Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, TCK 62. madde fıkra belirtme ve adli para cezası mükerrirlik rejimi hatalarını düzelterek onamıştır.
Özet: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet ve kaçak eşyanın müsaderesi kararı temyiz edildiğinde, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve yaptırımların doğru belirlendiği kabul edilmiş, ancak Türk Ceza Kanununun 62. maddesi uygulanırken fıkra numarasının gösterilmemesi ve mükerrirlik hükümlerinin adlî para cezasına da uygulanmasının hukuka aykırı bulunması nedeniyle, hüküm yeniden yargılamaya gerek kalmadan bu eksikliklerin giderilerek ve mükerrirlik uygulamasının hapis cezasıyla sınırlı olduğu belirtilerek düzeltilerek onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;1.Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi uygulanırken fıkra numarasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,2.Sanık hakkında hem hapis, hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddelerinde "Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" uygulanmasına ilişkin düzenlemenin hapis cezasına özgü bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun'un adlî para cezalarının infaz biçimini gösteren 106. maddesinde mükerrerlik ile ilgili bir düzenlemenin yer almadığı gözetilmeden, yazılı şekilde adlî para cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün (5.) paragrafından "62" ibaresinin çıkartılarak yerine "62/1" ibaresinin eklenmesi ile (8.) paragrafında "anlaşılan sanığın" ibaresinden sonra gelmek üzere "hapis" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.