Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında verilen görevsizlik kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı tarafından ticari satıştan kaynaklanan alacak iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, davacının davalı şahıslara güvenerek ürün alımı için kendi IBAN hesaplarına yaptığı ödemelerin ilgili firmalara aktarılmaması, taahhüt edilen ürünlerin teslim edilmemesi veya farklı teslim edilmesi üzerine borçlu hale düşmesi sonucu talep edilen itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davalının tacir olmaması ve davanın mutlak ticari dava niteliği taşımaması gerekçeleriyle görevsizlik kararı vererek dosyayı asliye hukuk mahkemesine göndermiş; bu karara karşı davalı vekili, gerekçenin yetersizliği ve savunma dilekçesi sunulmadan karar verilmesinin usule aykırılığı iddialarıyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
....HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :.
KARAR NO .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ .
DAVALI : ... - ...
.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ .
KARAR YAZIM TARİHİ : .
Bursa....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu hakkında Bursa .... Genel İcra Dairesinin .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup davalı-borçlu tarafından borca itiraz edildiğini, müvekkilinin başlangıçtan itibaren davalı .... olmak üzere üç farklı şahsa güvenerek, bu şahısların yönlendirmeleri doğrultusunda belirli firmalardan ürün alacağına inanarak ödemeler yaptığını, söz konusu şahısların çalıştığı firmanın, ...i ve ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., ...Ticaret Ltd. Şti., Renova gibi birçok başka şirketle iş yaptığını, davalı.... ve diğer şahısların, ödemelerin kendi IBAN hesaplarına yapılması gerektiğini ve bu ödemeleri ilgili firmalara kendilerinin ileteceklerini beyan ettiklerini, bu beyanlar doğrultusunda müvekkilinin, gerekli açıklamaları yaparak ödeme işlemlerini şahısların IBAN hesaplarına gerçekleştirdiğini ancak bu şahısların müvekkilinin yapmış olduğu ödemeleri ilgili firmaların hesaplarına aktarmadığını, haksız kazanç sağladıklarını, müvekkilinin söz konusu ürünleri doğrudan firmalardan değil ürünleri müvekkiline getiren davalı ... olmak üzere üç farklı şahıstan temin edeceği inancı ile güvene dayalı bir ilişki kurduğunu, bu şahısların ... İth. ve İhr. Dan. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve... Tic. Ltd. Şti. gibi farklı firmalar üzerinden müvekkiline ürün temin etmeyi taahhüt ettiklerini, her ne kadar, davalı ve diğer şahısların bu ürünleri temin edeceklerini taahhüt etmişlerse de müvekkiline ödemelerini yaptığı ürünlerin bir kısmının teslim edilmediğini, teslim edilen ürünlerin bir kısmının da faturalarda yer alan ürünlerden farklı olduğunu, müvekkilinin ödemesini yaptığı ve teslim alamadığı veya farklı teslim edilen ürünler için alacaklı durumunda olup yaptığı ödemelerin de davalı ve diğer şahıslar tarafından firmalara iletilmediğini, faturaların davalı ve diğer şahıslar tarafından düzenlendiğini, ürünler müvekkiline teslim etmeden önce faturaların kesildiğini ve ödeme alındığını, bu bağlamda, Art Biyo Teknoloji, TSN Tıbbi ve Kozmetik Ürünleri İmalat İthalat ve İhracat Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. gibi firmaların, ödemelerin yapılmadığı iddiasıyla müvekkiline karşı icra takibi başlattığını ve dava açtıklarını, ileri sürerek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Mahkemece, dosyaya karar tarihine kadar gelen yazı cevapları uyarınca davalının tacir olmadığının bildirildiği, nisbi ticari dava için her iki tarafın da tacir olması koşulunun sağlanmadığı, davanın mutlak ticari dava da olmadığı belirtilerek davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, dava konusu ödemeleri müvekkilinin kendi IBAN hesabına yapılmasını ve bu ödemeleri ilgili firmalara kendisinin ileteceğini, davacının ödeme işlemlerini müvekkilinin hesaplarına gerçekleştirdiğini ancak bu ödemelerin ilgili firmaların hesaplarına aktarılmamış olması nedeni ile işbu davayı açtığını ileri sürdüğü, davanın bu yönü ile de nisbi ticari davalardan sayılıp sayılamayacağı yahut hangi mahkemenin iş bölümüne girdiği hususunun gerekçeli kararda açıklanmadığını, ayrıca mahkemenin davaya ilişkin cevap dilekçesini sunmadan süre uzatım sürecinde görevsizlik kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davalının tacir olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracak olup mahkemece öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vermelidir. Ancak bunun için dava şartı noksanlığı açık olmalı ve söz konusu dava şartı noksanlığının sonradan tamamlanması mümkün olmamalıdır. Aksi halde dilekçelerin teatisi aşamasının tamamlanması ve gerekirse duruşma açılıp taraflar dinlendikten sonra gerekli kararın verilmesi gerekmektedir.
Şu halde; dava şartı noksanlığı halinde, takdir hakkı kendisinde olan hakim, davanın usulden reddi kararı vermeden önce noksan olan dava şartının niteliğini iyi incelemeli, bir tereddüt varsa veya noksanlık sonradan tamamlanabilecekse davanın usulden reddine yönelik kararı vermekte acele etmemelidir. Uyuşmazlığın hangi mahkemede çözümlenmesi gerektiği noktasında da tereddüt bulunuyorsa, görevsizlik kararı verilmesinde acele edilmemeli, dilekçelerin teatisi aşaması bitirilmeli, gerekirse duruşma açılarak görevli mahkeme belirlenmelidir (Yargıtay 1. HD.nin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı).
Eldeki davada mahkemece, dosya üzerinden yazılan müzekkereler sonucu davalının esnaf ve tacir kaydının olmadığı, vergi kaydının bulunmadığı bu suretle davalının tacir olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de, davalının ticaret sicilinde tacir kaydının olmaması tacir olmadığını göstermez. Zira, TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." düzenlemesi bulunmaktadır. Yani bir kimsenin ticaret siciline kayıtlı olmaması tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi vergi mükellefi olup olmamak da kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez.
Diğer yandan eldeki davada, dava dilekçesinde taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği açık değildir. Bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak mahkemece, taraflar arasındaki ticari ilişkinin açıklattırarak, ticari dava söz konusu olup olmadığının tespiti gerekirken, görevsiz olduğu net olmayan eldeki davada, davalının tacir olmadığı gerekçesiyle dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3-6 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK 353/1-a-6 ve HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
3-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istek halinde yatırana iadesine,
4-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına,
5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. █████/2025
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!