Spor kulübünün eski yöneticilerinin, futbolcu sözleşmesini haksız feshetmeleri sonucu oluşan milyonlarca avroluk zararın tazminine ilişkin yargılama.
Özet: Bir spor kulübü, eski yöneticilerine karşı açtığı tazminat davasında, yöneticilerin özen ve sadakat yükümlülüklerine aykırı davranarak, profesyonel bir futbolcunun maaş ve ev yardımı gibi ödemelerini zamanında yapmaması sonucu sözleşmesinin haklı feshedilmesine yol açtığını iddia etmiştir; bu durumun, kulübün spor tahkim mahkemesi kararıyla futbolcuya 2.7 milyon Euronun üzerinde tazminat ve alacak ödemek zorunda kalmasına, ayrıca bu borcu karşılamak için alınan krediler nedeniyle faiz ve masraflar gibi ek zararlar oluşmasına neden olduğunu belirterek, yöneticilerin bu zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasını talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili ... Kulübünün birden çok spor branşında faaliyet gösteren, ülkemizin en saygın spor kulüplerinden biri olduğunu, müvekkilinin, çoğunluk pay sahibi olduğunu,
Davalı ...'nin, ... Kulübü Derneği’nin 20.10.2019 tarihli Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısında alınan karar neticesinde Kulüp Başkanı olarak seçildiğini, Dernek Yönetim Kurulunda meydana gelen değişiklikler akabinde ... A.Ş Yönetim Kurulu üyeliklerinde de istifalar gerçekleştiğini ve ...’ın ... A.Ş. nezdindeki yönetim kurulu üyeliğinden istifası üzerinde boşalan yönetim kurulu üyeliğine 31.10.2019 tarih ve ███████ sayılı yönetim kurulu kararı ile TTK’nun 363. Maddesi uyarınca selefinin süresini tamamlamak üzere ... atandığını,
Davalılardan ... ve ...'nın 09.01.2020 tarihinde gerçekleştirilen 01.06.2018-31.05.2019 özel hesap dönemi Olağan Genel Kurul Toplantısında iki yıl süre ile görev yapmak üzere şirket yönetimine seçilmiş yöneticiler olduğunu,
Müvekkili Kulübün maddi zarara uğramasına neden olan ve Davalıların hukuki ve cezai sorumluluğunu gerektiren iş ve işlemler, profesyonel futbolcu ... ...’nin sözleşmesinin haksız feshine sebebiyet verilerek gerçekleştirildiğini,
... A.Ş. ve ... arasında imzalanan 7 Ağustos 2019 tarihli Transfer Sözleşmesi ile ... ...'nın, toplam 2.500.000-EURO transfer bedeli karşılığında ... Kulübü ... A Takımı'na transfer edildiğini,
Tüm bu anlaşmalarda Kulüp ve Şirket adına çok büyük bedellerin sorumluluğu alınmışken futbolcuya sözleşme gereği ödenmesi gereken Mart 2020, Nisan 2020 ve Mayıs 2020 ücretleri ile aynı aylara ilişkin 9.000-Euro tutarında ev yardımının ödenmediğini, sözleşmenin haklı nedenle feshine sebebiyet verildiğinden futbolcu 15.07.2020 tarihinde sözleşmesini tek taraflı ve haklı nedenle feshettiğini bildirdiğini,
Uyuşmazlığın ... ve ...’a taşınmışsa da itirazların dikkate alınmadığını, yöneticiler tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshine sebebiyet verildiğinden Spor Tahkim Mahkemesi’nin 20 Aralık 2023 tarihli kararı ile Müvekkil Kulüp ... ...’ye bakiye alacak 273.000,00-EURO ile fesih tazminatı 2.048.538,93-EUR olmak üzere faizler ve yargılama giderleri ile birlikte toplamda 2.772.105,30-EURO tutarının üzerinde bir ödeme yapmak durumunda kaldığını, bu tutar ödenmeyen bedeller yüzünden Kulübümüzün transfer yasağı almasını engellemek adına 03.12.2023 tarihinde göreve gelen ve zarara dahli bulunmayan mevcut yönetim tarafından ödendiğini,
