Davacı şirketin baskı hizmetinden kaynaklanan alacak talebiyle açtığı itirazın iptali davasında, davalının hizmetin ayıplı olduğuna dair savunması ve iade faturası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalıya sağladığı baskı hizmeti karşılığında düzenlenen 69.804,00 TL tutarındaki faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davayı konu almakta olup, davacı, davalının haksız yere itiraz ettiğini ve takibin devamını isterken, davalı ise baskıların hatalı yapılması nedeniyle ürünlerinin kullanılamaz hale geldiğini, bu durumun kendisine maddi ve manevi zarar verdiğini iddia ederek davanın reddini ve kendisinin alacaklı olduğunu savunmakta; uyuşmazlık mahkeme tarafından eser sözleşmesi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirket ile ticari ilişki kapsamında hizmet vermiş ve bu hizmet karşılığında 69.804,00 TL tutarında faturayı kesmiş ve davalıya tebliğ etmiş olduğu, davalının fatura ve içeriklerine hiçbir itirazı olmamasına rağmen söz konusu fatura için hiçbir ödeme yapmadığını, davalı tarafın █████/2025 fatura tarihli borcunu ödemesi için fatura tarihi üzerinden 58 gün geçtikten sonra ... tarihinde Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafça, icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalı tarafın süresinde faturaya itiraz etmemesine rağmen süreci uzatmak amacıyla haksız olarak takibe itiraz ettiğini, ticari defter ve kayıtların incelemesiyle de bu hususun tespit edilebileceğini, açıklanan nedenlerle Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini, davalı aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davacı yanın ile imal edilen ürünlerine baskı yapılması hususunda anlaşma sağladıklarını, müvekkili tarafından ürünlerin gönderildiğini, davacı yan tarafından baskılar yapılarak ürünlerin iade edildiğini, davacı yan tarafından yapılan baskıların hatalı olması nedeniyle müvekkili şirketin ciddi boyutta maddi ve manevi zarara uğradığını, yapılan hatalı baskılar sonucunda müvekkile ait ürünlerin kullanılamaz hale geldiğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından 30.07.2025 tarihli ve ... fatura numaralı fatura tanzim edilmiş olup "Bitmiş Baskı Hatalı Ürün" açıklaması ile hatalı ürünlerin iade alınması talep edildiğini, davacı tarafça bu faturaya itiraz edilmediğini, müvekkili şirketin davacı yana borçlu olmayıp tam aksine alacaklı konumda olduğunu, kaldı ki, davacı yan tarafından yapılan hatalı işlemler neticesinde maddi ve manevi zarara uğrayan müvekkilinin sektörde imaj kaybı da yaşadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.KANITLAR VE GEREKÇE:-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile █████/2025 tarihli faturaya dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine, davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş, ve diğer tüm deliller toplanmıştır.-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 69.804,00 alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "█████/2025 tarihli fatura alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. .. Esas - .... Karar sayılı ilamı).-Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı şirket ile ticari ilişkileri kapsamında, davalı tarafın teslim ettiği kumaşlara baskı işi yapıldığı ve bu kapsamda düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği hususlarına dayanmakta iken davalı taraf yapılan baskılarda eksik ve ayıplar olduğunu bu nedenle iade faturası düzenlendiğini iddia etmektedir.-Baskı işi işi eser sözleşmesi niteliğinde olduğundan davacı tarafın iddialarının eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda ilkelerin somut olaya uygulanması gerekmektedir.-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir.-Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir..-Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir.-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eserin kabulü başlıklı 477. Maddesinde, eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne uygun gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği düzenlenmiştir.