İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin, karşılıksız çeklere dayalı alacak davasında imza inkarı iddialarının incelendiği istinaf kararı.
Özet: Mevcut hukuki evrak, davacının, davalılardan gayrimenkul aracılık hizmetleri karşılığı aldığını öne sürdüğü ve karşılıksız çıkan toplam 70.000 TL bedelli üç adet çekin tahsili için açtığı alacak davasıyla ilgilidir; davalılar ise çeklerdeki imzaları ve davacı ile aralarındaki ticari ilişkiyi reddederek kendilerine isnat edilen borcu kabul etmezken, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne hükmetmiş, bunun üzerine her iki taraf da kararı istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
0DOSYA NO:█████████
KARAR NO:█████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI:████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak
Taraflar arasında görülen alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hükme karşı, tüm taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, davaya konu olan ... Bankası AŞ... Şubesi'ne ait █████/2008 tarihli 25.000 TL bedelli çek, █████/2008 tarihli 20.000 TL bedelli çek ve █████/2008 tarihli 25.000 TL bedelli çekleri; çeklerden birisinde ciranta gözüken, ... Kadıköy/İstanbul adresinde bulunan ...'dan aldığını, müvekkilinin, █████/2008 keşide tarihli çek için ...'un ciranta imzasını aldığını, ancak █████/2008 keşide tarihli olan her iki çekin arkasına ...'un cirosunu almayı unuttuğunu, bu iki çekte keşideci ...'ın kardeşi ...'ın ciro imzasının bulunmadığını, yani her ne kadar müvekkilinin çekleri ...'dan aldığı gözüküyorsa da ...'dan almadığını, cirosu olmayan ...'dan aldığını, ...'dan aldıkları bilgilere göre ...'un davaya konu olan çekleri, davalılara ait olan İstanbul İli, Silivri İlçesi, ... Mah. ... Mevkii, 2271 Parsel, 24 Cilt ve 2271 Parsel sayılı taşınmazın satışından, aralarındaki anlaşmaya göre aracılık hizmetlerinin bedeli olarak aldığını, çekler müvekkiline verilmiş ise de müvekkilinin çekleri paraya çevirmek amacıyla bankaya başvurduğunda çeklerin karşılıksız olduğunu gördüğünü, bunun üzerine müvekkilinin çekleri davalılar aleyhine İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... ve ... sayılı dosyaları ile kambiyo senetlerine mahsus icra yoluyla takip başlattığını, davalılar ... ve ...'ın çekler icraya konulduktan sonra müvekkilini birkaç kez aradıklarını, anlaşma teklif ettiklerini ancak müvekkili ile davalıların anlaşamadıklarını, davalılar ... ve ...'ın ödeme yapmayı kabul etmemeleri üzerine karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı müvekkilinin bulunduğu şikâyet sonucunda mahkum olduktan sonra, yargılanmanın yenilenmesi talebiyle imza inkârında bulunduklarını ve ayrıca, takibe konu çeklerdeki imzaların kendilerine ait olmadığı iddiasıyla imzaya itiraz ederek takibin durdurulması için dava açtıklarını, davalılar ... ve ...'ın haksız ve kötüniyetli olarak müvekkilinin çeklerdeki alacağını elde etmesini engellemek için imza inkârında bulunduklarını, davalılar ... ve ...'ın ya kendi bilgileri dâhilinde şifahi talimatla farklı kişilere imza attırdıklarını ya da davalıların aidiyeti tespit edilebilecek sabit bir imzaları dahi olmadığını yahut üçüncü bir ihtimal olarak davalıların işyerinde birlikte çalıştıkları kardeşleri...'a veya işyerinde sigortalı ya da sigortasız çalışanlardan birine imza attırdıklarını, ancak kuvvetle muhtemeldir ki davalıların yerine kim imza atarsa atsın, bu durumun kendilerinin bilgisi dâhilinde olduğunu, zira icra mahkemelerindeki yargılama aşamasında, mahkemece alınan bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği üzere, davalılar ... ve ...'