Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, ticari alım satım ilişkisinden kaynaklanan ödenmemiş fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesinin teslimat ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine ilişkin kararını inceliyor.
Özet: Davacı şirket, davalı şirketle arasındaki ticari alım-satım ilişkisinden doğan, ödenmemiş faturaya istinaden başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali davası açmıştır; ilk derece mahkemesi, davacının fatura konusu ürünlerin teslimini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; davacı ise istinaf başvurusunda, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi karşısında kendi defterlerinin ve sevk irsaliyesinin delil sayılması gerektiğini, teslimin ispatlandığını ve yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C. BURSA BAM . HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :.
KARAR NO :.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : .
DAVACI :.
DAVALI :.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : .
KARAR TARİHİ : .
KARAR YAZIM TARİHİ : .
Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesinin... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari alım satım ilişki sebebiyle müvekkili şirketin davalı tarafa karşı yüklendiği edimi yerine getirdiği ve bunun üzerine fatura düzenlendiğini, █████/2019 düzenleme tarihli 020628 nolu 21.417,00 TL bedelli olan faturanın ödenmemesi sebebiyle davalı tarafın müvekkiline takip tarihi itibariyle toplam 21.417,00 TL borcunun bulunduğunu, davalı ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması ve fatura alacağının tahsil edilemediğinden dolayı Bursa ..... İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyasıyla davalı şirkete karşı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız olarak itirazda bulunularak takibin durduğunu belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına takip konusu alacağın %20'den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı akabinde beyan dilekçe ile davacı ile 2016 yılında başlayan ticaretin en son █████/2019'da yapıldığını ve borçlarını ödediklerini söz konusu fatura sebebiyle ticaretlerinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, dosya kapsamı deliller uyarınca; davacı alacaklı takip talebinde █████/2019 tarihli 21.417,00 TL bedelli faturaya dayandığı, yapılacak tahkikatın takip dayanağı faturadaki malların davalıya veya davalı çalışanına teslim edilip edilmediği, edilmiş ise davalı tarafından bedelinin ödenip ödenmediği noktalarının açıklığa kavuşturulması yönünde olduğundan cari hesaba göre değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, davalı şirket tarafından sunulan muavin defter kayıtlarına göre █████/2019 tarihli 15.023,15 TL ve 17.944,85 TL bedelli faturalar davalı defterlerinde kayıtlıdır. Vergi dairesi kayıtlarına göre bu iki fatura 27.938,00 TL (KDV hariç) bedelle BA formu ile maliyeye bildirilmiştir. Ancak bu faturalar davanın konusu değildir. İcra takibine konu █████/2019 tarihli 21.417,00 TL bedelli faturaya konu ürünlerin teslimini davacı-alacaklı kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davalı tarafından ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle müvekkilinin usulüne uygun tuttuğu defterlerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi gerektiğini, muavin defterlerinin yardımcı defter olup bağlayıcılığının bulunmadığını ve bu deftere itibar edilemeyeceğini, irsaliyeli sevk faturası ile de teslimin ispatlandığını, davalı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğunu, vergi dairesine satış bildiriminin yapıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, satım ilişkisi nedenine dayalı düzenlenen faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davacı tarafından davalı aleyhine █████/2019 düzenleme tarihli 020628 nolu 21.417,00 TL bedelli olan faturaya konu alacağın tahsili amacıyla Bursa 19. İcra Müdürlüğünün ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden takip yapıldığı, davalının süresi içerisindeki borca itirazı üzerine eldeki davanın itirazın iptali istemli olarak açıldığı, davalının takip konusu fatura sebebiyle ticari ilişki ve borcu inkar ettiği, mahkemece takip konusu faturada yer alan ürün tesliminin ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, satış sözleşmesinde satıcı malın teslim edildiğini, alıcı da teslim edilen ürünün bedelini ödediğini ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi ile 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.
6100 sayılı HMK' nın "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması" başlıklı 222 maddesinde;
(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi *1* yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz (Ek cümle: █████/2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmü yer almakta olup, söz konusu yasa maddesinde 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik sonrası usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil olabilmesini sağlayan koşullar arasında karşı tarafın ticari defterlerin ibraz edilmemesi hali de yasaya eklenmiştir.
Öte yandan delil niteliğinde bilirkişi incelemesine konu edilebilecek defterler tacirlerin TTK. hükümlerine göre tutmak zorunda oldukları defteri kebir ve yevmiye defteridir.
Bu itibarla, yerel mahkemece yazılan talimat üzerine davalı adına çıkarılan davetiyenin tebliğ tarihi itibariyle yasa değişikliği yürürlükte olduğundan ve dava sırasında yürürlüğe giren düzenleme usul hukukuna dair olması sebebiyle derhal uygulanırlık ilkesi bulunduğundan yapılan değişikliğin eldeki davaya uygulanması gerekir. Bunun yanında, talimat mahkemesince davalı adına ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş ise de; ihtaratın HMK'nın 222 maddesinde yapılan değişikliğe göre ticari defter ve belgelerinin ibraz etmemenin doğuracağı hukuki sonuçları açık olarak içermemesi sebebiyle usule uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davalı adına ticari defter ve belgelerini sunmak veya nerede olduklarını bildirmek üzere usulüne uygun şerh içeren tebligat çıkarılarak, 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişikliğin davetiyeye ihtarat olarak eklenmesi neticesinde ortaya çıkacak sonuca göre dosya kapsamı deliller ile iddia ve savunma doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken usule aykırı inceleme sonucu oluşan kanaate göre karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesinin....sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,
5-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına,
6-Harç ve tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. █████/2025
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!