-Eserin teslimi ve kabulü ayrı kavramlardır. Eserin teslimi sözleşmenin konusu olan işlerin iş sahibine verilmesi-teslim edilmesidir. Yüklenici teslim ile sözleşme ile üstlendiği edimi ifa etmiş olur ancak sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kurtulmaz. Yüklenicinin sorumluluktan kurtulması teslim edilen eserin iş sahibi tarafından açıkça ya da örtülü kabulü ile olur. -.... sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474/1 maddesinde; "İş sahibi eserin teliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz, eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. " hükümlerine yer verilmiştir. Eski Borçlar Kanunu'nda da benzer şekilde düzenlemeye verilmiştir.-Bilindiği gibi açık ayıp meydana gelen eserde basit bir muayene ile ve çıplak gözle tespit edilebilen ayıplardır. Açık ayıplarda iş sahibi, eserim tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre eseri gözden geçirip varsa açık ayıpları tespit ve ayıpları uygun süre içerisinde iş sahibine bildirmek zorundadır. Eski Borçlar Kanunu ve yeni Türk Borçlar Kanunu'nda muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup işin niteliği ve olayın özelliği ve imal edilen şeyin büyüklüğü, genişliğine göre süreler farklı olacak ve olayın niteliğine göre belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi iş sahibi bizzat yapabileceği gibi 818 sayılı Borçlar Kanunu 359/2 ve Türk Borçlar Kanunu 474/2 maddesi hükümlerine göre mahkeme aracılığı ile tespit ettirebilir.-Açık ayıplarda iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur.-Gerek 818 sayılı BK gerekse 6098 sayılı TBK'da eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye ihbarının şekli ile ilgili bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılmış olması ihbar kolaylığı sağlar ise de sözleşmede veya eklerinde bu husus kararlaştırılmamışsa taraflar tacir olsa dahi ayıp ihbarının her türlü delille, tanık beyanı ile de ispatlanabileceği Yargıtay tarafından içtihatlar ile kabul edilmiştir. ( Örn. Yargıtay. ... H.D ... .... Esas .... Karar sayılı ilamı )-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ...E. ...K. sayılı ilamı). -Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (....; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).-Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.-Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... Esas .... Karar sayılı ilamı).-Yüksek Mahkeme içtihatlarına göre fatura düzenlenmesiyle imalatın yapıldığı ve eserin teslim edildiği kanıtlanamaz. Faturaya itiraz edilmemesi de akdi ilişkiyi ve teslim olgusunu kanıtlamaz. İtiraz edilmeyen fatura ticari defterlere kaydedilmiş ise bu kez faturanın delil olması hükümlerine göre değil ticari defterlerin delil olması hükümlerine gidileceğinden kesin delillerden olan ticari defterler ile akdi ilişkinin ve teslim olgusunun ispatlanması mümkündür. -Ticari defterlere kaydedilen faturanın teslimi kanıtlamasının nedeni faturanın hukuki niteliği ile doğrudan bağlantılıdır. Zira TTK 21 ve Vergi Usul Kanunu 229. Maddesi gereğince fatura malın teslimi veya işin yapılması üzerine düzenlenmesi gereken belge olduğundan, düzenlenen ve defterlere kaydedilen bu belge teslimi de kanıtlamış olacaktır. Kesin delillerin aksinin yazılı veya kesin deliller ile ispatı gerektiğinden bu karinenin aksinin tanık veya diğer takdiri delillerle de ispatı mümkün değildir.-Yüklenici bu doğrultuda eseri teslim edildiğini kanıtlamış ancak eserin eksik ya da ayıplı olması nedeniyle yükleniciye iade edildiği savunulmakta ise bu iade olgusundan lehine hak çıkarmaya çalışan taraf iş sahibi olacağından eserin eksik veya ayıp sebebiyle iade edildiğini iş sahibi ispatlamalıdır. ( Örn: Yargıtay ... H.D ... Tarih .... Esas ... Karar Sayılı İlamı )-Mahkememizce davalı tarafa █████/2025 tarihli 69.804,00 TL bedelli faturaya konu ürünleri incelemeye elverişli adresi bildirmek üzere kesin süre verilmiş, bildirilen adreste keşif icra edilerek ürünler incelenmiş ve keşif mahallinde 251 adet tişörtün bulunduğu görülmüştür.