2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkumiyet hükmünde tekerrür uygulamasındaki eksikliği kazanılmış hak ilkesiyle düzeltilerek onadı.
Özet: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerini inceleyen yüksek mahkeme, bir sanık hakkında tekerrür uygulamasında 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereği en ağır cezanın esas alınması gerekirken başka bir ilamın değerlendirilmesi hatasını tespit etmiş; bunun yanı sıra, eksik ceza tayini ve madde yazım hatası gibi diğer usul ve yasalara aykırılıkların aleyhe temyiz bulunmaması ya da düzeltilebilir nitelikte olması nedeniyle bozma nedeni yapılmadığı belirtilerek, hükmün tekerrürle ilgili kısmının en ağır mahkûmiyetin esas alınması yönünde düzeltilmesine, ancak aleyhe temyiz bulunmadığından kazanılmış hak prensibi gereği koşullu salıverme süresi hesaplamasında daha hafif cezanın temel alınmasına karar verilerek yerel mahkeme kararlarını düzeltilerek onamıştır.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: ███████ E. ,████████ K.
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi gereği reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında bozma kararına uyulması ya da uyulmaması yolunda bir karar verilmemiş ise de, mahkemenin fiilen bozma ilâmının gereklerini yerine getirmek sureti ile karar verdiği, kararın eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm mahiyetinde olduğu belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 62. maddeleri uyarınca belirlenen 4 yıl 2 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapıldığı sırada 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası yerine 1 yıl 4 ay 6 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi ile sanık ...'in adlî sicil kaydında yer alan Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2011 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 35, 53, 58. maddelerinden verilen 07.07.2011'te kesinleşen 6 ay hapis cezasına ilişkin ilam tekerrüre esas alınarak ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6-7. maddesi gereğince sanık hakkında 1. kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından; sanıklar hakkında hırsızlık suçundan uygulama yapılırken 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin, 62. maddesinden sonra uygulanması suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61/5. maddesine aykırı davranılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, ayrıca sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlerde uygulama maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 119/1-c maddesi yerine, 5237 sayılı Kanun'un 119/1-d maddesi şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak;
Sanık ...'in adlî sicil kaydında yer alan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 04.09.2013 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinden verilen 19. 11.2013'te kesinleşen 4.800 TL. adli para cezasına ilişkin ilam ve ... Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2013 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 53 maddelerinden verilen 16.04 2013'te kesinleşen 3 yıl hapis cezasına ilişkin ilam tekerrüre esas alınmış ise de; 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün mükerrerliğe esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “Sanık ...'in adlî sicil kaydına esas ... Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2013 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 53 maddelerinden verilen 16.04 2013'te kesinleşen 3 yıl hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek sürenin, 4.800 TL adlî para cezası esas alınarak belirlenmesine” karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!