Adana BAM 9. Hukuk Dairesi, yoğun yağışla yıkılan istinat duvarı sonrası sigorta şirketinin poliçe feshinin ve hasar tespitinin hukuka uygunluğunu değerlendiren tazminat davası istinafı.
Özet: Taraflar arasındaki endüstriyel paket sigorta poliçesi kapsamında, davacıya ait işyerindeki istinat duvarının yoğun yağışlar sonucu yıkılması üzerine sigorta tazminatı talebiyle dava açılmıştır. Davacı, hasarın bildirilmesine rağmen sigorta şirketi davalının eksper raporlarını geciktirdiğini, akabinde riskin artmasını engellemek için gerekli önlemlerin alınmadığı gerekçesiyle poliçeyi haksız yere feshettiğini ileri sürmektedir. Davacı, davalının sigorta sözleşmesini düzenlemeden önce risk değerlendirmesi yaptığını, dolayısıyla hasardan sorumlu olduğunu ve poliçe feshinin ödemeden kaçınma amacı taşıdığını iddia ederek, zararın tespiti ve tazminini talep etmiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBaşkan :Üye :Üye : Katip :İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : ...NUMARASI : ... Esas - ... KararDAVACI : ....VEKİLİ : Av. ...DAVALI : .... VEKİLLERİ : Av.... Av. ...DAVA : Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas- ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... no'lu ... başlangıç ve ... bitiş tarihli Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, sigorta primlerinin davacı tarafından ödendiğini, sigorta şirketi tarafından sözkonusu poliçe kapsamında yapılacak işlerin yapılabilmesi için 3 kez süre verildiğini, yapılan işlerin davalı sigorta şirketince yerinde tespit edildikten sonra ... başlangıç ve... bitiş tarihli ... no'lu Zeyilname'nin düzenlendiğini, iş yerinin istinat duvarının ... tarihinde yoğun yağışlar nedeniyle yıkıldığını, sözkonusu hasarın derhal sigorta şirketine bildirildiğini, sigorta şirketince ... no'lu hasar dosyasının açıldığını ve hasar tespiti için eksper görevlendirildiğini, ancak uzun süre eksper raporunun hazırlanmadığını, davalı tarafın iki defa eksper görevlendirildiğini, ikinci eksperin davacı şirkete haber vermeden ve özensiz olarak inceleme yaptığını, davalının, hasar dosyasının açılmasından 2 ay 5 gün sonra .... Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle hasar dosyasının açıldığı ve devam eden riskin artmasının engellenmesi için gerekli tedbirlerin alınması ile ekspertiz raporu ve tespit çalışmaları sonuçlandığında sonuçlarının paylaşılacağının beyan edildiğini, davacı şirketin ... Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle, hasara ilişkin bildirim yaptığını, tüm bilgi ve belgelerin teslim edildiği halde hasarın üzerinden iki ay geçmiş olmasına rağmen hasara ilişkin ödemelerin yapılmadığını, yedi gün içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde yasal yollara başvuracağını ihtar ettiğini, davacı şirketin .... Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle davalının ihtarnamesine cevap verdiğini, sorunun çözüleceğini düşünen davacı şirketin beklemenin bir faydasının kalmadığını görünce mahkemeye başvurarak hasar tespiti istediğini, henüz bu tespit ve ekspertiz çalışmaları sonuçlanmadan davalının .... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle "... numaralı Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesine konu kıymetlerde ... tarihinde meydana geldiği bildirilen hasara ilişkin ... numaralı hasar dosyasının açıldığının, bu hususa ilişkin detaylar ile ön ekspertiz raporu bilgilendirme ve ağırlaşan rizikoya ilişkin alınması gereken önlemlerin davacı şirkete ihtar edildiğinin, sigorta poliçesinin de feshedildiğinin" bildirildiğini, bunun üzerine davacı şirketin .... Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle tüm iddialara cevap verdiğini, poliçenin feshinin hukuka aykırı olduğunu bildirdiğini, davalı tarafından davacı şirkete ait işyerinde tam üç kez risk değerlendirmesi yapıldığını, hasara konu duvar ve diğer tüm malzeme ve ekipmanları yerinde incelenerek, davacı şirkete ait işyerini sigortalamaya karar verdiğini, bu nedenle ihtarnamede ileri sürülen sebeplerin tamamının sigorta bedelini ödememek için gösterilen bahane niteliğinde olduğunu, davalının ihtarnamelerinin hiçbirinde alınması gerekli önlemlerin ne olduğu konusunda somut bir öneri ve talep yazmadığını, bu nedenle bugüne kadar alınması gereken ve alınmamış bir önlemin olmadığını, kaldı ki