Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince, ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında delil yetersizliğiyle reddedilen ilk derece kararının istinaf incelenmesi.
Özet: Davacı, ticari satışlardan doğan bakiye alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davası açarken, davalı ise ticari ilişkiyi, mal teslimini ve faturaların kendi kayıtlarında yer aldığını reddetmiştir; ilk derece mahkemesi, davacının ticari defterlerini kesin süre içinde sunamaması ve davalının defterleri üzerindeki bilirkişi incelemesinde takip ve dava konusu faturalara dair kayıt bulunamaması nedeniyle mal tesliminin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, davacı vekili ise istinafta, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari alım-satım ilişkisi bulunduğunu, faturaların iddialarını desteklediğini ve temlik alan şirketin defterleri kaybetmesi sebebiyle defterlerin ibraz edilememesinin müvekkilinin ciddi hak kaybına uğramasına yol açtığını ileri sürmüştür.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████KARAR TARİHİ : █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : 2021/... ESAS 2023/... KARARDAVACI-TEMLİK ALAN : ... - ...- ...VEKİLİ : Av. ...- TEMLİK VEREN : ... - DAVALI : ... -...- ...VEKİLLERİ : Av. ...- Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, 2021/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket ile davalı arasında ticari alım satım ilişkisinin olduğunu, müvekkili şirketin davalıya farklı tarihlerde ürün satışları yaptığını satış bedellerinin toplamının 536.998,00.TL olduğunu, satışlara ilişkin olarak davalının müvekkili şirketin hesabına 150.000,00.TL para gönderdiğini, müvekkili şirketin bakiye alacağın tahsili amacıyla ihtarname gönderdiğini davalının herhangi bir cevabi ihtarname göndermediğini, bunun üzerine Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyası ile asıl alacak ve ferilerinin tahsili amacıyia icra takibi başlattıklarını ancak davalının icra takibine itiraz ederek durdurduğunu, davalı/borçlunun Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptaline ve takibin 386.998,00.TL asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı/borçludan alınarak davacı/alacaklı müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında dava konusu faturalara ve cari hesap kayıtlarına dayalı herhangi bir ticari ilişki veya borç alacak ilişkisi kurulmadığını, davacının fatura konusu malların müvekkile satış ve teslimi işlemlerini hiçbir zaman ve hiçbir şekilde gerçekleştirmediğini, diğer yandan dava ve takip konusu faturalar müvekkilinin defter ve kayıtlarında yer almadığını, davacı iddialarının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, muacelliyet ve temerrüt faizi işletilmesine ilişkin yasal koşullar oluşmadığından, davacının faiz oranı ve faiz talebi de hukuka aykırı olduğunu, belirtilen nedenlerle, haksız davanın reddine, yapılan takip kötü niyetli olduğundan davacı/alacaklının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ilam vekalet ücreti ile arabuluculuk masraf ve arabuluculuk vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; taraflara 6100 sayılı HMK nun 222/1 maddesi gereğince ticari defter kayıt ve belgelerini ibraz etmeleri, hacimli olduğu takdirde bulunduğu yeri bildirmeleri için ayrı ayrı ikişer haftalık kesin süre verildiğini, iki haftalık kesin süre içerisinde ticari defter kayıt ve belgeleri ibraz etmedikleri takdirde bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları ihtar edildiğini, davacı tarafından kesin süre içerisinde defter ve kayıtlar ibraz etmediğini, davalının defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacı - temlik veren tarafın davalı tarafa düzenlediği takip ve dava konusu edilen faturaların kaydına rastlanmadığını, bu haliyle takibe dayanak yapılan faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Müvekkili şirket ile davalı arasında ticari alım-satım ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkilinin bakiye alacağı için icra takibi başlattığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, yerel mahkemece davanın reddine karar verildiğini, ancak dosyaya sunulan faturaların iddialarını ispatladığını, dosyaya defterlerin sunulması için mahkemece sürü verildiğini, müvekkili açısından defterlerin sunulamadığını, temlik alan şirketin defterleri kaybettiğini, vatandaş olarak da defterlere ulaşılamadığı için bu durumun sonuçlarının bu noktaya geldiğini, müvekkilinin ciddi bir hak kaybına uğradığını, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, temlik alan tarafında açılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı; her ne kadar temlik veren şirket ile davalı arasında ticari alım satım ilişkisinin olduğu, temlik veren şirketin davalıya farklı tarihlerde ürün satışları yaptığını satış bedellerinin toplamının 536.998,00.TL olduğu, satışlara ilişkin olarak davalının temlik veren şirketin hesabına 150.000,00.TL para gönderdiği ayrıca temlik veren şirket ile davalı arasında ticari alım satıma ilişkin malların sevk irsaliyelerini düzenlenerek teslim ettiğini, daha sonra bakiye alacağın tahsili amacıyla ihtarname gönderdiği, davalının herhangi bir cevabi ihtarname göndermediği, akabinde icra takip dosyası ile asıl alacak ve ferilerinin tahsili amacıyia icra takibi başlatıldığını ancak davalının icra takibini durdurduğu iddia edilmiş ise de, davalı defterine göre; davacı - temlik veren tarafın davalı tarafa düzenlediği takip ve dava konusu edilen faturaların kaydına rastlanmadığı, davalı tarafın davacı tarafa banka üzerinden 2021 yılında 160.000,00.TL. EFT yapmış olduğu, davacının davalıdan alacağı olmadığı gibi aksine 160.000,00.TL borcunun göründüğü, davalı tarafın takip ve dava konusu edilen fatura içeriği ürünlerin kendisine teslim edilmediği iddiasında bulunmasına karşılık, davacı tarafın sözkonusu fatura içeri ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğini ispatlanması ayrıca fatura tarihinden 1,5 ay sonra davalı tarafça yapılan 160.000,00.TL ödemenin ne için yapıldığının anlaşılması için taraflara (davacı-temlik alana temlik edenin defter ve kayıtlarını) yasal defter ve belgelerini verilen sürede yerel mahkemeye ibraz etmesi veya yasal defterlerden bulunduğu adresi tam ve açık olarak mahkemeye bildirmesi gerekirken, davacı tarafın bu yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davanın ispat edilmediği, açıklanan tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunarak davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 179,90.TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. ...Başkan... ¸e-imzalıdır ...Üye... ¸e-imzalıdır ...Üye... ¸e-imzalıdır ...Katip... ¸e-imzalıdır