Aksarayda kadastro öncesi nedene dayalı miras hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil ile sebepsiz zenginleşme talepli davada, hak düşürücü süre, adi yazılı sözleşme ve ketmi verese incelemesiyle ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu dava, miras yoluyla intikal eden kadastro öncesi hakka dayalı tapu iptali ve tescil veya terditli olarak sebepsiz zenginleşme talebini içermektedir; ilk derece mahkemesi, tapu talebini hak düşürücü süre ve adi yazılı belgenin geçersizliği, sebepsiz zenginleşme talebini ise zamanaşımı nedeniyle reddetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi "ketmi verese" durumunda kadastro Kanunundaki hak düşürücü sürenin uygulanmayacağını belirterek mirasçılık tespiti ve bilirkişi incelemesi ile davanın esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuş ve ilk derece mahkemesi bozma sonrası davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu Aksaray ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan eski 1016 (yenileme kadastrosu ile 6 72... ) parsel sayılı taşınmaz, ... ve müşterekleri adına tespit edildikten sonra satışlar nedeniyle ... ve müşterekleri adına tescil edilmiştir.
Davacı; miras yoluyla gelen hakka dayanarak tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme miktarının davalılardan tahsili istemiyle dava açmıştır.
Davalılar ... ve müşterekleri vekili, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazın ... ’tan miras yoluyla intikal etmediğini, davacının dava tarihi itibariyle malik olmayan kişiler aleyhine de dava açtığını, davalılar ... ve ...’in dava konusu taşınmazda pay satın aldıklarını, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı davada adı geçenlere husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların dayanağı sözleşmenin sahte ve geçersiz olduğunu, bu sözleşmeye dayalı olarak alacak talebinde bulunulamayacağını, davacının haksız taleplerinin devam etmesi üzerine davalılardan ...’in 01.09.2012 tarihli "Hisse Satış Senedi Protokolü" başlıklı belge ile mirasçılardan satış yolu ile ...’e geçen taşınmaz hissesi içerisinde davacının kendisine ait olduğu iddia edilen hissesine karşılık 30.000,00 TL para ödendiğini, davacının taşınmaz sebebiyle hiç hakkı ve alacağının olmadığını beyan ettiğini, aynı iddianın ...’ a karşı da ileri sürüldüğünü, ... tarafından da taşınmaz hissesinin alındığı tarihte davacıya ödeme yapıldığını bu nedenle davacının dava konusu taşınmazda bir alacağı bulunmadığını, Davalı ... vekili, davalının dava konusu taşınmazı iyi niyetli olarak iktisap ettiğini, davalı ... vekili, davalının iyi niyetli olduğunu, açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin 10.01.20 23... /74 Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; davacının babasının vefat ettiği, davacının, babasından gelen miras hakkına dayanarak dava açtığı, babasının da 1958 yılında vefatı ile kendisinin mirasçı kaldığını bildirdiği, çekişmeli taşınmaza ait kadastro tespitinin 1962 yılında yapılması hususları birlikte gözetildiğinde davanın kadastro tespitinden önceki hukuki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 1962 yılında yapıldığı ve dava tarihinin 2018 yılı olmasına göre kanunda öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği, davacı tarafın dosyaya sunulan tarla hisse satış senedidir başlıklı belgeye dayalı olarak tapu iptali talebine dayanıldığı varsayılsa bile, ilgili belgenin düzenlendiği tarih itibariyle taşınmazın tapu kaydının oluştuğu, tapuda kayıtlı taşınmazların satışının TMK'nın 706, TBK'nın 237, Tapu Kanunu'nun 26. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılması zorunlu olduğu, tarafların sunmuş olduğu belgenin adi yazılı nitelikte olması sebebiyle geçersiz bir sözleşme olduğu, davacının dava konusu taşınmazın kadastro tespiti ile miras payı, davalı mirasçılar lehine tespit edilmediği, davalı mirasçılar bu sebeple sebepsiz yere zenginleştiği ve bu zenginleşmenin iadesinin gerektiği, ancak yukarıda da bahsedildiği üzere sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak isteminin her halde 10 yıllık süre içerisinde zamanaşımına uğrayacağı, kadastro tespiti ve harici sözleşme tarihleri üzerinden de 10 yıllık süre geçtiği ve davalılar tarafından da zamanaşımı def'inde bulunulduğu gerekçesi ile davacının tapu tescil talebinin reddine, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak talebinin zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmişse de ketmi verese hukuki nedenine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı belirtilerek Mahkemece davacı tarafa, muris ... 'un mirasçılarını gösterir hasımlı veraset ilamı alması için olanak tanınması, alınacak hasımlı mirasçılık belgesinde davacının mirasçı olduğu belirlendiği takdirde davacının kadastro tespit tarihi itibari ile dava konusu taşınmazda muhtemel hissesinin ve devirler de dikkate alınarak kayıt maliklerinde hangi oranda hisse sahibi olduğuna dair fen bilirkişiden ek rapor alınarak asıl davanın esasının incelenmesi , asıl davanın reddine karar verildiği takdirde terditli talep yönünden iddia ve savunma doğrultusunda toplanmış ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, dosya Mahkemesine gönderilmiş, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davacı ve davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekişmeli 1016 (yeni 6 72... ) parsel sayılı taşınmazın tespitinin 02.08.1963 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 766 sayılı Tapulama Yasası'nın 31/2 ve 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 12/3 maddelerindeki 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, 21.04.1986 tarihli senette tapuya kayıtlı taşınmazın harici devrinin kararlaştırıldığı, söz konusu sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu ve hak düşücü süreyi bertaraf etmeyeceği gerekçesi ile hak düşürücü süre nedeniyle tapu iptali ve tescil ve tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesinin yerinde olmadığı açıklanmış, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine, kararın davalı ... tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle davacının tazminat isteminin kabulü ile 11.902,95 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine dair yeniden hüküm kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı ve davalı ...' tan ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!