Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan ürün tedarik sorunları ve haksız icra takipleri nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davası.
Özet: Davacı tarafın, bayilik sözleşmesi kapsamında davalıdan temin etmesi gereken dental implant ürünlerini stok yetersizliği ve tedarik sorunları nedeniyle alamaması sonucu müşteri kaybı ve mali sıkıntı yaşadığını, buna rağmen davalı tarafın haksız yere yaklaşık 750.000 TLlik icra takipleri başlattığını, bu takiplere dayanak gösterilen senetlerin iadesinin yapılmadığını ve müvekkilinin ticari hayatının olumsuz etkilendiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu bir davadır.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat(Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2025Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkili ile davalı taraf arasında █████/2020 tarihli bir bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı kuruma ait diş ürünü olan ... ve ... marka dental implant ürünlerini .... illerinde 3. Şahıslara satışla ilgili teknik ve hukuki şartların belirlendiğini, müvekkil ile davalı kurum arasında satış şartları ve koşulları belirlenen bu sözleşme kapsamında bayilik ilişkisi yürütüldüğünü ve ve iş bu dava aşamasına kadar gelen süreçte bir takım hukuki uyuşmazlıklar yaşandığını, müvekkilinin davalı firmanın ürün konusunda sıkıntı olduğunu yahut yeni ürün gelmeyeceği bu konuda yeni satışların yapılmaması gerektiği konusunda müvekkili firma ve diğer bayileri bilgilendirmemesi ve konulan hedeflerin güncel tutulması sebebi ile satışlarına devam etmiş olduğunu, yapılan satışlara karşılık gönderilen talep formlarının dava dilekçesi ekinde yer aldığını, bu ürünlerin hali hazırda olmadığı mayıs ortasında tedariğinin gerçekleştireleceği bilgisi ile satışlarda sıkıntı olmayacağının ifade edildiğini, dava konusu süreç ve karşılıklı ticaret yükümlülükleri tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirmesi sebebi ile düzenli şekilde işlemeye devam ettiğini, müvekkili tarafından davalıya ait ödemeler yapılması akabinde verilmesi gereken ticari malların verilmediğini, stok yetersizliği sebebi ile geri çevrildiğini, gelecek döneme ait açıklayıcı bir bilgi paylaşımı sunulmadığı bir sürecin başladığını, müvekkilinin bu süreç başlangıcında davalı firmaca kendisine verilen hedefi tutturma adına müşterilerine ürün satımı yapmakta ve satıma ilişkin vadeli senet ve kıymetli evrakları davalı firma ile paylaşmaya devam etmekte olduğunu, bu duruma karşın kendi müşterilerine vermesi gereken implant ve üst yapılarının teslimini sağlayamamaya başladığını, Süreci takip eden zaman diliminde müvekkiline yeni bir ürün tedariği sağlanmadığı gibi bahse konu ithalatlarda davalı firmaca gerçekleştirilemediğini, daha önceki mail ve içeriklerde ifade edilen ürünlerin geleceği ithalatın ve sorunun çözüleceği söylemine binaen devam eden satışlar nedeni ile müvekkilinin ciddi bir müşteri kaybına uğradığını, daha önceki ödemelerini de yeni ürün teslim edemediği için alamaz hale geldiğini, bu durumun davalı firmaca bilinmesi ve ticari ilişkiyi bu şekilde yürütülmesine karşı müvekkili hakkından █████/2021 tarihinde 693.834,73 TL lik bir ilamsız icra takibine muhattap kılındığını, davalı firmaca .... E sayılı icra takibi ile içeriği ve dayanağı anlaşılmayan doğrudan müvekkilin borçlu olduğu bir icra takibi başlatılmış olduğunu, iş bu icra takibinde dayanak olarak sunulan ticari kayıtlar incelendiğinde müşteri evraklarına konu senetlerin sanki müvekkile iadesi gerçekleştirildiği ifadesi ile iadesi sağlanan kıymetli evrakların muhatabı müvekkilini yaptığını, takibe konu senetler ne müvekkile iadesi sağlanmış ne de müşterilere iade edilmediğini, bu duruma karşın doğrudan müvekkil muhatap edilerek icra takibe geçilmesi üzerine müvekkilince haksız takibe itiraz edildiği ve takibin durduğunu, aynı gün içerisinde .... E sayılı icra takibi ile müvekkili cirolu muhatabı müvekkil müşterileri olan diş hekimlerine ait bonolar için 127.655,50 TL lik bir icra takibi başlatılmış olduğunu, █████/2021 tarihinde ise .... E sayılı yine müvekkili cirolu muhatabı müvekkili müşterileri olan diş hekimlerine ait bonolar için 24.183,67 TL lik bir icra takibi başlatıldığı. Yapılan iş bu icra takiplerinin toplamı yaklaşık 750.000,00 TL bir tutara tekabül ettiği. Oluşan icrai giderleri ve vekalet ücretleri dahil olmayan bu rakam nedeni ile müvekkilinin ciddi bir kayıp ve çıkmaz