Ticari satımdan kaynaklı, lazer kesim makinesi arızası nedeniyle reddedilen ihtiyati tedbir ve haciz taleplerine ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirket, davalıdan satın aldığı lazer kesim makinesinin, davalının uzaktan müdahalesi ve lisans kaynaklı arızalar nedeniyle kullanılamaz hale geldiğini, bu durumun büyük ticari zararlara ve senet ödemelerinde aksaklıklara yol açtığını ileri sürerek, borçlu olunmadığının tespiti, uğradığı zararların tazmini, makinedeki ayıpların giderilmesi, müdahalenin önlenmesi ile birlikte, alacaklarının tahsili ve makinenin çalışır hale getirilmesini sağlamak amacıyla ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur; bu taleplerin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, davacı vekili ret kararının kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:████████ KARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:14.01.2026NUMARASI:████████ Esas DAVA:Tazminat ve Menfi Tespit (Ticari satımdan kaynaklı)Taraflar arasındaki tazminat ve menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair verilen 14.01.2026 tarihli ara karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteyen davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki satım sözleşmesi ile davalıdan satın alınan özel tasarım lazer kesim makinesinin 12.08.2024 tarihli fatura ile teslim edildiğini, müvekkilinin makine bedeli olarak 250.000 TL, 400.000 TL ve 1.600 TL ödediğini, bakiye borca karşılık olarak toplam 730.000 TL bedelli 5 adet bono verildiğini, 20.000 TL'nin ise son bono ile birlikte davalıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, satın alınan makinenin güç kaynağının üretici firmaya (Çin'e) bağlı olduğunu, üretici firmanın istediği zaman makineyi lisanslama bahanesiyle kapattığını, makinenin tekrar açılması için bilgisayara bağlanıp şifre girilmesi veya lisans yenilemesi gerektiğini, bu çalışma prensibinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, müvekkilinin makineyi teslim aldıktan sonra arıza ve makine sorunları nedeni ile tam ve verimli kullanamadığını, ürün teslim edildikten sonra arızalar oluştuğunu ve bir takım parçaların değişmesi gerektiğinin davalı tarafça tespit edildiğini, değişecek parçaların uzun süre gelmediğini, bu sırada makine çalışmadığı için kazanç sağlanamadığını ve senet bedellerinin ödenemediğini, bundan dolayı makine sürekli uzaktan kapatılıp açıldığını, makinenin kapatılarak tahsilat yoluna gidildiğini, makinenin verimsiz bir şekilde iki ay çalıştığını, davalının Konya 12.İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlandığını, davalının makinedeki arızaları ve eksiklikleri gidereceği taahhüt ettiğini, ancak davalının taahhütlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin makineyi çalıştırarak ödeme yapmak istemesine rağmen makine çalışmadığı için her hangi bir iş yapamadığını, davalının tüm senetleri takibe koyduğunu, sözleşme hükümlerine uymayan ve makineyi çalışır şekilde teslim etmeyen, makinenin düzgün çalışmasını temin edemeyen davalı hakkında Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ D. iş sayılı dosyasıyla tespit yaptırıldığını, alınan raporda makinenin çalışmaz durumda olduğu ve düzgün çalışır hale gelmesi için 67.000 USD masraf yapılması gerektiğinin tespit edildiğini, makinenin çalışmaz halde olması nedeniyle günlük 14 saat esasına göre 35.000 TL günlük kardan mahrum kalındığını, sözleşmenin başlangıç tarihi olan 03.06.2024 tarihinden bu zamana kadar cihazı kullanamadığını, tespit dosyasına davalının sunduğu dilekçe ile makinenin lisans süresinin dolması nedeni ile kapandığı, lisan süresin de taksitlerin ödememesi nedeniyle dolduğunun beyan edildiğini, ancak müvekkilin makineyi davalının müdahalesi nedeniyle çalıştıramadığını ileri sürerek, İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ..., İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ..., İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyaları ile ... adına düzenlenmis olan 18.11.2024 ödeme tarihli 146.000,00 TL bedelli bono, 18.12.2024 ödeme tarihli 146.000,00 TL bedelli bono, 18.01.2025 ödeme tarihli 146.000,00 TL bedelli bono, 18.02.2025 ödeme tarihli 146.000,00 TL bedelli bono, 18.03.2025 ödeme tarihli 146.000,00 TL bedelli bono nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, ödenen miktarların istirdadına, %20 oranında kötü niyet tazminatının tahsiline, 12kw lazer kabinli çift tabla lazer kesim makinesinin çalışır hale gelmesi için gerekli bedelin tespiti ile 12.