Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, mirasçılar arası ticari şirket pay devrinin bedelsizliği ve irade fesadı iddialarıyla iptaline yönelik hukuki ihtilafın özeti.
Özet: Mirasçı kardeşler arasında görülen bu ticari şirket davasında, davacılar, vefat eden babalarından kalan şirketteki paylarının, kendilerine ödeme yapılmaksızın ve usulsüz yollarla davalı kardeşlerine devredildiğini iddia ederek devrin iptalini veya pay bedelinin faiziyle ödenmesini talep etmektedir. Davalılar ise, pay devrinin aile içi miras taksimine yönelik sözlü anlaşma ve davacıların özgür iradeleriyle, babalarının vasiyetine uygun olarak gerçekleştiğini savunarak iddiaları reddetmekte ve devir sonrası davacılara başka miras gayrimenkulleri devredildiğini belirtmektedir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; .... 24.01.1992 tarih ve 2952 sayılı ... Gazetesi ile kurulmuş olup, müvekkilleri babası ..., ... da şirketin hissedarları olduğunu, müvekkillerinin babası olan muris ...'ın (T.C....) █████/2006 tarihinde vefat etmiş olup, geriye mirasçıları olarak müvekkilleri ... (... ve davalı ...'ın kaldığını, müvekkilleri ... ve ...'in her biri şirketteki 10.000,00-TL' ye karşılık 10 adet paylarını davalılardan ...' a devretmiş olup, █████/2020 tarih ve ... sayılı ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, yapılan hisse devri usule aykırı olduğundan ve müvekkillere ödeme yapılmadığından iptali gerektiğini, şöyle ki; halka kapalı anonim şirketlerde hisse senedi bastırılması zorunluluğu olmadığı için, senede bağlanmamış çıplak pay, hisse senetleri gibi devre konu olabilir, haciz edilebilir, rehin edilebilir, üzerinde intifa hakkı kurulabilir vs. nitekim anonim şirkette pay sahipliği sıfatının kazanılması, hisse senedi bastırılmasına bağlı olmadığını, müvekkillerinin yapmış olduğu hisse devrine karşın kendilerine herhangi bir bedel ödenmemiş olup, pay devri karşılığında bir bedel ödendiğini ispat yükümlülüğünün davalıya düştüğünü, davalı ...'ın muris ...' ın ölümünden 22 gün kadar sonra miras paylarını devirde kolaylık olması ve vergi ödemelerinin az olması gerekçeleriyle müvekkillerinden vekaletname vermelerini istemiş olup, davalı yanın vekaletnameyi alırken daha sonra müvekkillere geri devredeceğini beyan ettiğini, müvekkillerinin babalarının ölümünden dolayı acılarının henüz taze olması, müvekkili ...' in yeni doğum yapmış olması ve kardeşlerine olan güvenleri nedeniyle yevmiye numarasını hatırlayamadıkları vekaletnameyi verdiklerini, davalı ...'ın ise murisin malvarlığında yer alan malvarlığı değerlerinin kendi adına tescilini sağladığını, davalı tarafın malvarlığı değerlerini devir aldıktan sonra bir kısmını mal kaçırmak amacıyla 3.kişilere devretmiş olup, bir kısım malvarlığı değerinin de halen kendi uhdesinde yer aldığını, davalı yanın 2019 yılına kadar müvekkillerine herhangi bir devir yapmadığını, bhse konu taşınmazlardan .... Sayılı dosyasından 15.06.2023 tarihinde verilen karar ile davanın kabulü ile tapu kaydının iptaline karar verildiğini, davalı ...'ın yine benzer şekilde müvekkillerinden aldığı hisse devrine karşılık bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkillerinin yapmış olduğu hisse devrinin iptali ile hisselerin müvekkilleri adına tescili ile bu talebin kabul görmemesi halinde, dava konusu hisselerin ödenmeyen bedelinin rayiç değerinin fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,000,00-TL' nin devir tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı ...' dan tahsiline, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar ve müvekkillerinin kardeş olduklarını, babaları ...’