Davalıların özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı uygulamaları nedeniyle ... A.Ş., haksız yere ödenen yüksek tazminat bedelleri için krediler kullanmak zorunda kaldığını, bu krediler yüzünden faiz ve masraflara katlanarak ekstra yükümlülük altına girdiğini, daha fazla zarara uğradığını, bu zararlara istinaden dava konusu zararın; salt Futbolcu Sözleşmesinin haksız feshine dayalı tazminat bedelinden ibaret olmadığını, fesih nedeniyle uğranılan büyük zararı karşılamak için çekilen krediler, dosya masrafları, kredi faizleri, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri ile zarar katlanarak arttığını, bu süreçte futbolcunun avukatının 25 haziran 2020 günü ihtar göndererek ödemelerinin yapılmasını aksi takdirde sözleşmeyi tek taraflı haklı sebeple fesh edeceğini bildirmiş olup belirtilen dönemde kulübün spor hukuku dosyalarında vekillik yapan av. Koray Akalp daha önce göndermiş olduğu sayısız mail ve en son 10 Temmuz 2020 günlü mailinde açık ve net bir şekilde futbolcuya sözleşmede belirtilen ücretlerin ödenmemesi ile ilgili olarak değerlendirmeler yaptığını, bu değerlendirmeleri davalılardan ..., ... ile mail yoluyla paylaştığını, bu maillerde açıkça “ücretlerin ödenmemesi halinde bu durumun ... nezdinde izahının mümkün olmayacağını ve çok yüksek tazminat ile karşı karşıya kalınacağını” birden çok kez açıkladığını ancak davalıların bu tazminatın doğmasına engel olmadıklarını, davalılarca bile isteye zarara sebebiyet verildiğini beyanla;
Davanın kabulü ile, davalıların ağır kusurlu işlem ve eylemleri neticesinde ... Kulübü'ne vermiş olduğu zararın miktarının yargılama neticesinde kesin olarak belirlenecek olması sebebiyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00-EUR zararın, fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden, tazminat şeklinde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... Şirketi'ne ödenmesine,
3095 sayılı Kanun madde 2 uyarınca ticari (avans) faizi ve madde 4/a uyarınca her bir zarar kaleminin gerçekleştiği tarihten itibaren uygulanacak en yüksek faiz oranında işleyecek faizin tahsiline, özellikle kredi masrafları, yargılama giderleri, vekalet ücretleri, kur farkı zararı olmak üzere, faiz ile karşılanamayacak zarar tutarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;
TTK'nun 56. maddesi ; “Sorumlular aleyhinde şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir” hükmüne havidir. Türk Ticaret Kanununun söz konusu bu hükmü uyarınca görevli mahkemenin mutlak ticari dava olması sebebiyle asliye ticaret mahkemesi olduğunu, bu nedenle görev itirazında da bulunduklarını,
TTK'nun 558/2 maddesinin; "Şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır. Diğer pay sahiplerinin dava hakları ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer " hükmüne havi olduğunu,
Ekte sunulan ... ... San. ve Tic. A.Ş. nin 23.12 2020 tarihinde yapılan 01.06.2019 - 31.05.2020 faaliyet dönemine ait olağan genel kurul toplantı tutanağı ve ... ... San. ve Tic. A.Ş. nin 29.12 2021 tarihinde yapılan 01.06.2020 - 31.05.2021 faaliyet dönemine ait olağan genel kurul toplantı tutanağı (Ek.2) incelendiğinde görüleceği üzere müvekkilinin ... ... San. ve Tic. A.Ş. nde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı döneme ilişkin olarak, davacı ... Kulübü'nünde aralarında bulunduğu genel kurul üyelerinin oylarıyla ibra edildiğini,
Yine 26.12.2021 tarihinde yapılmış olan ... Kulübü olağan İdari ve mali genel kurul tutanağı celp edildiğinde görüleceği üzere müvekkil ...; ... ... San. ve Tic. A.Ş. ndeki yönetim kurulu üyeliği süresini de kapsayan, ... Kulübü'nün konsolide bütçesinin ibrasının da söz konusu olduğu 26.12.2021 tarihinde yapılmış olan ... Kulübü olağan idari ve mali genel kurulunun da ... Kulübü genel kurulu üyelerinin oylarıyla ibra edildiğini, genel kurullarda yıllık finansal tablolar/bilançolar da genel kurul üyelerinin oylarıyla da onaylandığını, bütün bunlar dikkate alındığında davacının işbu davayı açabilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle aktif husumet itirazında bulunduklarını,
Ortada bir zararın söz konusu olduğunu ve zarar miktarını kabul etmemekle birlikte; davacı tarafından, dava dilekçesinin 28. maddesinde, zararın en az 2.772.105,30 Euro olduğu iddia edilmekte olduğu dikkate alındığında, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesinin mümkün olmadığının açık olduğunu, bu nedenle işbu davanın dava şartı/hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddinin de gerektiğini,
Dava gerek hak düşürücü süre açısından gerekse zamanaşımı süresi açısından süresinde açılmadığını, bu nedenle hem zamanaşımı defi'nde hem de hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını,
Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası ikame edilebilmesi için; hukuka aykırı bir eylemin, kusurun, zararın ve illiyet bağının mevcudiyetinin arandığını ve bütün bunların davacı tarafından somut delillerle ispatlanmasının gerektiğini, ortada müvekkili ...'na atfedilebilecek ne bir hukuka aykırı eylem, ne bir kusur, ne bir zarar nede bir illiyet bağı mevcut olmadığını, müvekkili ...'nın açılmış olan işbu davada sorumlu tutulabilmesi için gerekli şartların mevcut olmadığını,
Müvekkili ...'nın gerek futbolcu ... ...'nin sözleşmesinin feshine ilişkin olaylarla/süreçle, gerekse futbolcu ... ...'nin transferine ilişkin olaylarla/süreçle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, dolayısıyla müvekkili ...'nın var olduğu iddia edilen zarara ilişkin olarak herhangi bir kusurundan veya ihmalinden bahsedebilmenin mümkün olmadığı açık ve tartışmasız olduğunu,
Ortada bir zarar olduğunu kabul etmemekle birlikte futbolcunun sözleşmesi futbolcu tarafından fesih edilmemiş olsaydı; sözleşme sonuna kadar olan bakiye ücretin (ki dava dilekçesindeki anlatımdan bu miktarın 3.980.000,00 Euro olduğu anlaşılmaktadır ) yanı sıra, vergilerin, maç başı ücretlerin ve primlerin, teknik heyetin takımda düşünmediği,verim alınamayan futbolcuya ödenecek olduğu hususunun da göz ardı edilmemesinin gerektiğini, bazen verim alınamayan bir futbolcunun takımda kalmasının, ... takımının disiplininin ve ahenginin bozulmasına, diğer futbolcular arasında huzursuzluğa, dolayısıyla ... takımının daha fazla zarar görmesine yol açabileceğini, o nedenle ortada gerçek bir zararın bulunup bulunmadığı hususunda bütün bu durumların da dikkate alınmalısının gerektiğini beyanla haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış bulunan davanın ve davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle:
