Konya BAM 6. Hukuk Dairesi, murisin kredi borcu için bankanın hayat sigortası yaptırmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasında hukuki yarar yokluğuyla reddedilen kararın istinafı.
Özet: Davacılar, vefat eden murislerinin ticari kredi borcu için davalı bankanın kredi sözleşmesi ve taahhütnameye rağmen hayat sigortası yaptırmadığını, bu nedenle borcu ödemek zorunda kaldıklarını belirterek ödenen meblağların iadesi ile kalan borca ilişkin borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiş; davalı banka ise ticari kredilerde hayat sigortasının yasal bir zorunluluk olmadığını ve müşterinin borçtan sorumlu olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporları doğrultusunda davacıların murisinin muaccel tüm borçlarının ödendiği, mevcut durumda muaccel bir borç bulunmadığı ve ödenmiş bedeller hakkında menfi tespit talep edilemeyeceği gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davayı reddetmiş, davacılar da bu kararın hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI : ... Esas ... Karar
İSTİNAF EDEN
DAVACILAR : 1- ........
: 2- ........
: 3-
VEKİLİ : Av.....
DAVALI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVA : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: █████/2026
YAZIM TARİHİ: █████/2026
Davacılar tarafından, davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında █████/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ........'nın davalı bankanın Konya Toptancılar Şubesinden kredi kullandığını, murisin ölümü üzerine ilgili bankaca hayat sigortası yapılmadığı gerekçesiyle müvekkillerinden murisin kullandığı kredinin ödenmesini istediğini, müvekkillerinin kredinin ilk taksidi olan 98.750.00 TL'nin davalı bankanın baskısı ile ödemek zorunda kaldıklarını, ancak müvekkillerince yapılan araştırmada davalı bankanın kredinin ödeme müddeti içerisinde kredi sözleşmesi ve sigorta taahhütnamesi ile yetkilendirildiği halde sorumluluğunu yerine getirmeyerek hayat sigortası yaptırmadığını öğrendiklerini, bu nedenle ölüm sonrası davalı bankaya ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, taraflar arasındaki sözleşmenin ve taahhütnamenin sigortaya ilişkin hükümlerinin sigorta yaptırılmak istenmese dahi bankanın re'sen sigorta işlemlerini yapıp masraflarını da herhangi bir ihtara gerek olmaksızın kredi kullananın hesaplarından çekme yetkisi vermekle, bankanın yetkisi kadar sorumluluğunu da arttırdığını ileri sürerek, günü gelen banka taksidinin davalı bankaca idari ya da yasal takibe konu olmaması yönünde takdiren teminatsız olarak tedbir karar verilmesini, müvekkillerinin murislerinden kalan bakiye kredi borcu olan 98.750,00 TL için borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar murisinin tüketici olmadığını tacir olduğunu, muris ........'nın davaya konu 02.03.2020 tarihli kredi sözleşmesinin genel kredi sözleşmesi olduğunu, davacılar varis olduğunu, bu davada tüketici sıfatına haiz olmadığını, anılan nedenlerle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların, iddialarının dayanağı olarak, dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği hayat sigortası (çocuğumun geleceği eğitim sigortası) poliçesi yönünden aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkili bankanın kredi kullanan müşterilerine hayat sigortası yaptırma zorunluluğu bulunmadığını, hayat sigortası yaptırılmasının yasal bir zorunluluk olmadığından müşteriye hayat sigortası yapılması hususunda müvekkili bankanın zorlama yetkisi olmadığını, kredi sözleşmesi nedeniyle hayat sigortası yapılmasındaki amacın, banka yönünden kredi borcunun teminat altına alınması olduğunu, sigortalının da menfaatine olduğunu, davacılar murisinin kredi kullanımı tarihinden müvekkili bankanın daini murtehin olacağı bir hayat sigortası yapılması yönünde talebi bulunmadığından dolayı ticari kredisine ilişkin sigorta yapılmadan kredi kullandırım süreci ilerletildiğini, tüm bu nedenlerle vefat tarihinde yürürlükte olan bir poliçe olsun ya da olmasın kredi sözleşmesi