Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde, taşıma sözleşmesinden doğan 1.449,36 Euro cari hesap alacağı için açılan itirazın iptali davasında ticari defterlerin delil niteliği inceleniyor.
Özet: Davacı tarafından taşıma sözleşmesi kaynaklı 1.449,36 Euro alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan bu itirazın iptali davası, davalının cevap dilekçesi sunmadığı olayda, mahkemenin taraflar arasındaki ticari ilişki ve hizmetin varlığını ispat için icra dosyası, ticari defterler ve diğer delilleri topladığı, özellikle Hukuk Muhakemeleri Kanununun ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin hükümleri çerçevesinde alacağın varlığını ve ispat gücünü değerlendirdiği bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı/ borçlunın, fatura ve cari hesap ekstresine göre takibe konu 1.449,36 EURO tutarındaki borcunu ödemediğini, davacının davalıdan olan alacağını , işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacının davalı ile arasında yapılan taşıma sözleşmesine bağlı olarak mail yazışmaları içeriğinde ve fatura açıklamalarında yer alan taşıma işlerini gerçekleştirmiş ; █████/2025 tarihli havale sonucunda cari hesabında toplam 1.449,36 EURO bakiye borcunun kalmış olduğunu, ödeme süresinde cari hesap bakiye borcu davalı tarafından ödenmediğini, defalarca talep edilmesine rağmen davacının alacağı sürüncemede kaldığını, ri hesap ekstre ve tarafların defter kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediğinin açıkça ortaya çıkacağını, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile Büyükçekmece İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini , %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT:Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE:-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine, davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.-Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 1.449,36-Euro alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "cari hesap alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ... Esas - ... Karar sayılı ilamı).-Somut olayda davacı tarafın iddiası "taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında taşıma hizmeti verildiği, bu hizmet kapsamında düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği" hususuna dayanmaktadır. -Davacı taraf öncelikli olarak taşıma hizmeti kapsamında ticari ilişkinin varlığını akabinde sözleşme kapsamında hizmetin verildiğini dava miktarı da gözetilerek HMK'nın 199. Maddesi gereğince yazılı delillerle ispat etmelidir.-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması" başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin .... tarih ...E. ...K. sayılı ilamı).-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (...; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, .... Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).-Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.-Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ..... tarih ........ Karar sayılı ilamı).-Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle; davacı tarafın 2023-2024 yılı 2025/9 dönemi yevmiye ve kebir defterini Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, defterlerin davanın esasını kapsayan kısımların birbiriyle uyumlu olduğu ve denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğu, davacıyla davalı arasında yazılı bir sözleşme olmadığı ancak yapılan tespitlere göre öteden beri devam eden ticari ilişki olduğu, davacı; aracı davalının ürün taşıma hizmetini üstlendiği, dosya içeriğindeki gümrük beyannamesinden ve taşıma belgesi üzerinden görüldüğü, davacı aracının davalının müşterilerinin ürünlerini taşıdığı ve taşıma belgelerine istinaden taşıma bedellerini davalıya ticari faturayla yansıttığı, davalı tarafından inceleme gününde incelemeye katılan olmadığından defterlerinin incelenemediği, takip dayanağı alacağı oluşturan ve elektronik ortamda otomatik gönderilen ticari faturalara TTK.21-2 maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde de bir itiraz dosya içeriğinde ve yapılan ticari defter incelemelerinde görülemediği, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu tüm faturaların (4 adet, 88.355,03 TL'sı) davalı BA formunda vergi dairesine beyan edildiği, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2023-2024 yılı ve 2025/9 dönemi defter ve kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, raporun denetim ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra davacı; 01.07.2025 icra takip tarihi itibariyle 1.449,36-Euro/44.256,47 TL'sı davalıdan alacaklı gözüktüğü, 07.01.2026 dava tarihi itibariyle 1.449,36- Euro/44.256,47 TL'sı davalıdan alacaklı gözüktüğü, netice itibariyle davacının 1.449,36 Euro'luk hizmet bedeli alacağına 01.07.2025 tarihinde Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davacının alacağının davacı defterlerinde ve davalı BA formlarında, faturalarda, diğer mali belgelerde, yardımcı muavin defter dökümlerinde dava ve takip tarihi itibariyle tespit edildiği, taraflar arasında imzalı şekliyle ödemenin cinsini belirleyen yazılı sözleşme olmadığı, davacı tarafça, davalı adına düzenlemiş olduğu faturaların içeriğinde TL ve Euro para biriminin ayrı ayrı gösterilerek hesap edildiği, davalı davacıya ödemeleri Euro cinsinden gerçekleştirdiği, tarafların ödeme alışkanlıklarının euro cinsinden olduğu, ödemenin TL cinsinden olması görüşüne varılması halinde 51.734,63 TL’sı ödenebileceği, aksi yönde görüş oluşması halinde ise 1.449,36 Euro’sı ödenebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Ticari defterlerin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.-Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.-Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.-Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir.-Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen alacağının 1.449,36-Euro'luk kısmının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır.-Ayrıca bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafça takip konusu edilen faturaların ba-bs bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması ve davalı tarafın teslime ilişkin kabulü nazara alındığında fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay ....... HD'nin ..... E., ..... K. ve .....-.... E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)-Buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan fatura ve cari hesap bedellerinin 1.449,36-Euro'luk kısmının usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir.-Davalı tarafın takip konusu alacağın yukarıda belirtilen miktarını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.-Buna göre davalı borçlu tarafından fatura, vergi dairesi ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile;-Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 13.554,82 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.002,61-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 911,79-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.090,82-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 911,79-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 732,00 TL başvurma harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 95,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 8.827,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Kabul edilen kısım yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun ███████████ numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026 Katip ..... e-imzalıdır Hakim ....... e-imzalıdır