Müvekkili ...'ın, 09.01.2020 tarihinde yapılan 01.06.2018-31.05.2019 Faaliyet dönemine ait Olağan Genel Kurul Toplantısı ile davaya konu ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. 'nin Yönetim Kurulu üyeliğine seçildiğini, görev yaptığı Yönetim Kurulu üyeliği süresince elinden gelen tüm özen ve sadakat yükümlülüklerini yerine getirdiğini, Yönetim Kurulu üyesi olarak ne davacı ... Kulübü'nü ve hissedarı olduğu ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ni zarara uğratacak ne de vekalet görevini kötüye kullanacak hiç bir kusurlu eylem içerisinde bulunmadığını, aksine müvekkili ...'ın Yönetim Kurulu Üyeliği süresince ... Kulübü ve ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim kurulu üyeliği görevini layıkıyla yaptığını, kulüp ekonomisine katma değer sağlayacak projeler geliştirmek suretiyle ... Kulübü genel kurulu ve tüm kamuoyunun takdirlerini aldığını, tüm bu hususun gerek şirkette ve gerekse kulüpte yapılan Genel Kurul toplantıları ve tutanakları ile sabit olduğunu,
Müvekkili ...'ın, 09.01.2020 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısı ile davaya konu ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. 'nin Yönetim Kurulu üyeliğine seçildiğini, Davacının dava dilekçesinde sözde zarar olarak gösterdiği futbolcu ... ...'nin Transfer Sözleşmesi müvekkilin Yönetim Kurulu Üyeliğine başlamadan önce 07.08.2019 tarihinde imzalandığını, Sözleşme kapsamında ... ... San. ve Tic. A.Ş. Nin söz konusu futbolcu ile ilgili müvekkilinin Yönetim Kurulu'na girmeden önce sözleşme imzalandığını ve borçlandığını ancak söz konusu borcun vadelendirildiğinin sözleşmelerle sabit olduğunu, başka bir ifade ile ... ... San. ve Tic. A.Ş.'nin sözleşme kapsamında oluşan ödeme yükümlülüğünün mevcut olduğunu, bu sözleşmenin müvekkilinden önce imzalandığını, sporcu ... ...'nin Sözleşmesini kendi iradesiyle tek taraflı olarak feshetmesinden sonra müvekkilinin de içerisinde bulunduğu Yönetim Kurulu mevcut ekonomik gerçekler çerçevesinde ... ... yerine Welinton Souza Silva isimli sporcuyu son derece uygun ekonomik şartlarla transfer etmiş olup takip eden sezonda sporcunun üstün performansının da katkısıyla ... takımı sezonu şampiyon olarak tamamlandığını, yalnızca bu durumun dahi, müvekkilinin ve diğer Yönetim Kurulu üyelerinin Beşiktaş kulübü ve ... ... San. ve Tic. A.Ş.'nin menfaatlerini ekonomik gerçeklerle birlikte gözetmek suretiyle hareket ettiğinin en açık göstergesi olduğunu, dolayısıyla, sporcunun Sözleşmesini haksız şekilde tek taraflı feshetmesi neticesinde ekonomik ve sportif anlamda bir zararın ortaya çıktığını düşünmek mümkün olmadığını, bu itibarla, dava dilekçesinde yer alan hakikat hilafında iddialar bakımından zarar unsuru mevcut olmayıp aksini ispata yarar hiçbir hukuki ispat unsurun da mevcut olmadığını beyanla hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle:
Müvekkilinin, 20.10.2019 tarihli Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısı'nda Davacı ... Kulübü başkanlığına seçildiğini, müvekkilinin, bu görevini 03.12.2023 tarihine kadar sürdürdüğünü ve mezkur tarihli Olağanüstü Seçimli Genel Kurul'da aday olmadığını, görevinin bu tarih itibarıyla sona erdiğini,
Müvekkilinin, 20.10.2019 tarihinde ... Kulübü Başkanı olarak seçildikten sonra 09.01.2020 tarihli Olağan Genel Kurul'a kadar ... ... San. ve Tic. A.Ş. Yönetim kurulu üyesi olarak görev almış olup daha sonra 23.12.2020 tarihli Olağan Genel Kurul'da tekrar yönetim kuruluna seçilene dek ... ... San ve Tic A.Ş.'de yönetim kurulu üyesi görevini icra etmediğini, 09.01.2020 tarihi ile 23.12.2020 tarihi arasında müvekkilinin ... ... San. ve Tic. A.Ş. Yönetim kurulunda görev almadığını,
Dava dilekçesinde açıklanan, profesyonel futbolcu ...'in transferi ve yine futbolcu tarafından sözleşmenin feshiyle neticelenen süreçte doğmuş herhangi bir zararın mevcut olmadığını, Dava dilekçesinde müvekkilinine kusur atfedilen ve zarara sebep olduğu ileri sürülen vakıanın, ...'in maaşının ödenmesinde gecikilmesi ve bundan dolayı Futbolcu'nun sözleşmesini feshetmesi olduğunu,