ın istedikleri çekleri ödeyip, istemediklerine ise imza bize ait değildir diyerek itiraz edebildiklerini; özetle, davalıların haksız ve kötüniyetli olarak davacıya olan borçlarını ödemediklerini ve müvekkilini zor durumda bıraktıklarını, gerek keşideci gerek cirantalar gerekse avalistin kendilerinden sonra gelen hak sahiplerine çekin ödeneceğini garanti etmiş durumunda olduklarını, bu nedenle kanun koyucu süresinde ibraz edilmiş olmasına rağmen karşılığı bulunmaması nedeniyle ödenmeyen çeklerden dolayı hamiline, tüm bu sorumlulara karşı müracaat hakkı tanıdığını, çekin keşidecisi ve cirantaların bu çekin bedelinden müvekkiline karşı sorumlu bulunduklarını ileri sürerek ... Bankası AŞ... Şubesi'ne ait 30.12.2008 tarihli, 25.000 TL bedelli çek; 31.12.2008 tarihli, 20.000 TL bedelli çek ve 31.12.2008 tarihli, 25.000 TL bedelli çek ile belgelenen toplam 70.000 TL alacağın çeklerdeki vade tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili savunmasında özetle; davacının kısmi dava olarak açamayacağını, davacı ile müvekkilleri arasında hiç bir ticari iş bulunmadığını, müvekkillerinin davacıyı tanımadıklarını, davacının iddialarının hiç bir delile dayanmadığını, sadece afaki beyanlar olduğunu, müvekkillerinin senelerden beri dürüst bir biçimde ticari hayatını devam ettirmekte olduğunu, davacı tarafın iddialarını yazılı delille ispatlamak zorunda olduğunu, söz konusu çeklerin yazılı delil başlangıcı dahi teşkil etmediğini, müvekkillerinin gayrimenkul satışına ilişkin olarak herhangi bir aracılık hizmeti almamış olduğunu, ... isimli şahısla müvekkilleri arasında hiç bir ilişki bulunmadığını, müvekkillerinin bu şahsı tanımadığını, davacı tarafın delil listesine birden fazla çek koymuş olduğunu, bu çeklerin meblağları da yüksek olduğunu, davacının bu çekleri alırken dava dışı ...'a ciro ettirmeyi unuttuğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " ...Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait █████/2008 tarihli 25.000 TL bedelli, █████/2008 tarihli 20.000 TL bedelli ve █████/2008 tarihli 25.000 TL bedelli 3 adet çekten dolayı davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı hususlarındadır.Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesi ████████ E sayılı dosyasının incelenmesinde, sanıklar ... ve ...'ın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçlarından eylemlerine uyan TCKnın 204/1.maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf mahkemesince sanık ... hakkında verilen cezalandırılma kararı kaldırılarak beraat kararı verildiği, sanık ... hakkında verilen cezalandırılma kararı kaldırılarak daha ağır olmak üzere cezalandırma kararı verildiği, istinaf kararının temyiz edildiği, Yargıtay tarafından davanın zamanaşımı nedeni ile düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Ceza yargılamasındaki tespitlere göre, ..., ... ve ...'nın Silivri ilçesi ... Beldesinde villa yaptıkları, villaların satımı konusunda ...'nın üvey kardeşi olan ...'un yardımcı olduğu ve ...'ın söz konusu villaları satın almasına aracılık yaptığı, ...'ın villaları satın aldığı ve bedelinin bir kısımını peşin olarak ödediği, bir kısmı için de ... Şubesi'ne ait keşidecisi ... (...'ın kardeşi), keşide yeri İstanbul, keşide tarihi █████/2008 olan 25.000, 20.000 ve keşide tarihi █████/2008 olan 25.000 TL lik üç adet çeki komisyon olarak ...'a verdiği, ...'un da kendisine verilen bu çekleri daha önce borcu bulunan davacı ...'a ciro ederek verdiği, çeklerin ödenmemesi üzerine davacı ... tarafından icraya verildiği, icra takibinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. ... ve ... tarafından çeklerdeki imzalara itirazda bulunulması üzerine, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şube Müdürlüğü'nün █████/2012 tarih ve ██████████/5507 sayılı raporu ile ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait █████/2008 keşide tarihli ... çek numaralı 25.000 YTL tutarlı ve █████/2008 keşide tarihli ... çek nolu 20.000 YTL tutarlı iki adet çekin yapılan incelemesinde inceleme konusu her iki çekteki keşideci imzalarının ...'ın eli ürünü olmadığı, inceleme konusu ... numaralı çekte bulunan keşideci imzası ile ... numaralı çekte bulunan keşideci imzası arasında benzerlik saptandığı, bu iki adet çekte bulunan keşideci imzalarının aynı el ürünü olduğu, aynı el ürünü olduğu tespit edilen 1 adet inceleme konusu çek ve 1 adet mukayese çekte bulunan keşideci imzası ile ...'ın imzaları arasında yapılan incelemede ... numaralı çekteki keşideci imzasının ...'ın eli ürünü olduğu, inceleme konusu ... numaralı çekteki keşideci imzası ve ... numaralı çekteki keşideci imzasının ...'