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, müvekkilinin 12.08.2024 tarihinden dava tarihine kadar bu makineyi çalıştıramaması nedeniyle mahrum kaldığı karın hesaplanarak faiziyle birlikte tahsiline, davalının makineye müdahalesinin önlenmesine ve çalışır hale getirilerek tekrar yazılım, lisans veya başkaca her hangi bir nedenle çalışmaz hale getirilmemesi yönüyle muarazanın önlenmesine, makinedeki ayıpların yerinde belirlenerek teminatsız şekilde ihtiyati haciz talebinin kabulüne, Konya 1. Asliye Tİcaret Mahkemesinin ████████ D.iş sayılı dosyasıyla tespit edilen 67.600 USD (2.811.335,28 TL) yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesine, teminatsız olarak ihtiyati tedbir yoluyla makinenin uzaktan erişim ve lisans metoduyla kapatma işlemlerinin yasaklanması ve makinenin çalışır hâle getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; ... Makinası ... Model ... rezanatör markalı makinenin müvekkilince davacıya satılarak eksiksiz şekilde teslim edildiğini, ancak satım bedelinin vadesinde ödemediğini, karmaşık bir anlatımla haksız talepte bulunulduğunu, davalının talebi ile sipariş edilen makinenin yaptırıldığını ve makine bedelinin faturalandırılarak 12.08.2024 tarihli fatura ile malın teslim edildiğini, satım bedelinin KDV dahil 3.000.000,00 TL olup, bu tutardan 2.250.000,00 TL'nin davacı tarafça ödendiğini, bakiye 750.000 TL'nin ise davacıların keşideci ve avalisti olduğu toplam 730.000 TL olan 5 adet bono ile kalanın 20.000 TL'nin ise en son ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacının makineyi hatalı çalıştırmasından müvekkilinin sorumlu olmadığını, bakiye alacağın tahsili için Konya 12. İcra Dairesinin .... sayılı dosyasına ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak davacının ayıp varmış algısı oluşturmak için dava açtığını, makinede belirtilen ve sonradan giderilebilir eksikliklerin müvekkilince giderildiğini, ancak arabuluculuk sırasında keyfi taleplerde bulunduğunu, taleplerin üretimden kaynaklı ayıplar olmadığını, eksikliklerin tamamlandığına dair davacı ...'ın imzası bulunan tutanağın sunulduğunu, kalan satım bedelinin ödenmemesi üzerine bonoların tahsili amacıyla İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ..., İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ..., İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyalarda kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, davacının ödeme yapmadan makineye el koymaya çalışıldığını, asıl olan makinenin çalışma sisteminin, süreli veya tam lisans çalışma prensibi esası olup, davacının makineye ilişkin bakiye borçlarının bulunması nedeniyle makine üzerinde süreli lisans programlaması bulunduğunu, vadeli dönemlerle ödemeler yapıldığında lisanların her ay yenilendiğini, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin yerinde olmadığını savunarak dava ve geçici hukuki koruma taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin değerlendirildiği 07.10.2025 tarihli ara kararla; yaklaşık ispat şartının mevcut aşamada sağlanmadığı, yargılamada delillerin toplanması ve değerlendirilmesinden sonra bu hususta kanaat edinilebileceği gerekçesiyle, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 04.12.2025 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılarak, delillerle birlikte talebin değerlendirilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve haciz talebi bu kez mahkemenin 14.01.2026 tarihli talebi ile değerlendirilmiş ve " Somut olayda sunulan yeni delil mahkememizin yaklaşık ispat şartının mevcut aşamada sağlanmadığı, yargılamada delillerin toplanması ve değerlendirilmesinden sonra bu hususta kanaat edinilebileceğine bu nedenle ihtiyati tedbir ve haciz talebinin reddine ilişkin kanaatini değiştirmeye yeterli görülmemekle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine" karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili 03.02.2026 tarihli, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen 07.10.2025 tarihli ihtiyati haciz ve tedbir talebinin reddi kararının İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığını, istinaf ilamı doğrultusunda tekrar ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinde bulunulmasına rağmen mahkemece kaldırma kararı gereği yerine getirilmeden gerekçesiz şekilde talebin reddine karar verildiğini, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ D. İş sayılı dosya ile tespit dosyasında, makinenin arızalı ve kapalı olduğu, tamiri için yaklaşık 67.000 USD masraf yapmak gerektiğinin tespit edildiğini, tarafların bu davadan önce Gaziosmanpaşa Arabuluculuk Bürosunun ████████ Büro ve ███████████ Arabuluculuk Numaralı dosyası ile anlaştıkları ve karşı tarafın makinede arıza olduğunu kabul ettiğine ilişkin arabuluculuk tutanaklarının sunulduğunu, makinenin kusurlu şekilde teslim edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde sağlanan anlaşmaya aykırı davranıldığını, bana rağmen mahkemece