İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, müflis kooperatiften üyeliğin iptali davasında zaman aşımı, borç çelişkileri ve konut teslimi iddialarını içeren istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının müflis kooperatiften üyeliğinin hukuka aykırı şekilde feshedildiği ve konutunun teslim edilmediği iddiasıyla, üyelikten ihraç kararının iptali talebiyle açtığı davanın istinaf incelemesine ilişkindir; davacı, borç miktarının gerçeği yansıtmadığını ve kooperatifin konut teslim yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirtirken, davalı taraf davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini ve davacının farklı davalardaki çelişkili beyanlarını ileri sürmektedir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09.06.2023
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
KARAR TARİHİ : 19.06.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 19.06.2026
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.06.2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekilinin █████/2023 UYAP tanzim tarihli dilekçesi ile; Müflis Tasfiye halinde ... Yönetim Kurulunun 06.05.2019 tarihli kararı ile müvekkili davacının üyelikten çıkarılmasına karar verildiğini, ancak davalı kooperatif aleyhine bir başka kooperatif ortağı vekili olarak dava açtığını, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında, borcunu ödememesi nedeniyle davalı kooperatifin iflasına karar verildiğini ve Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğünde 2019/1 sayılı iflas dosyası açıldığını, bu nedenle de davalı kooperatifin adresinin Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü olarak gösterildiğini, müvekkili davacı hakkında davalı kooperatif yöneticileri tarafından verilen ihraç kararının hukuka aykırı olduğunu, davalı kooperatife gönderilen 1.ve 2.ihtarnamede gösterilen rakamların müvekkilinin kooperatife olan gerçek borcunu yansıtmadığını, müvekkilinin ihtarnamelerde gösterilen miktarda borcu bulunmadığını, diğer taraftan ise davalı kooperatif konut inşaatlarını 2009 yılında tamamlayıp müvekkili dışındaki diğer kooperatif ortaklarına konutlarını teslim etmesine rağmen 10 yıldan bu yana borcu bulunduğu gerekçesi ile müvekkiline ait konutu teslim etmediğini ve konut verme borcunu ifa etmediğini, müvekkilinin dairesi davalı kooperatifçe teslim edilmiş olması durumunda müvekkilinin kira vermekten kurtulacağını ve kooperatife hiç borcu kalmayacağını, tasfiye sürecine giren kooperatiflerde, çıkarılan ortağın konutu geri alınamayacağından müvekkili davacının kooperatiften çıkarılmasının kooperatif açısından hukuki bir yararı olmadığını belirterek davalı kooperatifin davacı hakkında aldığı 06.05.2019 tarihli ihraç kararının iptaline , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı müflis Tasfiye Halinde .... İflas İdare Memuru .... cevap dilekçesi ile; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ karar sayılı 29.05.2019 tarihli kararı ile Tasfiye Halinde ....nin iflasına karar verildiğini, iflas kararının kesinleştiğini, henüz 2. Alacaklılar toplantısı yapılmadığını, iflas kararı ile Karşıyaka 3. İcra ve İflas Müdürlüğünün 2019/1 İflas nolu dosyası ile dosyası açılarak 07.10.2010 tarihinde 1. Alacaklılar toplantısının yapıldığını, 1. Alacaklılar toplantısı sonucunda iflas idaresi üyesi aday adayları arasından Karşıyaka 1.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2020/5 D.İş Esas 2020/9 Karar nolu 21.01.2020 tarihli kararı ile .... - ... . . - ... olarak görevlendirildiklerini, iş bu davanın süresinde açılmadığını, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının, dava açma süresinin çıkarılma kararının tebliğinden itibaren 3 ay olduğunu, bu sürenin hak düşürücü süre olduğunu, davacı tarafın 2016 yılında kooperatif üyeliğinden çıkarılmış olmasına rağmen 2019 yılında dava açtığını, öncelikle davanın süre yönünden reddine karar verilmesini, davacı tarafın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyası ile kayıt kabul davası açtığını, kayıt kabul davası devam ettiğini ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının işbu dosyada kooperatife ihtarnamelerde belirtilen kadar borcu bulunmadığını ifade etmekte iken ████████ Esas sayılı dosyasında alacaklı olduğunu ifade ettiğini, davacı tarafın alacaklı ve borçlu olduğu yönündeki davaları birbiri ile çelişki yarattığını, davacı tarafın son olarak Karşıyaka 1. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyası ile 03.12.2021 tarihinde icra memurunun muamelesini şikayet yoluyla dava açtığını, dosyada davacı tarafın kendisine tahsis edilen taşınmazın teslim edilmediğini ve boş tutulduğunu belirterek, kooperatife olan borcunun aylık 5.000,00 TL ödeme gücüne göre ödeme planı yapılmasını ve dairenin kendisine teslim edilmesini talep ettiğini, davacı tarafın alacaklı ve borçlu olduğunu belirttiğini, Ticaret Mahkemesinde dava dosyaları var iken İcra Hukuk Mahkemesinden de dairenin kendisine teslimini belirterek ödeme planı yapılmasını talep ettiğini, davacı tarafın bütün dava dosyaları birbiri ile çeliştiğini, Müflis ....nin ticari defter ve kayıtları, üyelerle ilgili alacak borç ilişkisini gösteren, üyelerin kimler olduğu gibi bilgi ve belgeler iflas idaresinde bulunmadığını, davacı tarafın ihtarnamelerde belirtilen meblağı ödemediğini, ....ne borcu olduğunu kabul etmediğini belirterek davanın süresinde açılmamış olması nedeniyle öncelikle davanın usulden reddine, Müflis ile ilgili 2. Alacaklılar toplantısı henüz yapılmadığından davanın 2. Alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar durması yönünde karar verilmesini, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davanın esastan reddine, davanın açılmasına iflas masası sebebiyet vermemiş olmasından iflas masası aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmemesine, yargılama giderlerinin ve Avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ihraç kararının davacıya 08.