Ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağı için açılan itirazın iptali davasında, davalının cevap vermemesi üzerine mahkemece verilen gerekçeli karar.
Özet: Davacı şirket, davalı ile arasındaki ticari ilişki kapsamında doğan ve mutabakat metniyle teyit edildiğini ileri sürdüğü 56.815,10 TLlik cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek, bu itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep ettiği davada, davalı taraf tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████..........................................DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. I-DAVA DİLEKÇESİ:1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ... ve bir çok markanın bayisi konumunda olduğunu, davalı ... Gıda Temzilik İthalat Ve İhracat Limited Şirketi ile cari hesap tutulması yolu ile çalıştıklarını, davalı ile davacı şirket cari hesap tutulması yolu ile bir çok ... şekerlemelerinin satışını ve tahsilatını gerçekleştirdiğini, takibe dayanak cari hesap ekstresinden de bu ürünlerin satışlarına ilişkin tüm fatura numaralarının görüldüğünü, söz konusu faturalara ilişkin zaman zaman bir kısım ödemelerin yapıldığını ancak cari hesap borcunun bakiye beheri olan 56.815,10 TL yönünden herhangi bir ödemenin yapılmadığını, bakiye bu tutar için davalı borçlu ile cari mutabakatın yapıldığını, mutabakat metninin ikrar niteliğinde olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün' ███████████ Esas sayılı dosyasıyla alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığını, tebliğ edilen ödeme emrine karşı davalının █████/2023 tarihli borca itiraz dilekçesi ile borcun tamamına, faiz ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, alacağın likit olması ve davalının itirazının açıkça haksız olduğunun açık olması sebepleri ile davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, takibe müstenit asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II-CEVAP DİLEKÇESİ:2.Davalı tarafa dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.III-HUKİKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:3.Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.4.Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: █████/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: █████/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:█████/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:█████/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır.5.Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün ███████████ Esas (Kapatılan ... 18. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas) sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 56.815,10 TL asıl alacak yönünden █████/2023 tarihinde icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak cari hesap alacağının gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya █████/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından █████/2023 tarihinde yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.6.Dava dilekçesi incelendiğinde davacının davalı şirket ile aralarında alım satıma dayalı ticari ilişki bulunduğunu, aralarındaki ticari ilişkiye dair cari hesap tutulduğunu, bu kapsamında davalıdan bakiye cari hesap alacakları olduğunu, bu konuda taraflar arasında mutabakat metni tanzim edildiğini, ancak yapılan tüm uyarılara rağmen davalı tarafça bakiye alacaklarının ödenmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla takip başlattıklarını, takibin haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek alacağın tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı taraf davaya cevap vermediği gibi davayı takip de etmemiştir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca ''Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır". Davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği tespit edildiğinden davacının ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir. 7. Bu ön tespitlerin ardından, eldeki davanın alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, davacının davalı ile aralarında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa satım konusu malların davalıya teslim edilip edilmediği, davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıdan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü açısından davacının iddiaları çerçevesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için davacıya ve davalıya ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri ve iletişim kurulacak kişileri bildirmek için kesin süre verilmiş, verilen kesin sürede ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer ile iletişim kurulacak kişilerin bilgilerinin bildirilmemesi halinde defter ibrazından kaçınılmış sayılacağı ihtar edilmiştir. Davacı tarafından belirlenen süre içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer bildirilmişse de, davalıya yapılan usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmemiştir. Davacının ticari defterleri üzerinde talimat yoluyla yapılan bilirkişi incelemesinde, defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan davacının ticari defterlerinin incelenmesinde, davacının davalı ile 2022 yılından devam eden ticari ilişkisi bulunduğu, davacının düzenlemiş olduğu satıma konu faturaları cari hesabına ve defterine kaydettiği, davalı tarafça yapılan ödemeler de dikkate alındığında davacının davalıdan tıpkı icra takibinde talep edilen miktar gibi 56.815,10 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca, davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden ve davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispat edemediğinden, davacının ticari defterlerindeki kayıtların lehine delil olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi raporu ve celbedilen vergi kayıtları incelendiğinde de taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenen yasal sınırın üzerindeki faturaların BS formuyla vergi dairesine bildirildiği, aynı şekilde davalı tarafından da yasal sınırın üzerindeki faturaların BA formuyla vergi dairesine bildirildiği, faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tüm bu hususların faturaya konu malların davacı tarafından davalıya teslim edildiğine karine teşkil ettiği, her ne kadar davalı tarafın defterleri incelenememiş ise de, davalıya ticari defter ve kayıtlarını sunmaması halinde nasıl bir yaptırımla karşılaşacağı hususunun usulüne uygun olarak ihtar edildiği, buna rağmen davalı tarafça ticari defterlerin Mahkememize sunulmadığı, aynı şekilde dava konusu emtianın faturada belirlenen bedelle davalıya teslim edildiğine ilişkin karinenin aksinin senet veya diğer kesin delillerle de ispat edilemediği, fatura bedellerinin ve bu kapsamda bakiye cari hesap alacağının ödediğine ilişkin delil sunulmadığı, bu nedenle davacının mevcut dosya kapsamındaki delillere göre davalıdan bakiye 56.815,10 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, davalının icra dosyasında yapmış olduğu itirazın haksız olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. 8.Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünde, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davanın KABULÜNE, 2-Davaya konu ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün ███████████ Esas (Kapatılan ... 18. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas) sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik davalının İTİRAZININ İPTALİ İLE, takibin aynı koşullarda DEVAMINA,3-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında (11.363,02 TL) icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-Alınması gerekli 3.881,04 TL harçtan peşin alınan 970,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.910,78 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yatırılan 970,26 TL peşin harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan 4.083,40 TL (427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL, vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 95,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025...........