olaydan sonra davacı şirketin hasarın artmaması için tedbirlerini aldığını, davalıya bu konuda bilgi verdiğini, hasarın meydana geldiği günden sonra geçen üç aylık sürede gerekli tespit yapılmadığı için tamirat işlemine başlanamadığını, buna rağmen geçici tedbirlerle hasarın büyümesinin önlenmiş olduğunu, önlem alınmadığı gerekçesiyle sözleşmenin feshedilmesinin, dayanaksız ve hakkın kötüye kullanılması olduğunu, istinat duvarı ve dolgu yapımında hatalı proje ve imalat olduğu iddialarının gerçek dışı olduğunu, davalının işyerinde ve hasara uğrayan duvarda tespit ve inceleme yaparak, mevcut durumu itibariyle sigorta poliçesi düzenlendiğinden hasardan yasal olarak sorumlu olduğunu, davacı şirkete ait iş yerindeki hasar tam olarak tespit edilemediğinden, hasarın artmaması için alınan tedbirlerin devam ettiği de dikkate alındığında, hasarın miktarı ve boyutu ancak mahkemece yapılacak tespit ile ortaya çıkacağından HMK'nin 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası açıldığını, söz konusu hasarın büyüklüğü ve ciddiyeti dikkate alındığında tüm hasar giderilip duvar ve etkilenen kısımlar eski haline getirilmediği sürece başka bir sigorta şirketi tarafından sigorta edilmesinin mümkün olmadığını, davalının hasarı doğru ve zamanında tespit etmediği gibi poliçeyi feshettiğini beyan ederek davacı şirketi tüm hasar teminatları yönünden korumasız bırakmaya çalıştığını, dava sonuçlanıncaya kadar meydana gelecek herhangi bir yeni hasar nedeniyle davacı şirketin sigorta korumasından yoksun kalma riski ile karşı karşıya olduğunu, öncelikle tedbir talebinin kabulü ile taraflar arasında imzalanan ... numaralı, ... başlangıç - ... bitiş tarihli Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesinin süresi sonuna kadar geçerli olduğuna dair tedbir kararı verilmesini, davacı şirketin iş yerinde meydana gelen hasarın, hasar nedeniyle uğranılan zararın, hasarın artmasının engellenmesi için alınan tedbirlerin masraflarının tespiti ile şimdilik 50.000,00 TL'lik kısmının hasar tarihinden itibaren, 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, taraflar arasında imzalanan ... numaralı, ... başlangıç-... bitiş tarihli Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesinin süresi sonuna kadar geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından düzenlenmiş olan ... numaralı Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesine konu kıymetlerde ... tarihinde hasar meydana geldiğinin bildirildiğini, ekspertiz çalışmaları devam ederken davacı tarafça bu hususta hiçbir önlem alınmadığının görüldüğünü, riziko adresinde yapılan değerlendirmeler ve incelemeler neticesinde kesin ekspertiz raporlarının tanzim edilip davalı sigorta şirketine iletilmesi ile, poliçeye konu kıymetlerde mevcut durumunun ağırlaşması ve riziko ağırlaşması meydana geldiğinin tespit edildiğini, ekspertiz raporunun neticelenmesi ile birlikte davalı sigorta şirketinin zarara, nedenlerine ve olası ileri risklere dair kesin bilgiler edindiğini, sigortalı imalatlarında meydana gelen yapısal deformasyonlara yönelik yapılan fiili eksper incelemesi ve kök neden-imalat özellikleri yönüyle inceleme yapan akademisyen uzman raporlarına göre; "İmalatların başında, tasarım aşamasında proje hatasının mevcut olduğunun, proje hatası ile yapılan imalatların stabilitesini korumasının beklenemeyeceğinin, proje hesaplarında kullanılan geoteknik parametrelerin kohezyonsuz zeminler için olduğunun, yani kumlar veya kumlu ve çakıllı zeminler için olduğunun, halbuki istinat yapılarının arkasına yerleştirilen kontrolsüz dolgu malzemesinin kohezyonlu zemin, killi zemin olduğunun, kullanılan dolgu malzemesinin teknik şartname limitlerini sağlamadığının, kullanılması gereken dolgu malzemesi tanımına uymadığının, bir istinat duvarında suyun deşarjını sağlayacak olan duvar arkası ile dolgu arasında olması gereken çakıl, kum ve kırmataş nitelikli filtre drenaj uygulamasının yapılmadığının, duvarda yer alan barbakan borularının farklı çaplarda ve şaşırtmasız şekilde kullanıldığının, duvar ile dolgu arasında olması gereken filtre malzeme kullanılmadığı için dolgunun da yüksek miktarda tespit edilen ince malzeme barbakanlarını tıkadığının, suyun duvardan drene olmasının olanaksız hale geldiğinin, drene olamayan yüzey sularının zemin büyümesinde doygunluğa