Danıştay 4. Daire, Tokat Ziledeki arazi toplulaştırması işleminin iptali talebiyle yapılan temyiz başvurusunu, işlemin hukuka uygun bulunması nedeniyle reddederek bölge idare mahkemesi kararını onadı.
Özet: Davacının, arazisinin toplulaştırma işlemiyle daha da parçalandığı, eski sulama imkanının ortadan kalktığı ve tahsis edilen yeni parselin verimsiz olduğu yönündeki hukuka aykırılık iddialarına rağmen, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin ilgili arazi toplulaştırması uygulamasının yasalara uygun olduğu, toprak derecelendirmelerinin ve parsel indeks değerlerinin dengeli yapıldığı, davacıya ayrılan parselin yol ve su imkanından faydalanacak şekilde planlandığı gerekçeleriyle davanın reddi yönündeki kararları, yapılan temyiz incelemesi sonucunda yüksek yargı tarafından onanarak kesinleşmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: █████/2017 tarih ve 30004 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Tokat ili, Zile ilçesi, ...(...) köyünde ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda yapılan arazi toplulaştırması işleminin iptali istemiyle yapılan █████/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunda yapılan tespitler dikkate alındığında, dava konusu alanda sabit tesis bulunmadığı, Tokat ili, Zile ilçesi, ... (...) köyüne ilişkin uygulama alanının ve derecelendirme haritasının mevzuatta belirtilen hususlar dikkate alınarak belirlendiği, toprak derecelendirmelerinin ve sınıflandırmalarının; arazinin varlığı, toprağın özelliği, yerleşim yerine ve yola olan uzaklığı gibi hususlar gözetilerek yapıldığı, parsellerin indeks değerleri bakımından dengenin gözetildiği, proje kapsamında kesilen %6,69 katılım payı oranının yasal sınır altında kaldığı, davacıya tahsis edilen parselin yol ve sudan yararlanacak şekilde planlanarak uygulama yapıldığı, bu haliyle tahsis işlemlerinin toplulaştırma ilke ve kuralları ile ilgili mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu arazi toplulaştırma işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Verimli ve detaylı bir keşfin yapılmadığı, toplulaştırma işlemi ile parsellerin bir araya getirilmesi gerekirken, taşınmazların daha da parçalandığı, davacıya ait ... ada ... parselin üç ayrı taşınmaza paylaştırıldığı, davacının en büyük kök parseli etrafında toplanması gerekli iken bu kurala riayet edilmeksizin üç ayrı parçaya ayrılmak suretiyle taşınmazların toplulaştırma işlemine tabi tutulduğu, ayrıca verilen taşınmazın ortasından eski kullanılmayan sulama kanalının geçtiği, yeni parselin tarlayı ortadan ikiye ayırdığı, bu sebeple davacının iki taşınmazının dört ayrı taşınmaz haline geldiği, davacının eski parseli sulama kanalına yakınken ve sulama imkanı varken, bu imkanının kalmadığı, taşınmazları aleyhine yapılan toplulaştırma işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!