İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, şirket ortaklığından çıkma davasında feragatle reddedilen karara yapılan istinaf başvurusu üzerine verdiği karar.
Özet: Şirket ortaklığından çıkma talebiyle açılan bu davada davacı, ortağı olduğu şirketten bilgi alamadığı, kar payı ödenmediği ve şirketin kötü yönetildiği gerekçeleriyle ortaklıktan ayrılma izni ile ayrılma akçesi talep ederken; davalı, davacının şirketin tek yetkilisi olduğu dönemde şirketi kötü yöneterek ve zarara uğratarak büyük tazminat davalarına neden olduğunu ileri sürmüştür; ilk derece mahkemesi, davacı vekilinin davadan feragat etmesi üzerine davayı reddetmiş, bu ret kararı ise davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:28.01.2026
NUMARASI:████████ Esas - ███████ Karar
DAVA:Şirket Ortaklığından Çıkma
Taraflar arasındaki şirket ortaklığından çıkma davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ...'ın davalı şirketin ortağı olduğunu, iki ortaklı şirketin münferiden ... tarafından temsil edildiğini, davalı şirket ve diğer ortağının hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, şirketin faaliyetleri ile ilgili bilgi verilmediğini, zorunlu toplantıların yapılmadığını, müvekkilinin yönetim kurulu kararlarından ilanla haberdar olduğunu, kararlar hakkında müvekkilinin görüş ya da onayının alınmadığını, şirketin kuruluşundan bu yana kâr payı, temettü ya da maaş olarak müvekkiline para vermediğini, şirketin taşınmazının kirasından müvekkiline pay verilmediğini, yöneticinin şirkete çıkarılan ihtarname ve diğer tebligatları teslim almadığı gibi şirketin adresini de müvekkilini bilgilendirmeden değiştirdiğini, ortaklığın çekilmez hale geldiğini ileri sürerek, müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine, ayrılma akçesinin hesaplanarak şimdilik 100,00 TL'nin tahsiline, şirketin devri kabil mal varlığı ve hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; şirkete ait hisselerin tamamı ...'a ait iken, özgürlüğü kısıtlayıcı cezasının bulunması ve şirket hisselerini devretmek zorunda kalarak tüm hisselerini o dönemki eşi ...'un anne ve babasına devretmek zorunda kaldığını, eski eşin boşanması üzerine güvene dayalı olarak payların bu kez davacıya 27.03.2019 tarihli hisse devir protokolü ile tüm payların devredildiğini, davacının böylece şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, bundan sonra davacının mülkiyeti, müvekkili şirkete ait taşınmazda bulunan kiracı ile hukuki sorunlar yaşamaya başladığını, davacının şirketi kötü yönettiğini, şirkete ait işletmenin kapatılması, mühürlenmesi ve kiracı şirketin taşınmazdan tahliyesi amacıyla müvekkili şirketi zarara soktuğunu, şirketin tek işletmesinden gelir elde ettiğini, davacının da tek yetkili olduğu dönemde bu işletmenin kapatılması amacıyla ... Belediye Başkanlığı'na başvurularda bulunduğunu ve kiracıya ihtarnameler gönderdiğini, davacının kiracıya İzmir .. Noterliğinin 17.06.2019 tarihli ve 24.02.2020 tarihli ihtarlarını gönderdiğini, ayrıca kiracı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve sonrasında suç duyurularından şirket aleyhine vazgeçildiğini, şirketin menfaatine aykırı şekilde kiracı ile olduğu dönem içerisinde müvekkili şirkete ait işletmedeki imara aykırılıkların giderilmesi amacıyla yine müvekkili şirketin menfaatlerine aykırı olacak biçimde kiracı ile anlaşmalar yapıldığını, davacının anlaşmalara uymaması sonucu kiracının tahliye olmak zorunda kaldığını, kiracının uğradığı zararlar için müvekkili aleyhine İstanbul 28. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında takip başlatıldığını ve İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, mahkemece davanın kabul edildiğini, kiracının ayrıca İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi ████████ E. sayılı dosyasında cezai şart, yoksun kalınan karlar, vergisel sorumluluklar bakımından alacak davası açtığını bilirkişi raporlarında müvekkili şirket aleyhine olacak şekilde yaklaşık 300.000USD tazminat hesaplandığını, davacının yetkili olduğu dönemde şirkete verdiği zararların hala giderilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Feragat beyanı ile dava konusu uyuşmazlık kesin hükmün sonuçlarını (HMKm.311) doğuracak şekilde son bulur ve yargılamanın her aşamasında feragat beyanında bulunulabilir.(HMKm.310)Madde 312- (1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. Harçlar Kanunun 22. Maddesine göre; Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. Her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine Ticari Şirket (ortaklıktan çıkma veya çıkarılma) yönünden dava açılmış ise de; davacının dosyada mevcut vekaletnamesinin incelenmesinde davacı vekilinin feragata ilişkin yetkisinin bulunduğu ve davalı tarafça feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olduğu anlaşıldığından, feragat beyanı kesin hükmün sonuçlarını doğuran irade beyanı olduğundan, davaya konu hakkın özüne ilişkin vaki feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..." gerekçesiyle, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Müvekkil şirketçe dosyanın bilirkişiye gidiş sürecinde delillerin değerlendirilmesi ve haklılığımızın ispatı amacıyla 09.01.2026 tarihinde 9.000,00 TL bilirkişi masraf avansının mahkeme veznesine yatırıldığını ve bu avansın yargılama sırasında bilirkişi incelemesi için sarf edildiğini, HMK'nın 312/1 maddesi uyarınca feragat beyanında bulunan tarafın, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceğini ve yapılan harcamanın istirdadı gerektiğini, Buna rağmen mahkemece bu miktarın tahsili yerine taraflarca yatırılan ama kullanılmayan gider avanslarının iadesine karar verilerek harcanan 9.000 TL bilirkişi ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmeyerek bu masrafıın müvekkil üzerinde bırakıldığını, vekaletname sunumu ile birlikte ödenen suret harcının yargılama giderlerinden sayılmadığını, davanın niteliği gereği eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, davacının feragat ettiği hususlar kamu düzenine ilişkin olduğunu, davacının şirketten bedelsiz çıkartılmasının önüne geçmek amacıyla davadan feragat ettiğini ve mahkemece davacının bedelsiz çıkartılmasına karar verilmesi gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacının ortağı olduğu davalı şirketin ortaklığından çıkmasına izin verilmesine ve ayrılma akçesinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın feragat nedeniyle reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı davalı şirketin ortağı olup ortaklar arasındaki sorunların ortaklığı çekilmez hale getirdiği belirtilerek şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesini ve şimdilik 100 TL ayrılma akçesinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 27.01.2026 tarihli dilekçesi ile davadan kayıtsız ve şartsız feragat etmiştir. İncelenen Kadıköy ...Noterliğinin 06.12.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı vekalette feragat yetkisi bulunduğu görülmüştür. Davalı vekilinin sunduğu 28.01.2026 tarihli dilekçede, davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. HMK'nın 307.maddesine göre feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davasından feragat eden davacı, dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu, haktan kısmen veya tamamen vazgeçmektedir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yaptığı tek taraflı bir irade beyanı ile olur ve tamamlanır. Feragatin geçerliliği için, bunun davalı tarafından kabul edilmesine veya feragate muvafakat etmesine gerek yoktur. Feragat sözlü yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabilir. Ancak feragat beyanının açık olması ve davacının beyanından onun gerçek amacının davadan feragat etmek olduğunun açıkça anlaşılması gerekir. HMK'nın 5-311.maddesine göre feragat kesin hükmün sonucunu doğurur ve yargılamanın her aşamasında feragat beyanında bulunulabilir. HMK'nın 312.maddesine göre feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. Harçlar Kanun'un 22. maddesine göre, davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.Davacı, davalı şirket aleyhine ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi ve ayrılma akçesinin belirlenerek tahsili istemiyle dava açmıştır. Bu davadan her zaman feragat edilebilir. Feragat edilen bu davanın mahkemece kamu düzeni gerekçesiyle devam ettirilmesi mümkün değildir. Kaldı ki davalı vekili de 28.01.2026 tarihli beyanında davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. Bu nedenle mahkemece feragat edilen davanın bu nedenle reddine karar verilmesi yerindedir.Yukarıda belirtilen HMK'nın 312.maddesine göre feragat nedeniyle davanın reddi halinde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davalı yararına vekalet ücreti takdiri edilmesi gerekmektedir. Mahkemece, davanın harçlandırılan değeri üzerinden davalı yararına Tarife hükümlerine göre vekalet ücreti takdiri yerindedir. Davalı vekilini soyut olarak vekalet ücretinin eksik olduğunu belirtmiştir. Ancak dava değerine göre vekalet ücreti yerinde olup, vekalet ücretinin eksik hesaplandığına ilişkin somut bir istinaf nedeni ileri sürülmediği, bunun dışında vekalet ücreti, yargılama giderleri ve harçlar hususunda mahkemece gerekli kararların tesis edildiği dikkate alınarak bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesince kural olarak davacı, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuştur. Ancak davalı tarafından yatırıldığı ve bilirkişi incelemesi için harcandığı belirtilen miktarların esasında harcanmadığı ve dosyada durduğu yapılan incelemeden anlaşılmıştır. 09.01.2026 tarihinde davalının yatırdığı 9.000 TL delil avansı üzerinde bir reddiyat işlemi yapılmamıştır. Sadece davalının istinafı nedeniyle 340 TL gider yapılmıştır. Davacının delil ve gider avansının kullanılmayan kısmı hüküm kesinleştiğinde mahkemenin kararı gereğince iade edileceğinden bu hususta yapılacak başka bir işlem olmadığından ilk derece mahkemesi kararı yerinde olup, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 30.04.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!