Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan itirazın iptali davasında, ortaklıktan noter aracılığıyla istifanın aidat sorumluluğunu sona erdirip erdirmediğine dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirketin, dava dışı bir kooperatiften temlik aldığı aidat borcu nedeniyle eski kooperatif üyesi davalıya karşı icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açtığı davada; davalı, noter aracılığıyla 28.08.2015 tarihinde üyeliğinden istifa ettiğini ve bu tarihten sonraki aidatlardan sorumlu tutulamayacağını savunmuş, ilk derece mahkemesi de davalının noter ihtarı ile kooperatiften çıkmasının gerçekleştiğini ve bu tarihten sonraki aidat alacağından sorumlu olmadığını gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiş, davacı şirket ise istinaf başvurusunda davalının Kooperatifler Kanununa uygun istifa etmediğini ve borcun devam ettiğini ileri sürmüştür.

T.C. BURSA BAM.. HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :.
KARAR NO : .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : .
DAVACI .
DAVALI .
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 31.10.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 31.10.2025
Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı S.S. Asyakentkonut Yapı Kooperatifi ticari ilişki içerisinde bulunduklarını, müvekkili şirketin, dava dışı Asyakent ile aralarındaki borç ilişkisi sebebi ile Bursa 5. İcra Müdürlüğünün....E. Sayılı dosyasını temlik sözleşmesi ile temlik aldıklarını, dava dışı Asyakent ile davalı arasındaki borç ilişkisinin; kooperatif genel kurulunda alınan karar gereğince tüm üyelerden alınmak üzere belirlenen aidat tutarının, davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takibinden kaynaklandığını, dava dışı kooperatife karşı kooperatif üyeliğinden kaynaklanan aidat borcunun ödememiş olması sebebi ile borçlu durumda olan davalının icra dosyası; müvekkili şirketin de dava dışı kooperatiften alacaklı konumda olması sebebi ile temlik alındığından icra dosyası kapsamında davalının itirazı nedeniyle takibin durması neticesinde itirazın iptali ile, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın itiraza uğramış olan dosyayı 22.03.2019 tarihinde itirazlı olduğunu bilerek temlik aldığını ve temlik tarihinden bu yana da bir sene içinde itirazın iptali davasını açmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, Kooperatif ile ortak arasındaki uyuşmazlıklarda zamanaşımının 5 yıl olduğunu, bu sebeple de talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin, Bursa ...Noterliğinin...Yevmiye numaralı istifanamesi ile Kooperatif üyeliğinden istifa ettiğinden ve bu istifanamenin dava dışı temlik eden kooperatife 28.08.2015 tarihinde tebliğ olunduğundan talep edilen 2017 Yılı Aralık Ayı ve 2018 Yılı Ocak ayı aidatlarından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, faiz de talep edilemeyeceğini, dava dışı kooperatife karşı müvekkilin hiç bir sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple üyelikten ayrılan müvekkilden, ayrılış tarihinden itibaren aidat olarak belirtilen bedellerin de talep edilemeyeceğini, davacının kötüniyetli olduğunu, anılan bu sebeplerle; itirazların kabulü ile davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 13. maddesinde ortağın ana sözleşmeye uygun olarak istifa etmesine rağmen kooperatifin istifayı kabulden kaçınması hâlinde ortağın çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesiyle çıkmanın gerçekleşeceği düzenlenmiş olup, celp edilen kooperatif ana sözleşmesinin 13. maddesinde de bu hükme paralel bir düzenleme yer aldığı, ortağın istifa bildiriminin yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğuracağı, bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurmasının ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterli olduğu, somut olayda davalının 25.08.2015 tarihli
istifanamesinin 28.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği, istifanın noter ihtarı ile kooperatife ulaştığı tarihte kooperatiften çıkma gerçekleşmiş olup, bu tarihten sonraki 2017 yılı Aralık ayı ve 2018 yılı Ocak ayı döneme ilişkin aidat alacağından davalının sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla dosyada alınan bilirkişi raporunda dava dışı ...Kooperatifinin defter kayıtlarının incelendiğini, ticari defter kayıtlarına göre ...'in tüm hesaplarının birleştirilmesi halinde 50.410,00 TL aidat borcu ve 60.202,25 TL gecikme zammı borcu olduğunun tespit edildiğini, yine dava dışı kooperatifin 26.11.2017 tarihli genel kurulunda alınmış kararlarına istinaden dava dışı kooperatife icra takibine konu 30.12.2017 tarihli genel kurulun 9. maddesine göre 30 aralık 2017 sonuna kadar 10.000,00 TL, 10 ocak 2018 sonuna kadar 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL aidat borcunun olduğuna kanaat getirildiğini, ortaklıktan çıkmak isteyen üyenin ilk olarak dava dışı kooperatife hesap senesi sonundan en az altı ay önce yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, bu kabul edilmezse noter aracılığı ile istifasını bildirmesi gerektiğini, Kooperatifler Kanununun 12. maddesinin açık olduğunu, yine 13. maddede düzenleme bulunduğunu, davalı ...'in, dava dışı kooperatife üyelikten çıkma konulu herhangi bir başvuruda bulunmadığını, bu hususta delilinin olmadığını, prosedür izlenmeden hareket edildiğini, davalının usulüne uygun bir istifasının söz konusu olmadığını, ayrıca davalının kooperatiften çıkma eylemini yerine getirebilmesi için dava dışı kooperatifte davalının hak ve borçlarını üstleneceği yeni bir üyeyi kooperatife önermesi gerektiğini, söz konusu yeni üyenin kooperatifçe kabul edilmesi gerektiğini, ortaklıktan çıkmak isteyen üye, sermayenin korunması ilkesi gereği ortaklıktan çıkma işlemini gerçekleştirirken kooperatife de bir zarar gelmemesi ve gelmemesi için üzerine düşeni yapmış olması gerektiğini, üyelikten istifa etmek isteyen davalının dava dışı kooperatife yeni bir üye önerdiğine veya noter kanalıyla istifa dilekçesi sunmadan önce kooperatife üyelikten çıkmak için başvuruda bulunduğuna, kooperatifin de söz konusu başvuruya olumlu olumsuz bir bir beyanda bulunduğuna dair dosyaya herhangi bir delil ibraz etmediğini, kooperatif bekçisinin tebligatı almada yetkili olmadığını, bilirkişinin istifa bildiriminin kooperatife usulüne uygun tebliği odağı ile değerlendirme yapmış olsa da esas nokta yapılan istifanın geçersizliği olduğunu, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; Bursa... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden dava dışı ...yapı Kooperatifi tarafından davalı aleyhine 2017 ve 2018 yılı aidat alacağına yönelik yapılan takibe davalının süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulduğu, akabinde takibe konu alacağın 22.03.2018 tarihli temlik sözleşmesi ile davacıya temlik edildiği, eldeki davayla davalının takibe yönelik itirazının iptaline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı, kooperatif ortaklığından 25.08.2015 tarihli noter ihtarnamesi ile istifa ettiğini, istifanın kooperatife 28.08.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, takibe konu aidat alacağının 2017 aralık ayı ve 2018 yılı Ocak ayına ilişkin olup, bu aidatlardan sorumlu tutulamayacağını kooperatif ile ortak arasındaki uyuşmazlıklarda zamanaşımının 5 yıl olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece kooperatif ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonrası düzenlenen bilirkişi raporuna göre; davaya konu aidat alacaklarının 26.11.2017 tarihinde yapılan 2014-2015 ve 2016 yıllarına ait genel kurulda karar altına alındığı, genel kurul hazirun cetvelinde isminin yer aldığı ancak katılım kaydının bulunmadığı, davalının 25.08.2015 tarihli noter ihtarnamesi ile istifa ettiği, kooperatif yönetimine istifanın bildirildiği, üye kayıt defteri sunulmadığından bu konuda inceleme yapılamadığı, kooperatif yönetimi tarafından sunulan karar defter fotokopisi ile ...'in istifasına veya üyeliğinin sonlandırılmasına dair bir karar alınmadığının tespit edildiği belirtilmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 13. maddesinde ortağın anasözleşmeye uygun olarak istifa etmesine rağmen kooperatifin istifayı kabulden kaçınması halinde ortağın çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde çıkmanın gerçekleşeceği düzenlenmiştir. Ortağın istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Yukarıda anılan 13. maddenin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurması ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir.
Öte yandan, bir kooperatif ortağı, istifasının noter ihtarı ile kooperatife ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar aidat borçlarından 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16/son maddesi uyarınca sorumlu olup, üyelerin ödemeleri arasındaki eşitliğin istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarih itibariyle bu şekilde sağlanması gerekir. Kural olarak ortak, üyesi olduğu davacı kooperatifin belirlediği inşaat finansmanı ve genel giderlere ilişkin aidat borçlarının, sonradan istifa etmiş ya da ihraç edilmiş olsa dahi istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar doğan kısmından sorumludur. İcra takibinin salt istifanın ulaşmasından ya da ihracın kesinleşmesinden önce ya da sonra başlatılmış olması olgusu, istifanın ulaşmasından ya da ihracın kesinleşmesinden önce doğan bu sorumluluğu kaldırmaz.
Nitekim, anılan Kanunun 27/son cümlesinde, ortaklığın düşmesinin ortağın anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Her üye, üye olurken, üyeliğinin istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar devam edeceğini bilmekte olup, aidat ödemelerini ihracın kesinleşmesine ya da noterden gönderdiği istifanın tebliğine kadar yapması ve kooperatifin hesabına aktarması tüm ortakların yararına olup, eşitlik ilkesinin de bir gereğidir.
Somut olayda, takibe konu aidatların karara bağlandığı 2017 tarihli Genel kurul tutanaklarının dosyaya getirtilmediği, 25.08.2015 tarih ve ....yevmiye numaralı istifa ihtarnamesini noter aracılığıyla keşide etmiş ise de istifa ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğinin iddia edilmesi karşısında tebliği alan Salih ÇETİN'in tebliği almaya yetkisinin olup olmadığı araştırılmamıştır.
Öte yandan, davalının temlik eden kooperatif nezdinde istifa ihtarnamesi öncesi hangi daire veya daireler için üyeliği olduğu hususunda bir açıklama bulunmadığı gibi bu hususta kooperatif defter ve kayıtlarının sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalının üyeliğinin kooperatif üye kayıt ve karar defterindeki durumu, istifa ihtarnamesini tebliği alan ....'in tebliği almaya yetkisinin olup olmadığı bu suretle istifanın kooperatife ulaşıp ulaşmadığı, hususları incelenerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.06.2022 tarih,...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istek halinde yatırana iadesine,
4-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına,
5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. █████/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
..
Üye
...
¸e-imzalıdır .
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!