ın 26.09.2006 tarihinde vefatından sonra mirasçı olarak anneleri ... ve 3 kardeş kaldıklarını, ölümden sonra kardeşler arasında miras konusunda hiçbir sıkıntı olmadığını, 3 kardeş aralarında anlaşmak sureti ile mal varlığını paylaştıklarını, nitekim, yaklaşık 14 yıl boyunca (babanın ölümü olan 2006 yılından 2020 yılına kadar) kardeşler ve anne arasında sözlü anlaşma yapıldığını babalarının da herkese ve kendilerine söylediği gibi müvekkil şirkete ait olan ‘gölan’ adlı düğün salonunun müvekkili ...’a bırakıldığını, 3 adet casino anne .... üzerine devredilmek sureti ile bu yerlerin kiralarının 3 kardeş arasında eşit şekilde paylaşıldığı, kira bedelleri her ay 3 kardeş tarafından eşit şekilde alınmaya başlandığını, aradan uzun süre geçtikten sonra davacıların ‘....’ Düğün Salonunun işletmesini yaklaşık 24 yıldır (babalarının sağ olduğu dönemde de) işletmekte olduğu için ve babalarının vasiyeti olduğu için, her iki davacının da müvekkiline... senin hakkındır, senin ekmek teknendir’ demek sureti ile davalı müvekkili şirketteki hisselerini 24.09.2020 tarihinde serbest iradeleri ile müvekkili ...’a devrettiklerini, bu duruma müvekkili davalı ... bizzat şahit olduklarını, belirtmek gerekir ki, söz konusu şirket hisse devrinin yapılmasından sonra 2021 yılında davacılara muristen kalan ... parsel numaralı gayrimenkullerin de veraset ilamı doğrultusunda devredildiğini, muris ... kalan bir adet ev de satılmak sureti ile davacılardan ...’e ... Sitesinden ev alındığını, davacılarla müvekkili arasında babaları öldükten sonra mal paylaşımı konusunda sözlü bir anlaşma yapılmış olup, paylaşımların davacılar ve müvekkili ...’ın hür iradeleri ile gerçekleştirildiğini, ancak müvekkili ...’ın nişanlanması ile birlikte davacılar tarafından adeta yapılan sözlü anlaşma ve babalarının vasiyetinin unutularak, davacılar tarafından huzurdaki dava için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davacılar tarafından serbest iradeleri ile taraflarca yapılan sözlü anlaşmaya binaen usulüne uygun şekilde hisse devri yapııldığını ve devrin ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, davacılar ve müvekkili ... arasında yapılan hisse devir sözleşmesi, mirasçılar arasında yapılmış anlaşma niteliği taşıdığını, öncelikle davaya cevap ve delillerimiz kapsamında haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hisse devrinin iptali olmadığı takdir de hisse devir bedeli istemine ilişkindir
Mahkememizin ... esasına kayıtla yapılan yargılama sonucu, █████/2024 tarih, ... sayılı kararla, davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, .... karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kabulüne karar verilmiştir.
... ilamında; " ispat yükü üzerinde olan davacı tarafa davalıya yemin teklif hakkı olduğu hatırlatılarak,yemin teklif edildiği takdirde bu hususta gerekli usuli işlemler yerine getirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bu sebeple kaldırılmasına, kaldırma gerekçesine göre Mahkemece yargılamaya devam edileceği ve yargılama aşamasında delillerin değişme ihtimaline binaen tedbirin ilk derece Mahkemesince yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davacı tarafın tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş "denilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme, uyulan ... ilamı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre;
Anonim şirkette, payın (hissenin) hisse senedine bağlanması zorunlu değildir. Eğer pay, hisse senedine (veya ilmuhabere) bağlanmazsa, çıplak pay olarak kalır. Hisse senedine (veya ilmuhabere) bağlanmamış (çıplak) pay da hisse senedi gibi her çeşit işlemin konusu yapılabilir, devredilebilir, rehnedilebilir, üzerinde intifa hakkı tanınabilir, haczedilebilir.
