Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin banka alacaklarının ipotek ve rehinle teminatlandırılması nedeniyle kısmen reddedilen ihtiyati haciz talebine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu istinaf kararı, bir bankanın ödenmemiş genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı için borçlular aleyhine talep ettiği ihtiyati haciz kararına yapılan itirazı değerlendirmiştir; ilk derece mahkemesi 9.287.785,74 TL tutarındaki ihtiyati haciz talebini kısmen kabul etmiş olsa da, istinaf incelemesinde alacağın muaccel ve yaklaşık ispat edilmiş olduğu, ancak mevcut ipotek ve rehinlerle teminat altına alınmış bir kısmının bulunduğu ve ihtiyati haczin rehinle teminat altına alınmamış alacaklar için verilebileceği tespit edilerek, ihtiyati haciz kararının teminatlı kısımlar dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİD. İŞ EK KARAR TARİHİ : █████/2026NUMARASI : ... D. İş Esas- ... D. İş KararİSTİNAF EDENİHTİYATİ HACİZTALEP EDEN: ...... VEKİLLERİ : Av... Av...KARŞI TARAFLAR : 1-...... : 2-...... : 3-...... : 4-...... TALEP: İhtiyati HacizİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ: █████/2026YAZIM TARİHİ: █████/2026 İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından karşı taraflar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebi ile ilgili █████/2026 tarihinde tesis edilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkiline borçlular tarafından █████/2024 tarihli, 100.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinden doğan borcun ödenmediğini, borçluların kredi sözleşmesinden doğan borçlarının hesap kat'ı bildirimi ile ödeme istemi konulu ihtarın TC Gebze ... Noterliğinin ...... yevmiye numaralı █████/2025 tarihli ihtarnamesiyle tebliğ edildiğini, yapılan ihtarlara rağmen borçlular tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, borca yeter tutarda, borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ D. İŞ KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...Somut olayda, talep eden tarafından ibraz edilen delillerin 9.287.785,74 TL tutarındaki alacağın varlığı ve muacceliyeti yönünden yaklaşık ispata elverişli olduğu, alacağın rehinle teminat altına alındığına dair bir delilin mevcut olmadığı, dolayısıyla ihtiyati haczin şartlarının mevcut olduğu sonucuna varıldığından ihtiyati haciz talebinin bu tutar üzerinden kabulüne, fazlaya ilişkin kısmın ise ibraz edilen delillerin yaklaşık ispata elverişli görülmemesi ve teminat alacakları yönünden Yargıtay İçtihatları Birleştirme HGK’nun 27.12.2017 gün ve 2016/1 E. 2017/6 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinden reddine..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile, İİK' nun 257 ve devamı maddeleri gereğince, alacaklının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde karşı taraf olan borçlu/borçlular ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, borçlunun/borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının, alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.İTİRAZ: Karşı taraf borçlular, alacaklı banka lehine yüksek değerli teminatlar bulunduğunu, mevcut teminatlara rağmen ayrıca ihtiyati haciz uygulanmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu ve borçlu üzerinde gereksiz ve ağır bir baskı oluşturduğunu dolayısıyla ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, talep edilen alacağın likit olmadığını, alacağın bir kısmının gayrinakdi çek depo bedeli olduğunu, banka lehine mevcut ipotek ve rehinler dikkate alınmadan ihtiyati haciz kararı verildiğini, taraflarının ticari faaliyetleri ve ekonomik hayatının ihtiyati haciz nedeniyle ciddi şekilde zarar gördüğünü ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF EDİLEN EK KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden banka ile itiraz eden ...... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin diğer itiraz edenler tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, kefalette şeklen herhangi bir eksikliğin bulunmadığı, banka tarafından kredi borcunun ödenmemesine dayalı olarak kredi hesabının kat edildiği ve asıl borçluya ve kefillere ihtarname gönderdiği, böylece krediden kaynaklı borcun muaccel hale geldiği, ibraz edilen delillerin yaklaşık ispata elverişli olduğu, borcun muaccel olması karşısında ihtiyati haciz için İİK'nın 257/2 maddesi şartlarının gerçekleşmesinin gerekmediği, ihtiyati haciz yönünden alacağın muaccel olması ve yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, ancak ihtiyati haciz için aynı zamanda alacağın rehinle de temin edilmemiş olmasının gerektiği, Konya İli, Selçuklu İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... nolu bağımsız bölüm üzerine banka lehine 6.000.000,00 TL limitli ipotek tesis edildiği, ipoteğin ......, ...... ve ......'nun bankaya olan borçlarını temin ettiği, yine ...... plakalı araç üzerinde banka lehine rehin tesis edildiği, rehnin ......'nin borçlarını temin ettiği, aracın kasko değerinin 1.752.088,00 TL olduğu, ihtiyati haczin 9.287.785,74 TL üzerinden verilmesi karşısında rehinle temin edilen alacak yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasının gerektiği, bankanın ...... yönünden alacağının 7.752.088,00 TL'lik kısmının rehinle temin edilmesi nedeniyle bu kısma tekabül eden ihtiyati haczin kaldırılmasının gerektiği, bankanın ...... ve ...... yönünden ise alacağının 6.000.000,00 TL'lik kısmının rehinle temin edildiği, bu itiraz edenler yönünden de bu kısma tekabül eden haczin kaldırılmasının gerektiği, rehinlerin diğer itiraz edenlerin borçlarını temin etmemesi nedeniyle bu borçluların itirazlarının yerinde olmadığı, alınan teminatın makul ve ölçülü olduğu, diğer itirazların esas yargılamada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu sonucuna varıldığından...." gerekçesiyle, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarihli, ... D. İş. ... K. sayılı ihtiyati haciz kararına, ...... ile ...... tarafından yapılan itirazların reddine, ...... ve ...... tarafından yapılan itirazların kısmen kabul kısmen reddi ile ihtiyati haciz kararının bu borçlular yönünden 3.287.785,74 TL üzerinden devamına, ihtiyati haciz kararının 6.000.000,00 TL tutarındaki alacak yönünden kaldırılmasına, itiraz edenlerin fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, ...... tarafından yapılan itirazın kısmen kabul kısmen reddi ile ihtiyati haciz kararının bu borçlu yönünden 1.535.697,74 TL üzerinden devamına, ihtiyati haciz kararının 7.752.088,00 TL tutarındaki alacak yönünden kaldırılmasına, itiraz edenin fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili, mahkemece verilen kararın hukuka aykırılık teşkil ettiğini, borçluların mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, alacağın tahsilinin tehlikeye düşmemesi adına ihtiyati haciz kararının alacağın tamamı üzerinden devamına karar verilmesi gerektiğini, söz konusu aracın değişen parçaları, boya durumu, kilometre bilgisi, donanım özellikleri ve iç döşeme durumu gibi değerini ve satış kabiliyetini doğrudan etkileyen unsurlar olduğunu, fakat aracın güncel durumuna ilişkin olarak dosya kapsamında somut ve denetlenebilir herhangi bir veri bulunmadığını, ayrıca aracın kasko değeri ile cebri icra yoluyla gerçekleşmesi muhtemel satış bedeli arasında ciddi farklılıklar bulunmakta olup, aracın icra satışında öngörülen bedeller üzerinden satılacağının kesinliğinin de bulunmadığını, kaldı ki aracın, ekonomik ömrü gereği hızla değer kaybeden, kullanım koşullarına bağlı olarak kolaylıkla yıpranabilen menkul mallar arasında yer almakta olup, paraya çevrilmesi aşamasında önemli ölçüde değer kaybına uğramasının kuvvetle muhtemel olduğunu, taşınmaz ipotek limitlerinin ise artan faiz, masraf ve vekalet ücretleri karşısında alacağın tamamını karşılamada yetersiz kaldığını, bu nedenlerle, mevcut teminatların alacağı karşılamada yetersiz olduğu açık olup, ihtiyati haczin sınırlandırılmasına yönelik değerlendirmelerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mahkemece ipotek limiti esas alınmak suretiyle karar tesis edilmiş ise de, ipotek limitinin varlığının tek başına bu tutar kadar tahsilat yapılacağı anlamına gelmediğini zira, ipotek limitinin, alacağın üst sınırını gösteren bir teminat miktarı olup, fiilen tahsil edilebilecek alacak tutarını doğrudan belirleyen bir unsur olmadığını, bu kapsamda dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek tahsil edilebilir alacak miktarının tespit edilmesi gerektiğini, taşınmazın güncel ve gerçek rayiç değerinin, emsal satışlar esas alınmak suretiyle denetime elverişli biçimde tespit edilmesinin de işbu uyuşmazlık bakımından büyük önem arz ettiğini, zira icra satışına konu edilecek taşınmazın gerçek değerinin sağlıklı şekilde belirlenmesinin, hem taraf menfaatlerinin korunması hem de satış işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun şekilde yürütülebilmesi açısından zorunlu olduğunu, bu kapsamda, alanında uzman bilirkişilerden alınacak rapor ile taşınmazın güncel piyasa koşullarına göre gerçek değerinin ortaya konulması gerektiğini, nitekim söz konusu değer tespitinin, muhtemel hak kayıplarının önüne geçilebilmesi bakımından belirleyici nitelikte olduğunu, bu nedenle, taşınmazın gerçek rayiç değerinin bilirkişi marifetiyle tespitine karar verilmesi, akabinde alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda, mevcut ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin kararın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, borçlular tarafından ileri sürülen soyut ve dayanaksız beyanların, İİK’nın 258. maddesi kapsamında müvekkili banka tarafından sunulan likit ve kesin nitelikteki delillerin sağladığı yaklaşık ispat kuvvetini ortadan kaldırmaya elverişli olmadığını, banka alacağının, fer'ileriyle birlikte sürekli artan bir yapıda olduğunu, buna karşın rehinli malların değerinin piyasa koşullarına göre değişkenlik göstermekte ve paraya çevrilme aşamasında ciddi değer kayıplarına uğradığını, bu nedenle, yaklaşık ispat kuralı gereğince, alacağın tamamı üzerinden ihtiyati haczin devam etmesinin, hakkaniyetin ve kanunun bir gereği olduğunu, ayrıca, borçluların malvarlıklarını müvekkil bankadan gizlemek ve devretmek amacıyla hareket ettikleri, açıkça mal kaçırma ihtimallerinin bulunduğunun ortada olduğunu, oysa ihtiyati haczin amacının tam da bu tehlikenin önüne geçmek olduğunu, mahkemenin, borçluların muhtemel kötüniyetli tasarruflarını önlemeye yönelik gerekli değerlendirmeyi yapmaksızın, yalnızca teminat miktarını esas almak suretiyle koruma tedbirinin amacına aykırı bir şekilde hüküm tesis ettiğini, taşınmazın gerçek değeri ile borçluların mal kaçırma ihtimalleri birlikte değerlendirilerek müvekkili bankanın telafisi imkânsız zararlara uğramaması adına ihtiyati haczin tüm alacak miktarı üzerinden devamına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.'' hükmü düzenlenmiştir.Aynı Yasa'nın 258/1 madde ve fıkrasında ise; "İhtiyati hacze 50nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmü yer almaktadır.İİK'nın 265. maddesinde de “ Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz. '' hükümleri düzenlenmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesince İİK'nın 257 ve 258. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile İİK'nın 265. maddesi uyarınca da, bir kısım borçlular yönünden ihtiyati hacze itirazın kısmen kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran ihtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır...