İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu yaya yaralanması tazminat davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu yaralanan yayanın, sigorta şirketinden talep ettiği geçici/sürekli iş göremezlik ve manevi tazminat davasının ilk derece mahkemesince, bilirkişi raporuna göre yayanın %100 kusurlu bulunması nedeniyle reddedilmesi üzerine, davacı vekilinin bilirkişi raporunun yetersizliğini ve araç sürücüsünün kusurlu olduğunu iddia ederek kararın kaldırılması talebiyle yaptığı istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince incelenmesini konu almaktadır.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26.12.2023
NUMARASI : ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 22.06.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 22.06.2026
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.12.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, 18.12.2021 tarihinde dava dışı ....'in sürücüsü olduğu .... plakalı aracın, karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, Aydın C.Savcılığının ██████████ soruşturma ve Aydın 7. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E., ███████ K. sayılı dosyasında kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücünün KTK'nın 52/1-B maddesindeki "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak," kuralını ihlal ederek tali derecede %25 kusurlu bulunduğunu iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 3.000,00 TL beden gücü kaybı zararı, 100,00 TL tedavi ve bakım gideri, 20.000,00 TL manevi zarar tazminatın kaza tarihindeki sigorta limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davacının KTK'nın 97. maddesi uyarınca başvuru şartını yerine getirmediğini, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, davacının zararlarının şirket tarafından karşılandığını, bu nedenle sorumluluğunun kalmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, manevi tazminat talebinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 12.10.2023 raporunda sigortalı araç sürücüsü dava dışı .....’in kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı davacının ise %100 oranda kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu trafik kazası neticesinde ağır derecede yaralandığını, Trafik İhtisas Dairesi raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporunun yetersiz inceleme ile düzenlendiğini, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporuna karşı itirazların karşılanmadığını, sürücü .....'in davacıyı ve ondan hemen önce karşıya geçen arkadaşlarını görmeden, tali yol çıkış noktasında hızını azaltması gerekirken azaltmaması sebebiyle ani fren yapmadan ancak 100 metre sonra durduğunu, kaza tespit tutanağı krokisinin incelenmesi gerektiğini, davacının zaten yolu tamamlamak üzere olduğunu, sürücünün alabileceği önlemler varken davacıya çarptığını, eksik inceleme ile hüküm verilemeyeceğini, mahkemece tanığın dinlenmediğini, davacının karşıdan karşıya geçerken yakınlarda herhangi bir yaya yolu, üst/alt geçit olmadığı için olay yerindeki yolu kullandığını, kaza yerinde azami hız sınırının 90 km/h olduğunu, yolun kıvrımsız ve eğimsiz olduğunu, dava dışı sürücünün tüm dikkatini yola vermediğini ve hız sınırlarına uygun hareket etmediğini, davacının kaza nedeniyle psikolojik sorun yaşadığını ve stres sonrası travma bozukluğu meydana geldiğini, yaşadığı tüm bu zorluklar nedeniyle bedensel zarar tazminatına hak kazanması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeniyle oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumludur. (Yargıtay HGK 15.06.2011 tarihli ve ███████-142 E. - ████████ K., Yargıtay 17. HD 20.05.2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K. sayılı ilamı)
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre sigortalı araç sürücüsü dava dışı .....'in gece vakti aydınlatma bulunmayan bariyerli yol bölümünden seyri sırasında karşıdan karşıya geçmekte olan yaya nedeniyle gerçekleşen olayda kusurunun bulunmadığı, davacı yayanın karşıdan karşıya geçişini yaya geçişine uygun bir noktadan taşıt trafiğini de dikkate alarak uygun bir anda kontrollü gerçekleştirmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, bariyerli yol bölümünde yaklaşmakta olan araca rağmen kaplamaya girerek aracın sadmesine maruz kaldığı olayda tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan kusur raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!