Öncelikle, Davacı'nın soyut iddiasının aksine bu süreç sonucunda ... A.Ş.'nin herhangi bir zararının söz konusu olmadığını, bilakis, dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere ... A.Ş. bu süreç neticesinde muhtemel zararlardan dahi kurtulmuş bulunduğunu beyanla öncelikle davanın husumet yokluğu nedeniyle esastan reddine, aksi halde haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava TTK md 553 ve md 555 gereğince yöneticinin sorumluluğu ve zararın tazminine ilişkindir
Mahkememizce █████/2026 tarihli celsede taraflar arasındaki uyuşmazlık:
"TTK 553 md gereğince ... Şirketinin %51,01 ortağı olan ... Kulübü ve aynı zamanda ... Şirketi yöneticisi olarak görev yapan
..., (█████/2019- █████/2020)
... (█████/2020-█████/2020)
... (█████/2020-█████/2020) ın
Futbolcu ... ... nin sözleşmesinin feshi nedeniyle kredi masrafları, yargılama giderleri, vekalet ücretleri, kur farkı zarar kalemleri şeklinde ortaya çıkan ve davalıların sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile ... Şirketine verdikleri iddia olunan-HMK 107 md gereğince belirsiz alacak olarak şimdilik- 5.000-EUR zararın her bir zarar kaleminin gerçekleştiği tarihten itibaren 3095 sy 4/a md uyarınca ( fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden) ticari (avans) faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... Şirketi'ne ödenmesi istemi,
Davalıların esas yönünden kusur bulunmadığından davanın reddi istemi "
Davalı taraflar; " Şirket genel kurulu tarafından ibra edildiklerini ve bu sebeple kendilerine herhangi bir sorumluluk atfedilemeyeceğini ileri sürerek" davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, hak düşürücü sürenin geçtiği itirazında bulunmuştur.
Ayrıca davalı ... vekili müvekkili yönünden zararın gerçekleştiği dönemde müvekkilinin yönetici olmadığını bu nedenle pasif husumet ehliyeti bulunmadığını belirterek taraf dava şartı itirazında bulunmuştur.
Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konusunda dosya kapsamı belgelerin, davacıların iddialarının ve davalının savunmalarının değerlendirilmesi bakımından öğretim üyesi bilirkişi Prof. Dr. Hatice Kocasakal, Dr. Öğretim Üyesi Bilirkişi ... ve Mali Müşavir Bilirkişi ...'dan oluşan heyetten █████/2026 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 553/1. maddesi uyarınca; kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. TTK'nın 555 maddesi gereğince; şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.
Yönetim kurulu üyeleri görevlerini ifa ederken ve verilen yetkileri kullanırken, tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket etmeli ve şirket menfaatlerini gözetmelilerdir. Yönetim kurulu üyelerinin özen ve dikkat yükümlülüğünün kapsamı, şirket ana sözleşmesi, kanun, iç yönerge ve yönetim kurulu tarafından verilen tüm yetki ve görevleri kapsar. Ancak, yönetim kurulu üyesinin özen yükümlülüğünün, genel kurulda kendisine tanınan yetki ile sınırlı olduğuna şüphe yoktur. Bunun yanı sıra yönetim kurulunun sorumluluğu kusura dayanan bir sorumluluktur. Ayrıca, yönetim kurulu üyesinin sorumlu tutulabilmesi için kusurlu hareketin o üyeye izafe edilmesi de gereklidir. Yönetim kurulu üyelerinin şirket nam ve hesabına yapmış oldukları işlem ve sözleşmeler nedeniyle sorumlu tutulabilmeleri, ancak kendilerine kusurlu bir eylemin yüklenmesi durumunda mümkündür.