yol açarak, birim hacim ağırlığının artmasına ve dolayısı ile zemin tarafından istinat yapılarına uygulanan yanal etkinin de artmasına sebep olduğunun, proje hesaplarında geoteknik raporda önerilen zemin emniyet gerilmesi değerlerinin kullanılmadığının, değerlerin keyfi seçildiğinin, iki kademeli duvarlarda palye genişliğinin olması gerekenden kısa bırakıldığında demir donatı ile bu açığın kapatılmasının bekleneceğinin demir donatıların yetersizliğinin meydana gelen hadiseyi ani ve beklenmedik olmaktan çıkardığının, istinat yapılarının temellerinin yüzeyde tasarlandığının, öylece inşa edildiğinin, bu nedenle ilgili hesaplarda da pasif direncin sıfır olarak kabul edildiğinin, istinat yapılarında pasif direnç oluşmadığı için kaymaya karşı direncin yetersiz kaldığının, gerçekleşen risk - dolgu kaymasına bağlı deformasyonlar olduğunun," şeklinde tespitlerde bulunulduğunu, ekspertiz raporunda da belirtildiği gibi gerçekleşen riskin, dolgu kaymasına bağlı deformasyonlar olduğunu, bu tanımda poliçe teminatının olmadığını, en yakın teminat grubunun yer kayması olduğunu, gerçekleşen olayın doğal zemin ile hiçbir ilişkisi bulunmadığından dikkate alınamaz durumda olduğunu, yangın poliçelerinde bu tanıma uygun işletilecek teminat bulunmadığını, meydana gelen hadise ve hasarın inşaat All Risk poliçesi bakım dönemi hasarı olduğunu, durumun yeni tamamlanan imalat ve inşaatın bakım döneminde ortaya çıkan müteahhit ve proje yüklenicinin sorumluluğu olduğunu, All Risk poliçeye ilişkin bir hasarın başka bir poliçeye konu olamayacağını, bu tür bir hasarın yangın poliçesinden değerlendirilmesinin sigortacılık tekniği bakımından mümkün olmadığını, bu nedenle hasarın teminat dışı olarak değerlendirildiğini, yapıda proje eksiklikleri ve imalat hatasına bağlı gizli ayıp olduğunu, bu durumun yapılan ekspertiz çalışması ile ortaya çıktığını, daha önce bu hususların bilinebilir veya öngörülebilir olmasının mümkün olmadığını, ortaya çıkan ayıplı imalatın davalı sigorta şirketi için mevcut durumunun ağırlaşması ve riziko ağırlaşması niteliğinde olduğunu, bu nedenle .... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı sigorta şirketi tarafından tek taraflı olarak sigortanın feshedildiğinin davacı tarafa bildirildiğini, fesih tarihi itibariyle daha önce tahsil edilmiş bulunan primlerin de gün esasına göre davacı tarafa iade edildiğini, sigortalının yapının inşası sırasında herhangi bir profesyonel hizmet almadığını, özen ve gözetim hükmünü gereği gibi yerine getirmediğini, yapıdaki gizli ayıbın ilk kış mevsiminin yağış döneminde hasar olarak ortaya çıktığını, bu ayıplı durumun risk mühendisinin veya bir başkasının tespit edebilmesinin olanaklı olmadığını, bu sebeple risk analizine konu edilemeyeceğini, meydana gelmesi ile son derece ağırlaşmış olduğunu, davalı sigorta şirketinin gizli ayıptan kaynaklanan hasar ile ilgili bir sorumluluğu olamayacağı gibi sigorta ilişkisini feshetmek hakkının doğduğunu savunarak davacının haksız ve yersiz davası ve tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Yapılan incelemede, davalı sigorta şirketi tarafından davacı sigortalıya ait "... caddesi ... ... bölgesi ... ..." adresindeki fabrikanın ... başlangıç tarihli endüstriyel paket sigorta poliçesi ile sigortalandığı, poliçenin özel şartlarına göre yer kayması nedeniyle meydana gelebilecek zararların Yangın Sigortası Genel Şartları ve ilgili kloz hükümleri doğrultusunda 101.000.000,00 TL bedelle teminat altına alındığı, sigortalı iş yerinde ... tarihinde meydana gelen yoğun yağışlar nedeniyle iş yerine ait istinat duvarının yıkıldığı ve sigortalı tarafından yapılan ihbar üzerine davalı sigorta şirketi nezdinde hasar dosyası açıldığı, ancak sigorta şirketi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde hasarın teminat kapsamında olmadığı belirtilerek tazminat isteminin red edildiği ve ayrıca .... Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sigorta poliçesinin tek taraflı olarak fesh edildiği, davacı sigortalı tarafından iş bu ihtarnameye karşı .... Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek feshe itiraz edildiği ve zararın karşılanmasının talep edildiği, neticede karşılanmayan zararın tespiti ve davalıdan tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı, mahkememizce gerek mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları, gerek talimat yolu ile alınan bilirkişi raporları, gerekse Yangın Sigortası Genel Şartları birlikte değerlendirildiğinde sigorta poliçesinin özel şartlar bölümünde yapılan atıf ile birlikte Yangın Sigortası Genel Şartlarının yer kayması klozunda belirtilen sigortalı binanın inşa edilmiş olduğu arsada veya civarında vuku bulan yer kayması veya toprak çökmesi sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelebilecek zararlar ile sel veya su baskını nedeniyle meydana gelen yer kayması ve toprak çökmesinden doğan zararların poliçe teminatına ilave edildiği, somut olayda sigorta iş yerinin bulunduğu arsanın etrafında bulunan istinat duvarının aşırı yağışlar sebebiyle dayanamayarak yıkıldığı, bu olayın yer kayması olarak değerlendirilmesi gerektiği zira Yangın Sigortası Genel Şartlarında yer kayması için bir tanımlama yapılmamış olmakla birlikte, teknik-bilimsel çalışmalarda yer kaymasının; zemini kaya veya yapay dolgu malzemesinden oluşan bir yamacın yer çekimi, eğim, su ve benzeri diğer kuvvetlerin etkisi ile aşağı ve dışa doğru hareketi olarak tanımlandığı (bkz. Yargıtay 17. HD nin ... Esas ... K sayılı kararı), bu itibarla davalı sigortanın hasarın teminat kapsamında olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, hasarın teminat kapsamında olduğu, bu doğrultuda bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalarda farklı değerlerin bulunduğu ancak mahkememizce mahallinde yapılan son keşiften sonra alınan ... tarihli bilirkişi raporuna göre meydana gelen zararın ve eski hale getirme giderinin 8.344.608,29 TL olarak hesaplandığı ayrıca poliçede belirtildiği üzere iş bu bedel üzerinden %10 tenzili muafiyet uygulanarak neticede talep edilebilecek tazminatın 7.510.147,47 TL olarak belirlendiği ayrıca davacı tarafından dosyaya sunulan faturalardan anlaşılacağı üzere rizikodan sonra davacı tarafından söz konusu istinat duvarının 7.924.173,97 TL harcanarak eski hale getirildiği, bu itibarla raporda belirtilen değerin hayatın olağan akışına ve reel değerlere uygun olduğu, yine raporlarda hasarın artmasının engellenmesi amacı ile alınan fore kazık iksa tedbirlerinin TTK'nun 1448 maddesi uyarınca sigortalı tarafından davalı sigortadan talep edilebileceği, bununla birlikte yine raporlarda belirtildiği üzere her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından risk analiz raporları alınıp, mahallinde ... tarihinde saha tespit tutanağı düzenlenmek suretiyle dava konusu iş yeri sigortalanmış ise de davacı sigortalının da yıkılan istinat duvarının yapımında özen eksikliği ve müterafik kusurunun bulunduğu, bu nedenle hesaplanan 7.510.147,47 TL tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği anlaşılmakla davanın müterafik kusur indirimi sonucu ulaşılan 6.008.117,98 TL bedel üzerinden kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Hükmedilen tazminata sigorta sözleşmesinin fesih tarihi ve sigorta cevap tarihi olan ... tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. Hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi resen yapıldığı için davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir." gerekçesiyle "Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 7.510.147,47 TL tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle 6.008.117,98 TL tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusunun hasar yangın poliçesi kapsamında olmayıp inşaat All Risk bakım dönemi hasarı olduğunu, ve teminat dışı olduğunu, hasarın nedeninin proje ve imalat hataları uygunsuz dolgu ve drenaj eksiklikleri olup yapıdaki gizli ayıptan kaynaklandığını, bu nedenle sigortacının sorumluluğu olmadığını, bilirkişi raporlarının yetersiz ve uzmanlık dışı kişiler tarafından yazıldığını, teminat kapsamında değerlendirmesi ve müterafik kusur indirimi uygulamasının hatalı olduğunu, ayrıca talebin bir kısmının zamanaşımına uğradığını hükmedilen tazminatın fahiş ve hatalı hesaplandığını ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılması talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu hasarın ani ve öngörülemez yoğun yağış sonucu meydana elen yer kaymasına bağlı olduğunu ve poliçe kapsamında olduğunu, sigorta şirketinin teminat dışı bakım dönemi başka poliçe kapsamı veya hasarın kendi ayıptan kaynaklandığı yönündeki