Danıştay 4. Dairesi, Kemerdeki süpermarketlerin çalışma saatlerini belirleme yetkisinin belediye encümeninde olduğuna dair istinaf kararının bozulması talebini reddetti.
Özet: Bir süpermarket şirketinin, belediye encümenince belirlenen yaz ve kış çalışma saatlerinin iptali istemiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge idare mahkemelerinin, belediyenin umuma açık yerlerin çalışma saatlerini belirlemede yetkili olduğu ve işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi üzerine, davacının süpermarketlerin perakende işyeri olduğunu ve çalışma saatlerini belirleme yetkisinin valilikte olduğunu iddia etmesiyle yapılan temyiz başvurusunu Danıştay, alt mahkeme kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle oyçokluğuyla reddederek onamıştır.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Antalya ili, Kemer ilçesi belediye sınırları içerisinde süpermarket faaliyetinde bulunan işyerlerinin açılış-kapanış saatlerinin yaz uygulamasında açılış:09.00-kapanış:23:00; kış uygulamasında açılış:09.00-kapanış:22.00 saatleri olarak belirlenmesine ilişkin Kemer Belediye Encümeni'nin... tarih ve ... sayılı kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Umuma açık yer kapsamında bulunan süpermarketlerin açılış kapanış saatlerini belirleme hususunda Belediye Encümeninin yetkili olduğu ve bu hususta davalı idarenin takdir yetkisinin bulunduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, isyerlerinin, "umuma açık" değil, 6585 sayılı Kanun'a tabi "perakende işyeri" olduğu ve anılan Kanun uyarınca çalışma saatlerini belirleme yetkisinin Valilik makamına ait olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... ve Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan ...TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olduğu belirtildikten sonra; Anayasanın 10. maddesi ile düzenlenen eşitlik ilkesi; "Herkes ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı aynı ve benzer durumdaki kişiler için aynı muamelede bulunmayı ifade etmektedir.13. maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve Lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." hükmüne yer verilmiş; 35. maddesinde ise, herkesin mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, bu hakların, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır.
Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca, iç hukukumuz bakımından bağlayıcı olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 1 No’lu Ek Protokolü'nün 1. maddesinde de, "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek (...) için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” düzenlemesi yer almıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 34. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde; umuma açık yerlerin açılış kapanış saatlerinin belirlenmesi encümenin görev ve yetkileri arasında sayılmış, İş yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 33. maddesinde ise, ''Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin açılış ve kapanış saatleri belediye sınırları içinde belediye encümeni tarafından belirleneceği'' belirtilmiştir.
2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun 7. maddesinde, ''Kişilerin tek tek veya toplu olarak eğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması için açılan otel, motel, pansiyon, kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino, pavyon, meyhane, bar, birahane, içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili yerler; sinema, kahvehane ve kıraathane; kumar ve kazanç kastı olmamak şartıyla adı ne olursa olsun bilgi ve maharet artırıcı veya zeka geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve makinelerinin, video ve televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronik oyun yerleri; internet kafeler ve benzeri yerler umuma açık istirahat ve eğlence yeri sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Serbest piyasa ekonomisi, ekonomik faaliyetlerin serbestçe yürütüldüğü ve ekonomik sorunların devletin müdahalesi yerine fiyat mekanizması aracılığıyla gerçekleştiği, arz ve talebin belirleyici olduğu ekonomi modelidir. Devlet, serbest rekabet şartlarını ve fiyatlarda istikrarı gerçekleştirmek için bazı tedbirleri alabilir ve sosyal devlet olarak piyasa içerisinde üretici ve tüketiciyi korumak için Anayasal sınırlar içerisinde piyasaya müdahale edebilir ve bazı önlemler alabilirse de bu tedbirlerin, piyasa ekonomisi içerisinde yer alanlar arasında haksız rekabete yol açabilecek yol ve yöntemlerle olmaması gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Antalya ili, Kemer ilçesi Belediye Encümeni'nce tesis edilen █████/2021 tarih ve 375 sayılı kararla, beldedeki küçük esnaflların iş yapamaz duruma geldiğindan bahisle süpermarketlerin açılış kapanış saatlerinin yaz uygulamasında 09.█████:00 ve kış uygulamasında ise, 09.█████.00 saatleri arası olarak belirlendiği, anılan kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu olay ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde, anılan düzenlemelerle Belediyelere işyerlerinin açılış ve kapanış saatlerinin belirlenmesi hususunda görev ve yetki verilmiş olduğu görülmektedir. Ancak bu yetkinin sınırsız olmadığı, iş yerinin bulunduğu yerin ekonomik, sosyal koşulları, turizm yoğunluğunun da belirleyici olduğu açıktır. Söz konusu iş yerinin açılış ve kapanış saatlerinin dava konusu işlemde olduğu üzere öne alınmasının, aynı işi yapan diğer iş yerlerinin açıkça korunması amacını güderek ve bu nedenle Anayasa, taraf olunan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Kanunda verilen yetkiler aşılarak hak ve özgürlüklere sınırsız müdahale ile orantısız bir şekilde ve eşitlik ilkesine aykırılık oluşturarak, o iş yerinin faaliyetinin kısıtlanması suretiyle hakkın kötüye kullanılmasına yol açacaktır. Bu durum kamu-birey menfaat dengesinin birey aleyhine bozulması sonucunu doğuracağı, ayrıca demokratik hukuk devletinde, her ne amaçla olursa olsun, kısıtlamaların, belli bir hak ve özgürlüğün kullanılmasını önemli ölçüde zorlaştıracak ya da olanaksız kılacak düzeye vardırılmaması gerektiği açık olup, bu nedenle temyize konu istinaf dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz Onama kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!