Kaçakçılık suçunda hukuka aykırı aramayla elde edilen deliller, zincirleme suç ve etkin pişmanlık hükümleri hatalı uygulandığı için hükmün bozulması kararı.
Özet: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan sanığa verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde, Tarım ve Orman Bakanlığının suçtan zarar görmediği için temyiz talebi reddedilmiş; sanığın temyizinde ise, kaçak sigara ele geçirilen bazı eylemlere dair delillerin usulüne uygun arama kararı olmaksızın hukuka aykırı olarak elde edildiği ve bu delillere dayanarak mahkûmiyet kararı verilemeyeceği, diğer eylemlere yönelik mahkûmiyette ise zincirleme suç, etkin pişmanlık ve ceza tayini hükümlerinin hatalı uygulandığı ile 53. maddenin tatbik edilmediği belirtilerek, hükmün oy birliğiyle bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozmaI. ... Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun ... İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmakla ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Sanık ...'ın Temyiz Talebi Yönünden Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1.Sanığın 21.03.20 14... .02.2014 Tarihli Eylemleri Yönünden21.03.20 14... .02.2014 tarihlerinde, sanığın işlettiği "..... Gıda" isimli iş yerinde kaçak sigara satıldığı yönünde ihbar alınması üzerine, polis memurları tarafından müşteri gibi iş yerine gidilerek kaçak sigara satın alındıktan sonra polis kimlikleri gösterilerek başkaca kaçak sigara olup olmadığının sorulması sonucu sanığın çalışanı tarafından tezgâhın altından ve rızası ile teslim edilen 4 92... paket kaçak sigara ele geçirilen olayda; 5271 sayılı Kanun’un 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanık ... kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Sanığın 07.04.2015 Tarihli Eylemi Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Sanığın 21.03.20 14... .02.2014 tarihli eylemlerinde hukukî kesintinin 14.04.2014 tarihli iddianamenin düzenlenmesi ile gerçekleştiği anlaşıldığından, sanığın işlediği 07.04.2015 tarihli eylemin zincirleme suç kapsamında bulunmaması nedeniyle yazılı şekilde tüm eylemler yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,2.Sanığın 23.03.2017 tarihinde gümrüklenmiş değerin iki katını dosyada mevcut ödeme belgesi ile ödediği anlaşıldığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayini, 3.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/5. ve 3/10. maddeleri uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince cezada artırım yapılması ve belirlenen ceza üzerinden 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinde düzenlenen değer azlığı indiriminin uygulanması gerekirken, uygulama sırasında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.Hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 53.maddesinin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.