Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun iflasına bağlı yayın lisansı iptali işleminin, yönetmelik değişikliği sonrası hukuki dayanak kaybını temyiz yoluyla değerlendiriyor.
Özet: Bir medya hizmet sağlayıcı kuruluşun iflası halinde yayın lisanslarının iptaline imkan tanıyan yönetmelik hükmünün dava süreci devam ederken kaldırılması üzerine, bu hükme dayanılarak gerçekleştirilen lisans iptal işleminin hukuka aykırı hale geldiği gerekçesiyle iptaline dair ilk derece mahkemesi kararı, davalı idare tarafından bireysel işlemin dayanağının sadece ilgili yönetmelik maddesi olmadığı ve tesis edildiği anda yürürlükteki düzenlemenin hukuka aykırı olmadığı iddialarıyla temyiz edilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : █████████Karar No : ███████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yayınları A.Ş. VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzin ve Tahsisler Dairesi Başkanlığının bila tarih ve ... sayılı yazısıyla bildirilen ”Yayın Lisanslarının (U-TV SD, K-TV SD/Çok İl, U-RD, İnternet-TV, İnternet RD) İptali"ne ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararı ile dayanağı █████/2011 tarih ve 27965 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Medya Hizmet Sağlayıcı Kuruluşlar ile Platform ve Altyapı İşletmecilerinin Uymaları Gereken İdari ve Mali Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 17. maddesinin 3. fıkrasının iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla; Dava dilekçesinde, anılan Yönetmeliğin 17. maddesinin 3. fıkrasının iptali istenilmişse de, dilekçe içeriği ve öne sürülen hukuka aykırılık sebepleri dikkate alınarak, anılan fıkrada yer alan "iflasına karar verilmesi" ibaresi ile sınırlı olarak inceleme yapıldığı ve davalı idarenin usule ilişkin itirazının geçerli bulunmadığı belirtilmiş, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Hizmetleri Hakkında Kanun'un 1. maddesine, 3. maddesinin 1. fıkrasına, 37. maddesinin 1. fıkrasına; █████/2011 tarih ve 27965 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Medya Hizmet Sağlayıcı Kuruluşlar ile Platform ve Altyapı İşletmecilerinin Uymaları Gereken İdari ve Mali Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 1., 2. ve 3. maddelerine ve 4. maddesinin 1. fıkrasına, 17. maddesinin dava tarihinde yürürlükte olan haline; █████/2021 tarihinde açılan işbu dava devam ederken █████/2024 tarih ve 32428 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Medya Hizmet Sağlayıcı Kuruluşlar ile Platform ve Altyapı İşletmecilerinin Uymaları Gereken İdari ve Mali Şartlar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesi ile anılan Yönetmeliğin 17. maddesinin 3. fıkrasının meri haline yer verildikten sonra, Yönetmeliğin 17. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "iflasına karar verilmesi" ibaresinin iptali istemine ilişkin olarak; Anılan Yönetmeliğin 17. maddesinin 3. fıkrasında işbu dava tarihinden sonra davacının ileri sürdüğü gerekçelere benzer gerekçeler ile değişiklik yapılarak medya hizmet sağlayıcı kuruluşun iflasına karar verilmesi halinde yayın lisansının iptal edileceğine dair kuralın ilgili madde metninden çıkarıldığı, yürürlükte olan kuralda kuruluşun iflasına karar verilmesi halinin lisans iptali nedenleri arasında sayılmadığı anlaşıldığından, Yönetmeliğin 17. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "iflasına karar verilmesi" ibaresinin iptali istemine ilişkin olarak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı, ... tarih ve ... sayılı Üst Kurul kararının iptali istemine ilişkin olarak; Dairelerinin █████/2024 tarihli ara kararına taraflarca verilen cevapların incelenmesinden; dava açıldıktan ve/veya dava konusu Yönetmelik'te değişiklik yapıldıktan sonra iptal edilen lisanslara ilişkin olarak davacı tarafından idareye herhangi bir başvuruda bulunulmadığı ve bu konuda idarece re'sen herhangi bir işlem tesis edilmediğinin anlaşıldığı, Yönetmeliğin 17. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "iflasına karar verilmesi" ibaresinin iptali istemine ilişkin olarak kararda yer verilen tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, müflis davacının yayın lisanslarının Üst Kurulca iptaline dayanak teşkil eden Yönetmelik hükmünün davacının istemini karşılar şekilde değiştirilerek iflas halinin yayın lisansı iptal nedenleri arasından çıkarıldığı, dolayısıyla dava konusu yayın lisanslarının iptaline ilişkin işlemin de yasal dayanağının kalmadığı, Bu itibarla, davalı idarece değiştirilerek ortadan kaldırılan dava konusu ibareye dayanılarak tesis edilen idari işlemin de hukuka aykırı hale geldiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, Medya Hizmet Sağlayıcı Kuruluşlar ile Platform ve Altyapı İşletmecilerinin Uymaları Gereken İdari ve Mali Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 17. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "iflasına karar verilmesi" ibaresinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; ... tarih ve... sayılı Üst Kurul kararının iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bireysel işlemin dayanağının sadece davaya konu edilen yönetmelik maddesi olmadığı, 6112 sayılı Kanun'un 37. maddesinin (c) bendinin de işlemin dayanağı olduğu; idari işlem tesis edilirken yürürlükte olan dava konusu düzenlemenin Kanun'a aykırı olduğuna dair bir tespitin söz konusu olmadığı; değiştirilen Yönetmelik maddesinden yola çıkılarak geçmiş idari işlemlerde hukuka aykırılık oluşmuşçasına idari işlemin iptaline karar verilmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğu; idare hukukunda hukuk normlarının, kural olarak yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren hüküm ve sonuç doğurması gerektiği; davacı tarafın yayın lisansının yenilenmesine ilişkin bir başvurusunun olmadığı; 6112 sayılı Kanun'un 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca yayıncı kuruluşun yayın lisansı alırken bulundurması gereken idari, mali ve teknik şartları faaliyette bulunduğu sürece taşımasının yasal zorunluluk olduğu ve anılan düzenlemenin, borca batık yayıncı kuruluşun lisansının iptalinin yasal dayanağını oluşturduğu; yayıncılığın önemli ve itibarlı bir alan olduğu; bu kadar önemli ve itibarlı bir alanda asgari yükümlülüklerini yerine getirememiş, ekonomik olarak güçsüzlüğü mahkeme kararıyla ilan edilen ve kesinleşen tüzel kişilerin yayın lisanslarının iptal edilmesinin 6112 sayılı Kanun'un amacının bir gereği olduğu; "iflas, tüzel kişiliğin sona ermesi, mahkeme kararı ile yayın izninin iptal edilmesi" gibi hallerin 6112 sayılı Kanun'un lafzına göre iptal halleri olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onçüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :Dava konusu edilen bireysel işlemin dayanağı olan dava konusu düzenlemenin kanuni bir dayanağı olmadığı; yayın lisansının malvarlığının bir parçası olduğu ve iflas halinde yayın lisansının iptalinin iflas alacaklılarının menfaatlerinin aleyhine sonuç doğuracağı göz önüne alındığında hukuka aykırı olduğu; dolayısıyla, hukuka aykırı bulunan düzenlemeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin de hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu iptal kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Üye ...'ın, dava dilekçesinde, dava konusu Yönetmelik maddesinin tamamının iptali istenilmesine rağmen, Daire tarafından, "iflasına karar verilmesi" ibaresine hasren inceleme yapılmasında hukuken isabet bulunmadığı ve eksik inceleme yapıldığı yönündeki usule yönelik oyuna karşılık, dava dilekçesindeki davacı iddiaları dikkate alındığında, Dairece, belirtilen kısım yönünden inceleme yapılarak karar verilmesinde, yargılama usulüne bir aykırılık görülmeyerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY :Dava, davacı şirket hakkında verilen iflas kararının kesinleşmesi üzerine alınan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzin ve Tahsisler Dairesi Başkanlığının bila tarih ve ... sayılı yazısıyla bildirilen "Yayın Lisanslarının (U-TV SD, K-TV SD/Çok İl, U-RD, İnternet-TV, İnternet RD) İptali"ne ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu kararı ile dayanağı █████/2011 tarih ve 27965 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Medya Hizmet Sağlayıcı Kuruluşlar ile Platform ve Altyapı İşletmecilerinin Uymaları Gereken İdari ve Mali Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 17. maddesinin 3. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT :Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrasında, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari işlemlerin; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulacağı vurgulanmış; 24. maddesinde ise, kararda bulunacak hususlar sıralanarak (e) bendinde kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin ve hükmün kararda belirtileceği kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ve 24. maddesi dikkate alındığında idari yargı yerlerince idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetime tabi tutularak incelenmesi ve kararların gerekçeli olarak yazılarak dayandığı hukuki sebepler ile hükmün kararlarda belirtilmesi gerekmektedir. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş, ancak bu maddede gerekçeli karar hakkından açıkça söz edilmemiştir. █████/2001 tarih ve 24556 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4709 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile bu maddeye "adil yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle de güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nin birçok kararında belirtilmiştir. Dolayısıyla Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı güvencesini de kapsadığının kabul edilmesi gerekir (Anayasa Mahkemesi, Abdullah Topçu, B. No:█████████, 19/4/2017, p. 75).Bu bağlamda, AİHM içtihatlarına göre, genel olarak her bir karar açık, konuyla ilgili herkesin, mahkemenin neden belirli bir kararı verdiğini anlamasına imkan verecek şekilde olmalıdır (AİHM, Seryavin ve diğerleri/Ukrayna p.57-61). Mahkeme kararlarının, hüküm fıkrası ve hükmün dayandığı gerekçe ile bir bütün olduğu, gerekçesiz karar verilmesinin mümkün olmadığı açık olduğuna göre, gerekçenin hem temyiz incelemesini yapacak merci açısından, hem de kararı uygulayacak olan idare açısından yeterli açıklıkta olması gerektiğinde kuşku yoktur.Yargılama hukukunda, yargı (hüküm), uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin yargılama sürecinin sonunda ulaştığı "sonuç"tur. Gerekçe, yargıcın çözümlemek durumunda olduğu uyuşmazlığa uygulanması gereken soyut hukuk kuralının saptanmasında, yorumlanmasında ve tüm ayrıntılarıyla ortaya konulup nitelendirilen maddi olaya uygulanmasında izlemiş olduğu yöntemi gösteren ve bu özelliği sebebiyle, yargılamanın nesnelliği ile varılan yargının doğruluğu konusunda davanın taraflarına güven, üst yargı yerine de denetleme olanağı veren açıklamadır. Bu durumda, davaya konu idari işlemin hukuka uygunluk denetimini yapmakla görevli idari yargı merciince, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde sayılan unsurlar yönünden, işlemin hukuka aykırı olup olmadığına dair yargısal denetim yapılması ve bu denetim sonucunda varılan kararın gerekçeli olarak ortaya konulması gerekmektedir.Daire kararının, temyize konu üst kurul kararının iptaline ilişkin kısmı incelendiğinde, müflis davacının yayın lisanslarının Üst Kurulca iptaline dayanak teşkil eden Yönetmelik hükmünün davacının istemini karşılar şekilde değiştirildiği, "iflas halinin" yayın lisansı iptal nedenleri arasından çıkarılması nedeniyle bireysel işlemin hukuki dayanaktan yoksun kaldığı gerekçesiyle iptal karar verildiği görülmüş olup; anılan işlem açısından hukuki bir değerlendirme yapılmaksızın iptal kararı verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, Daire kararının dava konusu Üst Kurul kararının iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle Yönetmelik maddesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Üst kurul kararının ise iptaline yönelik Danıştay Onüçüncü Dairesinin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA,3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Onüçüncü Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, █████/2026 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde; "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması,sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar." hükmü yer almaktadır. Dayanağı düzenleyici işlem ile bireysel işleme karşı birlikte dava açılması ve düzenleyici işlemin yürürlükten kaldırılması nedeniyle düzenleyici işlem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi durumunda, bireysel işlem hakkında hüküm kurulurken, düzenleyici işlem yönünden de işin esasına girilerek düzenleyici işlemin hukuki denetiminin yapılması gerektiği noktasında duraksama bulunmamaktadır. Temyize konu Daire kararında, dava konusu ... tarih ve ... sayılı Üst Kurul kararının iptali istemine ilişkin hukuki bir değerlendirme yapılmaksızın, müflis davacının yayın lisanslarının Üst Kurulca iptaline dayanak teşkil eden Yönetmelik hükmünün davacının istemini karşılar şekilde değiştirilerek iflas halinin yayın lisansı iptal nedenleri arasından çıkarıldığı gerekçesiyle, anılan kararın iptaline karar verilmiştir. Üst Kurul kararı yönünden hukukilik değerlendirmesi yapılırken, hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilen dava konusu düzenlemenin de hukuka uygun olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği ancak Daire kararında bu anlamda bir hukukilik değerlendirmesi yapılmadığı ve gerekçenin eksik olduğu görülmektedir. Yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ve 2. fıkrasında yer alan düzenlemeler uyarınca, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın kararı hukuka aykırı bulursa bozacağı; hukuka uygun bulursa onayacağı ya da kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa kararı, gerekçesini değiştirerek onayacağı yolundaki hüküm çerçevesinde, usul ekonomisi gözetilerek, Üst Kurul kararına ilişkin hukukilik denetiminin Kurulumuzca yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu Üst Kurul kararının hukuka uygunluğunun incelenerek uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiği görüşü ile temyize konu kararın bireysel işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.KARŞI OY XX- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın Üst Kurul kararının iptaline ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı bulunmadığı, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği oyuyla, bozma kararına katılmıyoruz.