içerisinde kaldığını. Bu süreçlerin hemen öncesinde yine müvekkilin borçlu olduğu 54.280,00 TL bedelli bir bono davalı firmaca █████/2021 tarihinde icra takibine konmuş olup, iş bu bono kapsamında müvekkilin tüm banka hesapları ve mal varlığına bloke konulmuş olduğunu, müvekkilinin bu dosya borcunu taksitler halinde ödemesine karşın konulan blokeler nedeni ile tüm ticari hayatı davalı firmaca bitirildiğini, bu süreç başlangıcında konulan blokeler ve öncesinde ticari hayatın devamı noktasında verilemeyen mallara karşılık ödenen senet borçları nedeni ile mali anlamda iflas noktasına geldiğini, müvekkilinin ....E sayılı icra takibine karşılık .... E sayılı takibine karşılık .... (EK-20) ile takibin iptalini sağladığını, Verilen her iki kararda iş bu icra takiplerinde doğrudan muhatap olan diş hekimlerinin yasal başvuru hakları elinden alınmak sureti ile müvekkile yöneltilen talebe bağlı olarak müvekkile protesto çekilmeden takibe geçilmesinden kaynaklandığını, müvekkil aleyhine hacizler nedeni ile müvekkil ticari anlamda davalı yanca iflas pozisyonuna gelmiş olduğunu, davalı kurum dayanak bayilik sözleşmesini süresi dolamadan █████/2022 den önce haklı bir gerekçe sunmadan yazılı bir ihtarname veya hukuksal bir başvuru olmadan haksız şekilde sonlandırdığını, aynı pazara ve müşteri potansiyeline hitap eden davalı firma müvekkilinin gelecek ticari yaşamını sonlandırmak adına sosyal mecrada bu konuda paylaşım yaparak bu irade beyanını asılsız imalarla ifade etmeyi tercih ettiğini belirterek davalı yanca ticari mevzuata ve ana sözleşmeye aykırı şekilde ortaya konan eylemler nedeni ile; Müvekkilinin davalı yanın hukuka, ticari hayata ve bayilik temel sözleşmesine aykırı eylemleri nedeni ile yoksun kaldığı kar ve kayıpların tespiti ile iş bu belirlenen alacakların ticari faizi ile tahsiline, 6102 sayılı TTK’nın 122/1-a maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sonlanmasından sonra da davalı şirket önemli menfaatler elde ediyorsa davacı acente uygun bir denkleştirme tazminatı isteyebilir ayrıca acentelik sözleşmesinin sona ermesi sebebiyle acentenin oluşturduğu müşteri çevresinden yararlanmaya devam eden işletmenin, sözleşmenin sona ermesiyle ücret hakkını kaybeden acenteye ödemesi gereken tazminat olan ... tazminatının davalıdan alınarak müvekkile ticari faizi ile birlikte tahsiline, müvekkili firmanın ticari hayatının sona ermesine sebebiyet veren davalı firmanın iş bu eylemleri nedeni ile BK nun 49 kapsamında "kusurlu ve hukuka aykırı fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür "hükmü kapsamında belirlenecek manevi tazminata hükmedilmesini, şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00.TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekilinin █████/2022 tarihli talep kuruşlandırma beyan dilekçesinde; 1.000,00.TL gösterilen tutar üzerinden, Manevi tazminat alacak taleplerinin için 250,00.TL (Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile) Yoksun kalınan kar ve kayıplara ilişkin talepleri için 250,00 TL (Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile) ... Tazminatı konulu taleplerimiz için 500,00 TL (Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile) olmak üzere kuruşlandırdıklarını beyan etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildiren çağrı kağıdı tebliğ edilmesine rağmen davalı cevap vermemiştir. Mahkememizin tensip ara kararı ile .... Esas sayılı icra dosyasının tüm evraklarının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesinin istenilmesine, ....esas sayılı icra dosyasının, .... Esas sayılı icra dosyasının, .... sayılı dosyasının, .... sayılı dosyasının tüm evraklarının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş olup gelen yazı ve belgeler dosya içerisine alınmıştır.Mahkememizin öninceleme duruşmasında verilen ara karar ile Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmaları, yahut bulunduğu yer ve ilgilisini bildirmeleri için 2 şer hafta süre verilmesine, davalı tarafa bu hususta HMK 220 şerhi içeren muhtıra tebliğ edilmiştir.Mahkememizce .... Mahkemesine yazılan talimat ile aldırılan SMMM Bilirkişi Raporunda Özetle; Davacının, 2022 yılı Yasal defterleri açılış onaylarının süresi içerisinde yapıldığını, 2020, 2021 Yılı Yevmiye, Kebir, Envanter Defterlerinin Mahkemede olduğunun beyan edilmesi nedeniyle ilgili dönemlere ilişkin inceleme yapılamadığını, Davacının, 2020, 2021, 2022 yılı Yasal defterleri sunulamadığından, incelemeye sunulan ilgili dönemlere ait Muavin Defter kayıtlarından; 2020-2021-2022 yılı için .... / ... Şirketi ve ... / ... Şirketi Cari hesabını kullandığını, ... Tic. A.