Mahkememizce öncelikle davalıların taraf dava şartı itirazı değerlendirilmiştir.
Davalılar yapılan genel kurulda davacının olumlu oyu ile müvekkili olan davalı şirket yöneticilerinin ibra edildiğini belirterek, dava açma taraf sıfatı bulunmadığı itirazında bulunmuştur.
Şirketler Hukukunda ibra kararı veren genel kurul, yönetim kurulunun söz konusu dönemdeki işlemlerini hukuka ve ortaklık açısından işin gereğine uygun bulduğunu beyan etmektedir. Yani genel kurul, ibra kararıyla yönetim kurulu üyelerini ilgili dönemdeki faaliyetleri sebebiyle sorumlu tutmayacağım açıklamaktadır.İbra kararı, şirket genel kurulunun menfi borç ikrarı niteliğinde tek taraflı bir irade beyanı olduğundan, şirketin uğradığı zarara ilişkindir. İbra kararı açık olabileceği gibi örtülü de olabilir
Genel kurulun alacağı ibra kararının yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna etkisi "İbranın Etkisi" başlığını taşıyan TTK m. 558'de düzenlenmiştir. Buna göre:
"Şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır. Diğer pay sahiplerinin dava hakları ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer"
TTK m. 558/2'den açıkça anlaşıldığı üzere, genel kurulun ibra kararı maddede sayılan kişilerin dava hakkını ortadan kaldırmaktadır. İbra kararı Şirket genel kurulunun menfi borç ikrarı niteliğinde tek taraflı bir irade beyanı olduğundan, şirketin uğradığı zarara ilişkin sorumluluk davası açma hakkını ortadan kaldırır.
Somut olayda;Dava tarihi itibariyle Şirket'in ortaklık yapısının
Pay Sahibi
Grubu
Pay Tutarı (TL)
Pay Sayısı
Pay Oranı
... Kulübü
A Grubu (İmtiyazlı)
B Grubu
3.000.000
609.130.426
300.000.000
60.913.042.600
51,01%
Halka açık
B Grubu
587.869.574
58.786.957.400
48,99%
TOPLAM
1.200.000.000
120.000.000.000
100,00%
Şeklinde olduğu
Dava dışı Şirket'in 01.06.2019-31.05.2020 faaliyet dönemine ilişkin 23.12.2020 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 6. maddesinde yapılan açık ibra oylamasında davalılardan ...'nin 31.10.2019-09.01.2020 faaliyet dönemi faaliyet ve işlemlerinden, diğer davalıların ise 31.10.2019-31.05.2020 faaliyet ve işlemlerinden davacının olumlu oylarıyla oy çokluğuyla ibra edildikleri genel kurul tutanağı ile sabittir.
Futbolcu ... in sözleşmenin feshine haklı neden olarak gösterdiği Mart 2020, Nisan 2020 , Mayıs 2020 ücretleri ile aynı aylara ilişkin 9.000-Euro tutarında ev yardımının ödenmemesi olgusunun gerçekleştiği döneme ilişkin tüm faaliyet ve işlemlerden dolayı yapılan ibra oylamasında davacı taraf ibra yönünde olumlu oy kullanmıştır.
Dava dışı Şirket'in 01.06.2020-31.05.2021 faaliyet dönemine ilişkin 29.12.2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 6. maddesinde yapılan açık ibra oylamasında davalılardan ... ve ... ın 01.06.2020-31.05.2021 faaliyet dönemi faaliyet ve işlemlerinden ibra edildikleri genel kurul tutanağı ile sabittir.