talebin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşme kapsamında bir kısım satım alacağını peşin ödediğini, kalanı ise bono ile ve elden ödenmesinin kararlaştırıldığını, makinenin uzaktan erişime açık olduğunu, üreticinin istediği zaman makineyi kapattığını, bu durumun da makinenin fiilen kullanım ve tasarruf yetkisini ortadan kaldırdığını, makinede daha önce tespit edilen köprü arızasının davalı tarafından giderildiğini, bu süre zarfında makinenin çalışmadığını, daha sonra rezonatör arızası meydana geldiğini ve cihazın bir süre daha kullanılmadığını, bono vadelerinin gelmesine rağmen makine çalışmadığından müvekkilinin kazanç elde edemediğini ve ödemeleri yapamadığını, makinenin de uzaktan müdahale ili kapatıldığını, yaklaşık 2 ay boyunca, verimsiz biçimde çalıştığını ve cihazdan beklenen verimin alınamadığını, buna rağmen bonoların ve alacağın tahsili için takip başlatıldığını, eksik ve ayıpların giderilebilmesi için malzeme ve işçilik dahil toplam 67.600 USD + KDV tutarında masraf gerektiğini, müvekkilinin satımdan büyük zarar gördüğünü ve görmeye devam ettiğini, ayrıca takip başlatılmasının da zararı artırdığını, yaklaşık ispat koşulunun Konya 1 ATM'nin tespit raporuyla belirlendiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulü ile 67.600 USD yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesine, tedbir kapsamında lazer kesim makinesine uzaktan erişim ve lisans metoduyla kapatma işlemlerinin yasaklanması ve makinenin çalışır hale getirilmesi yönünde ihtilati tedbire karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle uğranılan zararların tazmini, satım sözleşmesi kapsamında verilen bonolar nedeniyle davacıların borçlu olmadıklarının tespiti, makinenin çalışmaması nedeniyle uğranılan zararların ve makinenin tamiri için gerekli giderlerin belirlenerek tahsili istemine ilişkindir. İstinaf konusu talep ise yargılama sırasında makinenin uzaktan erişime açılması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile makinenin çalışmaması nedeniyle uğranılan zararın tahsilinin sağlanması için ihtiyati haciz verilmesi isteminin reddine dair ara karara ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında verilen 14.01.2026 tarihli ara kararla, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacıların 03.02.2026 tarihinde UYAP'tan verdikleri istinaf başvurusu, mahkemenin 14.01.2026 tarihli ara kararına ilişkindir. Ancak bu ara karar, Dairemizin █████████-1904 E.K. sayılı kararında belirtilen bir inceleme ve gerekçeyi içermemekle birlikte, istinaf konusu ara karardan sonra davacıların talebi üzerine mahkemenin 12.02.2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri yeniden değerlendirilmiştir. Mahkemenin bu ara kararında ihtiyati haciz talebinin reddine, ihtiyati tedbir talebinin takdiren %20 oranındaki 711.560,00 TL teminat karşılığında kabulü ile dava konusu lazer kesim makinesinin uzaktan erişim ve lisans metodu ile kapatılma işleminin yasaklanmasına ve makinenin çalışır hale getirilmesine karar verilmiştir.Davacıların, ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığı kabulü ve ihtiyati haciz talebinin yeniden reddine karar verilmesi üzerine, bu ara karara karşı davacılar vekili bu kez 12.02.2026 tarihli istinaf başvuru dilekçesini sunmuştur. Ayrıca davacılar vekili teminat miktarına itiraz etmiş ve yeniden ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiş olup, bu talep de mahkemenin 16.03.2026 tarihli ara kararıyla reddedilmiştir. Davacılar vekili bu ret kararına karşı da 03.04.2026 tarihinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. Her iki istinaf başvurusuna ilişkin dilekçeler Dairemizin ████████ Esas sayısına kayıt edilmiştir. Bu nedenle davacıların, bu davada istinaf konusu ettiği 14.01.2026 tarihli ara karar daha sonra oluşturulan 12.02.2026 tarihli ara kararla ortadan kaldırıldığından, bu karara yönelik istinaf başvurusunun konusuz kaldığı, bu talep ile 12.02.2026 tarihli ara karara yönelik istinaf incelemesinin ████████ Esas sayılı dosyada incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Esasen davacının ihtiyati tedbir konusunda karar verildiğinden, bu karar artık itiraza tabi olup teminat yönünden yapılan itiraz da mahkemenin 16.03.2026 tarihli ara kararıyla değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle konusuz kalan istinaf başvurusunun esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-14.01.2026 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusu konusuz kaldığından, başvuru hakkında karar verilmesine yer olmadığına,2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacılara iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 30.04.2026KANUN YOLU:HMK 362/1.f maddesi uyarınca karar kesindir.