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın 26.06.2019 tarihinde açıldığı gözetildiğinde hak düşürücü süreye ilişkin itirazın yerinde olmadığı, davacının kooperatife olan borçlarını ödemesi için 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesi ile kooperatif anasözleşmesinin 14/2. maddesi hükümlerine uygun olarak iki adet noter ihtarnamesi gönderildiği ve verilen süreler içinde davacının hiçbir ödeme yapmadığı, 06.05.2019 tarih ve 2019/5 sayılı ihraç kararının Kooperatifler Kanunu'nun 16. ve 55. maddeleri ile anasözleşmenin 46/2. maddesi uyarınca üç yönetim kurulu üyesinin tamamının katılımıyla alındığı ve imzalandığı, karar tarihinden itibaren on günlük yasal süre içinde noter kanalıyla davacıya bildirildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun ve kararın hukuka aykırı olduğunu, davacıya gönderilen ihtarnamelerde aidat dışında emlak, adı altında kooperatif ortağına ait olmayan ödeme istendiğini, gönderilen ihtarnamelerin Kooperatifler Kanunu'nun 27.maddesine ve Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin 14/2.maddelesine aykırı olduğunu, davacının ödeme borcu olmayan emlak vergisi nedeniyle ihraç edilemeyeceğini, kooperatif genel kurul kararlarında emlak vergisinin üyeler tarafından ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığını, Yargıtay uygulamasına göre üyenin ihracına dayanak olan ihtarnamelerde hangi ay için ne kadar borçlu olduğunun ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerektiğini, dava konusu olayda ise hangi ay için borçlu olunduğu dışında hangi yıl için ne miktarda borçlu olunduğunun dahi belirtilmediğini, davacının konutunun bitmesine rağmen 14 yıldır kendisine konut teslim edilmediğini, buna rağmen emlak vergisi borcunun ödetilmeye çalışıldığını, kooperatifin inşaatlar tamamlanmasına rağmen arsa sahipleriyle anlaşamadığı için konutların tapularını alamadığını, bilirkişi heyetinin kooperatif kayıtlarını incelemek yerine kooperatifi iflasa sürükleyen ve temsil yetkisi olmayan eski kooperatif başkan ve müdürüyle görüşerek rapor hazırladığını beyan ettiğini, bilirkişi raporunun taraflı olarak düzenlendiğini, bu kişilerden bilgi almanın davanın tarafı olan davacı ile birçok davada karşı karşıya gelip husumeti olan kişilerden bilgi sağlanması anlamına geldiğini, raporun bu nedenle taraflı olarak hazırlandığını, bilirkişi heyetine 26.05.2022 tarihli duruşma tutanağıyla verilen görevlerin yerine getirilmediğini, bilirkişi heyetinde davacıya konut tahsis edilip edilmediğinin sorgulanarak teslim edilmemiş ise tazminat hesabı yapılması gerektiğini, davacıya konut tahsis edilmesine rağmen bilirkişilerce eski kooperatif başkanı ve kooperatif müdürünce davacıya teslim edilmeyen konutun incelenerek rapora fotoğraflarının eklendiğini, bu durumda davacının ödediği tutarların değil davacıya tahsis edilen konutun değerinin belirlenerek davacının eksik ödemelerinin dava tarihine göre güncel tutarının belirlenip konut değerinden düşülmek suretiyle davacının alacaklarının hesaplanması gerektiğini, dava konusu konutun emsal değerinin belirlenmediğini, bilirkişilerin emsal değeri belirleyemedikleri gibi gerçek değerin 2/3'ü oranında belirledikleri taşınmaz değerinin tapusunun bulunmaması nedeniyle hayali gerekçelerle 1.800.000,00-TL'den 1.100.000,00-TL'ye indirdiklerini, bilirkişilerin konut değerini düşürürken ileri sürdükleri gerekçelerin bilimsel ve teknik bir temelinin bulunmadığını, taşınmazın imar problemi bulunmadığını, sadece bir paydaşın sözleşmeyi imzalamasına rağmen inşaattan daha fazla pay almak için uzun yargılama sürelerinden faydalanarak ürettiği bahaneler nedeniyle tapu alınamadığını 3 bloktan oluşan sitedeki evlere elektrik, su ve doğalgaz bağlantısı yapıldığını, 13 yıldır konutlarda ikamet edildiğini, davalı kooperatif tarafından arsa sahiplerine verilen bir blok konutun .... Hastanesi lojmanı olarak kiralandığını ve doktorlarca kullanıldığını, bu durumun dava konusu konutun değerini artıran bir husus olduğu halde bilirkişilerce gözardı edildiğini, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin davanın reddine dair kararının hukuka uygun olduğunu fakat davalı kooperatif lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılarak davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. Maddesi uyarınca davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin kararın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesinde çıkarma kararının, ortağa tebliğinden itibaren üç ay içinde iptali için dava açılmaması halinde bu kararın kesinleşeceği hükme bağlanmıştır. Dava açmaya ilişkin bu süre, hak düşürücü niteliktedir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Ancak, sürenin başlayabilmesi için kararın tebliği zorunludur. Süre her halükarda tebliğden başlamaktadır.
Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortağın ihraç edilebilmesi için ilk olarak ihtar gönderilmesi gerekir. Söz konusu ihtar ile ortağın "uygun bir süre" içinde yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği, aksi hâlde Kooperatifler Kanunu'nun 27 nci maddesi ve ana sözleşmenin ilgili maddesi gereğince gerekli işlemlerin yapılacağı bildirilmelidir. Ortağa verilecek uygun süre ana sözleşmede belirlenecek olup tip ana sözleşmelerde bu süre "on gün" olarak belirlenmektedir. Bu süre istemin ortağa tebliğinden itibaren başlar. Kooperatif ortağı ilk ihtara uymadığı takdirde ikinci bir ihtarda bulunulur. Bu ihtarın tebliğinden itibaren "bir ay" içinde ortağın yükümlülüklerini yerine getirmesi istenir.
Kanun hükmüne ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre kooperatif ortağı hakkında alınan ihraç kararının usul ve yasaya uygun olması için; ihtarlarda belirtilen borcun gerçek borcu yansıtması, ortağa tebliğ edilen her iki ihtarda bildirilen borç miktarının aynı olması, farklı ise bunun nedeninin açıklanması, her iki ihtarda da borcun miktarının anapara ve varsa faiz olarak açık ve anlaşılır olarak belirtilmesi, hangi aylara ve yıllara ait olduğunun ve neye ilişkin olduğunun gösterilmesi, ödememenin müeyyidesinin ve sonunda ihraç edileceğine ilişkin uyarının bulunması, ihtarların ve ihraç kararının usulüne uygun tebliğ edilmesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.02.2023 tarih 2022/6-1054 Esas ███████ Karar sayılı ilamı)
Somut olayda davalı kooperatifçe davacıya noter marifetiyle gönderilen ihtarname içerikleri incelendiğinde; İzmir 21.Noterliği'nin 19.02.2019 tarih 06365 yevmiye nolu ihtarnamesiyle "Sayın ortağımız, Kooperatif Genel Kurullarınca belirlenen aidatlarını zamanında ödememiş bulunmaktasınız. 01.01.2019 tarihi itibariyle asıl aidat ve emlak v.Borcu 235.559-TL'dir. Ödeme tarihine göre asıl alacağa %18/yıl yasal ve temerrüt faizi hesabıyla gecikme bedeli 408.308-TL olup toplam borcunuz 643.867-TL'dir." şeklinde birinci ihtarnameye konu borcun gösterildiği, İzmir 21.Noterliği'nin 11.03.2019 tarih 08622 yevmiye nolu ikinci ihtarnamesinde de aynı borç miktarlarının aynı şekilde gösterildiği, talep edilen alacağın somut olarak hangi aylara ait olduğu ve hangi alacaktan kaynaklandığının açıklanmadığı görülmüştür. Bu durumda davacının kooperatiften ihracı için gerekli yasal koşulların 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. Maddesi ve davalı kooperatif anasözleşmesinin 14. Maddesi uyarınca oluşmadığı, zira ihtarnamelerde ödenmesi ihtar edilen alacakların somut olarak hangi ay ve dönemlere ilişkin olduğunun gösterilmediği anlaşıldığından ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, üyenin ihracına ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu yönündeki ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulüne ve davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesine, kaldırma kararının sebep ve şekline göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.06.2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
Davanın KABULÜ ile davacının kooperatif ortaklığından ihracına dair davalı kooperatifin yönetim kurulunun 06.05.2019 tarih ve 2019/5 sayılı ihraç kararının İPTALİNE,
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL ilam harcının davalı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 209,00 TL posta masrafı, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.209,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuran davalının ödediği istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
6-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 738,00 TL başvurma harcı, 137,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 875,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan davacıya verilmesine,
7-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 19.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!