kapsamında müşterinin kredi borcundan sorumlu olduğunu, ödenen bir tutar var ise de bunun iadesini, ödenmeyen borçlar yönünden de borçlu olmadığının tespitini talep edemeyeceğini, davacı ........, muris ........'nın mirasçısı olmasının yanısıra, davaya konu kredi sözleşmesinin ve kredi borcunun müteselsil kefili olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; ".....yargılamaya esas alınan bilirkişi raporlarına göre; davacıların murisi ........'nın muaccel olan tüm borçlarının ödendiği, mevcut halde tahakkuk eden muaccel bir borç bulunmadığı ve bununla birlikte ödenmiş bedellere ilişkin de menfi tespit talep edilemeyeceği..." gerekçesiyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu, mahkemece bankacı bilirkişi ........ tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli ek raporda; "kullandırılan ticari krediler için hayat sigortası yaptırılmasının banka için bir zorunluluk olmadığı gibi müşteri için de bir zorunluluk olmadığını, dava tarihi itibariyle dava konusu ........ no.lu taksitli ticari kredi yönünden, 24.793,37 TL anapara, 309,09 TL işlemiş temerrüt faizi, 159,23 TL BSMV olmak üzere toplam 25.261,69 TL banka alacağının hesaplandığı" şeklinde görüş bildirildiğini, yani müvekkillerinin bankanın kusurlu eylemi nedeniyle 25.261,69 TL' lik bir borcu ödeme baskısı ile karşı karşıya olduklarını, mahkemece bu husus gözardı edildiğinden söz konusu hatalı kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Menfi tespit davasının borcun ödenmesinden önce açılması gerektiği, borç ödendikten sonra menfi tespit davası açılmasında borçlunun hukuki yararı bulunmadığından menfi tespit davasının borcun ödenmesinden sonra açılamayacağı, borç ödendikten sonra açılacak dava istirdât davası olup, bu davanın da İİK'nın 72/VII. maddesi uyarınca borcun ödendiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekeceği, menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesi ve davaya istirdat davası olarak devam edilmesi İİK'nın 72/VI. maddesinde düzenlendiği, bu madde hükmüne göre borçlu, açtığı menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı almamış veya verilen ihtiyati tedbir kararının herhangi bir sebeble kaldırılmış olması nedeniyle dava konusu borcu ödemek zorunda kalmış olursa menfi tespit davasının yasa gereği kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceği ve davaya istirdat davası olarak devam edileceği, bu durumda İİK'nın 72/VII. maddesindeki 1 yıllık hak düşürücü sürenin de uygulanmayacağı (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 12.04.2016 tarih █████████ Esas █████████ Karar ve Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 21.11.2012 tarih ██████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamları), davacıların murisi ........' nın davalı bankadan kullandığı krediler nedeniyle hayat sigortası yapılmadığı belirterek borçlu olmadıklarının tespiti talebinde bulundukları, davacıların murisi ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden 02.03.2020 tarihinde ........ referans no.lu 100.000,00 TL , 13.03.2020 tarihinde ........ referans no.lu 40.000,00 TL ve 06.04.2020 tarihinde ........ referans no.lu 8.000,00 TL olmak üzere 3 adet taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kullandırılan kredilerden ........ ve ........ no.lu kredi borçlarının tamamının dava tarihinden önce murisin hesabından otomatik olarak tahsil edilerek tamamen kapatıldığı, ........ no.lu kredinin 13.03.2022 vadeli 24.937,37 TL tutarındaki son taksitinin ödenmediğinin tespit edildiği, bu nedenle bilirkişilerce ödenmediği tespit edilen miktar yönünden davacıların menfi tespit talebinin esasının incelenmesi gerekirken ödenen bedellere ilişkin menfi tespit talep edilemeyeceğinden hukuki yarar yokluğu nedeniyle tümüyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacıların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden değerlendirme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
.....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!