Ş. ile █████/2020- █████/2022 tarihleri arasında ticari ilişki bulunduğunu, █████/2022 tarihi itibariyle, Davalı ... Tic. A.Ş.'nin ... No'lu Cari Hesabı'nın 4.492.588,84 TL alacaklı olduğunu, █████/2022 tarihi itibariyle, Davalı ... Tic.A.Ş.'nin ... No'lu Cari Hesabı'nın 22.467.686 TL borçlu olduğunu, taraflar arasında █████/2020 tarihinde düzenlenen Sözleşme'nin yılı süreli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememiz tarafından bilirkişiler olarak, sözleşme yorumlamasında Borçlar Hukuku Öğretim görevlisi bilirkişi ...., Muhasebe Finansman SMMM bilirkişi .... ve Diş hekimi bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen █████/2023 Tarihli Ön Raporda; Davacı tarafından, davalı ile aralarında bayilik ilişkisinin varlığının iddia edildiği; dosyaya sunulan 01.12.2020 tarihli sözleşme örneğinde sadece davacının imzası olup; davalının imzası bulunmadığını, Davacı tarafından her ne kadar bayilik sözleşmesi 01.12.2020 tarihinde imzalanmış olsa da; fiili bayilik ilişkilerinin daha önceden 09.06.2020 tarihinde başladığının ileri sürüldüğünü, sözleşme ve bayilik ilişkilerinin başlama tarihleri konusundaki takdir yetkisinin Mahkemeye ait olduğunu, Davalı tarafından, sözleşmenin feshine ilişkin ihtarnamenin noter aracılığı ile keşide edilmesine rağmen muhataba tebliğ edilemediğinin ileri sürüldüğü; ancak buna ilişkin tebligat bilgilerinin dosyada mevcut olmadığı; bu nedenle .... Noterliği ile gerekli yazışmaların yapılarak 08.04.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı, 20.04.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ve en son 27.05.2022 tarihli TK. m. 35'e göre yapılan tebligatların akıbetinin sorulması gerektiğini, Davalı tarafın .... Esas sayılı dosyasındaki alacağı ile işbu davadan doğabilecek borcu için takas def'inde bulunduğu; ancak, .... Esas sayılı dosyasından verilen kararın henüz istinaf aşamasında olup kesinleşmediğini, Davalının sözleşmenin feshine ilişkin ileri sürdüğü gerekçelere ilişkin bilgi ve belgelerin ve davacının portföy tazminatı talebinin şartlarının gerçekleştiğini gösteren bilgi ve belgelerin dosyaya ibrazının gerektiği; söz konusu belgelerin dosyaya ibrazından sonra nihai bir sonuca ulaşılmasının daha isabetli olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. İtiraz üzerine mahkememiz tarafından bilirkişiler olarak Borçlar Hukuku Öğretim görevlisi bilirkişi ...., Muhasebe Finansman SMMM bilirkişi .... ve Diş hekimi bilirkişi . ... tarafından Düzenlenen █████/2024 tarihli ek raporda; ön rapordaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığını beyan etmişlerdir. Davacı vekili tarafından itiraz üzerine alınan yeni bilirkişi heyeti olan Diş doktoru bilirkişi ..., SMMS bilirkişi ...ve Nitelikli hesap bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının Bayilik sözleşmesinin feshinden dolayı portföy tazminatı ve kar kaybı talebinin değerlendirilebilmesi için sözleşmenin feshinin haklı/haksız olduğunun tesbiti gerektiği ancak sipariş talep formları, sevkiyat bilgileri, siparişler için verilen çek,senet, vs ödeme bilgisi 2022 yılı hedefine ilişkin bilgiler -sunulmadığından sözleşmenin feshinin bu aşamada ve bu belgelerle yorumlanamadığını, Bu belgeler tamamlanması ve feshin ve diğer hususların yorumlanması akabinde manevi tazminatın takdirinin Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. İtiraz üzerine Diş doktoru bilirkişi ..., SMMS bilirkişi ...ve Nitelikli hesap bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Davacının sipariş talebinde bulunduğu dönemde davalıya borçlu olduğu anlaşıldığını, bu durumda sözleşme gereği davalının sevkiyatı yapmaması mümkün olabileceğini ve fesih koşulları oluştuğu kabul edileceğini, davalının feshinin mahkemece haklı kabul edilmesi halinde davacının kar kaybı ve portföy tazminatı talep koşulları oluşmayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; bayilik sözleşmesinden kaynaklı olarak, Yoksun kalınan kar ve kayıplara ilişkin talepleri ile ... Tazminatına ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, arabuluculuk tutanağı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlar ile birlikte toplanan tüm deliller ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, Mahkememizce ....Mahkemesine yazılan talimat ile aldırılan SMMM Bilirkişi Raporunda; Davacının, 2020, 2021, 2022 yılı Yasal defterleri sunulamadığından, incelemeye sunulan ilgili dönemlere ait Muavin Defter kayıtlarından; 2020-2021-2022 yılı için ... / ... Şirketi ve ... / ... Şirketi Cari hesabını kullandığını, ... Tic. A.