ın eli ürünü olup olmadığı hususunda bir tespit yapılamadığının bildirildiği, ... ceza yargılamasındaki savunmasında, çeklerin kendisinin olduğunu ancak elinden nasıl çıktığını bilmediğini, bu çekleri kendisinin düzenlemediğini beyan ettiği, ... ceza yargılamasındaki savunmasında, çeklerin kardeşi ...'a ait olduğunu, çeklerdeki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını, alım satım işlemini ... ve ... ile yaptığını beyan ettiği tespit edilmiştir. ...'ın dava konusu çeklerin sahibi olduğu kendi ikrarı ile sabittir, ...'ın çekleri kullanan ve kardeşi olan ...'a bilerek verdiği kesin olarak belirlenememiş ise de, bilerek vermediğinin kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacı ...'ın dava konusu çeklerden birisini ...'dan aldığı açıktır. Davacı, █████/2008 keşide tarihli çek için ...'un ciranta imzasını almış ancak, █████/2008 keşide tarihli olan her iki çekin arkasına ...'un cirosunu almamıştır, bu iki çekte ...'un ciro imzası bulunmamaktadır. Bu durumda, ciro silsilesi düzgün olan çekte açıkça görüldüğü üzere ve diğer iki çek bakımından da aynı kabul ile davalılar tarafından dava konusu çekler, ...'a verilmiş, ... da davacıya ciro etmiştir. Davacı dava konusu çeklerin yasal hamilidir ve çek bedellerini talep etmeye hakkı vardır. İmza incelemesi sonucu, ATK tarafından düzenlenen rapordaki tespitlere göre çeklerden birisindeki keşideci imzasının sahibi olduğu kesin olan davalı ...'ın ve onunla danışıklı olduğu mahkememizce kabul edilen kardeşi ...'ın satın aldıkları villalar karşılığı davaya konu çekleri ...'a verdikleri, ...'un da davacıya ciro ettiği anlaşılmış, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait 30.12.2008 vade tarihli 25.000 TL bedelli çek, 31.12.2008 vade tarihli 20.000 TL bedelli çek ve 31.12.2008 vade tarihli 5.000 TL bedelli çek bedeli toplamı 70.000 TL’nin her bir çekin vade tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... Bankası... Şubesi'ne ait, 30.12.2008 vade tarihli, 25.000 TL bedelli çek, 31.12.2008 vade tarihli, 20.000 TL bedelli çek ve 31.12.2008 vade tarihli 5.000 TL bedelli çek bedeli toplamı 70.000 TL’nin, her bir çekin vade tarihinden itibaren işletilecek avans faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı ... vekili ile davalı ... tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili de katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLER:Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ...' ın çekleri kullanan ve kardeşi olan müvekkiline bilerek verdiğinin tespit edilmediğini, buna rağmen müvekkili ile diğer davalı arasında danışıklılık olduğunun farz edildiğini, mahkemece yapılan imza incelemesinde, çekler üzerindeki imzanın müvekkiline ait olduğunun tespit edilemediğini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme, çek teslim tutanağı gibi başkaca bir evrak da bulunmadığını, müvekkilinin kesinleşmiş bir mahkumiyetinin bulunmadığını, üç yılı geçen çeklerin artık çek vasfını haiz olmayıp yazılı delil başlangıcı olduğunu, tarafların da tacir olmadığını, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve müvekkili aleyhindeki davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ..., istinaf başvuru dilekçesinde özetle; danışıklı olaya ilişkin yaklaşık haklılığı gösteren bir delil bulunmadığını, mahkemece yapılan imza incelenmesinde çekler üzerindeki imzanın davalıya ait olduğunun tespit edilmediğini, davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme, çek teslim tutanağı gibi bir başkaca bir evrak da bulunmadığını, ceza mahkemesinde de beraat ettiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerek ceza dosyası gerekse işbu dosya kapsamında davalıların aynı işyerinde çalıştıklarını ve çeklerin tamamen koordineli şekilde düzenlendiğini, davalıların hem çeklerin ...'a ait olduğunu kabul ettiklerini hem de yapılan imza incelemelerinde çeklerden birindeki imzanın kesin olarak ...'a ait olduğunun tespit edildiğini, bir diğerindeki imzanın ...'a ait olduğu tespit edilen imzaya benzerliğinin saptandığını, üçüncü çekteki imzanın aidiyeti konusunda ise tespit yapılamadığını, davalılar farklı farklı imzalar kullandıklarından ya da işyeri çalışanlarına imza attırdıklarından üçüncü çek bakımından da sorumlu olduklarInı, davalılardan ...'