Davacı taraf bu ibra oylamasında da olumlu oy kullanmıştır. Futbolcu'nun sözleşmeyi feshettiği 15.07.2020 tarihinin içinde bulunduğu faaliyet döneminden dolayı da adı geçen davalılar davacının olumlu oylarıyla ibra edilmiştir.
Davacı tarafın, kendi bünyesinde oynayan Futbolcusu'nun sözleşmeyi hangi nedenle feshettiğini bilmemesi ya da bundan haberdar olmaması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacı taraf, davalılar hakkında yukarıda belirtilen ibra kararlarının görüşülmesi sırasında TTK md 437'de düzenlenen bilgi alma hakkı kapsamında Futbolcusu'na neden ödeme yapıldığına ilişkin genel kurulda açıklama ve bilgi talebinde de bulunmamış ve davalıların ibrası yönünde olumlu oy kullanmıştır.
TTK m. 558/2'nin "Şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır" hükmü uyarınca ibra oylamasında olumlu oy veren davacı nın sorumluluk davası açma hakkı bulunmamaktadır.
Bu durumda gerek Futbolcu'nun ücretlerinin ödenmediği faaliyet dönemine gerekse sözleşmenin fesih tarihini kapsayan faaliyet dönemine ilişkin ibra oylamalarında olumlu oy kullanan davacının huzurdaki sorumluluk davasını açma taraf sıfatı(aktif husumet ehliyeti) olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı ...'nin dava dışı Şirket'teki yönetim kurulu üyeliğinin 09.01.2020 tarihinde sona erdiği, Ticaret Sicili Gazetesi'nde yapılan 28.01.2020 tarihli ilandan anlaşılmaktadır. ... dava dışı Şirket'in yönetim kuruluna tekrardan 23.12.2020 tarihinde seçilmiştir. Buna göre ...'nin, sorumluluğun dayandırıldığı Mart 2020- 15.07.2020 döneminde dava dışı Şirket'in yönetim kurulu üyesi olmadığı anlaşılmaktadır. Bu davalı yönünden pasif husumet ehliyeti/taraf dava şartı itirazı da yerinde bulunmuştur.
Yargıtay 11. HD.'nin 03.12.2018 tarih ve ████████ E. █████████ K. sayılı kararında da "Bu davada sorumluluk sebebi olarak gösterilen stokların ve buna paralel olarak borçların artmış olması fınansal tabloların görüşülmesi esnasında davacı tarafından dile getirilmesine ve bu husus bilançoda da görülmesine rağmen davalıların ibrasının örtülü ibra niteliğinde olduğu söylenemeyeceğinden ve mahkemenin, davacıların ibrada olumlu oy kullandıkları gerekçesi doğru değil ise de davanın açıldığı tarihe göre 6 aylık hak düşürücü süre de geçmiş olduğundan davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 28.11.2016 tarih, ██████████ Esas-█████████ Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak sonucu itibariyle doğru olan mahkeme hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir"
Emsal kararda açıklandığı üzere; 29.12.2021 tarihli genel kurul ibra kararından sonra 6 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının bu süre geçtikten sonra huzurdaki davayı açtığı görülmektedir.Mahkememizce öncelikle dava şartları incelendiğinden hak düşürücü süre itirazı konusunda hüküm verilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Tüm davalıların davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, davalı ... vekilinin müvekkili yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığı itirazlarının kabulü ile HMK 114/1-d maddesi gereğince taraf dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulen reddine
2-Davacı tarafın ek rapor yada yeni rapor taleplerinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 3.169,73-TL den 732-TL maktu karar harcının mahsubu ile kalan 2.437,73-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.700-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davalılar vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 45.000-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
6-Davalı ...'nın yapmış olduğu 840-TL. tebligat giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-HMK 333. md. uyarınca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde yatırana iadesine,
Davacı Vekilleri Av. ... ile Av. ..., Davalı ... Vekili Av. ... e-duruşma ile, Davalı ... Vekili Av. ..., Davalı ... vekili Av. ... ile Av. ..., Davalı ... vekili Av. ...'in yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!