İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, sahte ödeme yasağı kararına dayanarak çek bedellerini ödemeyen bankanın, davacının uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünü değerlendiren bir istinaf kararıdır.
Özet: Davacı, yasal hamil olduğu çeklerin bedelini, sahte bir ödeme yasağı kararına dayanarak ödemeyen bankanın basiretli tacir gibi davranmayıp gerekli özeni göstermediği ve bu nedenle zarar gördüğü iddiasıyla tazminat davası açmıştır; banka ise zamanaşımı, çeklerin ibraz tarihinde karşılıksız olduğu ve kusurlu olmadığı savunmasını yaparken, ilk derece mahkemesi, bankanın sahte ödeme yasağına istinaden ödeme yapmamasını hukuka aykırı bulmuş ve ödenmesi gereken tutarı tespit etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2021NUMARASI: ███████ Esas - ████████ KararDAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yasal hamili olduğu ...’nın ... şubesine ait ve keşideci .... Şti’nin düzenlediği ... seri no’lu █████/2011 keşide tarihli, 30.000 TL. tutarlı çek ile ...seri no’lu, █████/2011 keşide tarihli 25.000 TL tutarlı çeki, kanuni ibraz müddeti içinde olmakla █████/2011’de davalıya ibraz edildiğini, olması gereken banka hesabında bulunan çek karşılığının müvekkiline ödenmesi gerekirken, davalı tarafından ödeme yapılmadığını, ödememe gerekçesi olarak da, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dosyasında ödeme yasağı kararı tesis edildiği nedenine dayanıldığını, ilgili mahkemeye başvurulduğunda gerçekte böyle bir karar olmadığı ve bankaya gönderilen ödeme yasağı yazısının sahte olarak üretildiğinin anlaşıldığını, bu hususta İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasıyla ceza yargılamasının yapıldığını, sanıklar hakkında beraat kararı verildiğini, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında yapılan tespitinde ortaya koyduğu üzere, üretilen sahte mahkeme kararının fakslanmış olması, bankanın faks üzerinden ödeme yasağı koyması, bankaca ilgili Mahkemenin aranarak kararın teyit edilmesinin mümkün olması ve bu şekilde basit bir araştırma ile sahteciliğin anlaşılabileceği halde gerekli basiret ve özen gösterilmeden banka tarafından çek bedellerinin ödenmemesinin hukuka aykırı olduğunu, .... Şti ve ... aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçmelerine rağmen başlatılan icra takibinde hiçbir tahsilat yapılamadığını, haczi kabil hiçbir mal ve hakka ulaşılamadığını, çeklerin bankaya ibraz edildiğinde çek borçlusu hesabında bankada çek ödemesine yeterli karşılık bulunduğunu, bankaca ödeme yapılmayarak çek borçlusunun hesabını boşaltmasına fırsat verildiğini, banka tarafından çek karşılığı olarak sadece ödemekle yükümlü oldukları tutar olan 655x2= 1.310,00 TL ödeme yaptığını, davalı bankanın objektif özen borcu gereği olarak hafif kusurlarından bile sorumlu iken işbu davaya konu ödeme yasağı gerekçesiyle ödememe fiilinde ağır kusurlu olduğu belirtilerek; davalı bankanın çeklerin ibrazı tarihinde ödemesi gerekmekle birlikte ödemediği ve böylece müvekkilinin zararlandığı 53.690,00 TL' nin çeklerin ibraz tarihi olan █████/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans ile ödenmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını, ceza yargılaması yapılmış olsa da müvekkili bankanın bu davada taraf olmadığını, ceza davasının müvekkili yönünden görülmediğinden ceza zamanaşımı süresi işbu davada ileri sürülemeyeceğini, müvekkili banka çalışanlarının TTK ve Bankacılık Kanunu kapsamında işlem yaptığını, çekin bankaya ibrazı anında karşılığının bulunmadığının çeklerin arkasına yazıldığını, gönderilen mahkeme kararının sahte olup olmadığının durumda değişiklik yapmayacağını, çeklerin şubeye ibraz edildiği anda hesaplarda bakiye