Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin ticari satıştan doğan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali talebiyle açılan davada, ticari defterlerin ispat gücü ve ödeme iddialarına dair önemli bir istinaf kararı.
Özet: Davacı, ticari mal satışından kaynaklandığını iddia ettiği bakiye alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptalini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, davacının takibe konu faturaları ibraz etmeyerek ve yalnızca davalının ticari defterlerine dayanma kararı almasıyla ispat yükünü yerine getiremediği, bilirkişi incelemesinde usulüne uygun tutulan davalı defterlerinin davalıyı alacaklı olarak göstermesi ve defterlerdeki ödeme kayıtlarının davalı lehine delil teşkil ettiği gerekçesiyle, davacının talebini yerinde bulmamıştır.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ....HUKUK DAİRESİDOSYA NO :.KARAR NO :.T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : ..DAVACI : DAVALI :. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : ..KARAR YAZIM TARİHİ .Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.06.2022 tarih, ...Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı şirket arasında mal alım satımı ile ilgili ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili davacının, davalı şirkete mal satması sonucu, sattığı mallara karşılık olarak tanzim ettiği faturalardan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu, davalı tarafın, söz konusu borcunu ödememesi üzerine, müvekkil davacı tarafından davalı taraf aleyhine cari hesap ekstresine dayalı olarak Bursa....İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde davalının başka bir icra takip dosyası sebebi ile borçlu olmadığını iddia etmiş ise de davacı tarafça haricen yapılan incelemelerde söz konusu icra takibine konu çekin karşılıksız çıktığı, davalı tarafın davacı müvekkilden önce ki ciranta olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın işbu karşılıksız çıkan çeke istinaden çek bedelini müvekkile olan cari borcundan düşmesinin hiçbir hukuki temeli bulunmadığını, zira çek davalının cirosundan sonra müvekkili tarafa cirolanmış olup, karşılıksız işlemi gördüğünü, hukuken kabul edilebilir bir ödeme yok iken davalının, davacı müvekkile olan cari borcundan işbu bedeli düşmesinin mümkün olmadığını, anılan bu sebeplerle; davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde, davanın kaynağının davacının davalıya mal satması sonucu, sattığı mallara karşılık olarak tanzim ettiği faturalardan kaynaklı bakiye alacağının bulunduğunu belirterek; her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde borcun mevcudiyetinin anlaşılacağını, hukuki delilleri arasında göstermiş olduğu faturaların da alacağın kaynağının delili olduğunu ifade ettiğini, ancak mahkeme tarafından davacıya cari hesaba konu fatura örneğini mahkemeye ibraz etmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği halde davacının ara kararın gereğinin yerine getirilmesi için sunduğu dilekçesinde kendine ait hiçbir belge ve kayıt sunmadığı gibi, münhasır delil olarak yalnızca davalı müvekkilin ticari defter ve kayıtlarına dayanacaklarını, diğer delillerden vazgeçtiklerini ifade ettiğini, bu beyanı ile davacı, davasının hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğunu açıkça beyan etmiş olduğunu, davacı taraf ile 2016-2018 yılları arasında iş ilişkileri olduğunu, davacının dayandığı Cari Hesabın kaynağı aradaki bu ilişkiye dayalı olduğunu, davalı şirkete ait ...Cari Hesap Ekstresinde borçlu değil alacaklı göründüklerini, davaya konu ....E. sayılı dosyaya dair uyuşmazlık arabuluculukta müzakere edilirken müvekkil şirketin.... E. sayılı dosyada borçlu olmadığını iddia ettiğini söylediğini, öncelikle, .... E. Sayılı icra dosyasının işbu dava ile hiçbir ilgisi bulunmadığını ve davacının Arabuluculuk Kanunu “Gizlilik” başlıklı maddelerinin ihlal edildiğini, alacaklı olduğunu iddia eden tarafın hiçbir belge ve kayıt sunmaksızın açtığı huzurdaki davanın reddine, davacı taraf aleyhine tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kural olarak alacağın varlığı hususunda ispat yükünün davacının üzerinde olduğu, davacı tarafından kesilen takibe konu faturaların ibraz edilmediği, davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile münhasır delil olarak sadece davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına dayandıklarını, dava dilekçesinde belirttiği davalı tarafın ticari defter ve kayıtları haricinde diğer tüm delillerden vazgeçtiğini bildirdiği, bilirkişi tarafından incelenen ve usulüne uygun olarak tutulan davalı taraf ticari defterlerine göre, davacı tarafından davalı tarafa düzenlenen faturaların davalı tarafın ticari defter kayıtlarına işlemiş olup, BA formu ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan ettiği, akdi ilişkinin ve fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı, davalı tarafın buna ilişkin bir itirazı da bulunmayıp aksine alacaklı olduğunu savunduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre, davalının davacıdan 3.813,18 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterleri usulüne uygun olduğundan defterlerdeki ödeme kaydının davalı lehine delil teşkil ettiği, ödenmediğinin başka yazılı belgelerle davacının ispat etmesi gerektiği, davacı vekilinin duruşmada alınan beyanından ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı belgenin bulunmadığını beyan ettiği, ayrıca davacı tarafça, münhasır delil olarak sadece davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına dayandıklarını, dava dilekçesinde belirttiği davalı tarafın ticari defter ve kayıtları haricinde diğer tüm delillerden vazgeçtiğini beyan ettiğinden, mahkemece davacı tarafa yemin delili hatırlatılmadığı, sonuç olarak davacının alacağını ispatlayamadığı anlaşılmakla sübut bulmayan "davanın reddine " karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının davalı borçlu şirkete mal satması sonucu, sattığı mallara karşılık olarak tanzim ettiği faturalardan kaynaklanan bakiye alacağı bulunduğunu, münhasıran davalı şirketin ticari defterlerine dayanıldığını, bilirkişi incelemesi ile alacağın varlığının sübut bulduğunu ancak yerel mahkemece haksız bir şekilde davanın reddine karar verildiğini,davacı tarafından kesilen tüm faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğunu, ancak faturalar yönünden yapılan ödemelerin davalı yanca ispatlanması gerekmekte iken salt yapılan defter incelemesi nedeniyle davalı şirketin borçlu bulunmadığı kanaatinin isabetesiz olduğunu, Cari Hesap Ekstresinin borç kaydı altında davalı yan adına düzenlenen toplamda 20 adet faturanın tamamının davalı yanın ticari defterlerine herhangi bir itiraz kaydı koyulmaksızın veya iade faturası düzenlenmeksizin aynen işlendiğini ancak mahkemece ödemelere ilişkin davalı yandan belge istenmediğini, Davalı tarafça, faturalara yönelik olarak yapıldığı iddia edilen ödemelerin ispat edilmesi gerektiğini, davalı tarafça yapılan bir kısım ödemelerin defterlerine mükerrer şekilde işlendiğini, nakit olarak girilen ödemelerin bir kısmının toplu şekilde kredi kartı olarak girilmek suretiyle mükerrer şekilde kayıt edildiğini, bilirkişi raporunda belirtilen ve davalının ''nakit'' olarak kaydettiği ödemelerin tamamının gerçek dışı olup cari hesap ekstresi ile karşılaştırıldığında işbu ödemelerin yapılmadığı ve bu ödemelere ilişkin olarak herhangi bir yazılı belge sunulamadığını, gerçek olan ödemelerin 21.06.2018 tarihli ve 24.07.2018 tarihli kredi kartı ile yapılan ödemeler olduğunu, bu miktarlar toplamlarının kredi kartıyla yapılan ödemeye denk gelecek şekilde parça parça bölünmek suretiyle ticari deftere mükerrer olarak nakit ödeme olarak işlendiğini, İhtilaf konusunu yaratan durumun, davalı yanca defterlerine işlenen mükerrer kayıtlar olduğunu, nakit ödemeye ilişkin dekont sunmaları gerektiğini, davalı yanca işbu hususun ispatlanamadığını, davalı yanın ticari defterlerindeki mükerrer kayıtların dışında mevcut olan 4 nakit ödemenin de gerçek dışı olduğunu, zira cari hesap ekstresinde nakit ödeme yapıldığına dair hiçbir ibare olmadığını, davalı yanın ticari defterlerine işlediği mükerrer kayıtlar ve gerçek olmayan nakit ödemeler toplam bakiyeden düşüldüğünde bire bir alacak miktarını vereceğini, yine davalı tarafından düzenlenen 06.12.2018 tarihli 30.045,75 TL tutarındaki faturanın da ihtilaflı olduğunu, bu faturanın düzenlendiği tarihlerde davacı firmanın faaliyeti sonlandığından mal satabilmesi veya teslim alabilmesinin mümkün olmadığını, bu faturanın davacıya gelmediği gibi faturaya ilişkin mal teslimi yapılmadığını, davalı yanın ticari defterlerindeki gerçek dışı ve mükerrer kayıtlar ile sevk irsaliyesi bulunmayan 06.12.2018 tarihli fatura tutarı hesaplamadan düşüldüğünde, cari hesap bakiyesindeki alacak miktarı olan 46.284,31 TL'nin ortaya çıktığını, dolayısıyla davalı tarafın kendi ticari defterleri ile, kendi alacaklarını ispat ettiklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, Cari Hesap Ekstresine dayalı bakiye alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Bursa ..... İcra Müdürlüğünün....Esas sayılı icra takip dosyasında alacaklı davacı tarafından davalı aleyhine 46.284,31 TL asıl alacak, ve 17.859,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 64.143,63 TL miktar üzerinden takip başlatıldığı, takip dayanağının 21.02.2019 tarihli cari hesap ekstresi olduğu, borçlu davalının süresinde borca, faize ve ferilerine itiraz dilekçesi ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.Somut olayda davacı tarafından HMK'nın 222/5. maddesine göre davalı defterlerine münhasıran dayanılmıştır. Buna göre defterdeki kayıtlar bir bütün olarak değerlendirilir, dosyada taraflara ait BA ve BS formların dosyaya getirtildiği ve bilirkişi raporuna göre davacı tarafından 2018 yılında BS formu ile satış 11 adet fatura ile 185.283 TL bildirildiği, davalı tarafından 2018 yılında BA formu ile alış 15 adet fatura ile 287.859,00 TL bildirildiği, davalı şirkete ait 2018-2019 yılları (yevmiye, kebir, envanter) defterlerinin incelenmesi sonucu defterlerin açılış tasdiklerinin ve (yevmiye) defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, davacı şirket tarafından, davalı şirkete düzenlenen faturalar toplamının 349.855,16 TL, davalı şirket tarafından, davacı şirkete düzenlenen faturanın 06.12.2018 tarih, 30.045,75 TL ve davalı şirket tarafından, davacı şirkete yapılan ödemelertoplamının, 323.643,04 TL olmak üzere, davalı şirketin, davacı şirketten kalan bakiye alacağının 3.813,18 TL olduğunun tespit edildiği, davalı defterlerine göre davacı alacağı tespit edilemediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. █████/2025 ...Başkan... e-imza...Üye... e-imza...Üye... e-imza...Katip...e-imza