6762 sayılı TTK'nın “Hisse Senetlerinin Devri” başlıklı 415. ve 416. maddelerinde hamile ve nama yazılı hisse senetlerinin ne şekilde devredileceği düzenlenmiş olup, her iki halde de hisse devrinin noterden yapılması gerektiği, bunun sıhhat şartı olduğuna dair bir koşul belirtilmemiştir. TTK'nın 415. maddesi uyarınca, hamile yazılı senetler, elden teslim ile devredilir ve bu işlemle pay devri yapılmış olur. Nama yazılı pay senetleri ise, ciro ve teslim ile devredilir, devir şirkete karşı pay defterine kayıtla hüküm ifade eder. Anonim ortaklığın çıplak paylarının devri konusunda TTK bünyesinde bir hüküm bulunmamaktadır. Payın devredilebilirliği ilkesi uyarınca, çıplak payın da senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebileceği hususunda görüş birliği mevcuttur. Ancak payın serbestçe devredilebilirliğine getirilen kanuni ve iradi sınırlamalar kuşkusuz çıplak pay için de geçerlidir. Çıplak payın devri genel hükümler doğrultusunda yapılır. Uygulanacak hükümler payın bedelinin tamamen ödenmiş olup olmadığı hususuna göre değişir. Bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devri genel hüküm niteliğindeki alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşir. Alacağın temliki tasarrufi bir işlem olduğu için, bununla çıplak pay devralana geçer. Şekil olarak bedeli tam ödenmiş çıplak payın devri, payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile söz konusu olur. Anonim ortaklık payı bünyesinde çeşitli alacak hakları bulundurmaktadır. İşbu alacak haklarının devredilmesi eğer pay senede bağlanmamışsa, ancak BK'da düzenlenen alacağın temliki vasıtasıyla gerçekleşebilir. Alacağın temliki de yazılı şekilde yapılır. Bedeli hiç ödenmemiş veya kısmen ödenmiş çıplak payın devrinin hukuki niteliği bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devrinden faklıdır. Zira, bedelinin tamamı ödenmiş pay tali yükümleri bir yana bırakacak olursak, pay sahibi açısından herhangi bir malvarlıksal borç içermediğinden sahip olduğu alacak hakkı niteliğindeki haklarından ötürü devri alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşecektir. Oysa, bedeli tam olarak ödenmemiş pay için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Çünkü bedeli tam ödenmemiş pay, pay sahibi dışından malvarlıksal borç niteliğindeki taahhüt edilen pay bedelinin ödenmesi borcunu içerir. Anonim ortaklıklarda pay sahibinin asli borcu, taahhüt ettiği payların karşılığını oluşturan edimin ifasıdır. Bu kural hem nakdi hem de ayni sermaye taahhüdü için geçerlidir. Pay sahiplerinin taahhüt ettikleri payların karşılığını oluşturan edimi ifa etme borçları, ortaklık dışında da bir alacak hakkı teşkil eder. Bu durumda, karşılığı tamamen ödenmemiş bir payın devri devralan kişi açısından bir borç yüklenmesi niteliğine sahip olacağından ötürü devir işleminin borcun üstlenilmesi hükümleri uyarınca, yani bir iç üstlenme sözleşmesi ve alacaklı konumundaki anonim ortaklığın onayı alınmak sureti ile yapılması gereklidir. İç üstlenme sözleşmesinin tabi olduğu şekil şartı hakkında hiç bir hüküm öngörülmemiştir. Bu nedenle, hukukumuzda hakim olan şekil serbestisi ilkesi uyarınca tarafların söz konusu nakil sözleşmesini herhangi bir özel şekle bağlı olmaksızın sözlü, yazılı veya resmi şekilde yapabilme hususunda serbest oldukları düşünülebilir. Ancak pay, sadece kendisine bağlanan borçların değil aynı zamanda hakların da kaynağını teşkil eder. Alacak haklarının devrinin alacağın devri hükümlerine tabi kılındığı düşünülecek olursa, taahhüt edilen payın karşılığını ödeme borcunun yanında, ortaklık haklarını da içeren bedeli tam ödenmemiş payın devri işleminin de yazılı şekilde yapılması zorunluluğu söz konusudur. Dolayısıyla bedeli tam olarak ödenmemiş çıplak payın devri yazılı bir devir beyanı ile birlikte anonim ortaklığın onayının alınması ile gerçekleşir. Anonim ortaklık adına devir işlemine onay vermeye eğer ana sözleşmede farklı bir düzenleme bulunmuyorsa yönetim kurulu yetkilidir. (....)
Bu açıklamalar ışığında somut olayda davacıları ... Şirketi'ndeki hisselerini ... yevmiye nolu pay devri sözleşmesi ile davalı ...'a devretmiş oldukları ,devir senedinde devir bedelini nakden ve tamamen almış olduklarını beyan ettikleri , devrin yukarıda açıklanan şekle uygun ve geçerli bir şekilde gerçekleştiği, yine davacıların devir bedelini nakden ve tamamen almış olduklarını beyan etmekle devir bedelinin ödenmiş olduğu, davacıların muvazaa iddialarını da ispata elverişli delillerle ispat edemedikleri ,yine davacıların yemin teklifi davalı tarafından kabul edilerek yemin eda edildiğinden davacıların iddialarının ispat edilemediği anlaşıldığından davacıların davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE;
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 345,55 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ... Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılara ödenmesine ,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin ve asillerin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!