Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan kargo alacağı itirazın iptali davasında davacı ve davalı iddiaları ile ispat yükünün değerlendirilmesi.
Özet: Kargo taşımacılığı hizmetinden kaynaklanan 671.474,43 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında davacı şirket, müvekkiline verilen hizmet bedelinin ödenmediğini ve haksız itirazın kaldırılmasını talep ederken, davalı taraf hizmeti aldığını ancak ödemelerin yapıldığını, bazı hizmetlerin gereği gibi ifa edilmediğini, talep edilen faizin fahiş olduğunu ve borcun likit olmadığını iddia ederek davanın reddini istemiş; mahkeme ise icra dosyasını, ticari defterleri ve diğer delilleri inceleyerek ispat yükünün iddia edilen vakıadan lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu ve yazılı belgeyle ispatın esas olduğunu belirtmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurt içi ve yurt dışı kargo taşımacılığı alanında hizmet veren kuruluşlarından olduğu, davalı tarafın talepleri üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkili şirketin, davalı borçludan 671.474,43 TL tutarında alacağı bulunduğunu, ancak davalı/borçlunun, borcunu ödemediğini,alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak müracaat edilmiş ise de, herhangi bir olumlu netice elde edilememiş ve bunun üzerine davalı tarafa karşı Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılması zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı/borçlunun itirazı üzerine söz konusu takibin durdurulduğunu, açıklanan nedenlerle davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazlarının iptalini, davalı/borçlu aleyhine 9020'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirketten taşıma hizmeti aldığını ve ödemeleri yaptığını, ancak davacı şirketin bahsi geçen hizmeti gereği gibi yerine getiremediğini, davacı şirket tarafından tutulan cari hesap ekstresinde hangi hizmetlere karşılık hangi bedellerin talep edildiğinin açık olmadığını, davaya konu borca davacı tarafından talep edilen faizin fahiş olduğunu, taraflar arasında faiz oranına ilişkin bir belirleme yapılmadığını, davacı tarafın sunduğu evraklarda da faize ilişkin bir belirlemenin olmadığını, davacı tarafından talep edilen %51,75 oranında faizi kabul etmenin mümkün olmayacağını, dava dilekçesinde her ne kadar alacağın likit olduğu iddia etmişse de alacağın likit olmayıp yargılama gerektirdiğini, davanın reddine karar verilmesini, reddedilen tutarın %20'sinden az olmamak üzere icra - inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE:-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 671.474,43-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "açık hesaptan kaynaklanan alacak" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. .... Esas - .... Karar sayılı ilamı).-Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı tarafın talepleri üzerine kargo hizmeti verildiği, bu kapsamda düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. Davalı tarafın ise taraflar arasındaki ticari ilişkiyi inkar etmediği, davacı tarafa borcunun bulunmadığını, hizmeti verilen fatura bedellerinin ödendiğini, bir kısım hizmetlerin gereği gibi yerine getirilmediğini iddia etmektedir.-Bu kapsamda davacı tarafın takibe dayanak cari hesap-fatura alacakları yönünden taşıma hizmetini eksiksiz olarak yerine getirdiği, davalı tarafın ise işbu kapsamdaki hizmet bedelini ödediğini ispat külfeti bulunmaktadır. -6100 sayılı HMK'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması" başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin..... tarih .....E. .....K. sayılı ilamı).-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (.........).-Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.-Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin .... tarih .... Esas ..... Karar sayılı ilamı).-Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; her iki tarafın yasal defterleri, şekli uygunluk açısından incelemeye elverişliolduğu, yapılan analizler tamamen dosyaya sunulan defter ve belgelerin içerik doğruluğu esas alınarak gerçekleştirildiğini, tarafların cari hesap kayıtları karşılaştırıldığında; davacı kayıtlarına göre 07.02.2025 tarihi itibarıyla 704.899,63 TL, davalı kayıtlarına göre aynı tarih itibarıyla 343.992,77 TL tutarında bakiye bulunduğu, iki kayıt seti arasında 360.906,86 TL’lik bir uyumsuzluk olduğu, uyuşmazlığın temel kaynakları iki başlık altında toplandığı, davalı defterlerine kaydedilmemiş 20 adet faturaya ilişkin 210.913,38 TL tutar, 2023–2024 dönemlerine ait ödeme/tahsilat kayıtlarındaki giderilemeyen 386.993,48 TL tutarındaki farklar olduğu, incelenen gönderi kayıtları, teslim belgeleri ve sistem verileri birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu 20 faturanın ilgili dönemlerde gerçekleştirilen hizmet işlemleriyle uyumlu olduğu ve belge zincirinin teknik olarak doğrulanabildiği, ödeme ve tahsilat hareketlerine ilişkin taraf beyanları arasındaki farklılıklar, sunulan belgelerle tamamen giderilemediği, davalı tarafından yapıldığı belirtilen bazı ödemelerin davacı kayıtlarında karşılığının bulunmaması nedeniyle, ödeme hareketlerinin netleştirilmesine yönelik tevsik edici belgelerin ibraz edilmesinin uyuşmazlığın bu kısmının açıklığa kavuşmasına katkı sağlayabileceği, davacı tarafından talep edilen 671.474,43 TL tutarındaki alacak, davacı defterlerinde takip tarihi itibarıyla görülen 704.899,63 TL tutarındaki cari hesap bakiyesi içerisinde mali açıdan karşılığını bulduğu, davalı defterlerindeki daha düşük bakiye, kayda alınmayan faturalar ve teyit edilemeyen ödeme/tahsilat farkları nedeniyle ticari ilişkinin bütünü açısından tam mutabakat sağlayacak nitelikte olmadığı, dava konusu 671.474,43 TL tutarındaki alacak tutarın, davacı şirketin dosyaya sunduğu yasal defter ve belgelerde takip tarihi itibarıyla görülen cari hesap alacağı kapsamında mali açıdan doğrulanabilir nitelikte olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Alınan raporda sonrasında Mahkememizce davalı vekiline bilirkişi raporunda yer verilen ödemeye ilişkin tespitler yönünden; dava konusu cari hesap alacağına mahsuben yapılan ödemelere ilişkin ödeme belgelerinin asıllarını ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde davalı tarafça ödeme belgesi sunulmadığı görülmüştür.-Yine düzenlenen kök rapor sonrasında Mahkememizce davacı vekiline, █████/2025 tarihli raporda davalı defterlerinde yer almadığı belirtilen 20 adet fatura yönünden düzenlenen verilen hizmetlerin teslimine ve ifasına yönelik belgelerin asıllarını sunmak üzere süre 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davacı tarafça süresi içerisinde sunulan belgeler dosya arasına alınmıştır.-Mahkememiz dosyası mevcut SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen raporda yer verilen tespitler, davalı defterlerinde yer almadığı belirtilen faturalar yönünden davacı tarafın sunduğu bilgi ve belgeler de dikkate alınarak davacı tarafın taşıma iddiaları yönünden belgelerin incelenmesi ve işbu 20 fatura yönünden taşıma işlemimin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, düzenlenen 20 adet faturanın yapılan taşıma işine ve taraflar arasındaki ticari ilişkiye uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi amacıyla taşıma alanında uzman hesap bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle; dosya kapsamında yer alan; faturalar, AWB (Air Waybill) kayıtları, gönderi listeleri, teslimat (POD) verileri ve tüm bilgi ve belgeler birlikte incelenmiş; ayrıca Türk Ticaret Kanunu ve Montreal Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapıldığı, davaya konu edilen 20 adet faturaya ilişkin taşıma işlemlerinin tamamının fiilen gerçekleştirildiği, bu taşıma işlemlerinin uluslararası taşıma sistemlerinde kayıtlı olduğu, her bir gönderiye ait takip (tracking) numaralarının bulunduğu ve gönderi bilgilerinin doğrulanabilir nitelikte olduğu, gönderilerin uluslararası taşıma süreci tamamlanarak alıcılarına teslim edildiği ve taşıma hizmetinin eksiksiz şekilde ifa edildiği, dosyada mevcut AWB belgelerinin taşıma senedi niteliğinde olduğu ve taşıma sözleşmesinin varlığını ve ifasını ispat ettiği, faturaların, somut ve gerçekleşmiş taşıma işlemlerine dayanarak düzenlendiği, gönderi kayıtları ile birebir uyumlu olduğu ve ticari hayatın olağan akışına uygun bulunduğu, taraflar arasında süreklilik arz eden ticari ilişki bulunduğu ve dava konusu işlemlerin bu ilişkinin doğal sonucu olduğu, TTK hükümleri uyarınca taşıma hizmetinin ifası ile birlikte taşıma ücretine hak kazanıldığı, Montreal Konvansiyonu hükümleri kapsamında AWB kayıtları ve teslim verilerinin taşımanın yapıldığını ve tamamlandığını kesin olarak ispatlayan nitelikte olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Tarafların ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.-Mahkememizce tarafların ticari defterleri incelenmiş, dava ve takip konusu cari hesaba dayanak bir kısım faturaların her tarafın ticari defterlerinde kayıt olduğu görülmüştür. Bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere tarafların ticari defterlerinde 343.992,77 TL yönünden bir uyuşmazlık bulunmadığı, işbu bedele dayanak faturaların uyumlu şekilde kaydedildiği görülmüştür. İşbu miktar yönünden taraf defterleri arasında uyuşmazlık bulunmadığından davacı tarafın işbu bedel yönünden alacağının varlığını, bedele dayanak faturalar yönünden edimini eksiksiz yerine getirdiği hususlarını ticari defter kayıtlarıyla ispat ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir. -Tarafların ticari defterlerindeki uyumsuzluğun bilirkişi raporunda yer verildiği üzere davalı defterlerine kaydedilmemiş 20 adet faturadan kaynaklanan 210.913,38 TL tutar, ve yine 2023–2024 dönemlerine ait ödeme/tahsilat kayıtlarındaki giderilemeyen 386.993,48 TL tutarındaki farklardan kaynaklandığı görülmektedir. -Yukarıda yer verildiği üzere davalı tarafın kayıtlarında yer alan ve fakat davacı kayıtlarında bulunmayan ödemeler yönünden davalı tarafa kesin süre verilmiş, davalı tarafça kesin süre içerisinde ödeme belgesi ibraz edilmediği görülmüştür. Bu haliyle davalı tarafın kendi kayıtlarında yer alan ve fakat davacı kayıtları ile doğrulanamayan ödemeler yönünden iddialarını ispat edemediği Mahkememizce kabul edilmiştir.-Davacı kayıtlarında yer alan ve fakat davalı kayıtları ile teyit edilemeyen 20 adet fatura yönünden davacı tarafa teslim ve ifaya yönelik belgeleri sunmak üzere kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde sunulan belgeler incelenmek amacıyla bilirkişiye tevdi edilmiştir. Taşıma bilirkişisi tarafından yer verilen tespitlerde belirtildiği üzere işbu faturalara dayanak olan taşıma hizmetlerinin eksiksiz olarak ifa edildiği, gönderi kayıtları ile faturaların birbiri ile uyumlu olduğu, taşımanın ve teslimin yapıldığının sabit olduğu görülmekle, davacı tarafın işbu faturalar yönünden alacağının varlığını, bedele dayanak faturalar yönünden edimini eksiksiz yerine getirdiği hususlarını ispat ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir.-Bu kapsamda davacı tarafından kesinlen faturanın yapılan işlemlere uygun olduğu, davalı tarafın eksik hizmet verildiği iddiaları yönünden bir belgenin ibraz edilmediği, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan takibe dayanak cari hesap bedelinin usulüne uygun olduğu hususlarının davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir.-Bu kapsamda davalı tarafın; taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu ürünlerin yapılan işe uygun olmadığını, takibe konu fatura alacağını ödediğini usulüne uygun delillerle ispat edemediği kanaatine varıldığından, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.-Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve cari hesap kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile;-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 671.474,43 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi üzerinden devam olunmasına,-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 134.294,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 45.868,42-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 11.467,11-TL harcın mahsubu ile bakiye 34.401,31- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 11.467,11-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 19.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 646,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 20.261,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 106.721,16- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosunun ██████████ numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026 Katip .... e-imzalıdır Hakim ......e-imzalıdır