7. Ceza Dairesinin kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, eksik önleme araması kararı ve zincirleme suç değerlendirmesi yapılmadığı gerekçesiyle bozulmasına ilişkin kararı.
Özet: Yerel mahkemece kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, sanığın suçluluğuna dair kabulde bir isabetsizlik olmamasına karşın, dava dosyasına eklenmesi gereken önleme araması kararının eksikliği ile sanığın benzer eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı ve önceki kesinleşmiş cezaların mahsup edilip edilmeyeceği hususlarının Yargıtay içtihatları doğrultusunda yeterince değerlendirilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;İddianamede bahsedilen Tatvan Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.11.2014 tarihli ████████ Değişik İş sayılı önleme araması kararının dosyanın içine alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, ████████ Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 30.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin 01.04.2015 olduğu,Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 03.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.02.2015 olduğu ve mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmeden 18.11.2015 tarihinde kesinleştiği gözetilerek,Anılan dosyalarda sanığın üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından sanık hakkında dosyaların incelenip, kesinleşen dosyanın ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması ve eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilmesinin düşünülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.