7. Ceza Dairesi, izin tecavüzü suçundan verilen mahkûmiyet kararını, suç başlangıç tarihi ve yol süresi belirleme eksikliği ile gözaltı mahsubu gözetilmesi gerekliliği tespitiyle onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, izin tecavüzü suçundan mahkumiyet hükmü kurulan sanık hakkındaki kararı, suç başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesi ve gerekçeli karar başlığındaki suç tarihlerinde görülen yazım hatası gibi eksikliklerin mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğunu, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yapıldığını, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğunu ve kararın vicdani kanaate uygun olduğunu belirterek onamış; ayrıca sanığın gözaltında geçirdiği sürelerin infaz aşamasında cezasından mahsubuna hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : İzin tecavüzü HÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 19.07.2013 tarihinde 7 gün süreyle kanuni izne gönderilen sanığın, 2013 yılında daha önce kullandığı izinlerde yol süresi verilip verilmediğinin kesin olarak belirlenememesi nedeniyle lehine olarak gidiş dönüş için İzmir ile Aydın illeri arası tanınacak 2 gün yol süresi sonunda en geç 28.07.2013 tarihinde saat 24.00’e kadar Birliğine katılması gerektiği dikkate alındığında suç başlangıç tarihinin 29.07.2013 olarak kabulü gerekirken 27.07.2013 olarak belirlenmesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik; gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin "29.07.2013-12.11.2016" şeklinde gösterilmesi yerine "27.07.2013" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.Sanığın 12.11.2016-14.11.2016 tarihleri arasında ve 07.01.2017 tarihinde gözaltında geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 63. maddesi uyarınca verilen ceza süresinden mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.