olmadığını, çeklerin bankaya yasal süresi içerisinde ibraz edilmediğini, █████/2021 tarihli çekin arkasında ödeme yasağına ilişkin kayıt da olmadığını, ilgili çek hesabı hareketlerinin incelendiğinde ödeme yasağının bankaya ulaşması ile hesaplardaki paraların çekilmeleri arasında geçen sürenin tespit edileceğini, müvekkili bankanın kusurunun ve ihmalinin olmadığını savunmuş, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Somut olayda, sahte ödeme yasağına istinaden davalı bankaca ödemenin yapılmadığı 01.08.2011 ibraz tarihinde, dava konusu çeklerin bağlı olduğu hesabın bakiyesinin 225,76 TL olduğu, davalı bankaca, bu bedel ile banka çek sorumluluk tutarının ödenmesi gerekirken sahte ödeme yasağına istinaden bu bedeller ödenmemiş, daha sonra dava konusu çekler nedeniyle 14.10.2011 tarihindeki ibrazda , ayrı ayrı 655,00 TL banka yükümlülük tutarlarının her iki çek yönünden ödendiği anlaşılmıştır.Davacı tarafça, çekler nedeniyle .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası İLE borçlular ..., ...Limited Şirketi, aleyhlerine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davamıza konu iki adet çeke ilişkin olarak 112.915,95 TL üzerinden başlatılan icra takibinde herhangi bir tahsilat yapılamadığı anlaşıldığından, 5941 sayılı Çek Kanunun 3. Maddesinin 3-b/2 fıkrası uyarınca davalı bankanın 01.08.2011 ibraz tarihinde çeklerin bağlı olduğu hesabın bakiyesi olan 225,76 TL miktarınca sorumluluğunun olduğu, temerrütün 01.08.2011 tarihinde oluştuğu, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talep edilebileceği, davacının fazlaya dair isteminin ise yerinde olamadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Tüm bu nedenler ile davanın kısmen kabulüne," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bankanın karşılıksız işlemini yapmayarak davacının icraen tahsil imkanını elinden aldığını, çok sonra yapılabilen icra takibinden ise hiçbir sonuç elde edilemediğini, husule gelen mağduriyetin müsebbibinin davalı banka olduğunu, çeklerin karşılığının bankada bulunmamasının dahi bu gerçeği (zararımızdaki illiyet bağını) değiştirmediğini, huzurdaki davanın (bilirkişi raporundaki nedenle) mahkeme tarafından reddedildiğini, sahte ödeme yasağı gerekçesiyle çeklere gereken "karşılıksız işlemi" yapılmış olması durumunda hemen mahkemeye müracaatla ihtiyati haciz kararı elde edilebileceğini, borçlunun mallarının haczedilebileceğini ve alacağın tahsil edilebileceğini, ancak davalı bankanın ellerindeki çeklerin ne karşılığını ödediğini, ne de davacının tedbir talep etmesine ve icra takip işlemlerine girişmesine yol verecek mahiyette karşılıksız işlemini yaptığını, çok basit bir araştırma ile kendisine fakslanan sahte fotokopinin dikkate alınmaması gerektiğini bilebilecek olan davalı bankanın, davacıya verdiği müsebbibi olduğu zararı gidermekle mükellef olduğunu, alacağın tahsil edilememesinde keşidecinin kötü niyeti yanında davalı bankanın da kusurlu olduğunu, 10 yıl geçmiş olmasına rağmen davaya konu çeklerde yazılı alacağın tahsile edilmeye çalışıldığını, bir an için bu davanın kısmen kabul ile sonuçlanmasının hukuken yerinde olduğu kabul edilse dahi aleyhe yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, davalı bankanın ağırlaştırılmış basiret yükümüne aykırı davrandığını, Yerel Mahkemece de bu durumun saptandığını, davacının ise bankanın hesaplarını bilmesinin mümkün olmadığını, bankada tutulan kayıtların (ki müşteri mahremiyeti de vardır) davacı tarafça bilinemeyeceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklı maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf; davalı bankanın kendisine faksla gönderilen sahte ödeme yasağı tedbirine istinaden 2 adet çeki ödememesi nedeniyle çek bedeli kadar zarar ettiğini iddia ederek tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı banka yapılan işlemlerin bankacılık mevzuatına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlığın ...’nın ... şubesine ait ve keşideci .... Şti’nin düzenlediği ... seri no’lu █████/2011 keşide tarihli, 30.000 TL tutarlı çek ile ...seri no’lu, █████/2011 keşide tarihli 25.000 TL tutarlı çeklerden kaynaklı olduğu görülmektedir. ... seri no’lu 30.000 TL bedelli çekin davacıya ciro yoluyla geçtiği, yapı ... takas odasında █████/2011 tarihinde sordurulduğu, ancak karşılıksız işlemi yapılmadığı, bilahare davacı tarafça █████/2011 tarihinde davalı bankaya ibraz edildiği, "İst. 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ tarih ve sayılı ödeme yasağı bulunduğundan hiçbir işlem yapılmamıştır "şeklinde şerh düşüldüğü, sonrasında 14.10.2011 tarihinde ibraz edildiği, "655,00 TL banka yükümlülük tutarının ödenmiştir. 29.345,00 için karşılığı yoktur." şeklinde şerhin düşüldüğü görülmektedir. ...seri no’lu 25.000 TL bedelli çekin lehdarının davacı olduğu, dosyaya sunulan yazılardan ... tarafından █████/2011 tarihinde takas odasında sordurulduğu, ancak karşılıksız işlemi yapılmadığı, üzerinde mahkeme ödeme yasağına ilişkin bir şerhin bulunmadığı, 14.10.2011 tarihinde bankaya ibraz edildiği, "...655,00 TL banka yükümlülük tutarının ödenmiştir.24.345,00 için karşılığı yoktur." şeklinde şerhin düşüldüğü görülmektedir. Dava dışı çek keşidecileri tarafından davalı bankaya faksla gönderilen sahte ödeme yasağı tedbirinin banka kayıtlarına alındığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça çek garanti bedellerinin davacıya ödendiği, çeklerin bağlı olduğu hesapta 01.08.2011 tarihi itibarıyla 225,76 TL bulunduğu bilirkişi raporu ve banka yazısı ile belirlenmiştir. Davacının yasal hamili olduğu davalı ...’nın ... şubesine ait ve keşideci .... Şti’nin düzenlediği ... seri no’lu █████/2011 keşide tarihli, 30.000 TL. tutarlı çek ile ...seri no’lu, █████/2011 keşide tarihli 25.000 TL tutarlı çeklerinde aralarında bulunduğu 4 adet çeke ilişkin sahte ödeme yasağı tedbirine ilişkin yazının, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2017 tarihli ████████ Esas ███████ Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere faksla dava dışı Tamer Yeğen tarafından davalı bankaya gönderildiği, davalı banka görevlilerince ilgili Mahkemenin aranarak kararın teyit edilmesinin mümkün olması ve bu şekilde basit bir araştırma ile sahteciliğin anlaşılabileceği halde gerekli basiret ve özen gösterilmeden, faksla gönderilen ödeme yasağı tedbirinin uygulandığı ve ... seri no’lu çekin ibrazında bu tedbir nedeniyle ödeme yapılmadığı, ancak çekin bankaya ibraz tarihi itibarıyla hesap bakiyesinin 225,76 TL olduğu, banka özen yükümlülüğünü yerine getirse dahi davacının alabileceği tutarın bu miktar olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu çeklerin █████/2011 tarihinde bankaya ibrazı anında da bakiye sıfır (0) TL dir. Davacı taraf karşılıksız işlemi yapılmamış olması nedeniyle icra takibine konu edilemediğini bu yüzden zarar doğduğunu iddia etmekte ise de çeklerin bir tanesinin süresine ibraz edildiği, ancak tedbir nedeniyle işlem yapılamadığı anlaşılmakla, bu çek yönünden icra takibi yapılmasında hukuken bir engel bulunmadığı, ilk defa █████/2011 tarihinde bankaya ibraz edilen çek yönünden ise bu çekin davacı tarafça diğer çek gibi yasal süresinde ibraz edilmesine engel bir hal bulunmadığı gibi TTK 732 kapsamında alacak hakkının ileri sürülmesinde de engel bir durum bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın hesapta bulunan ve davacıya ödenmeyen bakiye tutar üzerinden kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026