Adana BAM 9. Hukuk Dairesinin, yeşil maş fasulyesi alım satımına ilişkin ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında ilk derece kararının istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bir icra takibine yönelik itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davalı şirketin 96 ton yeşil maş fasulyesi bedeli olan 79.680 USDlik borcuna itirazını reddederek takibin devamına ve inkar tazminatına hükmetmiş; bu karara karşı davalı, arabuluculuk tutanağı eksikliği, mal teslimatının gerçekleşmediği iddiası, kendi lehine olan bilirkişi raporunun göz ardı edilmesi, yetki itirazları ve usulî hatalar gibi gerekçelerle istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████KARAR TARİHİ : █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : 2021/... ESAS 2023/... KARARDAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ...- DAVALI : ... -VEKİLİ : Av. ...DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, 2021/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu şirket ile müvekkili şirket arasında sözleşme gereği “96 ton Yeşil Maş Fasülyesi” alımına ilişkin bir anlaşma sağlandığını, söz konusu mal satım sözleşme bedelinin müvekkili şirket tarafından defalarca şifaen, mail ve whatspp konuşmaları ile talep edilmişse de davalı/borçlunun, müvekkilini oyaladığını ve mal bedelini ödemekten imtina ettiğini, davalı/borçlunun fatura borcunu ödemediğinden dolayı hakkında sözleşmeye dayalı Mersin 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibine itiraz ettiğini, icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, davanın kabulüne, icra takibinin devamına, davalının kötü niyetli ve haksız olması nedeniyle %20' den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin yabancı statüsünde olduğunu, davacı şirketin yabancı olması nedeniyle müvekkili şirketin davayı kazanması hâlinde yargılama giderleri ile duruma göre müvekkilinin muhtemel zarar ve ziyanını talep ve icra edebilme konusunda teminat gösterme zorunluluğu olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete borcunun bulunmadığını, davacının davayı haksız ve dayanaksız olarak açtığını belirterek, haksız ve dayanaksız açılan davanın öncelikle usulden akabinde ise esastan reddine, %20 nin altında olmamak kaydı ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; Davacı ile davalı ... Gıda Şirketi ile aralarında, '' 96 ton yeşil maş fasülyesi '' alımına ilişkin bir anlaşma sağlandığını, davalı şirketin ... ... INC firmasından maş fasulyesini ithal ettiğini, bu durumun 12.08.2020 tarih ve ... nolu 80.875,20$ bedelli faturasının davalı şirketin kayıtlarına işlendiğinin anlaşıldığını, toplanan delillere göre davalının mal teslim edilmediği savunmasının yerinde olmadığını, davacının davalıdan 79.680USD alacaklı olduğunu, davalının itirazı yerinde görülmediğinden davanın kabulü ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine Mersin 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı takip dosyasında 79.680USD alacağın tahsilde tekerrüre esas olmamak üzere takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar USD cinsi alacak için kamu bankalarınca yıllık USD cinsi alacağa uygulanacak %5 faiz, avukatlık ücreti ve masraflar ile birlikte tahsiline ilişkin icra takibine yönelik davalı borçlunun itirazının iptali ile, takibin devamına, 79.680USD asıl alacağın %20'si olan 15.936USD icra inkar tazminatının takip tarihindeki TL cinsi karşılığının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Arabuluculuk tutanağı asıllarının kesin süre içerisinde dosyaya sunulmadığını, her ne kadar davacı tarafın açmış olduğu davaya dayanak olarak dava dilekçesi ekine Arjantin Firması olan ... isimli şirket ile imzalanan sözleşmeyi sunmuş olsa da, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete dava konsu malının teslimatı ve satışının yapılmadığını, bilirkişi incelemesinde davacının müvekkilinden talep edebileceği bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğini, davanın ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, ispat yükü karşı tarafta iken taraflarına yemin teklifinde bulunmak için süre verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dosyadaki tüm bilgi, belge ve bilirkişi raporu ile davacının müvekkilden alacağının olmadığının ispatlandığını, bilirkişi raporunun aksine davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyaya sunulan ticari defterler incelendiğinde müvekkili şirketin davacı ile her hangi bir muhasebe kaydının olmadığı ve ticari alışverişinin bulunmadığının anlaşılacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, alım satım sözleşmesinden kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf iddialarında özetle; davalı şirket ile davacı şirket arasında sözleşme gereği “96 ton Yeşil Maş Fasülyesi” alımına ilişkin bir anlaşma sağlandığını, söz konusu mal satım sözleşme bedelinin müvekkili şirket tarafından defalarca şifaen, mail ve whatspp konuşmaları ile talep edilmişse de davalının, davacıyı oyaladığını ve mal bedelini ödemekten imtina ettiğini, bundan dolayı icra takibi yapıldığını, davalının borca itiraz ettiğini belirterek davalı itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise savunmalarında özetle; davacı şirkete borcu bulunmadığını, davacının davayı haksız ve dayanaksız olarak açtığını savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Yerel mahkemece; malların ihracatçı firmasının dava dışı ... ... İnc., olup, malların yüklemesini yapan firmanın ise ...2005 Srl olduğu, malların Arjantin ülkesinden yüklenip davalı firmaya teslim edilmek üzere gönderildiği, Gümrük Müdürlüğünden gelen belgelere göre davalının 02.09.2020 tarih ve ... nolu gümrük beyannamesi ile ... şirketinden Maş Fasulyesi ithal ettiği ve ... şirketine devir ettiği görüldüğü, davalı defterlerinde de Maaş Fasulyesinin ... şirketine satıldığının görüldüğü, davacı tarafından taraflar arasında düzenlenen " 96 ton Yeşil Maş Fasülyesi” satımına ilişkin sözleşmenin mevcut olduğu, toplanan delillere göre davalının mal teslim edilmediği savunmasının yerinde görülmediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı taraf yargılama aşamalarında savunduğu ve istinaf dilekçesinde de yinelediği üzere, ürünü satan şirketin ... ... Inc., isimli şirket olduğu belirtmiştir. Bu aşamada husumet hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (TANRIVER, S.: Medeni Usul Hukuku, C.I, Ankara 2016, s.512).Davada taraf sıfatı (husumet), dava konusu subjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı (husumet) dava konusu sübjektif hakka ilişkindir.Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Bu durumda, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet ehliyeti) da o hakkın sahibine aittir. Bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü olan kişidir (pasif husumet ehliyeti).Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece resen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir defî de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde resen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur (KURU, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.I., İstanbul 2001, s. 1157 vd.) (HGK'nın █████/2018 tarih ve 2017/... Karar sayılı ilamı da bu yöndedir).Taraf sıfatı, usul hukukuna değil, maddî hukuka ilişkin bir sorundur; diğer bütün maddi hukuk sorunlarında olduğu gibi, dava şartı değildir. Taraf sıfatının (davacı bakımından, aktif husumet ehliyetinin; davalı bakımından, pasif husumet ehliyetinin) yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def’i değil, bir itirazdır. Bu nedenle mahkemenin sıfat (husumet) yokluğunu re'sen gözetmesi gerekir.Bununla birlikte, taraf sıfatı, usul hukukuna değil, maddî hukuka ilişkin bir sorun olup, diğer bütün maddi hukuk sorunlarında olduğu gibi, dava şartı değildir. Taraf sıfatının (davacı bakımından, aktif husumet ehliyetinin; davalı bakımından, pasif husumet ehliyetinin) yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def’i değil, bir itirazdır. Bu nedenle mahkemenin sıfat (husumet) yokluğunu re'sen gözetmesi gerekir. Eldeki dosyada; bankadan gelen yazı cevabında ürünü satan şirketin ... ... Inc., isimli şirket olduğu açık ve net bir şekilde belirtildiği, davacı tarafça sunulan mail yazışmalarında ve whatsapp çıktılarında da ... ... isimli şirkete ödeme yapılması gerektiği defaeten yapılmış olup, davacı şirketin de nakliyeci olduğunun hem banka cevabi yazılarında hem de faturalardan anlaşıldığı, ki dava dışı ... ... şirketi adına faturaların kesildiği ve fatura tercümesinde de lehtar olarak bu şirketin gözüktüğünün açık olduğu, aradaki sözleşmenin takip dosyasına eklenmesine rağmen takip konusunun cari hesap olarak belirtildiği ve yapılan tetkikler çerçevesinde sunulan sözleşme harici davacı ile davalı arasında bir cari hesap ilişkisi bulunmadığı, aksine sunulan fatura ve diğer belgeler ile iddiasını genişleten davacının sunulan belgeler kapsamında mevcut halde bir talepte bulunamayacağı aksine dava dışı ... ... isimli şirketin bu fatura ve belgeler kapsamında talepte bulunabileceği, yine taraflar arasında “Belge karşılığı ödeme” veya Türk hukuku uygulamasındaki adı ile “vesaik mukabili ödeme (cash against documents/documentary collections/bill of exchange)” şeklinde de bir anlaşma olmadığı, böyle bir anlaşma olsaydı mahkemece yapılan yorumun yine hatalı olacağı çünkü bu tip ilişkilerde alıcı vesaiki alabilmek için tahsil bankasına ödemeyi nakit olarak yapması gerektiğinden, gönderici talimatıyla bedelsiz mal teslimi yapıldığına dair banka cevabı ve buna dair kabulü içeren davacı whatsapp yazışmalarından da bunun anlaşıldığı, davacının değil dava dışı ... ... isimli şirketin işbu davayı davalıya yöneltmesi gerekirken hatalı olarak davacının davayı ikame etmesi hatalı olmakla açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, bu sebeple davalının istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılması gerektiği anlaşılmakla, istinafa konu kararın kaldırılmasına ve yapılan yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Dairemizce açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddi ile esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1)-Davalı vekilinin istinaf başvurusun KABULÜ ile, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, 2021/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2)-YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,3)-Davanın husumet yokluğundan REDDİNE,4)-Şartları oluşmadığından davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazminatının REDDİNE, 5)-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00.TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 8.234,46.TL harcın mahsubu ile 7.502,46.TL harcın karar kesinleşmesi ile talep halinde İADESİNE,6)-Davacı tarafın yapmış olduğu masrafın kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 7)-Davalı vekille temsil edildiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 7. maddesine göre 45.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,8)-Arabulucuya ödenen 1.320,00.TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi gereğince davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,9)- Yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın HMK 333 maddesi gereğince bu hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,İstinaf Yargılaması Yönünden;1)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 11.186,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalıya İADESİNE,2)Davalı tarafça yapılan 492,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 166,00.TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 658,00.TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,3)6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince istinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,5)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce Yapılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/52026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...Başkan... ¸e-imzalıdır ...Üye... ¸e-imzalıdır ...Üye... ¸e-imzalıdır ...Katip... ¸e-imzalıdır