Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, harman yeri vasfıyla kesinleşen taşınmazda hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi kararının onanması.
Özet: Tapu iptali ve tescil talepli davada, 1973 yılında "harman yeri" vasfıyla kadastro tespiti kesinleşen bir taşınmaz için davacıların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı iddiaları, ilk derece mahkemesince malik sıfatıyla zilyetlik olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş; bölge adliye mahkemesi ise kadastro tespitinin kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında hak düşürücü sürenin geçtiği sonucuna vararak davayı reddetmiş; Yargıtay da kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren yasal hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek bölge adliye mahkemesinin bu ret kararını onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Birecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; Şanlıurfa ili, Birecik ilçesi, ... Mahallesi 1226 parsel sayılı taşınmazın “harman yeri” vasfıyla 09.02.1973 tarihinde sınırlandırıldığı, 2017 yılında okul yeri olarak tahsisen Hazine adına devredildiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili 30.03.2018 tarihli dava dilekçesinde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıların malik sıfatıyla zilyet olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davalı Hazine yönünden hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine, davalı ... ile ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, özellikle çekişmeli 1226 parsel sayılı taşınmaz hakkında kadastro tutanağının üst kısmına “ tescil harici” ibaresi yazılmış ise de taşınmazın kadastro tespitinin 766 sayılı Kanun'un 42... . maddeleri gereğince miktar fazlası olarak 10.02.1973 tarihinde “harman yeri” olarak sınırlandırıldığı, 766 sayılı Kanun'un 43. maddesinin 4. fıkrasında “Bu madde hükmüne göre ifraz olunan miktar fazlalıkları hakkında zilyed lehine tespit şartları mevcut olmadığı takdirde, fazlalık Hazine adına tespit olunur. Şu kadar ki, fazlalığın bulunduğu sınırda 35 nci maddede yazılı gayrimenkuller mevcut ise fazlalık hakkında o madde hükmü uygulanır.” ve 35. maddesinde “ Mera, yayla, kışlak, otlak, harman yeri, pazar ve panayır yerleri gibi âmmenin istifadesine tahsis edildiği veya kadîmden beri umumun istifade ve intifa ettiği, belgelerle veya bilirkişi ve şahit beyanı ile tevsik edilen ortamalı arazi sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır.” hükümleri gözetildiğinde, çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği ve “harman yeri” olarak sınırlandırılarak kadastro tespitinin 10.02.1973 tarihinde kesinleştiği, tespitin kesinleştiği tarihten davanın açıldığı 30.03.2018 tarihine kadar hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye temyiz giderinin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!