-Mahkememiz dosyası tarafların ticari defterlerinin incelenmesi, keşif mahallinde incelenen 251 adet ürünün taraflar arsındaki fatura-iade faturasına konu ürünler olup olmadığı, işbu ürünlerde davalının iddia şekilde eksik-ayıpların bulunup bulunmadığı, varsa bu ayıpların giderilebilir nitelikte bulunup bulunmadığının tespiti ile düzenlene iade faturasının iddia edilen ayıplara uygun olup olmadığının tespiti amacıyla SMMM ve Tekstil Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen .... tarihli raporda özetle; dava konusunun, davacının 69.804,00 TL 03.06.2025 Tarih .... Fatura Numaralı Fatura Alacağı olduğu iddiası ile icra takibi başlatmış olduğu, davalının itirazı ile takibin durduğu, tarafların 2025 yılına ait ticari defterlerinin incelendiği, davacı açılış onayı mahiyetindeki Ocak/2025 dönemi e-defter beratlarını yasal süresinden sonra yüklediği, kapanış tasdiki mahiyetindeki e-defter beratlarının yükleme zamanı inceleme tarihi itibariyle henüz gelmemiş olduğundan davacı kapanış tasdiki yönünden sorumlu olmadığı, ayrıca davacı taraf açılış tasdikine tabi olan 2025 yılı Envanter defterini de incelemeye sunmadığı, anılan nedenlerle davacının incelenen 2025 yılı ticari defterlerinin T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davacı şirketin Ticari Defterleri lehine delil niteliğine haiz olmadığı, davalı tarafın ticari defterlerinin açılış onaylarının yasal süresinde yatırıldığı, Kapanış tasdiki mahiyetindeki 2025-12 dönemi e-defter berat yükleme zamanının henüz gelmediğinden davalının kapanış onayları yönünden sorumlu tutulamayacağı, davalı ticari defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, kayıtların birbirlerini doğrular nitelikte olduğu dolayısıyla, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davalı şirketin Ticari Defterleri lehine delil teşkil ettiği, davacı taraf davalıya düzenlediği icra takibine konu ettiği ....tarihi ve .... numaralı 69.804,00 TL tutarlı faturasını ticari defterlerine .... tarih ve ... yevmiye numaralı kaydı ile ticari defterine kaydettiği ancak davacı bu kaydı davalının hesabına borç hanesine kaydetmediği, 100.01 nolu Merkez Kasa hesabına borç kaydettiği, muhasebe sisteminde bu kaydın anlamı “Fatura bedeli olan 69.804,00 TL nin nakit olarak tahsil edilerek şirket kasasına koyulduğu” şeklinde olduğu, tevsik zorunluluğu kapsamında olanların yapacakları, 30.000 TL’yi aşan tutardaki her türlü tahsilat ve ödemelerini aracı finansal kurumlar kanalıyla yapmaları ve bu tahsilat ve ödemeleri söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik etmeleri zorunlu olduğu, davacının ticari defterlerinde başka kayıt bulunmadığı, ayrıca davalı tarafın avacıya düzenlediği 30.07.2025 tarihli ve ... numaralı "Bitmiş Baskı Hatalı Ürün" açıklamalı faturada davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının ticari defter kayıtlarına göre davalının takip tarihi itibariyle davacıdan 13.115,76 TL alacaklı olduğu davalının ticari defter kayıtlarının incelenmesi ile tespit edildiği, davacının satış faturası ile davalının iade faturasını iki tarafta usulünce ve eksiksiz olarak BA-BS beyanları ile beyan ettikleri ve tarafların BA-BS beyanında mutabık oldukları, davacının baskı işlemi yapmış olduğu ürünlerden 251 adet t-shirtün tamamında baskı yapılan bölgelerde kumaş gözeneklerinin bir kısmının baskı boyasıyla kapanmış olduğundan ayıplı olduğu, ürünlerin ayıplı hale gelmesindeki kusurun baskı işlemini yapan davacıya ait olduğu, dava konusu ürünler üzerinde bulunduğu tespit edilen ayıpların, ürünün çıplak gözle incelenerek kontrol edilmesiyle anlaşılabilecek açık ayıp olduğu, işin olağan akışına göre, baskı yapılan ürünler davalıya teslim edilince, ortalama 2 gün içerisinde kontrol edilerek ayıplı olup olmadığının tespit edilebileceği, ayıp ihbarının süresinde olup olmadığının takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu, baskı ayıplı ürünler nedeniyle, tekstilde kabul edilen fire miktarı düşüldükten sonra, davalının davacıdan talep edebileceği zararının 45.816,98 TL olduğu, davacının 69.804,00 TL alacağından davalının ayıplı ürünler nedeniyle oluşan 45.816,98 TL zararının mahsubu sonrasında, davacının davalıdan (69.804,00 – 45.816,98 =) 23.987,02 TL alacaklı hale geldiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Alınan rapor, keşif mahallinde yapılan tespitler ve tarafların iddia-savunmaları nazara alındığında ticari ilişkinin varlığı .... Tarih ..... Fatura konusu ürünlerin baskısının yapılarak davalıya teslim edildiği hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.