle temyiz süresinin geçerli olduğu kabul edilen davada, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen cezanın temyiz edilebilirlik sınırının altında kalması sebebiyle bu yöndeki temyiz isteminin reddine; hırsızlık suçundan ise sanık ve müdafiinin suçu kabul etmedikleri ve beraat istedikleri yönündeki temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda, ilk derece mahkemesi hükümlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilerek, yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaYoklukta verilen kararın yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle cezaevinde olan sanığa yapılan tebligat usulsüz olduğundan sanık ...'ın temyizinin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;I- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, suçu kabul etmedikleri, somut delil olmadığından beraat kararı verilmesi, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50... . maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi ve lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik, sanık ...'ın temyiz isteminin ise suçu işlemediğinden hakkında beraat kararı verilmesine yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve hukuka uygun olduğu kabul edildiğinden, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye kısmen uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.