Yargıtay 2. Ceza Dairesi, düz kontakla çalınan aracın kısa mesafede terk edilmesi sebebiyle hırsızlık eyleminin teşebbüs olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek mahkûmiyet hükmünü bozdu.
Özet: Yargıtay, sanığın düz kontak yaparak çaldığı aracı olay yerinden sadece 50 metre ileriye bırakıp ayrılması şeklindeki eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeksizin tamamlanmış hırsızlık suçu olarak değerlendirilmesi nedeniyle verilen mahkumiyet kararını hukuka aykırı bularak, sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarını yerinde görmüş ve hükmün bozulmasına, dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozmaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin "sanığın samimi beyanlarda bulunarak yaşanan olayı ayrıntılarıyla anlattığına, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, işlenen suçun teşebbüs aşamasında kaldığının kabul edilmesi gerektiğine, sanığın aracı hareket ettirdikten sonra çok kısa bir mesafe ilerleyebildiğine ve olay yerinden dahi ayrılamadığına, katılanın da kabul ettiği üzere aracın kapılarının kilitli olmadığına, nitelikli hırsızlık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın aracı bir süre kullanıp iade etmek maksadıyla almaya çalıştığını ifade ettiğine ve bu savunmanın aksini gösterir herhangi bir delil olmadığından hakkında TCK'nın 146. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın pişmanlığını dile getirdiğine ve aracın katılana iade edildiğine, bu nedenle TCK'nın 168. maddesi gereği cezasında indirim yapılması gerektiğine, haklı gerekçe olmaksızın TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasının kabul edilemeyeceğine, buna karşın yasal koşulları oluşmaksızın TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasının da doğru olmadığına, verilen mahkûmiyet kararının hukuka, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğuna ve sanık lehine bozulması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak,Dosya kapsamına göre, sanığın katılanın iş yeri önünde park halinde iken düz kontak yaparak çaldığı ... marka kamyoneti, aynı cadde üzerinde iş yerine 50 metre mesafede bırakıp olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.