Ş. ile █████/2020- █████/2022 tarihleri arasında ticari ilişki bulunduğunu, █████/2022 tarihi itibariyle, Davalı ... Tic. A.Ş.'nin ... No'lu Cari Hesabı'nın 4.492.588,84 TL alacaklı olduğunu, █████/2022 tarihi itibariyle, Davalı ... Tic.A.Ş.'nin ... No'lu Cari Hesabı'nın 22.467.686 TL borçlu olduğunu, belirtilmiş olup mahkememiz tarafından Diş doktoru bilirkişi ..., SMMS bilirkişi ...ve Nitelikli hesap bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda: Davacının sipariş talebinde bulunduğu dönemde davalıya borçlu olduğu anlaşıldığını, bu durumda sözleşme gereği davalının sevkiyatı yapmaması mümkün olabileceğini ve fesih koşulları oluştuğu kabul edileceğini, davalının feshinin mahkemece haklı kabul edilmesi halinde davacının kar kaybı ve portföy tazminatı talep koşulları oluşmayacağı belirtilmiştir.MADDİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN: Davacı tarafın , Yoksun kalınan kar ve kayıplara ilişkin talepleri ile ... Tazminatı konulu talepleri yönünden, Diş doktoru bilirkişi ..., SMMS bilirkişi ...ve Nitelikli hesap bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda belirtildiği gibi, Davacının sipariş talebinde bulunduğu dönemde davalıya borçlu olduğu anlaşıldığı, SMMS bilirkişinin raporunda belirttiği gibi Davalı ... Tic. A.Ş.'nin ... No'lu Cari Hesabı'nın 4.492.588,84 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden, bu durumda sözleşme gereği davalının sevkiyatı yapmaması mümkün olabileceğini ve fesih koşulları oluştuğu kabul edilmiş olduğundan, davalının feshinin mahkememizce haklı kabul edilmesi nedeni ile davacının kar kaybı ve portföy tazminatı talep koşulları oluşmayacağından, davacı tarafın, Yoksun Kalınan Kar ve Kayıpları ile ... tazminatına ilişkin davasının reddine, karar verilmiştir.MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN:█████/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinin (1.) fıkrası "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 18/A. maddesinin (2.) fıkrasının son cümlesi "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünü içermektedir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Dava şartlarının incelenmesi başlığını taşıyan 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü, 115/2. maddesinin (1.) cümlesi "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." hükmünü içermektedir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, █████/2022 tarihinde açılan davanın manevi tazminat yönünden arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, gerek dava dilekçesi içeriğinde, gerekse dava dilekçesi eklerinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi hükmü uyarınca arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir beyanın ve buna dair bir belgenin bulunmadığı ve sunulmadığından, bu hali ile dava şartı olan arabuluculuğa başvurma şartının yerine getirilmediği anlaşıldığından manevi tazminat davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-A-Davacı tarafın, Yoksun Kalınan Kar ve Kayıpları ile ... tazminatına ilişkin davasının REDDİNE,B-Davacı tarafın Manevi Tazminat davası, zorunlu arabuluculuğa tabi olduğundan 7445 Sayılı Yasanın 31.Maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2.son, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/2, 115/2. maddeleri uyarınca Manevi Tazminat davasının DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.TL harçtan, dava açılışında alınan 80,70.TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 534,70.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00.TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından red edilen tazminat alacak davasında yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 750,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından red edilen manevi davasında yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 250,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,Dair; davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilininde e- duruşmada yüzüne karşı olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. █████/2025 Katip .... ¸e-imzalıdır. Hakim .... ¸e-imzalıdır. ¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