ın daha ağır bir cezayla) mahkûm olduğunu, ancak zamanaşımı sebebiyle davanın düştüğünü, davalının hâlen görev itirazında bulunmasının yargılamayı uzatmak amacına yönelik olduğunu, çek kıymetlerinin günümüz ekonomik gerçekliklerine uyarlanarak bu miktar üzerinden hüküm kurulmasını, davalıların borçlarından -adaletin gecikmesi yüzünden- çok büyük kâr elde ettiğini, 30.12.2008 ve 31.12.2008 tarihli çeklerin mahkeme ilamına istinaden icra dosyasına daha yeni ödendiğini, bu nedenlerle 30.12.2008 ve 31.12.2008 tarihli çeklerin ödemelerinin günümüz alım gücü doğrultusunda uyarlanmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, çeklere dayalı alacak istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, tüm taraflarca, yasal süreleri içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili müvekkili tarafından davalılar aleyhine İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... ve ... sayılı dosyalarıyla icra takibi başlattığını, davalıların imza inkarında bulunduklarını, İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinde davalıların yaptığı şikayet üezerine takiplerin iptal edildiği, çeke bağlı takip konusu alacağın tahsili için eldeki alacak davasını açtıklarını beyan etmiştir. Dosyanın yapılan incelemesinde, davaya konu çeklerin tamamının ... Bankası... Şubesindeki ... hesabında verilen; 31.12.2008 keşide tarihli, 20.000 TL bedelli, ... nolu çek; 31.12.2008 keşide tarihli, 25.000 TL bedelli, ... nolu çek; 30.12.2008 keşide tarihli 25.000 TL bedelli, ... nolu çek olmak üzere toplam 3 adet çek olduğu anlaşılmaktadır. Davalıların imza inkârı üzerine İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından takiplerin iptaline karar verilmesinden sonra eldeki alacak davasının açıldığı anlaşılmaktadır.Davalıların imza inkârı üzerine davacı tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yapılan şikayet üzerine ceza soruşturması başlatıldığı, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E - ████████ K sayılı 25.12.2018 tarihli kararıyla, her iki davalının, davamıza konu 3 çek ile ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği; bu kararın davalılarca istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 18. Ceza Dairesinin █████████ E - █████████ K sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin anılan mahkumiyet kararının kaldırılarak, yeniden karar verildiği ve BAM kararında sanık ...'ın beraatine, sanık ...'ın ise üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği gerekçesiyle, neticede 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği; anılan BAM kararının temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 27.12.2021 tarihli, ██████████ E - ██████████ K sayılı kararıyla sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının temyizi kabil olmayan kesin karar niteliğinde olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine, sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün ise zamanaşımı nedeniyle bozulmasına ve bu sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle CMK'nın 223/8.maddesi gereğince düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Eldeki yargılamada ilk derece mahkemesince ayrıca imza incelemesi yapılmamış, icra hukuk mahkemesince alınan rapor ve ceza mahkemesince yapılan değerlendirmeler ve incelemeler yeterli görülerek sonuca gidildiği anlaşılmıştır. Davacının alacağı çeke bağlı alacak niteliğinde olup süresinde bankaya ibraz edilmek suretiyle davacının müracaat haklarını koruduğu ve icra takibine giriştiği, ancak takiplerin icra hukuk mahkemesince iptal edildiği hususları tartışmasızdır. İlk derece mahkemesince her iki davalı bakımından davanın kabulüne karar verilmiş olup, her iki davalı tarafından karar istinaf edilmiştir. Davalıların istinaf başvurularının incelenmesinde:Davalı ...'ın iş bu davaya konu üç adet çekin keşideci bölümünü bizzat imzaladığı, ceza mahkemesinin kesinleşen kararıyla sabit olmuştur. Dolayısıyla bu davalı bakımından başkaca bir inceleme ve tartışma yapılmasına gerek kalmamıştır. Zira kesinleşen ceza mahkemesi kararında tespit edilen eylemler bakımından TBK'nın 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimi bağlıdır. Ceza mahkemesince davalı ...'