-Davalı taraf ayıp iddiasında bulunmuş, bu kapsamda Mahkememizce faturaya konu ürünler bilirkişi marifetiyle incelenmiştir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafından düzenlenen █████/2025 tarihl 69.804,00-TL bedelli faturaya konu ürünlerden keşif mahallinde hazır edilen 251 adet t-shirtün tamamında baskı yapılan bölgelerde kumaş gözeneklerinin bir kısmının baskı boyasıyla kapanmış olduğundan ayıplı olduğu, ürünlerin ayıplı hale gelmesindeki kusurun baskı işlemini yapan davacıya ait olduğu, dava konusu ürünler üzerinde bulunduğu tespit edilen ayıpların, ürünün çıplak gözle incelenerek kontrol edilmesiyle anlaşılabilecek açık ayıp olduğu tespit edilmiştir. Yine işbu ayıplı ürünlerinde sektördeki fire oranları düşüldükten sonra 45.816,98-TL zarara yol açacağı tespit edilmiştir. -Taraflar arasındaki asıl ihtilaf davalı tarafça süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı ile ayıp iddialarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce tarafların ticari defterleri incelenmiş, davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun olmadığı, açılış ve kapanış onaylar yönünden tutarsızlıkların bulunduğu davacı tarafın envanter defterini de incelemeye sunmadığı, anılan nedenlerle davacının incelenen 2025 yılı ticari defterlerinin T.T.K.'nun amir hükümlerine göre Ticari Defterleri lehine delil niteliğine haiz olmadığı görülmüştür.-Yine taraflar arasındaki ihtilafa konu asıl faturanın █████/2025 tarihli olduğu, davalı tarafın iade faturasının tarihinin ise █████/2025 olduğu görülmektedir. Vergi dairesi kayıtlarının incelenmesinde ise her iki faturanın da taraflarca vergi dairesine itiraz edilmeden bildirildiği görülmektedir. -Bu tespitler nazara alınarak Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı tarafça taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında █████/2025 tarihli 69.804,00-TL bedelli faturanın düzenlendiği, işbu fatura kapsamındaki ürünlerin davalı tarafa teslim edildiği ancak teslim tarihi hususunda davacı tarafça teslim belgesi ya da benzeri belgenin düzenlenmediği, yine faturanın davalıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya ibraz edilmediği, davalı tarafın takip tarihinden önce iade faturası düzenlendiği ve yine işbu faturanın davacı tarafça vergi dairesine bildirildiği, davacının ticari defter kayıtları usulüne uygun olmadığından aleyhine delil teşkil ettiği, alınan raporda belirtildiği üzere 251 adet ürünün ayıplı olduğu ve işbu ayıptan kaynaklanan zarar bedelinin 45.816,98 TL olduğu, yukarıda belirtilen sebeplerle davacı tarafın ayıp ihbarının süresinde olmadığına ilişkin iddiaların yerinde olmadığı, davacı tarafın 69.804,00-TL fatura bedelinden ayıplı ürünlerden kaynaklanan zararın düşülmesi akabinde 23.987,02 TL alacak talebinde bulunabileceği Mahkememizce kabul edilmiştir. -Davalı tarafın takip konusu alacağın yukarıda belirtilen miktarını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulü ile takibe yapılan itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir.-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.-Buna göre dava konusu faturadan ayıplı olan miktarın bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, takip ve itiraz aşamasında alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olmadığı ya da borçlu tarafından belirlenebilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 23.987,02 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz üzerinden devam olunmasına,-İcra inkar tazminatı ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.638,55-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 843,06-TL harcın mahsubu ile bakiye 795,49-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 843,06-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 615,40 TL başvurma harcı, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 5.188,00-TL keşif harcı, 2.800,00-TL keşif yol ücreti, 1.586,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 28.189,40 TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%34,36) göre hesap edilen 9.686,83 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Kabul edilen kısım yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 23.987,02-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Reddedilen kısım yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen toplam 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul red oranına (%34,36) göre hesap edilen 1.580,72-TL'sinin davalıdan, bakiye 3.019,28-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır