Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebinin, kadastro kesinleşmesinden sonra 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddi.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili talebiyle açılan davada, kadastronun 1973 yılında kesinleştiği ve davacının 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığı tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesi davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermiş, bu karar davacının istinaf başvurusunun esas yönünden reddedilmesi ve davalı Hazinenin temyiz talebi üzerine yapılan inceleme sonucunda da usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ahlat 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucu; Bitlis ili, Ahlat ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan eski 1934 parsel (yenileme ile 1 59... parsel) sayılı taşınmazın 400, 00... yüz ölçümü ve Kargir ev vasfıyla senetsizden Maliye Hazinesi adına, aynı yer eski 1933 parsel (yenileme ile 1 59... parsel) sayılı taşınmazın 1.212, 00... yüz ölçümü ve Kargir Kom ve Bahçe vasfıyla senetsizden Maliye Hazinesi adına, aynı yer eski 1908 parsel (yenileme ile 1 57... parsel) sayılı taşınmazın 716, 00... yüz ölçümü ve arsa vasfıyla senetsizden Maliye Hazinesi adına tespit edildiği, askı ilan süresi içinde itiraz edilmeksizin kadastronun 28.04.1973 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde özetle; Hazine adına tespit ve tescili yapılan 1 59... , 1 59... ve 1 57... parsel sayılı taşınmazları 25 yılı aşkın süreden beri nizasız-fasılasız malik sıfatıyla bahçe ve ev olarak kullandığını, babası ...'nın sağlığında yaklaşık olarak 25 yıl önce bu yer üzerindeki zilyetlik ve tasarrufunu da kendisine devrettiğini, tek başına 25 yıldır bu taşınmazı nizasız-fasılasız malik sıfatıyla hüsnüniyetle kullandığını ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığı, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın görülmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.