ın davaya konu her üç çekteki keşideci imzasını kendisinin attığı ve bu çekleri gayrimenkul alım satımı sırasında dava dışı ...'a verdiği vakıa olarak tespit edilmiş ve kesinleşmiş olduğundan, davalı ... hakkında ilk derece mahkemesince verilen kabul kararında bir isabetsizlik bulunmamış, davalı ... vekilinin ileri sürdüğü istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir. Davalı ... bakımından, davaya konu her üç çekin davalı ... hesabında verildiği, keşideci isminin ... olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, ceza mahkemesi kararındaki tespitlere göre ... adına atılan keşideci imzalarının ...'ın eli ürünü olmadığı hususu kesinleşmiştir. Her ne kadar bu çek yaprakları ...'a ait ise de bu davalı gerek ceza soruşturmasında, gerekse eldeki davada çeklerin ne şekilde kaybolduğunu bilmediğini ifade etmiştir. Bu davalının salt çek hesabının sahibi olması ve çeklerin ne suretle elinden çıktığını bilmediğini beyan etmesi, bir kambiyo senedi olan çek nedeniyle sorumlu tutulması sonucunu doğurmaz. Çek nedeniyle sorumluluğun doğması için çekin bu davalı tarafından yahut yetkili temsilcisi yahut vekili tarafından keşide edilmiş olması gerekir. Oysa çeklerin bu davalı tarafından keşide edilmediği, kambiyo taahhüdüne başka bir şekilde rıza gösterdiğine yahut davalı ...'ın davalı ...'ı temsilen keşideci imzasını attığına dair bir kanıt dosya arasında yer almamaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesince davalı ... aleyhindeki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, genel kanaat belirten gerekçelerle bu davalının da alacaktan sorumlu tutulması hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile bu davalı hakkındaki hükmün kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. İlk derece mahkemesince eksik harçla yargılamaya devam edilmiş olması usule aykırı olmakla birlikte, bu eksikliğin hükümle tamamlandığı anlaşılmakla, bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır.
Davacının katılma yoluyla istinaf başvurusunun incelenmesinde; davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvurusunda, dava konusu çeklerin 2008 yılında keşide edildiğini, paranın alım gücündeki düşüş nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, bu nedenle alacağa hükmedilirken günümüz ekonomik gerçekliklerine uygulanması gerektiğini belirterek, hükmün buna göre düzeltilmesini istemiştir. Eldeki dava çek bedellerine yönelik alacak davasıdır. Ayrıca temerrüt faizi de talep edilmiştir. Davacının ilk derece aşamasında ileri sürmediği munzam zarar iddiası ayrı bir davanın konusu olabilecek nitelikte olup, eldeki davanın konusu olmadığından, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.b.2.maddesi uyarınca kaldırılarak davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davalı ... aleyhindeki davanın reddine, davalı ... aleyhindeki davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine,
2-Davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait 30.12.2008 vade tarihli 25.000 TL bedelli çek, 31.12.2008 vade tarihli 20.000 TL bedelli çek ve 31.12.2008 vade tarihli 5.000 TL bedelli çek bedeli toplamı 70.000 TL’nin, her bir çekin vade tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle, birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 4.781,70 TL ilam harcından, peşin yatırılan 85,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.696,30 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 25,20 TL başvuru harcı, 85,40 TL peşin harç, 159,00 TL tebligat ve müzekkere giderlerinden oluşan toplam 269,60 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avanslarının bakiyelerinin yatıran taraflara iadesine,
7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:
a-Davacı ve davalı ... tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine,
b-Davalı ... tarafından harcanan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ve 260,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.429,40 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
9-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 21.05.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!