savunmalarının somut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sigortacı poliçe öncesi birden fazla risk analizi yaparak durumu incelediğini ve sonradan gizli ayıp ve beyan ihlali iddialarına dayanmayan ayrıca ileri sürülen hususların gizli ayıp niteliğinde olmadığını, kaldı ki ayıp olsa dahi sigortacının sorumluğunun devam ettiğini iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER :Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan Tazminat istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı tarafından, davalı sigorta şirketi nezdinde İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalanan fabrikanın bulunduğu mahalde ... tarihinde meydana gelen aşırı yağışlar sebebiyle gerçekleşen yer kayması neticesinde fabrika arsasının bulunan istinat duvarının yakıldığı iddiasıyla tazminata karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafça davanın reddinin savunulduğu, ilk derece mahkemesince mahallinde keşif icra edilerek alınan bilirkişi raporları ile talimat mahkemesi aracılığıyla alınan bilirkişi raporlarına göre davacıya ait fabrika arsasının etrafındaki istinat duvarının aşırı yağışlar sebebiyle ve bu yağışlara dayanamayarak yıkıldığı, olayın yer kayması olarak değerlendirilmesi gerektiği, Yangın Sigortası Genel Şartları ile sigorta poliçesi değerlendirildiğinde, poliçenin özel şartlar bölümünde yapılan özel atıf nedeniyle Yangın Sigortası Genel Şartları'nın yer kayması klozunda belirtilen sigortalı binanın inşa edilmiş arsada ve civarında vukubulan yer kayması veya toprak çökmesi sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelecek zararlar ile sel veya su baskını nedeniyle meydana gelen yer kayması veya toprak çökmesinden doğan zararların poliçe teminatına ilave edildiğinden hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğu, mahkemece ... tarihinde icra olunan ikinci keşiften sonra alınan bilirkişi kurulu raporuna göre meydana gelen zararın 8.344.608,29.TL olarak belirlendiği, bu tutardan poliçe hükümlerine uygun olarak %10 muafiyet uygulandıktan sonra davacının sigorta teminatı kapsamındaki zararının 7.510.147,47.TL olarak belirlendiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, sözkonusu bilirkişi raporunun dosyadaki bilgi ve belgelere uygun şekilde gerekçeli ve denetime açık düzenlenmiş olmakla hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davalı tarafından zararın gizli ayıptan kaynakladığı ileri sürülerek zararın sigorta teminatı dışında kaldığı savunulmuş ise de, sigorta sözleşmesinin davalı sigorta şirketince saha denetimi de yapılmak suretiyle gerekli teknik incelemeler yapıldıktan sonra düzenlendiği dikkate alındığında davalının bu savunmasına itibar edilemeyeceği, davalı tarafından davacının ıslah dilekçesine konu tazminat talebi bakımından zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de, davanın "HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası" olarak açıldığı ve belirsiz alacak davasına konu tazminat talebi bakımından zamanaşımı süresinin davanın açılmasıyla kesildiği gözönünde alındığında davalı vekilinin zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, mahkemece yıkılan istinat duvarının yapımında gerekli özeni göstermeyen davacının zararın meydana gelmesinde müterafik kusurluğu gerekçesiyle tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması yerinde olduğu gibi davanın bu takdiri indirim sebebiyle reddedilen kısmı yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde de isabetsizlik bulunmadığı, sonuç olarak ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf sebeleri yerinde görülmemiştir.Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1-Davacı vekili ile davalı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas-... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,2-a)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 179,90.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 552,10.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 410.414,54.TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 102.604,00.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 307.810,54.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesi'nce İADESİNE,6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katipe-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır